You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Meşale’nin 5 Bin Kişilik Pikniği

Meşale’nin 5 Bin Kişilik Pikniği
  • 27.12.2015

Meşale Derneği tarafından Battalgazi ilçesi Ziraat Meslek Lisesi tesislerinde düzenlenen pikniğe, aralarında Türkiye İslami Hareket Örgütü Malatyalılar Grubu davasından hükümlü olarak barındırıldığı Malatya E Tipi Cezaevi’nden, 7 yıllık tutukluluğun ardından tahliye edilen Zekeriya Şengöz’ün da bulunduğu yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı bildirildi.

Meşale Derneği’nden, pikniğe ilişkin yayınlanan bültende şu bilgi verildi:

“Çevre il,  ilçe ve mahallelerden dernek ve vakıf üyeleriyle Meşale Derneği üyelerinden oluşan beş bin kişinin katıldığı piknik, Battalgazi Ziraat Meslek Lisesi tesislerinde gerçekleştirildi.

Gençler arasında çeşitli yarışmaların düzenlendiği, ezgilerin seslendirildiği, sohbetlerin verildiği ve gün batımına kadar süren Geleneksel Aile Pikniğine cezaevinden yeni çıkan Zekeriya Şengöz’ün katılışı damga vurdu. Şengöz, pikniğe katılanlar tarafından büyük bir sevgiyle karşılandı.

Program, Kur’an tilavetinin ardından verilen sohbetlerle başladı.

“Şeytanı saf dışı bırakmanın yolu Ademleşmekten geçer”

İlk konuşmayı Araştırmacı Yazar Necip Cengil gerçekleştirdi. Müslümanların çıktıkları hayat yolculuğunda örnek almaları gereken şahsiyetleri andığı konuşmasında; “Bütün hayırlı işlerin başlangıcı Ademleşme ile, bir Adem yürüyüşü ile başlar. Kişinin kendisine soracağı ilk soru; biz bu yola Ademleşerek mi başladık, yoksa şeytandan bir takım özellikler alarak mı yola çıktık?

Adem Aleyhisselam’ın “şüphesiz ki ben nefsime zulmettim” diye başladığı o tövbe anını bütün yürüyüşlerimizin temeline oturtarak, yani Ademleşerek yürüyüşümüze başlamamız lazım. Şeytanı saf dışı bırakmanın yolu Ademleşmekten geçer. Şeytanı saf dışı bıraktıktan sonra Nebevi davetin tüm ayrıntılarını bi hakkın anlayarak hayatımıza geçirmemiz lazım.

“Nuh’un gemisini yeniden inşa etmeliyiz”

Bütün yürüyüşlerin ikinci adımı Nuh sabrı ile donanabilmektir. Nuh sabrının yanı sıra hayata Nuh Aleyhisselamın projeleri gibi projelerimizi sunmak gerekir. Nuh Aleyhisselam’ın hayat için inşa ettiği gemi projesi gibi her birimizin içinde bulunduğumuz vakıf ve dernekleri Nuh’un Gemisi gibi yeniden inşa etmektir. İçinde bulunduğumuz şehirleri Nuh’un gemisi bilinciyle inşa etme durumundayız. Yaşadığımız şehri yaşanabilir bir şehre dönüştürme inşasına bir an önce başlamamız lazım.

Adına yeminler edilebilecek şehirleri inşa etme çabasına girişmemiz lazım. Müslümanlar olarak küçük meselelere takılıp büyük sorunları atlatma lüksüne sahip değiliz. Büyük düşünürsek hayalini bile kuramayacağımız şehirler bizim olur. Yani Avrupa ve Amerika’nın kapıları bize açılacaktır. Yeter ki büyük düşünelim!” ifadelerine yer verdi.

“Sıkıntılar imanımızı arttırmalı”

Daha sonra kürsüye gelen emekli İmam Hatip Mehmet Alptekin, cezaevinden yeni tahliye olan Zekeriya Şengöz’e geçmiş olsun dileklerinde bulunarak, “Zekeriya kardeşimin çektiği sıkıntıların günahlarına kefaret, kalbine hikmet, zalimlere de cinnet olmasını temenni ediyorum” dedi. Alptekin hoca,  Ümmetin bu tür sıkıntılara düçar olabileceğini, dünya hayatının meşakkatlerle, sıkıntılarla dolu olduğunu belirterek bu tür sıkıntıların imanımızı arttırması gerektiğinin altını çizdi.

Zeki Babaya Sevgi Seli

Konuşmaların ardından cezaevinden yeni çıkan Zekeriya Şengöz(Zeki Baba) dernek üyeleriyle tek tek el sıkışarak hasbıhal etti. Zekeriya Şengöz’ün sevincinden çok, dernek üyelerinin yüzlerindeki sevinç ve coşku gözlerden kaçmadı. Yılların özlemini gideren dernek üyeleri tek tek Zeki Babalarına sarılarak hasretlik giderdi.

Her yıl buruk bir sevinçle geçirdikleri ‘Geleneksel Aile Pikniği’ni Fahri Memur’suz biraz eksik de olsa bir araya gelmenin sevincini bu yıl Zeki Babanın tahliyesiyle doyasıya yaşadıklarını belirten dernek üyeleri, gelecek yıl Fahri Memur’un da aralarında olacağı günü özlemle beklediklerini ifade ediyorlar.

“Allah mustazafların iktidar olmasını ister”

Programın ikinci bölümüne yine kelamların en yücesi olan Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlandı. Ardından İmam Hatip Abdulkadir Ateş pikniğe katılan misafirlere bir konuşma yaptı. Ateş hoca, dua ederek başladığı konuşmasında Allah(C.C.)’ın zalimlerin değil mustazafların, mazlumların iktidarını istediğini hatırlatarak, “Yüce Allah, zalimlerin yeryüzünden silinmesini, adalet ve hakkın hakim olmasını istemektedir. Neslin ıslahı, arzın imarı için çalışacak, hakkın, adaletin, sevginin hakim olması için, birlik ve beraberliğin; iyilik ve güzelliğe dair ne varsa topluma yaymak için mücadele edecek kimselerin gelmesini istiyor” dedi.

“Nöbeti  Devralmanın Zamanı Geldi Geçiyor”

Yüz yıldır dünyanın yönetiminin Vatikan’ın elinde olduğunu söyleyen Ateş hoca, “nöbeti Vatikan’ın aldığı günden bu güne maalesef iki şey mahvoldu. Bunların birincisi nesil, ikincisi ekonomidir. O günden sonra fitne ateşi hiç sönmedi. Coğrafyamız kan ağlamaya devam etti. Artık bu nöbeti devralmanın zamanı geldi geçiyor kardeşlerim. Adalet ancak İslam ile mümkündür. Zulümlerin son bulması, sosyal adaletin sağlanabilmesi için mücadelemize hız vermeliyiz” ifadelerine yer verdi.

“Bir şehrin esnafları, işadamları değer üreten insanları; köşe taşlarıdır”

Kırk yıldır adalet, özgürlük, merhamet ve Tevhidin hakim olması için mücadele eden büyük bir aile olduğumuzu söyleyerek başladığı konuşmasında Anadolu Platformu Koordinasyon Kurulu Başkanı Turgay Aldemir; “bugün burada bu ailenin fertleri olarak kadınıyla, çocuğuyla, genci ve yaşlısıyla bir araya gelip birliğimizi, beraberliğimizi, bu şehirde kalıcı kılmak ve geleceğe dair birbirimize yaslanarak yeniden var olmak için toplandık. Her zaman başımıza gelen acıları, kederleri konuşarak var olamayız. Müslüman bilinç yeniden ayağa kalkarak, yenidünyanın yeterince örselenmiş, ötekileştirilmiş, yok sayılmış, ihmal edilmiş, sürünmüş, horlanmış insanlarının yüreklerine dokunarak vahyin Allah bizlerin eliyle bu şehirlerde, bu beldelerde ve bu toplumda hayat bulmasını istiyor. Bizi adalet ve merhamete çağırıyor. İşte bunun için burada bulunmamız ve burada bulunmadan önce yaptığımız çalışmalar son derce önemlidir. Bir şehrin esnafları, işadamları değer üreten insanları; köşe taşlarıdır. Oralarda helal kazanç, değer, adalet, merhamet, insanlık yeniden üretilir. Eğer buralar insan yetiştirmeyi, helal kazanç üretmeyi bırakmışsa o şehrin geleceğinden, orada bir şehirden, bir toplumdan, bir milletten, yeniden bir medeniyetin doğuşundan bahsedemeyiz. Onun için esnaflarımızın tezgâhları adalet ve helal kazanç üreten yerle olmalıdır ve öyle kalmalıdır.

Yeni Türkiye’nin inşası ve imarı için verdiğiniz katkıdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum” diye konuşmasını tamamladı.

“Bedenimizi esir edebilirler, ancak düşüncelerimize pranga vuramazlar” Bir şehrin esnafları, işadamları değer üreten insanları; köşe taşlarıdır.

Ve nihayet bütün davetlilerin beklediği an geldi. Yıllarını cezaevinin dört duvarının arasında geçirerek burayı da Medres-i Yusufiye’ye çeviren nice gençlerin yetişmesinde katkısı olan; bu nedenle de Malatyalı inançlı gençliğin Zeki Babası olarak anılan Zekeriya Şengöz kürsüye geldi.

“Böylesi güzel bir organizasyonda bizleri bir araya getiren Allah’a hamd ediyorum. Sevincinizi, coşkunuzu aynen paylaşıyorum, yaşıyorum” diye konuşmasına başlayan Zekeriya Şengöz, “sizlerden ayrı kalmak hakikaten çok zor. İşte bu özlemi çeken kardeşlerimizden biri olan Fahri Memur da 5 ay sonra aramızda olacak inşallah. Bedenimizi esir edebilirler, içeride tutabilirler. Ancak ruhumuzu, zihnimizi, düşüncemizi, inancımızı esir edemezler; pranga vuramazlar. Esareti kabullenmeyen bir inanca sahibiz.

Kardeşlerim!

Bundan sonra yine birlikte sevinip, birlikte üzüleceğiz. Anlayacağınız paylaşacağız paylaşmamız gerekenleri. Dertlerimizi, sorunlarımızı yine birlikte çözeceğiz. Acı çeken kardeşlerimizi acılarıyla baş başa bırakmayacağız. Paylaşmadan, birlikte olmadan, acılara ortak olmadan, sevinçleri paylaşmadan yol yürünmüyor. Biliyorsunuz tek gayemiz var; yeryüzünde Allah’ın rızasına uygun bir hayat yaşamak. Hayatın her safhasında; nerede bulunursak bulunalım Allah’ın rızasına uygun bir hayat yaşamak zorundayız. Bu tartışmasız gayemizdir.

Kardeşlerim!

Bu sevinçli gününüzde beni aranıza kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

Program birbirinden güzel ezgilerle devam etti

Öte yandan Hanımeli Derneği ‘Evde Karakter Eğitimi’ öğrencileri, piknikte hanımlara ayrılan alanda yaptıkları gösterilerle göz doldurdu. Ayrıca Erdoğan Akın’ın verdiği konser, davetlilere unutulmaz dakikalar yaşattı.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."