Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

Malatya ve Misyonerlik

Malatya ve Misyonerlik
  • 27.12.2015

Hıristiyanlıkla ilgili yayınları dağıtan Zirve Yayınevi’nde 1 yıl önce 3 kişinin katledilmesiyle gündeme gelen Malatya ve misyonerlik faaliyetleri, odatv.com sitesindeki bir haberde ele alındı.

Odatv.com’da yayınlanan haber şöyle:

“..Malatya’nın Niyazi Mısri mahallesindeki Ağbaba İşhanı’nın ikinci katında bulunan bir dairenin kapısı günün en işlek saatlerinde çalındı.

Kapısı çalınan daire Zirve Yayıncılık’tı. Bu yayınevi Malatya’daki Protestan Hristiyanların yani misyonerlerin kendi inançları doğrultusunda kitaplar, CD’ler bastıkları, İncil dağıtımı yaptıkları bir yerdi.

Malatyalı beş genç kapının açılması üzerine içeriyi girdiler ve içerdeki üç kişiyi ağızlarını ve ellerini bağlayarak etkisiz hale getirdiler. Sonra boğazların bıçakla keserek öldürdüler.

Öldürülenler, yayınevinde çalışan Uğur Yüksel ve Alman vatandaşı Tilman Geske ile Malatya’daki Hristiyanların ruhani lideri Necati Aydın’dı.

Bu vahşi olayı gerçekleştiren suçlular, olay yerinde yakalandı ve adalete sevk edildi. Zirve Yayıncılık’ın böylesine kanlı bir olaya tanıklık eden ofisi ise hızla toplandı, masalar bilgisayarlar kitaplar tek tek boşaltıldı.

Ve bu sırada polis, içerdekilere 24 saat güvenlik sağladı.

Ama artık bu olayın ardından Anadolu’daki misyonerler deyince, akla ilk gelen şehir şüphesiz Malatya oluyor. Malatya ismi hiç unutulmayacak şekilde hafızalara kazındı…

Bugün Malatya’da işlenen cinayetlerin üzerinden yaklaşık bir yıl geçti… Dava hala sürüyor. Mağdur avukatlarından Orhan Kemal Cengiz, aynı zamanda Türkiye’deki Kiliseler Birliği’nin de avukatı.

Ve o bize bu davada aslında hiç bir yol kat edilemediğini, çünkü davada yargılanın aslında suçlular değil, misyonerler ve misyonerlik olduğunu söyledi.

Malatya’da Zirve Yayınevi’nde işlenen bu cinayetlerin ardından aslında beklenen Türk veya yabancı uyruklu misyonerlerin Malatya’yı terk etmesiydi.

Biz Malatya’ya gittiğimizde açıkçası onları bulmayı beklemiyorduk…

Ama öyle olmadı…

Öğrendik ki, Malatya’da bugün hala, her şeye rağmen 15- 20 kişilik bir Protestan Hrıstiyan yani misyoner yaşıyor.

Fakat sayıları çok az olmasa da onlara ulaşmakta zorluk çektik. Sonunda öğrendik ki, çoğu şehrin dışındaki sitelerde dubleks veyahut tripleks evlerde yaşıyorlar. Fazla görünür olmadan, kimseyi rahatsız etmeden, aynı zamanda çok da duyulmadan ibadetlerini yapabilecekleri için buraları seçmişler.

Sonunda onları bulduk. Zaten site sakinleri de Alman Amerikalı veya Koreli komşularının varlığından haberdarlar.

Öncelikle konuşmak istediğimiz kişi Zirve Yayınevi’nde işlenen cinayetlerde öldürülen Tilman Gesmen’in karısıydı. Ama onun bir süre için Almanya’ya döndüğünü öğrendik.

Bunu bize söyleyen Tilman Gesmen öldürüldükten sonra onun yerine gelen kişi oldu. O bize adını vermedi, röportaj yapmayı da kabul etmedi. Ama anlattıklarını aktarmamızda bir sakınca olmadığını söyledi.

Malatya’ya gelme sebebi cinayetlerin ardından burada kalmak zorunda olan diğer misyonerleri yalnız bırakmak istemeyişiymiş. Malatya’ya gelmeden önce İstanbul’da yaklaşık 2 yıl yaşamış. Bu yüzden Türkçesi de gayet iyi.

O bize “Evet biraz korkuyorum ama Malatya’ya geldim. Ben rabbe güveniyorum. İncil’de babasız çocuklar ve kocasız kadınları koruyun, onlara bakın yazıyor. Ben de Tilman öldükten sonra burada kalan eşi ve çocuklarına destek olmaya, onlara yardım etmeye geldim. Zaten inancım gereği bunu yapmam lazım.” dedi.

Onun da eşinin Güney Koreli olması dikkatimizi çekti. Ona Anadolu da neden bu kadar çok Güney Koreli misyoner olduğunu sorduk, cevabı ilginçti. Çünkü dedi, “Buranın halkı Amerikalılara veya Almanlara pek sıcak bakmıyor. Ama Korelilere sempatiyle yaklaşıyorlar. Bu yüzden bir Güney Koreli ile evli olan benim, burada yaşam diğer arkadaşlarımıza göre daha kolay.”

Onunla sohbet ettikten sonra anladik ki; cinayetlerden sonra, Malatya’daki misyonerlerle röportaj yapabilmek neredeyse imkansız. Biz de Malatya Emniyet Müdürlüğü’ne gittik. Ve Malatya’daki misyonerlerin son durumunu, onlar için bir güvenlik tedbirleri alınıp alınmadığını soralım istedik.

— Hiç koruma talebi geldi mi?

Koruma talepleri olmadı bugüne kadar sadece Suzanna Geske bize başvurdu, koruma talebinde bulundu. Evini kendilerini koruyoruz. Zirve Yayınevi’nde de tedbirlerimiz var.

— Malatya’da Hrıstiyanlar’ın ne gibi faaliyetleri var?

Bu yabancıları gerek seyahat hürriyeti gerekse din hürriyeti kapsamında takip etmiyoruz. Böyle biz zorunluluğumuz yok.

Ancak geçen yıllarda bizim köylerimizde okulları tamir etmek badana boya yapmak için köy muhtarlarıyla görüştüklerini biliyorum. Badana boya vs yaptıklarını biliyorum.

— Peki, şehir içinde?

Herhangi öyle bir faaliyetleri, aktivite olarak öyle bir şey yapmadılar. Bizim tarihte Ermeni vatandaşlarımız varken, burada Çavuşoğlu mahallesinde metruk restorasyona ihtiyacı olan bir kilise var.

Duvarlar örülmüş içine giren çıkan yok. Bir de Ren köyü var burada, yakın 6-7 km ileride orada terk edilmiş metruk bir kilise bina ver faal değil onlar. Bunların ikisini restore etmek için başvurulduğu duyuldu. Ama sadece duyum. Tabiat Haklarını Koruma ve Kültür Turizm Müdürlüğü ilgileniyor onlarla.

Malatya Emniyet Müdürü Ali Osman Kahya, bize zaman zaman diğer Anadolu şehirlerinden buraya gelenlerle birlikte misyonerlerin toplantı yaptıklarını ve bu toplantılarda da onların istekleri doğrultusunda güvenliği sağladıklarını anlattı.

—Peki, bu toplantılardan sizi haberdar ediyorlar mı?

Haberimiz zaman zaman oluyor. Ama resmi başvurularımız olmuyor. Toplantıya katılanlar çevre illerden Elazığ’dan, Diyarbakır, Van, Bingöl bu çevreden katılan insanlar oluyor. Toplantıda neler konuşulduğunu bilmiyoruz.

— Peki, siz güvenlik gerekçesiyle mi oradasınız?

Biz güvenlik gerekçesiyle toplantılarda orada bulunuyoruz. Herhangi bir rahatsız edici, saldırı, nahoş bir durum olabilir diye tedbirlerimizi alıyoruz. Onlar da zaten bizim tedbirlerimizi biliyorlar.

— Peki, bu toplantıların adı ne oluyor genelde?

Adı istişare toplantısı olarak biliyoruz.

— Daha önce Malatya’da misyoner ya da hristiyanlara karşı bir eylem yapıldı mı?

Herhangi bir eylem yapılmadı. Zaten resmen misyonerlik olarak telaffuz edilmiyor. 2005 yılında İncil gönderilmiş kargoyla. Bu İncillerin buraya gelmemesi için 20 kişilik bir grup protesto etmiş.

Onun dışında gerek şahıslara gerek kurumlara herhangi bir eylem söz konusu değil.

– Malatya’daki misyonerlik faaliyetlerinden ne kadardır haberdarsınız?

Misyonerlik faaliyeti olan resmen böyle bir şey yok. Sadece yabancı uyruklu olarak oturma izni alan vatandaşlar var burada.

Şu anda 64 yabancı var bunlar Türk vatandaşıyla evli olanlar var, üniversitede görevli olan akademisyenler var, futbol için gelenler var.

Yabancıların ikametini valilik olarak biz veriyoruz. Dolayısıyla kimler ikamet ediyor ikamet teskeresi verdiğimizden dolayı biliyoruz.

Bunların hiçbiri misyonerlik amacıyla gelmedi. Turistik nedenlerle, akademisyen olarak, sporcu olarak gelenler var hiç kimse açıkça misyonerlik amacıyla bir şey istemiyor.

Bugün Malatya’da yaşayan 20’ye yakın Protestan Hrıstiyanın ibadetlerini yerine getirebilecekleri herhangi bir kilise yok.

Şehirde pek dostları da yok. Bu yüzden onlarda Urfa’daki misyonerler gibi biraz evlerine kapanmış ve kendi aralarında küçük bir grup halinde yaşıyorlar..”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."