You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Malatya.. Siyah Beyaz Zamanlar

Malatya.. Siyah Beyaz Zamanlar
  • 28.12.2015

Nezir KIZILKAYA

nezirs@mynet.com

“Tırmandı mayısla asmalar çardağına,

Temmuzla bebek de sığmıyor kundağına

Bizler kimi bekleriz gülüm Kernek’te

Göçmüş arılar kovan kovan Beydağı’na.”

Arif Nihat ASYA

Işıl ışıl geniş yollar, caddeler, yüksek, heybetli yapılar, parklar tek başlarına bir yere kent özelliği kazandırabilir mi? Ünlü kent bilimci Lewis Mumford, Kentlerin Kültürü adlı yapıtında, “Kent, bir topluluğun kültürünün yoğunlaştığı yer, zamanın bir ürünü, birikimidir” der. Bu birikim ve kültür, kentlilere, değerlerine sahip çıkma bilinç ve sorumluğu kazandırır. Bu bağlamda kent kültüründen anlamamız gereken, akıp giden zamanın kente kattıklarıdır. Bu birikimler kentlerin kimliğidir. Her kentin kimliğinde de o kentin “süreklilik kazanmış” olan ayırt edici özellikleri saklıdır. İşte bu “süreklilik kazanmış” özelliklerin muhafaza edilmesi, yaşatılması kent kültürünün devamlılığına yapılan önemli katkılardır. Kent kültürüne ilişkin unsurların korunmasında ve geliştirilmesinde çok sayıda araç kullanılabilir. Bu araçların başında da kitaplar yer alır. Özellikle kalıcı olmaları, içeriklerinin görseller ile desteklenmesi kitapları vazgeçilmez yapan özelliklerindendir. Devlet; kent kültürünün korunması ve geliştirilmesinde, ihtiyaç duyulan kurumsallıktan dolayı baş aktördür. Konunun ciddiyeti göz önünde bulundurulduğunda, görevin kaçınılmaz olduğu çok açık ortaya çıkmaktadır. Kurumsal bir organizasyon gerektiren bu tür çalışmalarda devletin varlığı Malatya için de geçerlidir. Bu noktada özellikle Malatya Valiliği üzerine düşen görevi büyük ölçüde yerine getirmiş, “Malatya Kitaplığı” projesi çerçevesinde basımı yapılan ve Malatya için önemli bir külliyatı oluşturan 35 önemli eser ile kent kültürüne benzersiz bir katkı sağlamıştır.

Malatya Valiliği’nin cumhuriyet tarihindeki en önemli projelerinden biri olan “Malatya Kitaplığı” kapsamında yayınlanan “Zaman Siyah Beyaz akarken Malatya” dan bahsedeceğiz bugün. 1800’lü yılların sonlarından 1900’lü yılların sonlarına kadar olan 100 yıllık bir zaman dilimine ait Malatya fotoğraflarının buluştuğu, kent ile kentli arasındaki sıcak ilişkiyi yakalayan, aidiyet bağlarını kuvvetlendiren bir başyapıt. Ressam ve fotoğraf sanatçısı Hasan Demirbağ tarafından hazırlanan, titizlikle seçilmiş ve sıralanmış olağanüstü fotoğraflar. Her sayfasında koca bir tarih saklı, tam bir usta işi. Bir şehrin kuruluş hikâyesinin eksiksiz anlatımı. Uzun uzun sözlerle, sayfalar dolusu yazıyla anlatılamayacak öyküler tek bir kareye sığdırılarak geliyor önümüze. Geniş geniş, detaylıca açıklanması gerekenler bir çırpıda yerleşiyor zihnimize. Unutulmaz fotoğrafların süslediği sayfalardaki her kare farklı bir duygu taşıyor. Geçmişi hayal ederken bize kılavuzluk yapıyor. Malatya’nın, Malatyalının yaşadıkları sonsuzlukta yankılanırken yakalanan “o an”lar geçmişle aramızda bir köprü oluyor ve bu günlere taşınmasında önemli bir işlev üstleniyor. Kendini ödüllendirmek isteyen her Malatyalının mutlaka görmesi gereken bir eser.

“Zaman Siyah Beyaz Akarken MALATYA” Malatya Kitaplığı Projesi içinde bugüne kadar yayınlanan 35 kitaptan bir tanesi. Malatya İl Kültür Müdürlüğü tarafından dağıtım organizasyonu yapılan bu kitapların maalesef satışı yapılmıyor. Ancak ülkemizdeki bütün il kütüphanelerinde ve üniversite kütüphanelerinde bu kitaplara ulaşmak mümkün. Yani kitaba ulaşmak isteyenlerin yapacağı tek şey, bulunduğu ildeki kütüphanelerden birine uğramak. Ayrıca internet üzerinden ikinci el kitap satışı yapan sitelerden de temin etmek mümkün. 

Fotoğraflar zamanın tanığı olarak o yılları bize ifade etmekte. Geçmişte her gün gördüğümüz ve göreceğimizi zannettiğimiz, bir gün yitip gideceğini aklımıza dahi getirmediklerimizden, o yıllardan bizlere yazılmış bir mektup gibi adeta. Evet, bu fotoğraflara bakarken kaybettiklerimiz misafir oluyor zihnimizin gönül köşküne. Hatıralarımız farkında olmadığımız bir tebessüm bırakıyor yüzümüze. O yıllara ait, kendi zamanının yüzleri, kaybettiklerimizi bir film şeridi gibi geçiriyor gözlerimizin önünden. Giden kim olursa olsun onun yerinin dolmayacağını hatırlatıyor bir kere daha bizlere.   

Sayfaları, yüzümüzde bir tebessüm oluştursa da, zihnimizi derin düşüncelere salan, insanı hüzne sevk eden bir tarafı var bu kitabın. Fotoğrafların ustaca seçimi, bölümlendirilmesi ve sıralaması, siyah beyaz zamanların hüznünü, neşesini, heyecanını tüm gerçekliği ile önümüze getirmekte, yitip giden ömürlerin, mekânların ve zamanların şahidi olarak yüreğimizin orta yerine fısıldamakta. Kitap sonsuzluğa doğru yol alan anıları anlatıyor aslında bize. Büyüleyici sayfalar, içinde bulunduğunuz mekân ve zamanı unutturuyor. Bir an o insanların, mekânların, o anların sanki bir yerlerde karşımıza çıkacağı hissine kapılıyor insan. Nedim’in dizeleri geliyor aklımıza;

“Yok bu şehr içre senin vasfettiğin dilber Nedîm

Bir perî-sûret görünmüş bir hayâl olmuş sana”

Fotoğraflar; şarkıda da söylendiği gibi bizim eski değil eskimeyen dostlarımızdır. “Zaman Siyah Beyaz Akarken MALATYA” da bir dost ile sohbet edermişçesine her sayfası, her karesi bambaşka bir dünya olan anıları canlandırıyor. Göz – beyin bağlantısı dışında vücudun bütün işlevleri duruyor adeta. Kâh alıp götürüyor güllerin bir nakış gibi işlediği Beydağı’nın yamaçlarına, kâh yaslanıyorsun Pınarbaşı’nda bir söğüt ağacına. Taş duvarlı yapıların arasında geziniyorsun ayakların yere değmeden. Şirket Han’ın bir çay içimi dinleniyorsun Arnavut kaldırımlı avlusunda. Kaybolmaya yüz tutmuş, unutulmuş, hayali bile edilmeyenler canlanıyor. Malatya’yı yar edinen, kalbinin, zihninin bir köşesinde ona yer veren biri olarak hepimizin içi şenleniyor. Duyguların yok olduğu, her şeyin madde ile ölçüldüğü bu günlerde kaskatı yüreğimizi yumuşatıyor. 

Bir kitabı okur gibi, bir albüme bakar gibi yapmamalı insan “Zaman Siyah Beyaz Akarken MALATYA” yı okurken. Necati Güngör’ün yine bu şehri anlatan satırlarındaki lunaparkı gezer gibi sayfaları dolaşmalı. Kitapta bulunan her fotoğrafa özenle bakılmalı. Bütün mekânlara tek tek girip çıkmalı, herkes ile selamlaşmalı. Yalan ya da gerçek, önemli değil. Sınırları içinde kendimizi zaman zaman tutsak gibi hissetsek de bu kentte, hayatımızı renklendiren başkalaştıran bir işlev kazanıyor bu kareler. Kendi gerçeğimizin dışına çıkartıp, düş dünyamızı zorlayarak masallar ile buluşturuyor. 

Bu fotoğrafları çekenlere, bunların değerini bilerek günümüze kadar ulaşmasını sağlayanlara ve onları bir araya getirerek önemli bir boşluğu dolduran, fotoğrafın dilinden anlayan, onlarla aynı dili konuşan ve artık “Fotoğrafların Efendisi” unvanını her zerresi ile hak eden Hasan Demirbağ’a Malatyalılar minnettardır. 

Bizler için tatlıdır, yaşamımızdaki dün,

“Güzel Anı”dır bize; o hatıralar, bugün.

Mazimizden memnunuz, istikbalden umutlu,

“MALATYALI OLMAYI” yaşarız, mutlu mutlu

Celal Yalvaç (Mazideki Yaşam-Malatya’dan)

_______

FOTOĞRAFLAR: (Sırasıyla) 1-  Bugünlerde yıkılmakta olan Özel İdare İş Merkezi’nin yerindeki Şirket Han, 2- Hasan Demirbağ’ın hazırladığı kitabın kapağı, 3- Mustafa Kemal Atatürk’ün bir Malatya gezisi, 4- 1900’lü yılların başında Sultansuyu’nda bir sünnet düğünü, 5- Bugünkü Soykan Parkı’nın yerindeki Taş Mağaza, 6- Fıratspor, 7- Kız Meslek Lisesi önü, 8- Hidayet Mektebi’nde öğrenci ve öğretmenlerden bir grup

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."