Miram

Final


Fuat
Malatya Haber -

“Malatya ve Elazığ Birlikte Hareket Etmeli”

“Malatya ve Elazığ Birlikte Hareket Etmeli”
  • 03.10.2019

Valilik, Malatya Turgut Özal Üniversitesi ve Fırat Kalkınma Ajansı’nın ev sahipliğinde Malatya’da düzenlenen 5. Uluslararası BÖlgesel Kalkınma Konferansı’nda sunulan bildirilerde, TRB-1 Bölgesi illerinin (Malatya – Elazığ, Bingöl, Tunceli) ortak kaynaklarının değerlendirilmesi ve harekete geçirilmesinin bölgenin gelişmişlik düzeyini yükselteceği, bu iller arasındaki ekonomik, sosyal, turistik, tarımsal ve kültürel işbirliğinin bölgesel bir sinerji yaratabileceği belirtildi.

Bu bağlamda sunulan önemli bildirilerden biri de, Malatya ve Elazığ coğrafyasının ortak tarımsal kaynaklarından biri olan, “Kumi, keme ya da domalan” olarak adlandırılan ve besleyici değerinin yanı sıra akciğer kanseri için de tedavi edici özelliklere sahip olduğu belirtilen mantar türünün ekonomiye kazandırılmasına ilişkindi.

Malatya ve Elazığ illerinin işbirliği halinde mantar turizmi hareketi başlatmasını öneren “Domalan, Keme, Kumi (Terfezia boudieri (Chatin))’nin Mantar Turizmi (Mantar toplama ve Gözlemciliği) Bakımından Önemi” başlıklı bildiriyi, Fırat Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sevda Kırbağ sundu.

Prof. Dr. Sevda Kırbağ, Malatya ve Elazığ coğrafyasının zengin tarımsal ve bitkisel kaynaklara sahip olduğunu ancak her iki kentin de bu kaynakları harekete geçirmek, ekonomiye kazandırmak konusunda yeterince gayreti göstermediğinin gözlendiğini söyledi.

Bu durumun çarpıcı yansımalarından biri olarak, Malatya ve Elazığ coğrafyasının özgün ürünlerinden biri olan, beslenme, lezzet ve mutfak kültürü açısından yüksek değere sahip, yörede kumi, keme ya da domalan olarak adlandırılan mantar türünün ekonomiye kazandırılması için ciddi bir gayret gösterilmemesini anlatan Prof. Dr. Sevda Kırbağ, “Malatya ve Elazığ bu fırsatı neden değerlendirmiyor? Anlamak mümkün değil” dedi.

Söz konusu mantarın bölge halkı tarafından ve bireysel çabalarla toplandığını, büyük emek gerektirmeyen ancak ekonomik değeri yüksek bir mantar türü olduğunu kaydeden Prof. Dr. Sevda Kırbağ, “Ülkemizde Terfezia, Tirmania ve Picoa türleri ile bu habitatlarda doğal olarak yetişen farklı türler daha çok ‘keme, kumi, domalan’ olarak bilinmektedir. Genellikle; kumlu, taşlık ve sürülmeyen kıraç topraklarda doğal olarak yetişmektedirler. İlkbahar yağışları ile birlikte Mart, Nisan ve Mayıs aylarında belli bölgelerde görülmektedir. Yerel halk tarafından topraktan sopa yardımı ile çıkarılmakta, günlük olarak toplanarak tüketilmekte ve bazı türler (Terfezia spp.) ticari olarak satılmaktadır” diye konuştu.

“Malatya ve Elazığ ortaklaşa Kumi Mantarı Festivali düzenlemeli”

Malatya (Merkez, Kale, Battalgazi, Arguvan), Elazığ (Baskil ilçesi ve çevreleri) her iki ilin kesiştiği bölgeler ile Kömürhan Köprüsü çevresi ve Karakaya Baraj Gölü kıyıları boyunca yer alan kıyı bölgelerinde toprak altında bulunan bu mantarlarının sistematik biçimde çıkarılması, bu mantarların tanıtılacağı ortak festival ve şenliklerin yapılabileceğini belirten Kırbağ, “Elazığ ve Malatya mantar turizmi üzerinden yeni bir gelişme alanı açabilir. Mantar festivali düzenlenirse, hem kültürel ve sosyal aktiviteler, hem gastronomi zenginliğimizi Türkiye ve dünyaya tanıtılabilir, hem de bölgenin ekonomik kalkınmasına katkı sağlayabilir” dedi.

Bölge halkının kumi olarak adlandırdığı mantarın, çok büyük iş gücü olmadan rahatlıkla toplanabildiğini hatırlatan Prof. Dr. Sevda Kırbağ, toplanan mantarların bir bölümünün Malatya’daki bazı işyerleri tarafından köylüden kilosu 30 TL’den alındığını ve 70-80 TL fiyatla Malatya pazarında satıldığını tespit ettiğini de belirterek, “Mantar turizmine gerekli katkı ve destek verilirse bu ticaret çok daha büyük bir hacime ulaşabilir. Bunun olmaması için bir sebep yok. Yapılacak iş Malatya ve Elazığ’ın bu işe ciddi yaklaşmasıdır” şeklinde konuştu.

“Doğa Okulu, Doğaya İlk Adım” gibi kolaylıkla ve büyük harcamalar yapmadan hayata geçirilecek projelerle bölgenin mantar varlığının Malatya ve Elazığ halkının geniş kesimlerine, ayrıca şehir dışından gelecek insanlara tanıtılabileceğin, lezzetinn tattırılabileceğini söyleyen Prof. Dr. Sevda Kırbağ, bu mantar türünün bir başka özelliğinin de akciğer kanserinde tedavi edici bazı özellikler barındırması olduğunu kaydetti.

Kentleşme olumsuz etkiliyor

Söz konusu mantar türlerinin, erken süreçte tam olarak olgunlaşmadan aşırı ve bilinçsiz toplanması neticesinde, türlerin sonraki yıllarda azaldıkları görüldüğünü belirten Kırbağ, kentleşmenin bir sonucu olan tarım topraklarının yapılaşmaya açılması, yerleşim alanlarının genişlemesi, hızlı nüfus artışı, tarımsal faaliyetlerin artışı neticesinde doğal habitatların tahrip edildiği ve yok edilmeye başlandığının saptandığını da ifade etti.

Prof. Dr. Sevda Kırbağ, Malatya ve Elazığ’ın tarımsal ve gastronomik alandaki bu özgün çeşitlilik ve zenginliğinin korunması için söz konusun mantarların bulunduğu doğal habitatın ’Doğa Koruma Alanları’’ olarak ilan edilerek in- situ koruma alanları olarak tescil edilmesi gerektiğini söyledi.

Güler HAZAR, Yeni Malatya Gazetesi- malatyahaber.com

Etiketler: / /

Yorumlar
  1. Güneydoğu’da keme adıyla bilinen bu mantar türü gerçekten çok değerli bir besin kaynağı. Değerlendirilmeli…

  2. Pukay dedi ki:

    Türkiyenin ihraç ettiği bir kaç üründen biri olan kayısı malesef kurumaya başlıyor, siz bunları bırakın da kayısılarımızı kurutan ithal ilaçlara bir çözüm bulun. Koca şehirde gizlenen bir gerçek ki kimse gündeme dahi getirmiyor, bilmiyom bilerek mi yapılıyor. Biz çifçi ve Fidan yetiştiriciler bunu Anlıyoruz da koca koca insanlar ve ilgili kurum ve kuruluşlar anlamıyor mu. Yoksa.. sı ihanettir evet dünya piyasasında malatya kayısı payı her geçen yıl azalıyor

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."