Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Nefretle Kınıyoruz”

“Nefretle Kınıyoruz”
  • 28.12.2015

Malatya’da MHP İl Örgütü’nün yanı sıra çeşitli STK’lar, Suruç’taki kanlı katliama tepkilerini dile getirdiler.

MHP’NİN AÇIKLAMASI..

MHP Malatya İl Başkanı Mehmet Erdem, “Terör olaylarını nefretle kınıyorum” dedi 

Erdem, parti binasında yaptığı basın açıklamasında, “Malumunuz olduğu üzere geçtiğimiz Pazartesi günü ülkemizi dehşete düşüren amansız bir olay yaşanmıştır. Ülkenin değişik illerinden toplanan yaklaşık 200-300 kişilik gençlik grubu Kobani’ye gitmek üzere İstanbul’dan Şanlıurfa’nın Suruç ilçesine gelmişlerdir. Toplu kahvaltıdan sonra basın açıklamasına geçilmiştir.

Bu sırada dağınık olan grup toparlanmıştır. Toplantı esnasında bir canlı bombanın pimi çekilerek o korkunç olay gerçekleşmiş. Şu ana kadar 32 kişinin ölümü ve onlarca kişinin yaralanmasına sebep olmuştur. Ülkemizde bu tür birkaç olay olmuş ve onlarca insanımız hayatını kaybetmiştir. Ülkemizi bölmek insanlarımızı ayrıştırmak hedefi olan bu tür terör olaylarına ve ırkı, inancı, fikri ne olursa olsun MHP olarak insan hayatına kasteden terör olaylarına ve canileri şiddet ve nefretle kınıyoruz.

Aynı gün Adıyaman’da PKK terör örgütü tarafından askerlerimizi açılan ateş sonucu bir uzman çavuşumuz şehit edilmiş, iki askerimiz yaralanmıştır.

Öncelikle ölenlere Allah tarafından rahmet, ailelerine başsağlığı, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum” dedi.

Türkiye’nin içinde bulunduğu, tamamının İslam ülkelerinden oluşan Ortadoğu coğrafyasında uzun zamandır yaşanan ve son 10 yıldır yaşanan ve şiddetini artıran istikrarsızlık ve isyan, başkaldırı gibi hareketlerin inancın ve insanlığın kabul etmediği ve şiddetle reddettiği kanlı teröre dönüşmesinin kime ve kimlere yaradığını iyice analiz etmenin gerekli olduğunu kaydeden Erdem, şunları söyledi:

“Evet bölgemiz bir İslam coğrafyasıdır bu coğrafya aynı zamanda önemli yeraltı zenginliklerimizin (petrol vs.) bu bölgede olması emperyal güçlerin hedefi olmuştur. Emperyal güçler bir taşta iki kuşu hedeflemişlerdir.

Haçlı zihniyetiyle İslam’ı yok etmek, Haçlılık zihniyeti hiçbir zaman ortadan kalkmamıştır. Kıyamete kadarda hiç kalkmayacaktır.

Ekonomi açısında da bölgemiz hatırı sayılır yeraltı zenginliklerine sahip buna sahip olmak ve ekonomilerini güçlendirmek için bölge ülkelerini parçalamak, sömürgeleştirme niyetleri hiçbir zaman askıya alınmamıştır. Belki ağırlaştırılmıştır ama vazgeçilmemiştir. Bu emperyal güçlerin birinin yetkili ağzı 7-8 yıl önce ülkemizi de içine alan 22 ülkenin hemen hemen tamamı İslam ülkeleri sınırları, ideolojiler, rejimleri değiştirilecektir.

Böyle bir zihniyet, böyle bir niyet var olduğu sürece ve ülkemizde de çözüm süreci denilen ve ne olduğu muamma olan bir fikrin ancak ve ancak çözülmeye gidilen bir zihniyet var olduğu bir sürece ülkemizde bu tür kabusların vahşetlerin konuşulur olduğu AKP hükümeti döneminde gerek Irak sınırımızı ve gerekse son bir kaç yıldır 800-900 kilometrelik Suriye sınırımız kevgire dönmüştür. Girenin çıkanın haddi hesabı yoktur.

İŞİD’lisi de , PKK’lısı da PYD’lisi de elini kolunu sallaya sallaya ülkemize girip çıkıyor. Tırlarla silahı Suriye’ye götüren ve kime gittiği niye gittiği ülkemizin yararına ne gibi katkı sağladığı belli olmayan maceracı bir tutum ülkemize zarar vermeye başlamıştır. Ülkemizi bir Suriye yapma hevesi gün yüzüne çıkmaya başlamıştır.

Suriye ki içinde PYD, İŞİD, Muhalif Suriye Ordusu ve Beşar Esad’lı 4 ayrı grup varken böyle bir yardımın kime niçin gönderildiği muamma olan bir hareketle ülkemiz zarar görmüştür.

Bir gece güya başarılı bir operasyonla ecdadımın Süleyman Şah Türbesini Işid denilen bir terör örgütünden kaçıran bir zihniyeti, IŞİD kendi ülkemizde bizi takibe almış ve bu korkunç eylemi gerçekleştirmiştir.

Yine yıllardır ülkemizde nice canların kanına giren ve kundaktaki bebeği bile katleden PKK Adıyaman’da bir askerimizi şehit etmiş iki askerimizi de yaralamıştır. İki terör örgütünün hedefi aynıdır. Ülkemizi Suriyelileştirme ve parçalamaktır.”

MEMUR SEN..

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde meydana gelen ve 31 kişinin ölümüyle sonuçlanan bombalı saldırıya tepkiler büyüyor. 

MEMUR-SEN Malatya İl Temsilciliği Suruç saldırısını kınamak amacıyla bir basın açıklamasında bulundu.

Sendika binasında basın mensuplarının karşısına geçen MEMUR-SEN Malatya İl Temsilcisi Kerem Yıldırım, “Terörün her türlüsünü lanetliyoruz, acımızda teröre karşı tavrımızda ortaktır” ifadelerini kullandı.

Sözlerine Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesinde şehit olan polis memurlarına Allah’tan rahmet dileyerek başlayan Kerem Yıldırım, “Türkiye’de huzur, sükun ve kardeşlik ikliminin hakim olmasından rahatsız olan odaklarca Suruç’ta gerçekleştirilen ve 32 insanımızın ölümüyle sonuçlanan terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. İnsanlığa yönelik saldırıda hayatını kaybedenlere ve Adıyaman’da gerçekleşen çatışmada terör örgütü mensuplarınca şehit edilen Uzman Onbaşı Müsellim Ünal kardeşimize Allah’tan rahmet, ailelerine, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyoruz” dedi.

Suruç saldırısının güçlü Türkiye hedefine yönelik yapılan bir saldırı olduğunu söyleyen Yıldırım, “Güçlü Türkiye hedefi, her dönemde küresel güçleri ve onların yerli işbirlikçilerini rahatsız etmiştir. Bu rahatsızlık, terör eylemleri, kışkırtma faaliyetleri ve sosyo-kültürel alana yönelik çatışma/kutuplaşma arayışları olarak tezahür ettirilmiştir. Çok uzak olmayan tarihlerde gerçekleşen Reyhanlı saldırısı, G. Antep patlaması, Gezi olayları, 6-7 Ekim olayları ile Diyarbakır Mitingine yönelik bombalı saldırı bu kapsamda ilk akla gelen girişimler olarak kaydedilmiştir. Suruç’ta çoğunluğunu gençlerimizin oluşturduğu vatandaşlarımızın ölümüyle sonuçlanan terör saldırısı, bu olaylardan bağımsız değildir. Sözü edilen terör yapılanmaları ve faaliyetlerinin her birinin faili ya da sorumluları farklı olsa da, hedefi ortaktır. Hedef, bölgesinde huzuru, demokratik kültürü, kardeşlik ve birlik iklimiyle öne çıkan Türkiye’nin yolunu kesmek, Güçlü ve Büyük Türkiye yolculuğunu sona erdirmektir. Suruç dahil olmak üzere terör olaylarına karşı milletçe verilecek en güzel cevap; birlik ruhu içerisinde, ortak akılla, aklıselime dayalı olarak teröre, terör örgütlerine, terörü besleyen ve yönlendiren kirli odaklara karşı yekvücut olduğumuzu göstermektedir” diye konuştu.

Suruç saldırısın birkaç nedeninin olduğunu dile getiren Yıldırım, “Türkiye, tarihi ve kültürel olarak bağlarının bulunduğu Ortadoğu’da yaşanan kırılma, çatışma, kamplaşma ve iç savaşların derinleşmesi ve sürmesi adına yürütülen faaliyetlerin içine çekilmek istenmektedir. Suruç’ta gerçekleşen terör saldırısıyla, hem iç hem de dış politika kapsamlı etkiler üretilmesi hedeflenmiştir. Etnik kökene dayalı terör örgütü PKK ile din makyajlı terör örgütü IŞİD’in manivela olarak kullanılması suretiyle, Türkiye’yi içine alan bölgede terör ve çatışma odaklı bir iklim değişikliği planlayanların hevesleri kursağında kalacaktır” dedi.

Yıldırım konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Milletimizi, siyasi partileri, siyasi liderleri, sivil toplum örgütlerini, sermaye ve medya kuruluşlarını, basireti hakim kılmaya, ferasetli davranmaya, aklıselim ve ortak akılla birlikte düşünmeye davet ediyoruz. Türkiye’nin, milletimizin ve Müslüman coğrafyanın kandan, emperyalizmden, sömürüden, zulüm ve terörden arındırılması için dün olduğu gibi bugün de yarın da sorumluluk almaya hazırız.”

ORTAK DEĞERLER PLATFORMU 

Malatya Ortak Değerler Platformu, Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde canlı bomba saldırısı sonucu işlenen katliamı kınayarak, “Bu insanlık dışı alçak saldırıyı lanetliyoruz” dediler. 

Malatya Gazeteciler Cemiyeti’nde basın açıklaması yapan Malatya Ortak Değerler Platformu Yöneticileri, “Yaşamakta olduğumuz coğrafya olan Ortadoğu’da maalesef mesajlar, kan ve terör üzerinden verilmektedir. Emperyalist güçler, Ortadoğu’yu ve İslam coğrafyasını küresel hesaplarının kurbanı etmek istiyorlar. Şu an kim tarafından hangi amaçla yapıldığı belli olmayan, Suruç’daki bombalı saldırıyı nefretle kınıyoruz. Saldırının en kısa sürede aydınlatılarak, benzer olayların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin ivedilikle alınmasını istiyoruz” ifadelerini kullandılar.

Kaostan beslenen, nemalanan, siyasi ranta dönüştürmek isteyen ve bu bahane ile halkı sokağa çekerek, şiddeti tırmandırmak isteyen anlayışları sağduyulu davranmaya davet eden platform yöneticileri, “Bu anlayışı destekleyen, cesaret veren, temel yaşam haklarına kasteden, mala zarar veren herkesi şiddetle kınıyoruz. Suruç’ta yaşanan saldırıyı, Hatay’daki, Gaziantep’teki, 6-7 Ekim Diyarbakır olayları, gezi olayları ve paralel örgüt yapılanmasının yaptıklarından bağımsız olarak göremeyiz. Bu saldırıyı Türkiye’nin duruşu ve küresel hesaplardan bağımsız olarak okumak mümkün değildir. Benzer saldırılar 7 Haziran öncesinden başlayarak devam etmektedir. Adana, Mersin, Ağrı, Erzurum, Diyarbakır saldırıları gibi, burada amaçlanan Türkiye’yi DEAŞ terör örgütüne destek oluyor algısı oluşturmaktır” sözlerini kaydettiler.

“Bu ve benzeri olaylar küresel bir hesabın ürünü olarak görülmelidir” diyen yöneticiler, açıklamasını şu sözlerle tamamladılar:

“Birçok unsur gibi DEAŞ’da bu hesapların bir parçası olarak kullanılmaktadır. Bizler biliyoruz ki hamasi tutum ve davranışlar, tehdit ve nefret dili kimseye bir şey kazandırmayacağı gibi küresel hesap sahiplerinin değirmenine su taşıyacaktır. Ortak Değerler Platformu olarak, kamuoyunu özellikle bölge halkımızı, devleti, siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını, kanaat önderlerimizi bu konuda daha duyarlı ve sağduyulu davranmaya davet ediyor, Suruç’ta meydana gelen insanlık dışı alçak saldırıyı lanetliyor, yaralılara acil şifalar, ölenlerin yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.”

ÇAVDER’DEN TEPKİ..

Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde 32 kişinin ölümüne 103 kişinin yaralanmasına neden olan patlama ve Adıyaman’da terör örgütü tarafından şehit edilen asker için yazılı bir açıklama yapan Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği (ÇAVDER) Başkanı Avukat Yusuf Sürücü, “Bu kanlı katliamı şiddetle kınıyoruz ve lanetliyoruz” dedi. 

Birlik ve beraberlik çağrısı yapan Avukat Yusuf Sürücü, “Suruç’ta yapılan bombalı katliam sonucu katledilen 32 kişinin acısını yüreğimizde hissediyoruz. Ailelerine ve halkımıza başsağlığı diliyoruz. Yaralanan yüzlerce yurttaşımıza da acil şifa diliyoruz. Yine Adıyaman’da çıkan çatışmada yaşamını yitiren askerimizin acısını paylaşıyor, ailesine başsağlığı diliyoruz. İnsan kanını akıtmaya dayalı olan her türlü eylemi, ideolojiyi ve inancı; insan hak ve hukukuna aykırı buluyor ve reddediyoruz. Yeryüzünün en kutsal varlığı olan insan yaşamına kasteden her türlü eylem karşısında, ‘Ben İnsanım’ diyen herkesin tek yumruk olması ve sesini yükseltmesi gerekir” diye konuştu.

Türkiye’nin güneyinde insanlık trajedisinin yaşandığını kaydeden Sürücü, “Malatya Çağdaş Avukatlar Derneği olarak bombalı ve silahlı saldırı sonucu yaşamını yitiren ve barışçıl amaçlarla bir araya gelen sivil insanlara karşı girişilen bu kanlı katliamı şiddetle kınıyoruz ve lanetliyoruz. Bunu yapan ve yaptıranların insanlığın en büyük düşmanı olduklarına inanıyoruz. Güney sınırımızda olup biten toplu katliamlar, yaşanan insanlık trajedisi ve bunları gözleri kırpmadan yapan vahşi ve barbar terör örgütleri burnumuzun dibinde palazlanırken, ülkemizin topraklarında cirit atarken, ülkemizin huzurundan, barışından ve güvenliğinden sorumlu olan başta hükümet olmak üzere güvenlik güçleri, istihbarat örgütleri, resmi makamlar buna karşı kayıtsız kalmışlar ve gereken tedbirleri almamışlardır. Bu anlamda iç ve dış politikamızın yanlış olduğu ve geleceğimizi tehlikeye attığı açıktır” ifadelerine yer verdi.

Avukat Yusuf Sürücü, “Yurt ve dünya basınında bu tür terör eylemlerinin olacağına dair aylardan bu yana çıkan yüzlerce habere rağmen, Kobani’ye insani yardım yapmak için Suruç’ta barışçıl amaçlarla bir araya gelen 300 kadar devrimci sosyalist aktivistin tamamının üzeri ve beraberinde getirdikleri malzemeler didik didik aranmış, fakat bedenine bombaları sarmış olan katliamcının bütün bu aramalardan geçerek onların arasına karışması açıkça bir emniyet ve istihbarat zafiyeti ve ihmali veya göz yumması olduğunu göstermektedir. Bu olay ve bundan önceki benzer olaylar göstermiştir ki, Türkiye’nin herhangi bir yerinde bu tür terör olaylarının olması her an mümkündür. Devlet kurumları ve hükümetin bunları önlemek ve sorumlularını yargının önüne çıkarması görevi vardır. Meydana gelen olaylar bu noktada devlet yönetiminde bir boşluk oluştuğunu göstermektedir. Bu olaylarda birinci derecede sorumlu olan kamu otoritesidir” sözlerini kaydetti.

Tek yürek ve tek yumruk olunması gerektiğini sözlerine ekleyen Sürücü, “Kamu gücünün bu tür olayların olmaması için önleyici tedbir alması noktasında çok ağır bir ihmali olduğu açıktır. Bu olaylarda zafiyet gösteren, görevini ihmal eden ve kötüye kullanan kamu görevlileri hakkında derhal soruşturma açılmalı ve hesap sorulmalıdır. Aksi halde bu tür olayların önüne geçilmesi mümkün olmadığı gibi, ne hukuktan, ne demokrasiden bahsedilebilir. İnsanlığa karşı işlenmiş en ağır suç kategorisinde olan bu vahşet benzeri olayların bir daha yaşanmaması ancak bütün toplum kesimlerinin buna karşı tek yürek ve tek yumruk olmasıyla mümkündür. Bu nedenle toplumsal bir bilinç oluşması bakımından resmi makamlar ulusal yas ilan etmelidir. Tekrar bu vahşeti şiddetle kınıyor ve halkımıza başsağlığı diliyoruz” dedi.

MAZLUMDER

Mazlumder Yönetim Kurulu Üyesi Cumali Yiğit yaptığı açıklamada, “20 Temmuz 2015 Pazartesi Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde Sosyalist Gençlik Federasyonu, basın açıklaması yaptığı sırada yaşanan bombalı saldırıda şu ana kadar edinilen bilgiye göre 32 kişi öldü 100’ün üzerinde kişide yaralandı.

Kamuoyuna yansıyan bilgiler ve resmi makamların açıklamalarına göre saldırı bir intihar bombacısının üzerindeki bombayı patlatmasıyla meydana geldi. Patlama sonucu 32 insan feci şekilde can verdi. 10 kadarı yoğun bakımda olmak üzere 100’ün üzerinde insanda yaralandı ve tedavi altına alındı.

Türkiye’nin güney sınırındaki Suriye’de 2010 yılından bugüne yaşanan insanlık dramının ülkemizi yeterince rahatsız ettiği, Kuzey Suriye’de DEAŞ ve PYD mücadelesinin bölgenin demografik yapısına ve insanların kendi memleketlerinde huzur içerisinde yaşamasına imkan vermediği, Suriye’den gelmesi muhtemel sığınmacı dalgasına karşı, Türkiye’nin güney sınırında askeri tedbirler almak zorunda kaldığı, ülke içinde ve dışında barış ve kardeşliğe büyük ihtiyaç duyulan bir zamanda Suruç’ta yapılan bombalı katliam bölge barışına yönelik provokatif bir saldırıdır” dedi.

Malatya Şubesi olarak, Suruç’ta yaşanan bombalı saldırı ve katliamı insan için en kutsal hak olan yaşama hakkına yönelik bir saldırı olarak değerlendirdiklerini kaydeden Yiğit, “Şiddetle tel’in ediyor, saldırıda hayatını kaybedenlere rahmet, yaralılara şifalar, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

Güney sınırlarımızın hemen ötesinde büyük bir insanlık dramının yaşandığı bu günlerde meydana gelen bu vahşi katliamın sorumlularının biran önce bulunarak adalet önüne çıkarılması için yetkilileri göreve davet ediyor, barışı ve huzuru bozmaya yönelik bu tip saldırıların bir daha yaşanmaması için iktidarı ve muhalefetiyle tüm siyasi çevreleri aklı selimle hareket etmeye, kışkırtıcı ve suçlayıcı beyanatlardan uzak durmaya, millete karşı olan sorumluluklarını yerine getirmek için gerekli tedbirleri alamaya davet ediyoruz ’şeklinde konuştu.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."