Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Malatya Bunları Tartışmalı..”

“Malatya Bunları Tartışmalı..”
  • 28.12.2015

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik, üniversite-şehir ilişkileri bağlamında, Malatya’da belli kurumları temsil eden kişilerin kurumsal sorumluluktan çok, grupsal sorumluluğu öne çıkaran bir tutum sergilediklerini vurgulayarak, “Çoğu arkadaşımız hala dernekçilik kafasıyla hareket ediyorlar. Bir derneğin sivil toplumdaki yeri bellidir ama devletin bir kurumunun yöneticiliğini aldığınızda artık o dernekçi kafayla hareket edemezsiniz. Hizipçi, grupçu kafayla da hizmet edemezsiniz” dedi.

İnönü Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Ekim – Kasım 2015 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Şehirler ve İmajlar: Marka Şehir Olma Sürecinde Türkiye’de Malatya İmajı” başlıklı araştırmanın sonuçlarının açıklandığı Ramada Altın Kayısı Otel’deki toplantıda konuşan Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik, Malatya’da kurumlar arası ilişkilerde egemen olan zihniyete ilişkin ilginç tespitlerde bulundu.

Toplantının soru – cevap bölümünde Yeni Malatya Gazetesi Muhabiri, “Malatya’da yıllardır üniversite-şehir işbirliğinin yetersiz olduğuna dair ahkam kesen çok sayıda yönetici var. Ama İletişim Fakültesi’nin doğrudan Malatya, Malatya ekonomisi, Malatya’nın sosyo – kültürel yapısına ilişkin araştırmaları konusunda yapılan toplantılarda Malatya’nın yerel yöneticilerini göremiyoruz. Bugün de Malatya’nın kent markalaşması konusunda aydınlatıcı bir çalışma yapılmasına karşın bu araştırmanın sonuçlarının açıklandığı toplantıda ağzından ‘markalaşma’ kavramını sakız yapan, ama buna dair hiçbir iş yapmayan şehrin devlet ve sivil toplum kurumlarının yöneticileri burada yine yok. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?” şeklinde bir soru sordu.

Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik bu soruyla ilgili olarak, “7.5 yıllık tecrübeme dayanarak söylüyorum, biz gelişmekte olan bir ülke, gelişmekte olan bir şehir olduğumuz için belli kurumları temsil eden arkadaşlarımız, kurumsal sorumluluktan ziyade, grupsal sorumluluğu öne çıkaran bir tarz-ı siyaset izliyorlar. Gelişme ve ilerleme için kurumsal sorumlulukla hareket etmek ve ulusal – evrensel düşünmek zorundasınız” diye konuştu.

İletişim Fakültesi’nin Malatya’nın ve Malatya’nın değerlerinin Türkiye ölçeğinde nasıl algılandığı ve şehrin nasıl bir imaja sahip olduğuna ilişkin bilimsel araştırmasının kentin gelişme perspektifine yönelik çalışmalar için yol gösterici bir değer taşıdığına vurgu yapan Prof. Dr. Cemil Çelik, “Biz, Malatya’nın dışarıdaki algısına yönelik bir araştırma yaptık da, Malatya’daki karar vericilerin üniversiteye dair algısı nedir ona da bakmak lazım. Üniversiteyi ne kadar tanıyorlar, üniversitenin toplumun ve Malatya’nın kalkınmasındaki rolünü ne kadar biliyorlar, ne kadar takdir ediyorlar veya ne kadar iş birliği yapmak istiyorlar? Bu soruların cevapları da büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Rektör Prof. Dr. Cemil Çelik, “Bir üniversite rektörü olarak değil bir Malatyalı olarak şunu üzülerek söylüyorum: Çoğu arkadaşlarımız hala dernekçilik kafasıyla hareket ediyorlar. Bir derneğin sivil toplumdaki yeri bellidir ama devletin bir kurumunun yöneticiliğini aldığınızda artık o dernekçi kafayla hareket edemezsiniz. Hizipçi, grupçu kafayla da hizmet edemezsiniz. Ulusal ve evrensel düşünmek zorundasınız” dedi.

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik’in İletişim Fakültesi’nin gerçekleştirdiği “Şehirler ve İmajlar: Marka Şehir Olma Sürecinde Türkiye’de Malatya İmajı” başlıklı araştırmanın sonuçlarının açıklandığı toplantıda yaptığı konuşmada öne çıkan başlıklar şöyle:

“Üniversitenin gelişmeye ihtiyacı olduğu kadar medyanın da yenilenmeye ihtiyacı var”

Sorulan sorulara vatandaşın verdiği cevapları arkadaşlar sundu. Ama biz Malatyalılar olarak her bir vatandaşın ayrı ayrı ön kabulleri var, üniversite niye soruldu da Turgut Özal Tıp Merkezi niye sorulmadı gibi bir takım sorular sorabiliriz ama nihayetinde Turgut Özal Tıp Merkezi de, Karaciğer Nakil Hastanesi de İnönü Üniversitesi’nin bir alt birimidir.  Dolayısıyla bir üniversitenin başarısından söz ederken, tıp alanında çok iyi olabilirsiniz, bir başka alanda orta düzeyde bir başarıya sahip olabilirsiniz, bir başka birimde daha az başarılı olabilirsiniz ama nihayetinde bunların hepsini toplayarak bir üniversitenin başarısından söz edebilirsiniz veya başarısızlığından söz edersiniz.

Ben şunu arzu ederim ki, bundan sonra İletişim Fakültesi, medya ile uğraşan arkadaşlarımızla ortak seminerler, kurslar veya başka bir takım çalışmalar yapabilsinler. Ben 7.5 yıldır İnönü Üniversitesi’nin üst yöneticisi olarak görev yapıyorum. Aranızda çok değerli gazeteci arkadaşlar var. Ancak sahada şunu da gördüm,  üniversitenin nasıl gelişmeye ihtiyacı varsa Malatya medyasının da,  burada çalışan kardeşlerimizin de kendilerini yenilemeye ihtiyaçları var. Çoğu arkadaşımızın haberleri, copy – paste olarak, bir yerden alıp, emek sarf etmeden, başka insanların emeğine ortak olduklarını görüyorum. Tabii bunlar tasvip edilecek şeyler değil. Bu noktada,  sanıyorum önümüzdeki günlerde Metin Hoca (İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Işık), sizlerle bir araya gelerek, Türkiye’nin duayen gazetecilerini, çalışanlarını sizlerle bir araya getirerek medyacılık ve haber konusunda, medya çalışanlarının kendilerini geliştirmelerine yardımcı olacak bir program düşünüyor.

“Birkaç yıl öncesine kadar patenti olmayan bir üniversiteydik”

Bugün 41. yaşına gelen İnönü Üniversitesi, çoğu fiziki ve akademik çalışmalarını tamamlamış bir üniversite. Bu üniversite bundan sonra artık bina yapımıyla, şunu bunu yapmakla uğraşmayacak ve artık üniversite olmanın gereğini daha etkin biçimde yerine getirmeye çalışacak. Her bir birim, toplumun ihtiyacı neyse o işleri yapıp, o bilimsel çalışma ve araştırmaları yapıp toplumun hizmetine sunacak. Teknopark’daki şirketler, marka değeri olan, ekonomik değeri olan ürünleri ortaya çıkaracak.  Patent, buluş, yenilik gibi kavramlar birkaç senedir öğretim üyelerimizin gündemine girdi. 41 yıllık bir üniversiteyiz ama son birkaç yıla kadar patent almamış bir üniversiteydik. 2008 yılından bu yana bu üniversitenin üst yöneticiliğini yapıyorum ilk kez 3 yıl önce üniversite patent almaya başladı.  Mühendislik fakülteniz varsa, 41 yaşına gelmiş bir üniversite iseniz yılda onlarca artı değeri olan ürün üretmeniz lazım.  Patent almanız lazım. Üniversite birkaç yıldır bu trende girdi, bu trendde ilerlemeye devam edecek.

Bundan sonra üniversite artık toplumun, sivil toplumun, devletin yetkili kurumlarına raporlar hazırlayan, projeler sunan çıktıları olan bir kurum haline gelecek.  İletişimden İlahiyat Fakültesi’ne, Mühendislikten Tıp Fakültesi’ne, Güzel Sanatlara kadar. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde üniversitelerin asli görevlerinden bir tanesi budur. Ama bu işi yaparken, üniversite yerelleşmeyecek ama sırça sarayda da yaşamayacak. Bunun ikisinin arasındaki dengeyi kuracak.

“Malatya’da kurumları temsil eden arkadaşlar kurumsal sorumluluk yerine grupsal sorumlulukla hareket ediyorlar”

Üniversite şehir ilişkisine gelince, 7.5 yıllık tecrübeme dayanarak söylüyorum, biz gelişmekte olan bir ülke, gelişmekte olan bir şehir olduğumuz için belli kurumları temsil eden arkadaşlarımız, kurumsal sorumluluktan ziyade, grupsal sorumluluğu öne çıkaran bir tarz-ı siyaset izliyorlar. Kurumlar arasında iletişimin ne olduğu da yeterli anlamda ortaya çıkmış değil. Biz, Malatya’nın dışarıdaki algısına yönelik bir araştırma yaptık da, Malatya’daki karar vericilerin üniversiteye dair algısı nedir ona bakmak lazım. Üniversiteyi ne kadar tanıyorlar, üniversitenin toplumun ve Malatya’nın kalkınmasındaki rolünü ne kadar biliyorlar, ne kadar takdir ediyorlar veya ne kadar iş birliği yapmak istiyorlar.

“Çoğu arkadaşımız halen dernekçi – hizipçi kafayla hareket ediyor”

Bir üniversite rektörü olarak değil bir Malatyalı olarak şunu üzülerek söylüyorum: Çoğu arkadaşlarımız hala dernekçilik kafasıyla hareket ediyorlar. Bir derneğin sivil toplumdaki yeri bellidir ama devletin bir kurumunun yöneticiliğini aldığınızda artık o dernekçi kafayla hareket edemezsiniz. Hizipçi, grupçu kafayla da hizmet edemezsiniz. Ulusal ve evrensel düşünmek zorundasınız. Malatya’nın bunları tartışması gerekiyor.  Malatya’nın her alanda saygın, şehrin önünü açacak insanlara bu görevleri tevdi etmesi gerekir. Bu noktada da sivil toplumun, Malatyalıların baskı unsuru olması gerekir. Birileri ‘Biz size şunu tayin ettik’ diyorlar, biz de ‘Eyvallah’ diyoruz. Bu tayin edilen insanlar ne kadar bizi temsil edebiliyorlar? Alt yapıları ve donanımları ne kadar bu işe uygun, bunu hiç irdelemiyoruz.  Çünkü biz, böyle itaat toplumu tarzında hareket eden bir toplum düzeyindeyiz. İnşallah geliştikçe, medeni toplum oldukça, batı demokrasilerine benzer sivil toplumlarımız ortaya çıktıkça,  refah ve kültür düzeyimiz arttıkça bu konularda daha iyi işler yapacağız. Ama İnönü Üniversitesi inanın Anadolu üniversitelerinin çoğunun önünde bir üniversitedir.

“Akademik camianın onurunu koruyarak her türlü işbirliğine, yardıma açığız”

Üniversite, şehrin her konuda paydaşlarıyla işbirliği yapmaya, onlara yardım etmeye hazırdır. Ama şu da var. Üniversitenin ve akademianın onurunu koruyarak. Bilim adamlığı, bizim de dünyanın geçmişinde de saygın insanlığı gerektirir. Yerine göre tavır koymayı gerektirir. Bu açıdan, İnönü Üniversitesi,  işbirliği yapmak isteyen, toplumun her kesimine yardıma hazırdır.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."