You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam

Dugun
Malatya Haber -

‘Operasyon 10 Yıl Önce Olsaydı..’

‘Operasyon 10 Yıl Önce Olsaydı..’
  • 27.12.2015

İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu (BESYO) yönetimi ve öğrencileri tarafından organize edilen, Malatyaspor Eski Teknik Direktörü Ziya Doğan ile Süper Lig Hakemi Suat Arslanboğa’nın konuşmacı olarak katıldığı  ‘Spor ve Liderlik’ konulu panel okulun konferans salonunda yapıldı. 
 
Spor ve Liderlik ilişkisinin yanı sıra Türk futbolunun güncel sorunlarına ilişkin çarpıcı mesajların verildiği panelde, teknik adam Ziya Doğan, Türk futbolunun temel sorunlarının başında futbol dünyasındaki ilişkilerin ahbap-çavuş ilişkisine dayanan yapısının geldiğini vurgulayarak, ‘Böyle bir yapıda liderlik özelliklerine sahip insanlar büyük engellerle karşılaşıyor. Cüceler devleşiyor, gerçekten lider kumaşına sahip insanlar ise kayboluyor’ şeklinde konuştu. Ziya Doğan, şike skandalına ilişkin bir soruya da cevap verirken ‘Şikeyi konuşmak çok acı. Türk futbolunda şike var mı yoku mu? Bu soruya bugün için net bir cevap vermek zor. Ama 10 yıl öncesine yönelik bir şike soruşturması başlatılsa dışarıda kimse kalmaz’ dedi. 
 
Malatyalı Süper Lig Hakemi Suat Arslanboğa ise, hakemin futbol dünyasının yalnız adamı olduğuna vurgu yaparak ‘Hakemin seyircisi, taraftarı yoktur. Ailesi dışında koca stada onu destekleyen kimse bulunmaz. Bu anlamda hakem yalnız adamdır. Yalnız adam ise, ancak liderlik özellikleri ile başarıyı sağlayabilir’ dedi. Arslanboğa, şike skandalına karışmayan tek kesimin hakemlik kurumu olduğuna vurgu yaparak ‘Şikeye bulaşanların yeniden aynı kurumların başına geçmesine izin verilmemelidir’ diye konuştu. 
 
BESYO Öğrencilerinin Yoğun İlgisi 
 
İnönü Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu tarafından organize edilen panele okul öğrencileri yoğun ilgi gösterdi. 2 saati aşkın süren panel öğrenciler tarafından ilgiyle takip edilirken, paneli İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan İçen. BESYO Müdürü Doç. Dr. Cengiz Aslan, BESYO öğretim üyeleri, Malatya Kültür ve Turizm Şube Müdürü Ali Cengiz kalabalık bir dinleyici kitlesi izledi. 
 
İnönü Üniversitesi BESYO Spor Yöneticiliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Şentuna tarafından yönetilen ve geçtiğimiz günlerde vefat eden teknik direktör Erdoğan Arıca anılması ile başlayan panelde ilk olarak Beşiktaş’ın unutulmaz futbolcusu, Malatyaspor, , Gençlerbirliği, Ankaragücü, Konyaspor, Diyarbakırspor ve Trabzonspor’da teknik direktör olarak görev yapan Ziya Doğan konuştu. 
 
Malatya’ya İlk Gelişim Erdoğan Arıca’nın Tavsiyesiyle Gerçekleşti
 
Konuşmasına Erdoğan Arıca’yı anarak ve Arıca’nın ölümünden dolayı duyduğu üzüntüyü dile getirerek başlayan Ziya Doğan, ‘Malatya’ya ilk olarak Arıca’nın Malatya’yı bırakmasından sonra geldim. Bana Malatya’dan teklif geldiğinde onu aradım, fikrini aldım. Bana ‘Malatya’ya git, kaybedeceğin bir şey yok. Takım düşerse senden hesap soran olmaz, ama ligde bırakırsan büyük başarı sağlamış olursun ve yolun açılır’ dedi bana. Bu konuşmadan sonra Malatya’dan gelen teklifi kabul ettim ve Malatyaspor’un başına geçtim. Dipten aldığımız takımı UEFA Kupası’nda yarışır hale getirdik’ dedi. 
 
 Malatya’da bulunmaktan son derece mutlu olduğunu söyledi. Doğan ‘Bugüne kadar çok şehirde görev yaptım. Her gittiğim şehirde de 2. defa görev aldım.  Malatya’ya da 2 ayrı dönemde geldim. Ama Malatya benim için hep ayrı bir yere sahip oldu. Teknik direktörlük kariyerimin en önemli günlerini burada yaşadım. Ligin dibinde aldığım takımı UEFA kupasında yarışan bir takıma dönüştürmek benim için derin bir anlama sahiptir. Bu anlamda Malatya ile gönül bağlarım son derece güçlüdür. Her yerde söylerim, bir kez daha burada sizlere söylemek istiyorum: Malatya benim ikinci memleketimdir’ diye konuştu. 
 
Spor ve liderlik arasında sıkı bir ilişki bulunduğunu söyleyen Doğan, sporda başarılı olan insanların liderlik özelliklerine sahip olduğunu belirterek ‘Liderlik doğuştan gelen bir özellik. Ancak bu özellik daha sonra doğru kaynaklarla beslenmezse ve geliştirilmezse sürekliliği olan, kalıcı başarı sağlanamaz’ dedi. Türkiye’nin lider çıkarma bakımından son derece verimli bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Doğan, ‘Ancak yine Türkiye’de lider kumaşına sahip insanların ilerlemesi yolunda ona her zaman büyük engeller çıkarılır. Çünkü Türkiye liderlere müsaade eden bir topluma sahip değil. Engelleme çarkını kırabilen çok az insan gerçekten liderlik özelliklerini hayata geçirebiliyor’ şeklinde konuştu. 
 
Türk Futbolunun En Büyük Lideri Serpil Hamdi Tüzün’dür
 
Liderin her zaman dürüst, ilkeli ve adil davranması gerektiğine vurgu yapan Ziya Doğan daha sonra futbol dünyasındaki ilişkilere yönelik eleştirilerde bulundu. Doğan şöyle konuştu: ‘Türk futbol dünyasında ilişkiler ahbap-çavuş yöntemi ile yürütülüyor. Bu, büyük ölçüde hala böyle maalesef. Böyle bir yapıda liderlik özelliklerine sahip insanlar büyük engellerle karşılaşıyor. Cüceler devleşiyor, gerçekten lider kumaşına sahip insanlar ise kayboluyor. Türkiye’de lider konumunda olan 5-6 teknik adam ismi sayabilirim, fakat isim vermeyeceğim. İlk gençlik yıllarımda lider gibi gördüğüm çok sayıda futbol adamını sonraki yıllarda tanıdıkça, uzaktan dev gibi görünenlerin ne kadar cüce olduğunu anladım. Türk futbolunun gelmiş geçmiş en büyük ismi, lider teknik adamı Serpil Hamdi Tüzün’dür. Avrupa’da ilk şampiyonluğu onunla yaşadık. UEFA kitapçığına Türkiye’nin ismi ilk defa Tüzün Hoca sayesinde girdi. Dışardan gelen hocalar arasında ise en büyük teknik adam Lucescu’dur. Ne Piontek, ne Derwall. Türkiye’de futbola benzer şeyi ilk oynatan Mircea Lucescu’dur’ 
 
Futbol Dernek Mevzuatından Çıkarılmalı, Şirketleşme Kapsamında Bir Mevzuata Kavuşturulmalı
 
Türkiye’de futbolun bir başka sorununun dernek mevzuatı içinde yürütülmesi olduğunu ifade eden Ziya Doğan, ‘Dernekler mevzuatı artık futbol için dar bir gömlektir. Futbol kulüpleri şirketleşmelidir. Bunu en çok kulüplerin borçlandırılarak batağa sürüklenmesinin panzehiri olarak öneriyorum. Kulüpler şirketleşecek ve şirket yöneticileri de kendi dönemlerinde yaptıkları borçlanmadan dolayı kişisel olarak sorumlu olacaklar. Bakın o zaman kulüplerdeki pervasızca harcamalar olabiliyor mu? Bir de Avrupa’da bir Rus gidip Chelsea’yi alabiliyor. Bir Arap vatandaşı gidip Manchester’a teklif verebiliyor. Ama bizde birileri bir kulübe teklif verse ‘Vatan elden gidiyor’ diye bağırıyorlar. Hayır, giden vatan değil, giden çıkar gruplarının çıkarlarıdır’ dedi. 
 
Doğan ‘Büyük-Küçük Kulüp Ayrımı Hep Yapıldı’  Dedi Arslanboğa Cevap verdi 
 
Türkiye’de futbol dünyasının çifte standartlardan kurtulması gerektiğini söyleyen Doğan, ‘Bu ülkede hep küçük takım-büyük takım ayrımı yapıldı. Çifte standart hep oldu. Korunan, kollanan takımlar oldu. Kendimden örnek vereyim: Ben Beşiktaş’da 10 yılda 1 defa kırmızı kart gördüm, ama Ankaragücü’nde 1 yılda 2 kırmızı kart gördüm. Bir başka örnek, Ayman Lugano’dan daha az kart görmüştür ama, Ayman’ın adı ‘kasap’a çıkarıldı’ ifdelerini kullandı. 
 
Türk Futbolu ile Avrupa Futbolu arasındaki en önemli farkın, Avrupa kulüplerinin bir sisteme sahip olmaları olduğunu söyleyen Doğan, Galatasaray’ın UEFA Kupası şampiyonluğunu getiren başarının ardındaki asıl unsurun o dönemde Galatasaray’ın bir sisteme sahip olması olduğunu vurguladı ve Türk takımlarının sistem kurmak konusunda sorun yaşadığını belirtti. 
 
Ziya Doğan’ın küçük-büyük takım ayrımı ve çifte standart eleştirisi üzerine panelin diğer konuşmacısı Süper Lig Hakemi Suat Arslanboğa ‘Sayın hocam o günler sizin zamanınızda kaldı. Endişe etmeyin artık. Eskiden tek kamera izlenen maçlar şimdi 14 kamera ile izleniyor. Herkese eşit ve adil yönetim uygulanıyor’ şeklinde karşılık verdi. 
 
10 Yıl Öncesine Yönelik Bir Şike Operasyonu Yapılsa dışarıda Kimse Kalmaz 
 
Şike skandalına ilişkin bir soruya da cevap verirken ‘Şikeyi konuşmak çok acı. Türk futbolunda şike var mı yoku mu? Bu soruya bugün için net bir cevap vermek zor. Ama 10 yıl öncesine yönelik bir şike soruşturması başlatılsa dışarıda kimse kalmaz’ dedi. 
 
Suat Arslanboğa: Hakem Yalnız Adamdır  
 
Panelin diğer konuşmacısı Süper Lig Hakemi Suat Arslanboğa’ydı. Arslanboğa, hakemin futbol dünyasının yalnız adamı olduğuna vurgu yaparak ‘Hakemin seyircisi, taraftarı yoktur. Ailesi dışında koca stada onu destekleyen kimse bulunmaz. Bu anlamda hakem yalnız adamdır. Yalnız adam ise, ancak liderlik özellikleri ile başarıyı sağlayabilir’ dedi. 
 
Liderin genel bir yöneticiden farklı özelliklere sahip olması gerektiğini belirten Arslanboğa şöyle konuştu: Lider geleceğe yönelik bir vizyona ve anlamlı bir misyona sahip olmalıdır. Dürüst olmalıdır. Gücü ve aklı birleştiren bir niteliğe sahip olmalıdır. Güç ve aklın bir arada olmadığı süreçler futbolda başarıya ulaşmaz. Lider, zorlukların üstesinden gelmek zorundadır, pes etmek gibi lüksü olamaz. Pes eden zaten lider olamaz’ dedi. 
 
Yıldız Oyuncudan Korkmayız 
 
Kamuoyunda yaygın biçimde hakemlerin büyük takımların yıldız oyuncularından çekindiği, korktuğu şeklinde bir algı olduğuna dikkat çeken Arslanboğa, ‘Bu algı doğru değil. Gerçeklere dayanmıyor. Biz yıldız oyuncudan korkmayız. Yıldız oyunculara yönelik kasıt içeren sakatlayıcı hareketler konusunda hassasız ama bu onlara bir ayrıcalık tanıdığımız anlamına gelmez. Star oyuncu bizim için üstün oyuncu değildir. Hepsi eşittir hakem nezdinde. 17 kuralımız var. Bu kuralları hangi oyuncu ihlal ederse etsin ihlalin gereği neyse onu yaparız. Renk ayrımı yapmayız’ dedi.
 
Cezalı Maçlarda Kadın Seyirciler Bizi Çok Yordu 
 
TFF’nin seyircisiz oynama cezası verdiği takımlar için uyguladığı ‘Kadın ve çocuk izleyici’ uygulamasının futbolun sevdirilmesi açısından güzel ve alkışlanması gereken bir uygulama olduğunu söyleyen Suat Arslanboğa ‘Ancak kadınların tezahüratı konusunda bir desibel ölçümü yapılsa desibel sınırının aşldığı görülecektir muhtemelen. Ben bu uygulamanın yapıldığı ilk maç olan FB-Manisa maçında görev yaptım. Unutamam, kulaklıktan hakem heyeti olarak birbirimizle çok zor haberleşebildik. Desibel rekoru kırıldı bence. Görüntü açısından çok güzel ama hakemin beynini çok yoruyor kadınların tezahüratı. O maçtan sonra 3 gün başımın ağrıdığını söylersem abartmış olmam’ dedi. 
 
Şikeye Bulaşanlar Aynı Kurumların Başına Geçirilmemeli 
 
Arslanboğa, şike skandalına karışmayan tek kesimin hakemlik kurumu olduğuna vurgu yaparak ‘Şikeye bulaşanların yeniden aynı kurumların başına geçmesine izin verilmemelidir’ diye konuştu. 
 
Alex Hekeme İtiraz Ediyorsa Hakem Mutlaka Hatalıdır 
 
Arslanboğa, Türkiye’de lider pozisyonunda çok sayıda futbolcu olduğunu söyledi ve ‘Alex bu anlamda güçlü bir liderlik yapısına sahip futbolcu. En önemli özelliği ise hakeme gereksiz itirazda bulunmamasıdır. Şayet Alex hakeme itiraz etmişse, hakem mutlaka hatalıdır’ tespitini paylaştı. 
 
Prof. Dr. İçen ve Doç. Dr. Özel’den Panelistler Doğan ve Arslanboğa’ya Plaket
 
Panelden sonra, İnönü Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İlhan İçen Teknik Direktör Ziya Doğan’a, İnönü Üniversitesi BESYO Müdürü Dr. Cengiz Aslan ise Süper Lig Hakemi Suat Arslanboğa’ya günün anısına plaket sundu. 
 
Ziya Doğan ve Suat Arslanboğa daha sonra öğrencilerle toplu fotoğraf çektirdi ve Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu Müdürü Dr. Cengiz Aslan’ın makamında şeref defterini yazarak imzaladılar.
 
HABER-FOTO: Niyazi DOĞAN

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."