Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Ne Yazdılar?

Ne Yazdılar?
  • 27.12.2015

Yeni Malatya Spor’un, Ziraat Türkiye Kupası’nda Fenerbahçe karşısında elde ettiği 2-1’lik galibiyetin ardından yaygın basında yeralan yazılar şöyle:

* Sinan ENGİN (HÜRRİYET Gazetesi): FENERBAHÇE mutlaka kazanması gereken bir maça çift santrforla başladı. Bu da Alex’in yokluğundan Aykut Hoca’nın mecbur kaldığı sistemiydi. Saha zemininin buzlu olması, F.Bahçe’nin oyun planını bozdu. Stoch olsun, Semih olsun, Niang olsun; son hareketleri zeminin azizliğinden dolayı yapamadılar. Sarı lacivertlilerin yumuşak karnı sol tarafı. Vedat Hoca Fenerbahçe’yi iyi analiz etmiş, rakibini Mehmet Topuz’un tarafından değil; Stoch ve Caner’in olduğu bölgeden devirmeyi planlamış. Ve Malatya’nın tüm pozisyonları sol taraftan gelişti. F.Bahçe ilk 8 dakikada bu bölgeden arka arkaya aynı şekilde 3 yüzde yüzlük gol pozisyonu verdi. Sarı lacivertliler kaleci Mert’in kurtarışıyla ya da topun auta gitmesiyle atakları savuşturdu. Fenerbahçe yavaş bir takım, kanatları iyi işlemiyor çünkü Topuz bir kanat oyuncusu değil, Stoch da çok yeterli bir oyuncu değil. Slovak futbolcu fizik olarak güçlü değil, ikili mücadeleri kaybediyor. Ve topu aldığı zaman hep içeriye doğru kat eden Stoch, kanatları kullanamıyor. Dolayısıyla Niang istediği pozisyonları bulamıyor. Niang fizik olarak iyi duruma gelmiş ama Alex’in yokluğu Senegalli yıldızın verimini düşürmüş. Alex olduğu zaman F.Bahçe’nin oyun kalitesi ve pas yüzdesi artıyor. Sarı lacivertliler çok kolay pozisyon veriyor, Yobo, Caner’in kademesine girmekten yoruldu. Her pozisyonda isyan ediyor. Caner’in defansif kapasitesi bu, ama Stoch adam kovalamıyor ve çok çabuk oyundan düşüyor.
Ayrıca F.Bahçe’nin yediği 2. golde Lugano da yerinde değildi, Uruguaylı ilk işi olan savunma yapmaktan çok gol atmayı düşünüyor. Tamam golünü atıyor ama takımı da kademe hatasından gol yedi. Sarı lacivertliler fizik olarak çok iyi değil; ama bu maç ölçü olmaz. F.Bahçe yumuşak düz ve aynı oyunculardan kurulu. Fazla koşmuyorlar. Koşan takım Fener’e üstünlük ağlar. Malatya ise çok koşan ve rakibi bozan bir takım görüntüsü verdi. Son olarak Aykut Hoca’nın sol beke mutlaka oyuncu alması gerekiyor ve takımının daha disiplinli oynaması gerekiyor.
BEĞENDİM:Yeni Malatyaspor kalecisi Mesut’u.
BEĞENMEDİM:Fenerbahçe’nin sol tarafını.
DİKKAT: Aykut Hoca Alex mutlaka olmalı bu takımda.

* Erdoğan ŞENAY (MİLLİYET Gazetesi): Kupada ölümün adı!Fenerbahçe, Malatya’da futbol adına ne oynayıp ne oynamadığının ve bu ayıplı yenilgiyle ne denli itibar kayıpları içinde sıkışıp kaldığının farkında mıydı dersiniz? Kupada uzun yıllar öksüz bir yaşamın içinde sıkışıp kalan sarı-lacivertli kadronun genç Malatya önündeki berbat kaderine pek de itirazı yoktu sanki… Öyle ya, grupta prestij arayışından başkaca bir amacı olmayan genç Malatya kadrosu önünde futbol topunu istediği yere koşturma becerisinden yoksun, paslaşma bölgelerindeki ciddiyeti asla doğru yorumlamayan bu “alarga anlayış bozukluğu ile” Fenerbahçe nereye doğru koşuyor ki dersiniz? Aykut Kocaman’ından, Semih’inden Niang’ına, Gökhan Gönül’ünden, Emre Belözoğlu’na kadar herkes devre arası tatilinin derin uykuları içindeydiler sanki… Ehhh, böylesine ehlikeyif bir kadronun içinden “kupayı kovalayan ve de ligin şampiyonluk mertebesine talip” bir Fenerbahçe tarifini nasıl bir cesaret yorumuyla yazının vitrinine koyabiliriz ki… Fenerbahçe, kupada can çekişen bir yoğun bakım hastası değil, ölünün ta kendisidir artık… Gruptan bir iyileşme ile ayağa kalkıp üst katlara tırmanması sadece hayallerin dünyasına doğru kaymıştır artık…

* Uzay GÖKERMAN (milliyet.com.tr):Fenerbahçe’de tarihi seçim; Kocaman mı, futbolcular mı? Dün akşam Fenerbahçe’nin oynadığı futbola bakarak, Aykut Kocaman’ın bu işin adamı olmadığı, takımı organize edemediği, yetersiz kaldığı şeklinde bir düşünceye sahip olabiliriz. Soruna bu şekilde teşhis koyduğumuza göre çözüm de basit gözükmüyor mu? Aziz Yıldırım “futbolla ilgili bütün sorumluluk Aykut Kocaman’dadır demiyor mu?” Oysa dün Malatya’da sahadaki oyuncuların hal ve davranışlarından başka şeyler de görünüyordu. Herkesin kendine göre bir hesabının olduğu bütün bu yapı ile Aykut Kocaman’ın tek başına mücadele etmesi beklenemez. Ağır idman yaptırarak, futbolcuların paralarını keserek sorunun çözümlenmeyeceği de ortadadır. Olsa olsa biraz ertelenecektir, her zaman olduğu gibi. Aykut Kocaman’ın istifasıysa bambaşka bir kaosu davet edecektir.

* Ogün ALTIPARMAK (YENİŞAFAK Gazetesi): Ligin ilk yarısını 4. bitiren Fenerbahçe, başarısız bir devre geçirdikten sonra 10 günlük tatilin arkasından ikinci yarıya hazırlanmaya başladı. 6 ay zarfında takımın hiç çalışma yapmamasından dolayı kondisyon eksikliği gün yüzüne çıkınca teknik direktör Aykut Kocaman bu yönde hazırlıklarını yaptı ve Yeni Malatyaspor Zirat Türkiye Kupası maçına takımı böyle çıkardı.

* Selçuk YULA (FOTOMAÇ Gazetesi): Ankaragücü ve Buca maçlarından sonra iş mucizelere kalmıştı. F.Bahçe’ye sadece kazanmak yetmiyordu. Kalan 2 maçta hem 6 puan alacaktı hem de averajını düzeltecekti. Ama ilk şutu 30. dakikada atan bir takım bu mucizeyi nasıl gerçekleştirebilir ki! F.Bahçe, İkinci Lig takımlarıyla bile baş edemeyecek duruma gelmişse durum vahim demektir..

* Semih YUVAKURAN (ZAMAN Gazetesi): Fenerbahçe, Yeni Malatyaspor karşısında büyük bir hezimete uğradı. Takımda problemlerin olduğu zaten gün gibi ortadaydı. Sahanın dışındaki kopukluklar, oyuna da yansıdı. Arkadaşlık ortamını yakalayamayan hiçbir takım başarılı olamaz. Sahada mücadele etmeyen, tekme yiyen arkadaşına yardıma gitmeyen, ekip halinde hakeme itiraz etmeyen bir topluluk, takım olamaz. Fenerbahçe’nin en büyük eksikliği bana göre bu. Defans, orta saha ve forvet arasında en az 25-30 metre var. Kanaatimce hocalar dahi birbirleriyle anlaşamıyor. Maçı döndürecek, Aykut Kocaman’ı uyandıracak yardımcılara ihtiyaç var. Her şeyi de Kocaman’a yüklemek de çok yanlış. Bir teknik adam tek başına her şeyi göremez. Avrupa’da yardımcılar kağıt ve kalemle hep hocaları ikaz ediyor, problem olan yerleri gösteriyor. Böylece başarı geliyor. Gökhan Gönül ile Alex’in yokluğunu F.Bahçe çok aradı. Yobo idare etti. Lugano attığı golün haricinde ceza sahasında yediği çalımlarla sivrildi! Stoch da problem. Caner’i hiç göremedik. Sol bek oynamayacağını ispatladı. Malatyaspor’un bütün tehlikeli atakları Caner’in kanadından geldi. Caner atağı düşünürken, defans problem yaşıyor. Fenerbahçe’nin en büyük eksikliği defalarca altını çizdiğimiz gibi takım oyunu. Önce dışarıda takım olunacak, bu da sahaya yansıtılacak. Vedat İnceefe’nin başında olduğu Malatyaspor ise dünkü maçta çok başarılıydı. Ancak sonuçta kendi liglerindeki sıralamada aynı başarıyı göremiyoruz. Zaten böyle oynasalar üst basamaklarda değil, açık ara lider olmaları gerekir. Vedat kardeşime seslenmek istiyorum; takımın çok iyi. Ama şu an şampiyonluk gibi büyük bir hedef koymak hatalı olur. O sebeple inanırsanız ve bu ekibin iskeletini korursanız bu sezon olmasa bile gelecek sezon bir üst grupta mücadele etme şansını yakalarsınız. Lakin her karşılaşmayı Fenerbahçe maçı gibi önemseyip, mücadele etmelisiniz.

* Alaattin METİN (AKŞAM Gazetesi): Hiçbirisi işini ciddiye almıyor Fenerbahçe maç sabahı tam kadro idman yaptı. Aykut Kocaman 1.5 saat duran top ve çabukluk üzerinde kafa yordu. Güiza bile çıktı. Hatta Dia’nın attığı uzun toplara sert vuruşunu görenler ‘Bu ayağından nasıl sakat’ diyerek şaşırdılar bile. Sanki on birde oynayacakmış gibi havalıydı. Bunlar maç öncesi provalarda düşünce olarak, değişimin işareti olarak algılanabilir. Ama gerçek olan sahnede, sahada güzellik adına hiçbir şey yoktu. Mazeret aranırsa, ‘Zeminin buz tutması, futbolcunun sakatlanma korkusu’ hatta ‘sabah yapılan ağır idmana bile’ bağlanabilir. Gerçek ise ‘Yürek ve beyin’ olayı. Karşısındaki takımı küçümsemeleri, ‘Nasıl olsa kazanırım’ havasından işlerini ciddiye almamaları. Savaşmamaları. Başkan Aziz Yıldırım ‘Gerçek kapasiteleriyle oynasınlar, şampiyon oluruz’ diyor ama futbolcuların kariyerleri yerlerde sürünüyor. Malatya’da Cem diye bir genç var. Caner’i perişan etti. Cihan ile birlikte Fenerbahçe’nin sol tarafını dağıttı.

* Ziya ŞENGÜL (STAR Gazetesi): Bu ayıp kime ait? Fenerbahçe, 28 yıldır bu kupadan nasibini alamamış bir takım. Bunca yıldır müzesine Türkiye Kupası’nı götürmeye hasret kalmış olmasına rağmen, olaya bu kadar şaşı bakan, bir türlü istenilen düzeyde futbol oynayamayan bir takım vardı sahada… Yeni Malatyaspor, eski belediyenin kurmuş olduğu bir takım. Şu an ligimizin “üçüncü küme” diye bildiğimiz kategorisinde mücadele ediyor. Fenerbahçe ise kendi milli takımlarının hep star oyuncularından oluşmuş, milyon euro’lar alan futbolcularla sahada… Ne oldu? Bu sezon da kupaya veda etti… Ayıp oldu! Futbolda her türlü netice sürprizlere gebedir. Kabulümüz. Ama Fenerbahçe’nin futbolu, bu kadar çağdışı, bu kadar vurdumduymaz olamaz! Hangi Fenerbahçeli yönetici, artı Aykut Kocaman, “Biz iyi takımız, iyi futbolcularımız var” diyor ise, kendilerini kandırırlar ama bizleri kandıramazlar. Bu takım bitmiş arkadaş. Sevenini, gönül verenlerini umutsuz hastalığa itecek kadar bitmiş. Şimdi kalkıp “Ahmet nasıldı, Mehmet nasıldı?” demem. Skor tabelasını gören, istediği yorumu yapabilir. Benim yorumum; bu koskoca bir utanç tablosudur Fenerbahçe için… Yeni Malatyaspor’a helal olsun. Vedat kardeşim eski Galatasaray’ın iyi futbolcularındandı. Şimdi burada görev almış. İddia ediyorum, Fenerbahçe’den çok çok daha iyi top oynayan, daha iyi top çeviren, daha akıllı olan takımdı Yeni Malatyaspor…. Kazanabilmek için canlarını dişlerine taktılar… Koskoca rakiplerine 2 gol attılar… Ve Antalya’daki hazırlık kampına geri postaladılar Fenerbahçe’yi! Brezilya Milli Takımı’nın futbolcusu olan Santos, 75 dakika yerlerde sürünen Caner’in yerine son çeyrekte oyuna dahil oluyorsa, zaten her şey bitmiş demektir… Bu Fenerbahçe’nin tepeden tırnağa yenilenmesi gerekir!

* Selahattin GÖKATALAY (CUMHURİYET Gazetesi) Bir tarafta Mehmet Topuz, Emre, Stoch, Semih, Niang… Diğer yanda G.Saray altyapısından yetişen Gür Ege, Bülent Akın, Hüseyin Kartal, Cem Çetin, Cihan Yeşilırmak… İki ekibin kadrosuna bakıldığında F.Bahçe’nin farklı kazanması bekleniyor ama Malatya İnönü Stadı’nın buzlanmış çimlerinde Sarı – Lacivertli ekibi zorlayan bir takım var sahada. İlk 15 dakikada F.Bahçe, son idmanda ayağını burkan kaptan Alex’i fazlasıyla aradı. Sarı – Lacivertli ekibin orta saha zaafından yararlanan Yeni Malatya kısa süre içerisinde arka arkaya pozisyonlar bulurken genç eldiven Mert Günok güven veriyordu. Yine bu pozisyonlardan birinde Okan Alkan 23. dakikada kendi filelerini havalandırdı fakat ev sahibi ekip sevinmeye fırsat bulamadan Lugano kornerden gelen topta skoru eşitledi: 1-1. Soyunma odasına beraberlikle gidilirken ikinci yarıda ise F.Bahçe adına tam bir ‘kaos’ yaşandı. Kendisinden kat kat zayıf rakibi karşısında atak üretmekte zorlanan, girdiği pozisyonları da cömertçe harcayan Sarı – Lacivertlilerin ilk 11’ine, kenardan bir de Aykut Kocaman’ın yanlış oyuncu değişiklikleri eklenince, 72. dakikada Caner’in hatası sonucunda Cem’in kaydettiği gol, akıllara 1999 yılındaki ‘Pendik faciası’nı getirdi, farkı ise kaleci Mert engelledi.

* Hilmi TÜRKAY (CUMHURİYET Gazetesi): ‘Kocaman’ Ayıp Yazıklar olsun… Evet, herbirinize yazıklar olsun. İnsanda biraz onur, gurur, haysiyet, forma aşkı olur. Hiç mi utanmadınız oynadığınız futboldan. Ama biliyorum ki yüzleriniz kızarmaz. Belki gülersiniz de. Ayıptır, ayıp. Başkan Aziz Yıldırım’ın yerinde olsam; o formayı bir daha sizlere giydirmem. O kadar büyük paralar alıyorsunuz, herbirinizin altında son model arabalar var, havuzlu villalarda oturuyorsunuz, bakıcılarınız, şoförünüz bile bulunuyor, paranız gani… Ama gel gelelim önünüzdeki topa ayağınızı uzatamıyorsunuz. Ya da uzatıp vuruyorsunuz fakat dağlara taşlara! Kim gitmek istiyorsa gitsin. Başkan hatta sen gönder. Yorma kendini, inanma bunlara. Koca F.Bahçe, grubunda şimdiye kadar oynadığı 3 maçta da yeniliyorsa ve bu kupayı 28 yıldır halen görmeyenler varsa adama ‘yuh’ derler. Ben de buradan dün gece o formayı üzerine geçirip sahaya çıkanlara ‘yuh’ diyorum. Bu ülkede milyonlarca aç insan var. Evlerine götürecekleri ekmekleri çöpte arıyorlar. Birileri lütfen F.Bahçeli futbolculara bunu söylesin. Bıçak kemiğe dayandı, Aziz Başkan çok sustun, biliyorum ki kızgınsın. Yine de çok geç olmadan neşteri vur. Yeni Malatyasporlular’ı onurlu mücadelelerinden dolayı kutluyorum…

* Dr. Sedat HAYRAN (CUMHURİYET Gazetesi):Ziraat Türkiye Kupası’nda tur şansını sürdürmek için Malatya deplasmanına çıkan F.Bahçe’de tüm hesaplar galibiyete endekslenmişti. 2. lig temsilcisi Yeni Malatyaspor, maçın ilk dakikalarında güçlü rakibine karşı daha baskın bir oyun kurgusunu sahaya yansıttı. Özellikle F.Bahçe savunmasının sol tarafından Caner’in bulunduğu bölgeden Ümit, Recep ve Cem ile sık sık yüklenerek pozisyonlar bulup tehlikeler üretti. F.Bahçe, kadro kalitesi açısından kazanmalıydı. Ancak bu gücünü ve kalitesini maça beklenen oranda yansıtamadı. Maça durgun başladı. İlk dakikalarda savunma zaaflarıyla dikkatleri çekti. Bunun bedelini ise yediği gollerle ödedi. Sarı – Lacivertliler, rakiple birlikte buzlu zemin ve soğuk hava ile de mücadele etti. Bu da doğal olarak konuk ekibin oyun formatı ve futbol kalitesini negatif yönde etkiledi. Doğal olarak bu negatif olgu F.Bahçe’yi takım halinde konsantrasyon bütünlüğünden uzaklaştırdı. Kupa ruhuna zaten bir türlü uygun olamayan F.Bahçe, dün gece de yine bir kupa mücadelesinde güçsüz rakibi Y.Malatyaspor’a boyun eğdi. Her sezon sonuna kadar gidip finallerde kupaya veda eden F.Bahçe bu yıl ise grup elemelerinde noktayı koydu.

* Kemal BELGİN (TÜRKİYE Gazetesi):F.Bahçe’ye tesis ve hakem gerek! F.Bahçe’nin artık “tiryakilik” halini alan Türkiye Kupası’nda bulunmama fotoğrafı dün akşam Malatya’da belki de 28 yıllık süreçteki en çok gözyaşı döktürebilecek nitelikteydi. Rakip son 5 yılda 2. Lig ile 3. Lig arasında asansör takım etiketi kazanmış, zaman zaman da isim değiştirmiş Yeni Malatyaspor idi. Sanmak şöyle dursun iddiaya bile girerim ki, dün sahada gezinen 14 F.Bahçeli’den birinin kramponu bile bu Malatya topluluğundan pahalıdır. Ama bir Cem Çetin izledim… Ne Slovak malı ithal Stoch ne de F.Bahçe’nin dün akşam zaman zaman kanatlarında görüntü veren hiç bir oyuncu bu gencin ayarında değildi. Ta öteden beri Türkiye’de belki de tek başına bir iddianın sahibi olmuşumdur. O da oyun alanını topluca iyi kapatan, oyuncularının ismi hiç bilinmemiş takımlar bile F.Bahçe’yi zorlar. Hele hele bir de santrforları olursa devirir gider. İşte Malatya’da Hüseyin bu santrfor tipi olmadığından F.Bahçe göbekten girdiği pozisyonlarla biraz da skor 1-1’de kaldığından umutla yaşayabildi. Tabi Malatya takımının çiçeği burnunda hocası Vedat daha 80. dakikada Cem‘i oyundan alarak F.Bahçe komedisine daha fazla güldürmemek adına bir iş yaptı diyebiliriz. İki kenar arka adamı oyundan alınan F.Bahçe’de, acaba hele Cem‘le gelen ağır darbelerin bu oyuncuları suçlu duruma düşürmesi, Aykut hocanın biraz daha fazla kitap okumasını gerektirmiyor mu? Bir takım dünkü asansör Y.Malatya gibi hücuma topluca çıkıp, geriye de topluca katlanarak dönemiyorsa ben size takımınızı iyileştirme formülünü de söyleyip yazıyı kapatayım. Dağlara taşlara tesisler yaptırın, sık sık da hakemleri fırçalayıp durun.

* Cem KERPİÇÇİLER (POSTA Gazetesi):Bazen hayatta her şey ters gider. Neresinden tutmaya çalışsanız orası elinizde kalır. Hareket ettikçe daha da dibe battığınızı hissedersiniz. İşte böyle anlarda çekip gitmek ister insan. Her şeyi olduğu gibi bırakıp çok uzaklara gitmek. Bir yanda da zordur yenilgiyi kabul etmek. Darmadağın bir evden çıkıp giderken geride kalanlar canını acıtır gidenin yol boyunca.Yeni Malatya yenilgisinin ardından bunları düşünüyordum işte. Şampiyonluk umudu dağıtan Aykut Kocaman acaba soyunma odasında futbolcularına neler söylüyordu? Ya da milyonlarca Fenerbahçeli’yi hüzne boğan futbolcular duş alırken akıllarından neler geçiyordu? Yaşanan çöküşün birer parçası olmak ve 28 yıllık makûs kaderi değiştirememek nasıl bir deprem yaratıyordu yüreklerinde ve zihinlerinde. Kişisel tarihlerinde hiç hatırlamak istemeyecekleri bir gecenin ardından aralarında ne konuşuyorlardı acaba? Aykut Kocaman’ın maçın ardından 45 dakika soyunma odasından çıkmayıp, “Ben utanıyorum, ya siz? Hayatımın en mutsuz gününü yaşıyorum. Bana böyle bir başarı yarattığınız için teşekkür ediyorum. Allah hepinizden razı olsun” sözlerini duyan futbolcular arasında gözleri dolan birinin olduğuna ihtimal vermiyorum. Ekip olamamak da hem Aykut Kocaman’ın hem de futbolcu topluluğunun hataları olduğunu düşünüyorum… Fakat şu cümlelerin neden başarısız sonuçlar alındığını merak edenlere yol göstereceğini düşünüyorum: “İstanbul’da çalıştık, sahada bundan eser yoktu. Sanki bilerek oynamıyorsunuz.” Aykut Kocaman’ın sarf ettiği bu sözlerde bir hezeyan ya da başarısızlığın faturasını futbolculara çıkarmak gibi niyeti olduğunu düşünmüyorum. Fakat futbolcuların neredeyse bilerek oynamadığının söyleneceği bir duruma gelindiyse bu noktanın bir milat olduğuna inanıyorum. Bazen dibe vurmak iyidir. Geriye doğru gidiş ancak yere çakılmakla sonlanır ve yukarıya çıkış başlar. Bu nedenle Yeni Malatya yenilgisi bir milat olabilir. Bu noktadan sonra ne olacağını Süper Lig’deki Antalyaspor ve Trabzonspor maçları belirler.

* Yalçın TÜRK (FANATİK Gazetesi):Yeni Mayalatyaspor dün akşam ilk yarı boyunca sol kanadı hiç kullanmadı. Çünkü sağdan yapılan bindirmelerin hepsi Fenerbahçe kalesinde tehlikeli oldu. Cem-Recep ikilisi, Caner ile Yobo’nun arasına atılan toplarla madeni rahat rahat işledi. Okan’ın kendi kalesine attığı golün başlangıcı sağ kanattan geldi. Mert, Cem ile Cihan’ın gol vuruşlarında yerinde hamleler yapmasa 25. dakikada Yeni Malatyaspor 3-0 öne geçebilirdi.Takım halinde oyun kurma sıkıntısı çeken Fenerbahçe, ancak beraberlik golünden sonra biraz kıpırdayıp rakip kaleyi düşündü. Niang ile Semih, inanılmaz pozisyonları kaçırırken, kaleci Mesut da, onlara gol şansı bırakmadı.Alex’in yokluğu, yoğun antrenman temposunun yorgunluğu, Fenerbahçe’nin kötü oyanamasına mazeret olamaz. Sarı-Lacivertliler ayağa pas yapamadı. Çizgilerden rakibi hiç zorlayamadı. Caner, iki golün de ‘ikram star’ı oldu. Cem, Cihan, Mehmet Akif halı saha rahatlığıyla Fenerbahçe’yi ikinci yarıda esir aldı. Sarı-Lacivertliler’de ne kazanma ruhu, ne de isteği vardı. Gruptan çıkma umutlarını Malatya’da sonlandıran Fenerbahçe, ligin ikinci yarısı için de kuşkunun, endişenin, umutsuzluğun habercisi gibiydi. Maçın en etktili isimlerinden biri olan Cihan, özellikle ikinci yarıda yakaladığı net fırsatları gole çevirebilseydi, Fenerbahçe ikinci ligde mücadele eden Yeni Malatyaspor karışısında tarihi bir hezimet yaşayabilirdi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."