You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

‘Malatya Sınırına Dayandı’

‘Malatya Sınırına Dayandı’
  • 26.12.2015

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Levent Aydın, küresel ısınmayla birlikte kene artışının had safhaya ulaştığını belirterek, salgın hastalıklara karşı halkı uyardı.

Prof. Dr. Levent Aydın, küresel ısınmanın keneler üzerindeki etkisi hakkında İHA muhabirine açıklamalarda bulundu. Küresel ısınmayla birlikte dünya genelinde kene oluşumlarında ciddi artışlar görüldüğünü belirten Prof. Dr. Aydın, “Küresel ısınmaya bağlı olarak, bu yıl doğru düzgün bir kış olmadı. Nisan ayında görmemiz gereken keneleri şubat ayında görmeye başladık. Kene artışları normalde 2-4-6 diye yaşanırken 2-4-16-256 gibi bir eğilime girdi. Çünkü uygun iklimi buldular. Kene tek başına bir şey ifade etmiyor. Bir kene en fazla 10 gram kan emebiliyor. Fakat kenelerin taşıdığı hastalıklar, bakteriler çok önemli. Tedaviye giderken zorlandığımız bazı kene cinsleri, büyük salgınlara neden olabilir” dedi.

Kenelerin taşıdıkları virüsler nedeniyle büyük tehlike arz ettiğini kaydeden Aydın, “İnsanlar üzerinde kan emici özellikleriyle değil de taşıdıkları hastalıklar itibariyle keneler büyük tehlike arz ediyor. Bu konuda yakın bir örnek İtalya’da, Güney İspanya’da yaşandı. Kenelerin taşıdığı hastalıkların insanlar üzerindeki olumsuz etkileri görülmeye başlandı. Bu muhtemelen ülkemizde de sirayet edecektir. Yörelere ait kenelerimiz vardır, şimdi genel dağılıma geçtiler. Yani ülke çapında hiç görmediğimiz yerlerde görmeye başladık. 10 yıl önce yaptığımız bir çalışmada, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı yüzde 1’ler seviyesindeydi. Geçen yıl yaptığımız araştırmada, bunun 8 kat arttığını gördük. Bu artış oranı, 10 yıllık bir süre için çok kısa aslında. Laboratuvar şartlarında zor üreyen kene cinsleri, küresel ısınmayla birlikte daha fazla üremeye başladı. Daha kolay gömlek değiştirmeye başladılar. Bu ay çıkan bir kene sezon sonunda biyolojisini tamamlamış olacaktı, fakat bu ay biyolojisini tamamladı, ikinci jenerasyon başladı. Bu bir artışı getiriyor ve alanı genişliyor. Keneler 300’e yakın hastalığı insanlara bulaştırabiliyor. Kenelerin neden olduğu Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, Tokat’tan Çorum’a kadar geldi” diye konuştu.

Türkiye üzerinden geçen ve kene taşıyabilen göçmen kuşlara da dikkat çeken Aydın, başka diyarlardan Türkiye’ye hastalıklar bulaşmasının söz konusu olduğunu dile getirerek, “Bir de Afrika yolunda olduğumuz için göçmen kuşlarla gelen keneler var. Bunlar her yıl geliyor, fakat yerleşemiyorlardı. Çünkü Türkiye iklimi soğuk geliyordu. Şimdi iklim ısınınca, biyolojilerini burada tamamlamaya başladılar. Oradan buraya bir takım hastalıkların bulaşması söz konusu. Tabii bu hastalıklar ilk defa karşılaştığımız için hem teşhis hem de tedavide bizi çok zorlayacak. Bu durum insan ve hayvanlarda büyük olumsuzluklara neden olacak” şeklinde konuştu.

Küresel ısınmaya bağlı olarak Türkiye’deki bölgesel hastalıkların genelleşerek yayıldığını söyleyen Prof. Dr. Levent Aydın, sıtma konusunda Türkiye’nin Dünya Sağlık Örgütü’nce risk taşıyan ülkeler kategorisine dahil edildiğini ifade etti. Prof. Dr. Aydın, şunları söyledi:
“Hep kene olarak düşünüyoruz, ama sinekler de burada önemli. Yepyeni sinek türleriyle karşılaşacağız. Mesela Amerika’da problem olan ‘vida kurdu sineği’ var. Şu anda Kuzey Afrika’ya, Ürdün’e kadar geldi. Bunlar canlı dokuyla beslenen sinekler. Küçük yaralardan girip, 4 günde 15 cm’lik tünel açabiliyorlar. Bıçak yarası gibi düşünün. Özellikle hayvancılıkta büyük kayıplara yol açıyorlar. Dünya Sağlık Örgütü’nün son yıllardaki raporları var. Bu raporlarda Türkiye’nin de içinde bulunduğu bir risk haritası var. Bu harita, sıtma için Türkiye’yi bir risk bölgesi olarak kabul ediyor. Bunun daha küçük boyutlusunu aslında biz yaşadık. GAP projesi vardı, 11 baraj kuruldu. Sıtma, şark çıbanı gibi hastalıkların oradaki alanı genişledi. Çünkü iklim değişti. Hatta Elazığ’da normalde kar yağan yerlere kar yağmamaya başladı. Rutubet arttı. Burada sivrisinekler uçuş alanlarını genişletti. Bir sivrisineğin 1 kilometre uçabilmesi için 6 defa kan emmesi gerekir. Bunun bir tanesini sıtmalı bir canlıdan aldığını düşünün, kalan 5’i sıtmasız canlılara aktarılır. Yine 1985’lerde 5 bin olan sıtma vakası, şu anda 200 binler civarında. Mesela Mardin’e ait ‘Şark Çıbanı’ vakaları şu anda Malatya sınırına dayandı.”

UÜ Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Levent Aydın, kene ve zararlı canlılarla mücadele konusunda yerel yönetimler ve kamu ortaklığında önce yöresel, sonra bölgesel, en sonunda da ülke çapında bir program çalışması yapılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."