Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

‘Malatya Önemli İşler Yaptı’

‘Malatya Önemli İşler Yaptı’
  • 27.12.2015

İnönü Üniversitesi’nin fiilen 15 Eylül’de başlayan akademik yılının 1 ay sonra gerçekleştirilen açılış törenine katılan TBMM Başkanı Köksal Toptan, terörün samimiyetsiz ve ikiyüzlü tavırlardan güç aldığını vurgulayarak, “Küresel sorun olan teröre karşı küresel tavır gereklidir” dedi.

İnönü Üniversitesi’nin akademik yılı açılışına TBMM Başkanı Köksal Toptan, Vali Halil İbrahim Daşöz, 2. Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral Hasan Fehmi Canan, AKP Malatya milletvekillerii Mücahit Fındıklı, Öznur Çalık, Ömer Faruk Öz, İhsan Koca, Mehmet Şahin, Fuat Ölmeztoprak ve CHP Malatya milletvekili Mevlüt Aslanoğlu ile birlikte çok sayıda davetli katıldı.

TBMM Başkanı Köksal Toptan, yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Ülkemizin dört köşesindeki üniversite açılışlarının, ilk ve ortaöğretimle birlikte yaklaşık 20 milyon çocuğumuzun ilim irfan yuvalarına koşuşunun heyecanını yaşıyoruz. Böylesine heyecanlı bir dönemde, sevincimizi gölgeleyen bir gündem maddesi olarak da terörü konuşuyoruz. Bu vesileyle Şemdinli’de şehit düşen Mehmetçikleri ve Diyarbakır’daki saldırıda şehit olan emniyet görevlilerimizi saygı ve rahmetle anıyorum. Ailelerine, aziz milletimize ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sabır ve başsağlığı diliyorum.

Bu üzüntünün bir sebebi de, bu topraklarda birbirine kardeş demiş, millet olma potasında bir olmuş, aynı acıyı, sevinci paylaşmış, Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Sakarya’da, omuz omuza mücadele etmiş bir milletin evlatlarının, farklı senaryolarla birbirine düşürülmeye çalışılmasıdır. Öncelikle terörle mücadele edenlerin azimleri kırılmamalıdır. Bu kardeşlik duygumuz zayıflatılamayacak ve terörün amaçlarına geçit verilmeyecektir. Biz tarihin her aşamasında, büyük badireler ve sıkıntılarla sınana sınana bugünlere geldik. Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda millet olmanın, birlik ve beraberlik ruhunun sınavını verdik.

Çanakkale’de Malatyalı, Diyarbakırlı, Edirneli, Rizeli kahramanlar sırt sırta verip ‘Çanakkale geçilmez’ demişlerdi. Çanakkale’nin geçilemeyeceğini dünya aleme hep birlikte gösterdiler. Biz, Kurtuluş Savaşı’nda, birbirimizin kimliğini, dilini, kökeni sormadan omuz omuza, gönül gönüle canla başla geleceğimiz, için birlikte mücadele ettik. Birbirimizin üzerinde haklarımız ve sorumluluklarımız vardır. Büyük tarihimiz bize büyük dersler ve ibretler bırakmıştır. Biz köksüz ve tarihsiz bir millet değiliz.”

Türkiye’nin belirlediği kalkınma, çağdaşlaşma, müreffeh ve özgür bir ülke olma hedefine mutlaka ulaşacağını vurgulayan Toptan, “Bizi bu hedeften hiçbir şey vazgeçiremez. Türkiye terörle mücadelesini yürütürken, demokrasisini ve özgürlükler alanını geliştirecek, kalkınma ve çağdaşlaşma hedefini de gerçekleştirecektir. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır. Ulaştığı bu güçlü dönemde, yeniden dünyanın parlayan bir yıldızı olmaya başladığı bir zamanda Türkiye’nin engellenemeyeceği açıktır. Yapılmaya çalışılan Türkiye’nin bir refah, barış ve mutluluk ülkesi olmasını engellemektir. Biz 70 milyon vatandaşımız için iş, aş güvenlik, daha fazla okul, daha fazla sağlık ocağı, üretim ve iş tesisi istiyoruz. Kalem, kitap, defter, bilgisayar istiyoruz. Kitapsız, deftersiz, okulsuz öğretmensiz evladımız, şehrimiz, köyümüz kalmasın istiyoruz. Aydınlık yerine karanlığı tercih edenler, özgür beyinler yerine emir kulları, kalkınma yerine istismar alanları isteyenler, bu kardeşlik, barış ve refah ortamını
hazmedemiyorlar” diye konuştu.

Terörün bu konudaki samimiyetsiz, ikiyüzlü tavırlardan güç aldığını vurgulayan Toptan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanlığın baş düşmanı olan teröre karşı tutarlı ve samimi mücadele şarttır. Küresel sorun olan teröre karşı küresel bir tavır gereklidir. İyi terör, kötü terör ayrımı yapmadan, demokrasi, özgürlükler, istikrar ve kalkınma ortamını zedeleyen ne varsa mücadele edilmek zorundadır. Bu, dünyanın daha yaşanabilir yer olması, barış, kardeşlik, dayanışma ve özgürlük idealinin gerçekleşmesi için gereklidir. Hem teröre karşı hoş bakıp hem de insanlık ideallerinin, demokrasinin, özgürlüklerin gelişmesi için mücadele edilemez. Sempatiyle, hoşgörüyle bakılan terörün bir gün onu hoş görenleri de vuracağını unutmamak gerekir. Türkiye 70 milyonluk büyük ve dinamik bir toplumdur. Güçlü geleneklerin yanında, çağdaş ve modern değerlere de sahiptir. Bunu çok güzel bir şekilde buluşturan, sürekli ilerleme ve kalkınmayı hedef olarak belirleyen bir Cumhuriyet’e sahibiz. Asya ile Avrupa’nın ortasında, kültürlerin ve uygarlıkların kaynaştığı bir noktadayız. Köklü tarihi geçmişimiz, büyük hedef ve iddialarımızla, küresel siyaset ve ekonominin önemli aktörlerinden biriyiz. Dünyada sözü dinlenen ve gücünden çekinilen bir ülkeyiz. Genç bir nüfusumuz, büyük bir ekonomi potansiyelimiz var. Bu potansiyeli her geçen gün geliştirip daha büyük ve güçlü bir ekonomiye dönüştürmek için topyekün çalışıyoruz. Küresel dönemde, eğitim, ticaret, kültür altyapımızı sürekli güçlendiriyoruz. Bu küresel dönemde ekonomi, siyaset ve kültürel yapıların daha kırılgan bir hale geldiğini görmek gerekir. İnsan kaynağını, sektörel yapıları, eğitim, siyaset, kültür ve diğer alanları buna dayanıklı hale getirmek zorundayız. Klasik düşünme biçimlerimizi ve hareket tarzlarımızı değiştirmeliyiz.”

Küreselleşmeyle birlikte dünyanın çok yeni ve farklı bir dalga yaşadığına dikkat çeken Toptan, “Soğuk Savaş’ın denge dönemi, yerini daha sarsıcı, zaman zaman denetlenemez, kendi içinde dinamiği olan bir sürece bırakmıştır. Kapitalist sistemin krizi olarak da yorumlanan bu tür sistem sarsıntıları, bizi daha dinamik ve esnek düşünme biçimlerine ve politikalara mecbur etmektedir. Katı ve kuralcı olmayan, özgür ve yaratıcı düşünme biçimleri zorunludur. Katı, kuralcı ve yaratıcılığa izin vermeyen düşünme biçimlerinin gelişmenin önündeki en büyük engel olduğunu da hatırda tutmalıyız. Bütün bu risklere ve geleceğe dönük öngörülere yönelik olarak bireysel yaratıcılığa, sektörel dayanıklılığa, sosyal politikalara ve eğitime önem vermeliyiz. Sıkça görülen ekonomik savrulmalara karşı toplumsal tedbirleri artırmalıyız. Eğitim planlamalarımızı buna göre yeniden gözden geçirmeliyiz. Bu çok yönlü ve zor süreçle birlikte üniversitelerin rolü ve sorumluluğu da artmıştır. Eğitimin sürekli hale gelmesi, bir yaşam ve çalışma biçimine dönüşmesi, hayatın her alanına yayılması gerekir. Bu sektörlerle, iş çevreleriyle, hizmet kurumlarıyla el ele verilerek yapılabilir. Üniversitelerimiz bütün bu kalkınma ve gelişme süreçlerinde öncü görevi görmeli, bizlere yol göstermelidirler. Özgürlüklerden ve özgür düşünceden beslenen üniversitelerimiz, yaratıcılığın gelişmesi için çalışmalıdırlar. Üniversitelerimiz dünya ve bölge ile entegre eğitim programlarıyla topluma ışık tutmalıdırlar” açıklamasını yaptı.

Dünyanın küçüldüğü bir dönemde üniversitelerimizin sınırlarına hapsolmaması gerektiğini ifade eden Toptan, “Bugün sayıları 130’u aşan üniversitelerimiz, yerel imkanları kalkınma enerjisine dönüştürmeli, bölgelerindeki vatandaşlarımızın en büyük destekçisi olmalıdırlar. Küresel köydeki birikim, deneyim ve fırsatları, bunları görme ve bilme imkanı olmayan vatandaşlarımızın, işadamlarımızın ayağına getirebilmelidirler. Üniversitelerimiz şehirlerimizin dünya ile entegrasyonuna yardımcı olmalıdırlar.
Kars’taki üniversitemiz ile Ankara’daki üniversitemiz, üretim süreçlerinin desteklenmesi ve bölgedeki potansiyelin geliştirilmesi yönünde yarış içerisinde olmalıdır. Bilimsel bilgi, yetişmiş insan gücü ve kültürel öncülük gibi konularla kalkınma ve gelişmemize büyük katkı veren üniversitelerimizin bundan sonra da çağdaşlaşma yarışında bize rehber olmaya devam edeceklerine inancım tamdır” dedi.

“Elbette ki bütün bu süreçlerde en büyük güvencemiz sizlersiniz” diyen Toptan, sözlerine şu ifadelerle devam etti:

“Sizlerin birikim ve yeteneklerine çok güveniyoruz. Sizlerin çok daha iyi işler yapacağınıza, ülkemizi daha ileriye götüreceğinize yürekten inanıyoruz. Aldığınız eğitim, sahip olduğunuz öngörü ve vizyonla, kalkınma ve çağdaşlaşma sürecine katkı sunacağınız kanaatindeyim. Milletimizin en yüce temsil makamı, millet iradesinin bir tecelligahı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi, daima sizlerin yanındadır. Sizlerin gelişme ve ilerleme ideallerine destek vermektedir. Sizlerin, siyasetle ilgilenmenizi, niteliklerinizle siyasette ülkemize hizmet etmenizi istiyoruz. Demokratik rekabeti, bir arada yaşama kültürünü ve çoğulculuğu ilke edininiz. Farklı düşüncelerden korkmayınız. Cehaletten korkunuz. İdeallerinizi kaybetmeyiniz. Dünya barışı, kardeşlik ve dayanışma ideali için çalışınız. Kültürümüzden edindiğiniz güzel özellikleri eğitim süreçleriyle geliştiriniz. Küreselleşmenin, AB ile entegrasyon sürecimizin önünüzde açtığı fırsatlardan yararlanmaya çalışınız. Bu sürecin sunduğu büyük fırsatları değerlendirmenin çabasında olunuz. Sürekli kendinizi geliştiriniz, farklı kültür ve değerlere açık olunuz. İletişim teknolojilerindeki olağanüstü gelişmelerin sizlere sunduğu avantajları iyi değerlendiriniz. Atatürk’ün en büyük eserim diye övündüğü Cumhuriyetimizin temel nitelikleri sizin rehberiniz ve güç kaynağınızdır. Bunu asla unutmayınız. Sizlerden ülkemizi gururlandıracak büyük başarılar bekliyoruz. Ben, aydınlanma ve kalkınma yarışında devralacağınız bayrağı çok daha ileriye ve yükseklere taşıyacağınıza yürekten inanıyorum. Bu mücadelede, umutlarınızın yolculuğunda yolunuzun açık olmasını diliyorum.”

Anadolu’daki bin yıllık tarihimize, Selçuklu’ya, Osmanlı’ya tanıklık eden tarihi şehirde bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu belirten TBMM Başkanı Köksal Toptan, “Malatya, marka ürünü kayısısıyla, verimli topraklarında boy veren tarım sektörüyle, insanının çalışkanlık ve becerisini ifade eden sanayisi ve üretim sektörleriyle bizleri heyecanlandıran ve bize güç veren önemli işler yapmıştır. Bunu devam ettireceğine yürekten inanıyorum. Bölgesinde çok özel bir yere sahip olan Malatya ilimiz, daima kalkınma ve ilerlemede şehirlerimizin önemine dair güzel örnekler sunmuştur. Bunu iş çevrelerinin, eğitim kurumlarının, kamu ve özel sektördeki hizmet kurumlarımızın başarısı olarak görüyorum. Ülkemizin köklü eğitim kurumlarından, seçkin eğitimcisi ve öğrencileriyle, sağlık birimleriyle, kongre merkezleriyle bölgesinde önemli bir yere sahip olan İnönü Üniversitesi’nde sizlerle birlikte olmaktan büyük heyecan ve gurur duyduğumu belirtmek istiyorum. 2008-2009 Eğitim öğretim yılının ülkemize, milletimize, öğretim görevlileri ve öğrencilerimize, ailelerimize ve tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik ise yaptığı konuşmada, “Üzülerek ifade etmek gerekir ki, Türkiye’deki üniversiteler teknoloji ve bilimde ileri ülkelerin dönüşümüne ayak uyduramadı, geç kaldık. Onun için hızla üniversite, sanayi işbirliğinin hayata geçirilmesi, teknokentlerin kurulması gerekiyor. Toplumun üniversitelerden, dolayısıyla akademik kadrolardan beklediği iki şey vardır: Bilgi üretmek ve üretilmiş bilgiyi yaymak. Üniversiteler için bunun dışındaki hiçbir etkinlik alanı meşru ve kabul edebilir değildir” dedi.

Vali Halil İbrahim Daşöz ise, “Üniversiteler Cumhuriyetimizin en önemli kazanımlarındandır. Malatya, Cumhuriyet’e yürekten bağlı, sevgi dolu insanlardan oluşan bir şehirdir” diye konuştu.

ÖĞRENCİ TEPKİSİ..
İnönü Üniversitesinin resmi açılış törenine bir grup öğrenci alınmadı. Üzerleri didik didik arara öğrenciler ile güvenlik görevlileri arasında gerginlik yaşandı.

“Bir öğrencinin bize güvenmiyor musunuz?” sorusuna burada bulunan güvenlik görevlilerinin “Evet güvenmiyoruz” diye cevap vermesi ortamı iyice gerdi.

Öğrencilerle İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turgay Seçkin arasında tartışma yaşandı.

Gruptaki öğrencilerin “Burası bizim üniversitemiz. Kimi nereden uzaklaştırıyorsunuz?” tepkisine Rektör Yardımcısı Seçkin, ”Uygulama içinde yapılanları tartışmayalım. Önceden belirlenen kurallar neticesinde çalışmalarımıza yön veriyoruz. Yeni kayıt yapan öğrencilerimiz sadece içeri alınacaktır. Evinize misafir olarak gelen arkadaşlarınız olarak değerlendirin ve onları daha iyi ağırlanması için sizlerden yardımcı olmanızı bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

Öğrenciler ayrıca İnönü Üniversite Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik’in TBMM Başkanı karşılama protokolünde yerini aldığı sırada yanına yaklaşarak,“Neden bizler içeri alınmıyoruz?” diye soru sordu. Rektör Çelik,”Bizi anlayışla karşılayın çocuklar. Bu yıl yeni kayıt yapan öğrencilerin açılış törenine katılması şeklinde karar alınmıştır. Buradan uzaklaşır mısınız?” diye cevapladı.

Öğrenciler TBMM Başkanı Köksal Toptan’ın İnönü Üniversitesi Kongre ve Kültür merkezine gelmeden önce güvenlik güçleri tarafından uzaklaştırıldı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."