Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

‘Nemrut Dağında Devlet’

‘Nemrut Dağında Devlet’
  • 27.12.2015

Merhum Cumhurbaşkanlarından hemşehrimiz Turgut Özal’ın Cumhurbaşkanlığı dönemindeki danışmanlarından Gazeteci Can Pulak, son 1.5 yıldır “Nemrut’a Malatya’dan ulaşıma karşı olan Adıyaman’ın ağırlığını Malatya’daki kimi yetkililerin üzerinde hissettirmesi, yine siyasi nedenlerle Malatya’daki kimi politikacıların gündemine dahi almadıkları” Nemrut Dağı’nın turizm potansiyelinin Malatya tarafının durumuna da vurgu yapan bir yazıyı kaleme aldı.

Yaklaşan seçim öncesi kimi politikacı adaylarının, Malatya’daki Adıyamanlı seçmeni etkilemek için Adıyaman Belediye Başkanı ile Adıyaman’ın bir ilçe belediye başkanını Malatya’ya getirip dolaştırarak, oy istedikleri bir dönemde, Can Pulak’ın haberturk.com internet sitesinde yayınlanan “Nemrut Dağında Devlet” başlıklı yazısı şöyle:

“..Çoğumuz Nemrut dağını bilmeyiz.Dünyada güneşin en güzel doğduğu ve battığı yerdir orası.

Denizden 2150 metre yükseklikteki bu dağın zirvesi,insanlık kültür mirası listesine kayıtlı ‘’ tanrı heykelleriyle ‘’,’’hüyük tümülüsü’’ile,dev Roma ordusunu perişan eden minicik ama güçlü ‘’Kommagene’’krallığı ile ünlüdür.

Ölümsüzlüğü ve tanrılaşmayı hedef almış ama zamana yenik düşmüş Kral Antiochos,pek çok ulustan insanların tapındığı ve korktuğu tanrılar mabedi,eşi görülmemiş devasa boyutta heykeller,özetle binlerce yıllık antik dünyanın derinliklerinde kalmış müthiş bir yer Nemrut.

Size buranın tarihini anlatacak değilim.Onu kitaplarda bulursunuz.Benim ifade etmek istediğim şey,bu kadar önemli bir değeri,böylesine muhteşem bir tarihi ve turizm alanını , nasıl hovardaca heder edebiliyoruz ?İnanın burası başkalarının elinde olsa,turizmden kazanacağı parayı koyacak yer bulamaz.

Nemrut’a Malatya ve Adıyaman’dan gidiliyor.Adıyaman yolu fena sayılmaz ama Malatya yolu çok virajlı ve bakımsız.Dağa Malatya yönünden 300,Adıyaman yönünden ise 500 metre yürüyerek tırmanabiliyorsunuz.Tuvalet yok,bir bardak içecek su yok,bilgi verecek kimse yok.Çevremdeki turistlerden utandım.

Adamlar Japonya’dan,Avustralya’dan,Kore’den,Avrupa’nın heryerinden kolay gelmişler Malatya ve Adıyaman’a.Ama ondan sonrası tam bir eziyet. Bu yüzden ziyaretçi sayısı giderek azalmış,böyle giderse gelebileni bulmak iyice zorlaşacak.

Düşünüyorum acaba kaç Turizm Bakanı gördü Nemrut’u?Kaç turizm yetkilisi çıktı bu dağlara?Gözleri alabildi mi acaba bunca cefayı devlet büyüklerimizin?Cumhurbaşkanı ve Başbakan’la hiç tanışmamış Nemrut.Cumhuriyet döneminde birkaç bakan gelmiş ama,hiçbirinden ses çıkmamış bir daha.

Anıtlar kurulu buraya da vurmuş mührünü.Ne yapar ne yaptırır bir kurumumuzdur burası.Bu kuruma göre,Türkiye’nin her yerinde ayakta bile durmak yasaktır.Halen Emniyet Genel Müdürü olan Oğuz Kaan Köksal,Malatya Valisiyken ele almış Nemrutu.Yolunu düzeltmeye kalkışmış,bir tuvalet yaptırmak istemiş dağa.Koskoca Vali mahkemede almış soluğu,yıllarca yargılanmış,mahkemesi devam ediyormuş hala.

Yine eski Malatya Valisi Kutlu Aktaş,özel idareye bir otel yaptırınca,başına gelmeyen kalmamış.Neredeyse görevden alacaklarmış adamcağızı.Devlete otel yapan devletin valisinin başı beladan kurtulmayınca,hakkında dava üstüne dava açılınca,ondan sonraki valiler dönüp bakmamışlar bile Nemrut’a.

Otelin 25 yatağı var,bakımsız olduğu için onarmak gerek.Ama Anıtlar Kurulu,çivi bile çaktırmıyor,kırılan cam çerçeveyi de taktırmıyor neredeyse.

Güneşi batırırken Nemrut’ta,aklımdan neler geçti neler..Hemen civarına bir uydu köy yapacaksın,taş evlerde pansiyonlar,köy kahveleri,yöre yemeklerini de kapsayan lokantaları olacak.Tertemiz tuvaletler,asfalt çift şeritli yollar,minik alışveriş dükkanları,el işleri,hatıra eşyalar,Nemrut’u anlatan yüzlerce kitap,kaset ve CD’ler,şapka ve tişortlar,çanta ve havlular,turizm için ne mümkünse bulunacak dağda.

Hatta ülkenin her yerinden uçabilecek helikopterleri bile düşünmeliyiz.Yaşlı turistleri de kolayca çıkarmalıyız dağa.Sadece tarihi değil,dünyanın en güzel manzarasını da görebilirler orada.Batı-Doğu-Kuzey teraslarında öyle etkileyici bir görüntü var ki,tarifi imkansız…Bir yanda Karakaya barajı,beri yanda Atatürk Barajı,dağlar dağlar,o muhteşem dağlar ve aralarından doğup batan güneş…

Güneşin batmasıyla ayrıldım hayal aleminden.İnişe geçtiğimde turistlerin de şahit olduğu bir kavgayla irkildim.Müze görevlisi Osman’ın kamera için ekstra para ödenmesi uyarısına devlete küfrederek karşı çıkan bir genç, yumruklarını konuşturmaya kalkışınca olanlar oldu.Kalabalığın arasından sıyrılan bir sivil ‘’Ben devletime küfrettirmem’’ diyerek,kürtçe bağırıp çağıran gencin üzerine yürüdü.

Nemrut’ta koca devleti,Kahta Emniyet Amirliğinin sivil polisi Mehmet aslanlar gibi savundu.Küfür eden genci ve arkadaşlarını hallaç pamuğu gibi atıp,tepeden uzaklaştırdı.Sonuçta iş tatlıya bağlandı ve küfürbaz genç,hepimizin yardımıyla gidip sivil polisimizden özür diledi.Dağlardaki bir başka çatışma da böylece önlenmiş oldu…”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."