You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

”Kurumlar Yerinde Dursun, Vatandaş Sahip Çıksın..”

”Kurumlar Yerinde Dursun, Vatandaş Sahip Çıksın..”
  • 26.12.2015

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Deniz Baykal, geçmişte zaman zaman Cumhuriyeti sıkıntıya sokan durumlar ortaya çıkınca devletin kurumlarının devreye girerek Cumhuriyeti savunduğunu belirterek “Bu durum demokrasiyi sıkıntıya sokardı. Bir 10 yıl da bu durumu düzeltmek için uğraşırız. Bu yeniden olmasın. Kurumlar onlar halletsin demeyelim. Demokrasi zarar görür. Demokrasi içerisinde çare arayalım, çare sandık. Sandıkta bu işi halledeceğiz. kurumlardan bir şey istemiyorum herkes yerinde dursun ve görevini yapsın ama vatandaşlardan cumhuriyete sahip çıkmasını istiyorum.” şeklinde konuştu.

Baykal partili bazı milletvekili ve yöneticileriyle birlikte 2 günlük program için Malatya’ya geldi. Baykal Belediye konferans salonu’nda düzenlenen toplantıda partililere hitap etti.

Baykal, Türkiye’nin çok önemli bir yeni dönemin eşiğinde olduğunu belirterek, 2002 yılından bu yana 4 yıl geçtiğini ve iktidarın Türkiye’nin temel sıkıntılarını aşmış olduğunu söyleme imkanı bulamadıklarını kaydetti.

Türkiye’nin bir tarım ülkesi olduğunu belirten Baykal, nüfusun yüzde 30’unun ekmeğini topraktan çıkardığını ancak bu kesimin sorunlarının çözümü adına atılan adım bulanmadığını söyledi. Çiftçiye verilen taahhütlerin tutulmadığını belirten Baykal bir hasat yılında daha fiyatların geçen yılki fiyatlardan ilan edildiğini vurguladı. Gübre fiyatları, ilaç fiyatları ve mazot fiyatlarının yüksekliğine işaret eden Baykal, bir dönem Türkiye’de zenginleşme aracı olan tarımın günümüzde bir zenginleşme aracı olmaktan çıktığını söyledi.

Avrupa’da tarımın önemli oranda arttığını ifade eden Baykal, Türkiye’nin çiftçisinin şaşkın bir noktaya geldiğini vurguladı. Tarıma yeni bir anlayış gerektiğini ve başka ülkelerde tarımın desteklendiğini, Türkiye’de ise cezalandırıldığının altını çizen Baykal, dünyada tütünüyle söz sahibi olan Türkiye’de tütün üreticisinin perişan hale düştüğünü söyledi. Baykal özelleştirilen sigara fabrikalarını yabancılara olağanüstü zenginlikler sağlamaya devam ettiğini kaydetti.

AKP iktidarının eline geçen altın fırsatı millet için iyi değerlendiremediğini belirterek Baykal, “Halka verilen sözler tutulmadı. Yolsuzlukla mücadele iyi değil. Daha önce yolsuzluk yapanları mahkemeye verdiniz ama siz kendiniz yolsuzlukların içine girdiniz. Limanları haksız yere devrettiniz. Tüpraş’ın yüzde 14’ünü gizlice devrettiniz. Bütün bunlar büyük yolsuzluklar.” dedi.

Ali Dibo diye bir lafın piyasaya çıktığını ve bunun açılımının AKP usulü yolsuzluk anlamına geldiğini vurgulayan Baykal, bir ilde AKP yöneticileri elindeki listelere göre gelen ihaleleri dağıtıyor. Önce Hatay’da, Çorum’da Sinop’ta en son da İstanbul’da çıktığını söyledi.

Ali Dibo’yu TV’de bir süre önce yayınlanan kaçak programına benzeten Baykal Malatya’ya gelip gelmediğini sordu. Yolsuzlukların giderek derinleştiğini ifade eden Baykal, yolsuzlukların kaldırılamamış olmasının bu iktidarın yolsuzluklar karşısında boynunun eğik olduğunu gösterdiğini kaydetti. Dokunulmazlıkların bu iktidarla kaldıramayacağını belirten Baykal, bu iktidarın dokunulmazlığı kaldıracak cesaretinin de bulunmadığını söyledi.

Partizanlık, kadrolaşma ile devletin kuşatıldığını belirten Baykal, “Ekonomi iyi diyorlardı. Niye enflasyon indi. Vatandaşın geçimi kolaylaştı mı ?, çoluk çocuğuna daha iyi bakar hale geldi mi ? Hayır herkes daha fazla ekonomik sıkıntı yaşar hale geldi. Türkiye’de işsizlik en büyük sorun haline geldi.” şeklinde konuştu.

20 milyon insanın yoksulluk sınırının altında olduğunu ifade eden Baykal şunları söyledi:

“İşsizlik neden artıyor yatırım yok da ondan. AKP devraldığı borçları azaltmamış artırmıştır. 137 milyon dolar 3,5 yılda Türkiye’nin ek borcu oluşmuştur. Bu borç 30 yıllık dönemde gelmiş geçmiş bütün hükümetlerin yaptığı borçlara eşittir. Mayıs ayında Türkiye’de döviz fiyatları yükseldi, faizler yükseldi ve enflasyon kıpırdamaya başladı. Önümüzde sıkıntılı kemer sıkmaya dayalı bir politika bizi bekliyor.”

Türkiye’nin asıl sorununun ulusal bütünlüğünü sarsmama ve koruma konusunda çok büyük bir dikkat sergilemesi gerektiğini ifade eden Baykal, bu noktada çıkabilecek sorunların göğüslenmesi çok zor olabileceğini kaydetti. Kimsenin kan, mezhep ve inanç ayrımı yapmadan tümünün kucaklandığı bir toplum olması varlığını güvence altına alınması gerektiğini belirten Baykal alt üst kimlik tartışılmalarının çok tehlikeli olduğunu kaydetti.

Ortadoğu’da gerçek anlamda bir Cumhuriyet durumunda olan başka bir ülke olmadığını ve 50 dolayında Müslüman ülkede içerisinde en sağlam ve güçlü bir Cumhuriyet olduğunu belirten Baykal, “Bu konuda ortaya çıkabilecek sıkıntıları aşabilmemiz lazım. Son zamanlarda devlet düzenimizde anlamsız çatışmaları tahrik eden olaylara rastlıyoruz. Türkiye’de vatandaşlarımızın ezici çoğunluğu Müslümandır. Bu coğrafyada bin yıllık geçmişi vardır bundan sonra binlerce yıl devam edecektir. İslamiyeti bu coğrafyada en güzel ve doğru yaşandığı bir ülkedeyiz.Kimsenin İslamiyet adına vatandaşlara fetva vermeye hakkı ve yetkisi yoktur. Her vatandaş kedi hesabını verecektir. Allah’la kul arasında siyasete yer yoktur.”dedi.

Bir süre önce AKP’li belediyelerin dağıttıkları kitapçıklarda 9 yaşında kız almanın mübah olduğunu ve 4’e kadar evlilik caiz olduğunun fetvasını verdiğini ifade eden Baykal, “Bir belediyenin devletin parası ile bu faaliyeti yapmasını kabul etmek mümkün değildir. Başbakan harem selamlık ayrımın demokrasinin gereği olduğun söyledi. Siz bunu demokrasi adına uygularsanız bu sizi Taliban demokrasisine götürür. Başbakan dine bağlı olanlarla olmayanlar ayrımını yapıyor. Sen devletin başbakanısın insanların dinini ölçmek senin işin değil” dedi.

Demokrasi sisteminin Cumhuriyeti savunmak ve sahiplenmek zorunda olduğunu ifade eden Baykal, “Önümüzde Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bu seçim büyük önem taşıyor. Çünkü Cumhurbaşkanlığının olağanüstü yetkiler ve imkanlar var. Bu imkan ve yetkiler eğer Türkiye Cumhuriyetinin siyasi temellerinin değiştirmek ve tahrip etmek için kullanılırsa ve ülkede ciddi bir kriz yaratır. Anayasa mahkemesini, Yargıtay’ı, hakimleri göreve alacak kurulu oluşturacak. Üniversite yönetimlerini şekillendirecek kurulu oluşturacak. Devletin ana unsurları bunlar. Bunları söndürelim, bunları etkisiz kılalım yapısını dokusunu anayasanın özüne ters bir şekilde yeniden oluşturalım diyen bir anlayış cumhurbaşkanı yetkilerini kullanırsa Türkiye sıkıntılarla karşılaşır.’diye konuştu.

Geçmişte zaman zaman Cumhuriyeti sıkıntıya sokan durumlar ortaya çıkınca devletin kurumlarının devreye girerek Cumhuriyeti savunduğunu belirten Baykal, “Bu durum demokrasiyi sıkıntıya sokardı. Bir 10 yıl da bu durumu düzeltmek için uğraşırız. Bu yeniden olmasın. Kurumlar onlar halletsin demeyelim. Demokrasi zarar görür. Demokrasi içerisinde çare arayalım, çare sandık. Sandıkta bu işi halledeceğiz. kurumlardan bir şey istemiyorum herkes yerinde dursun ve görevini yapsın ama vatandaşlardan cumhuriyete sahip çıkmasını istiyorum.” şeklinde konuştu.

Baykal demokrasiyi yaşatmanın sadece CHP’nin işi olmadığını belirterek, “Gelin Cumhuriyete sandıkta seçimde sahip çıkalım.” dedi. Türkiye’de 3.5 yıldır iktidarda bulunan zihniyet sıradan bir kadrolaşma anlayışının ötesinde bir yapılaşma var. Belli dar inanç kümelerinin etkisi altına alınmıştır. İçişleri, Emniyet Genel Müdürlüğü bu nitelikte baskılara muhataptır. Bu çok ciddi bir kaygı oluşturmaya başlamıştır. Türkiye’de insanların bir yere gelmesi için belli bir alt inanç gurubunun üyesi olması gerekmemelidir.”dedi.

CHP’nin kimliğinin belli olduğunu ifade eden Baykal, “Biz Türkiye ile özdeşleşmiş bir partiyiz. Bizim bu kimliğimizi değiştirmemizin gereği yok. Vatandaşın da bizden böyle bir talebi yok. Biz vatandaşın reçetesiyiz ne zaman isterse kullansın diye elinin altında bulunduruyor. Bizim bu kriz ortamında bir büyük görev yapmaya ihtiyacımız var. Bu görevi bize Türk halkı verecektir. Bir parti iktidarınız peşinde değiliz.” ifadelerini kullandı.

Terörle mücadele yasası mecliste görüşüldüğünü belirten Baykal, “6. maddede terör örgünün kurucusunun pişmanlık yasasından yararlanabileceği yazıyordu. Filen tahliye olmasını sağlayan bir uygulama. Daha öncede eve dönüş yasası çıkarmışlardı. PKK teröristleri ile Hizbullah teröristleri cezaevinden dışarı çıktılar ama dağdan bir kişi gelip teslim olmadı. Bunu niye yaptılar birileri istiyor diye. Şimdi kim bilir kimin tehditi ile o madde oraya geldi. Kimin koyduğunu söyleyemediler. Bizim uyarımız doğrultusunda bu maddeyi kaldırdılar.” dedi.

Türkiye’de yeni yeni azınlık yaratma çabaları olduğunu ve bunlara karşı duyarlı olunması gerektiğini belirten Baykal, içerden dışardan yürütülen tezgahların etkisiz kılınmasını sağlanması gerektiğini ifade etti.

Baykal, Malatya milletvekilleri Mevlüt Aslanoğlu ve Muharrem Kılıç’a da teşekkür ederek, “Malatya’dan 2 değerli arkadaşımızı parlamentoya gönderdiniz . Çok iyi çalışıyorlar. Kendilerine huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Ama önümüzdeki seçimde 2 milletvekili yetmez. Malatya önemli siyaset adamları yetiştirmiş ve önemli hizmetler yapmış bir ilimizdir. Bizim gözümüzde Malatya’nın ayrı bir önemi vardır.”dedi.

Geceyi Altın Kayısı Oteli’nde geçirecek olan Baykal, Cuma günü Hekimhan ve Pütürge ilçelerine gidecek, 16.30 uçağıyla Ankara’ya dönecek.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."