You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam
Malatya Haber -

Malatya’nın Markalar Çıkarmaya İhtiyacı

Malatya’nın Markalar Çıkarmaya İhtiyacı
  • 26.12.2015

Malatya’nın Markalar Çıkarmaya İhtiyacı Var

Ali İhsan YÜCE Yazdı

Malatya’dan nasıl görünüyor bilmiyorum ama İstanbul’dan bakıldığında, Malatya’nın sanayi ve ticaret alanında, üretimde gösterdiği başarıyı, ürettiğini markalaştırmak konusunda gösteremiyor gibi geliyor bana…

İstanbul’da yaşıyor, ekonomiyi ve ticari hayatı yakından takip ediyorsanız, Malatya’nın Türkiye ekonomisindeki ağırlığının işadamları ile sınırlı olduğunu görebilisiniz. Çok başarılı işadamlarımız var ve birçoğu sektörlerinde marka ama bir tane bile sıfırdan yarattığıımız Malatya merkezli ticari ürünümüz yok.

Tüketimin merkezi durumundaki İstanbul’un büyük marketlerindeki ürünlerin neredeyse hiçbiri Malatya’da üretilmiş ürünler değil. Oysa ki bunun coğrafi nedenlerle olmadığını Gaziantep, Kayseri, Konya gibi şehirlerde üretilmiş ürünleri görünce anlıyoruz. Oradaki şartları iyi bilmediğimden ahkam kesmiş olmak istemem ama bizim sorunumuz, markalaşma yolunda gerekli cesareti ve kararlılığı gösteremiyor oluşumuz olabilir mi?

İstanbul’da reklamcılık sektöründe çalıştığım için yıllardır “Anadolu Kaplanları” olarak tarif edilen firmaların cesaretlerini ve atıldıkları reklam maceralarında geldikleri noktaları hayranlıkla izliyorum. İlk reklamını 1997’de yapan İstikbal’in ve diğer mobilyacılaran geldiği nokta, Gaziantep’li Sanko’nun, Konya’lı bisküvi, ayçiçek yağı, PVC pencere üreticilerinin markalarına kattığı değerler gözlerimizin önünde duruyor.

Bu yazıyı yazarken emin olabilmek için kanallarlardan Malatya merkezli reklamveren şirketler olup olmadığını sordum. “Yok” yanıtını aldım. Oysa ki, tarıma dayalı üretim konularında toprağımız, havamız ve suyumuz en azından bölgesel güç olmamızı sağlayacak nitelikte. Çabalanırsa bunun daha iyisi, Türkiye’nin tercih ettiği markalara sahip bir Malatya şehri. Yani “öncelikle ürünlerimizi marka yapabilirsek, şehrimizi de marka yapabiliriz”

Malatya merkezli bazı firmaların internet sitelerini ziyaret ettim. Gördüğüm şu ki, birkaç firma dışında vizyonu olan firmamız yok. Artık internet siteleri dünyaya açılan kapılarımız, vitrinlerimiz, kataloglarımız, broşürlerimiz. Burada özen göstermeli sitemizi ziyaret eden herkesin potansiyel müşterimiz olduğunu düşünerek memnun ayrılmasını sağlamalıyız. Ve mümkünse bir uzman tarafından hazırlanmasını sağlayalım. Bu işlere hasbelkader bulaşmış tanıdıklarımızın yapacağı sitelerin olmayan imajımıza daha da zarar vereceğini unutmayalım. İmla hataları, yanlış kelimeler, devrik cümleler…

“Euro boya” gördüklerim içinde en güzel tasarlanmış, kendisini ve ürünlerini en güzel anlatan siteye sahip firma. Vizyonlarını da çok iyi ortaya koymuşlar. Umarım bu yolda devam eder, İstanbul’daki Bauhause, Koçtaş, Praktiker gibi yapımarketlerde de karşımıza çıkarlar.

Marka yaratmak niyetinde olan ama ne yapacağını bilemeyen, hatalı bir adım atıp kaybetmekten korkan işadamlarına küçük bir tavsiye… Tüketiciyi, rakipleri, pazarı iyi analiz ettiyseniz, ürününüze, ambalajınıza, sınırlı bile olsa dağıtım ağınıza güveniyorsanız, reklama başladıktan sonraki süreçle ilgili planlamanızı ve stratejilerinizi kağıt üzerinde yaptıysanız, marka olmak için un, şeker ve yağa sahipsiniz demektir. İhtiyacınız olan şey cesaret… İşinizi yaparken sık sık ihtiyacınız olan ve sizi bugünlere getiren cesaret.

Zaten tek kanallı dönemi çoktan aştığımız için artık marka olmanın maliyeti düşündüğünüz kadar yüksek olmayabilir. Zaman zaman milyon dolar rakamları duyulur medyadan ama bu rakamlar büyük grupların yeni çıkardıkları tüm Türkiye’de penetre olan ürünler, markalar için geçerlidir.

Reklam yapmak için herşey uygun ise 2-3 küçük kanalla başlayacağınız bir reklam çalışmasını aylık 40 ile 70 bin dolar arasında bir rakam ödeyerek yapabilirsiniz. Böyle bir durumda hedef kitlenizin reklamınızı en az 5 kez (Reklamcılıkta yeni bir ürün reklamının 5 kez görülmesi hedeflenir.) görme oranı % 25-30’larda olacaktır ki bu da milyonlarca kişi demek. Bu da sizin pazarlama faaliyetlerinizi kolaylaştıracak, fuarlarda standınızda ziyaretçilerin, bayiniz olmak isteyenlerin sayısını arttıracaktır. Malatyalı olduğunuzu iletişimde kullanmanız doğru olmaz ama kulaktan kulağa yayılacağı için 3 Büyükşehirde yaşayan 1 milyon Malatyalıyı da hesabetmeyi unutmayın.

Tarifi yapılan bu yöntemle sağladıkları büyümeyi yine reklama yatırarak milyon dolar cirolara ulaşan onlarca firma sayılabilir. Şartlar en azından şimdilik, kararlı, hedefe kilitli cesur işadamları için uygun. İlerde medya ortamı ya da pazarın şartları değiştiğinde ne olur bilemeyiz.

Son olarak Sabah gazetesi yazarı Abdurrahman Yıldırım’ın Malatya ile ilgili bir yazısının sonuna yazdığı, çok beğendiğim bir Malatyalı sözünü hatırlatmak istiyorum.

“Bir elle eken, iki elle toplar”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."