You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim
Opel Reklam

Dugun
Malatya Haber -

Prof.Çelik’ten Üniversite Personeline Veda Mesajı

Prof.Çelik’ten Üniversite Personeline Veda Mesajı
  • 02.08.2016

2008 yılından beri İnönü Üniversitesi Rektörlüğü görevini yürüten ve 8 Ağustos 2016 Pazartesi günü bu görevi Prof. Dr. Ahmet Kızılay’a devredecek olan Prof. Dr. Cemil Çelik, İnönü Üniversitesi akademik ve idari personeline yayınladığı bir mesajla veda etti.

Prof.Dr. Çelik’in mesajı şöyle:

“İnönü Üniversitesinin Saygıdeğer Akademik ve İdari Personeli,

Üniversitemizin son 8 yılında yürüttüğüm Rektörlük görevinden ayrılırken sizlerle bir araya gelerek vedalaşmak isterdim. Fakat FETÖ/PDY’nin 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü sonrasında, bu terör örgütü ile iltisaklı tüm unsurların ademe mahkum edilmesi amacıyla devletimizin ve aziz milletimizin başlatmış olduğu mücadele çerçevesinde, Üniversite üst yönetimi olarak bizim de iş yoğunluğumuzda artış meydana geldi. Onun için sizlerle ancak yazılı mesaj aracılığıyla vedalaşma durumu hâsıl oldu. Anlayışla karşılamanızı diliyorum.

Bildiğiniz üzere, İnönü Üniversitesi, 2016 yılı itibarıyla hem fizikî altyapısını hem de akademik yapılanmasını büyük oranda tamamlayarak olgunluk yaşında ve uluslararası tanınırlığı her geçen gün daha da artan bir üniversite konumuna geldi. Üniversitemizin, bugün itibarıyla 14 fakültesi, 5 enstitüsü, 1 devlet konservatuarı, 3 yüksekokulu, 12 meslek yüksekokulu, 23 araştırma ve uygulama merkezi bulunuyor.

2008 yılında yaklaşık 400 olan öğretim üyesi sayısı, 2016 yılında 800’ü buldu. Sekiz yıl önce 17.000’lerde olan öğrenci sayımız 41.500’e yükseldi. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerimizin sayısı 3.000, yabancı uyruklu öğrencilerimizin sayısı 1.200 olmuştur. Üniversitemizin bugüne kadar mezun ettiği öğrenci sayısı da 100.000’i geçmiş bulunuyor.

Gerek fizikî altyapı gerekse akademik yapılanma anlamında Üniversitemizin son 8 yıl içinde gerçekleştirdikleri, sizler de takdir edersiniz ki, önceki 33 yılda gerçekleştirilenlerden daha fazladır.

Üniversitemizin akademik hastanesi olan Turgut Özal Tıp Merkezi’nin yatak sayısı 8 yıl önce 700’lerdeydi. Bugün bu sayı, 160’ı Karaciğer Nakli Hastanesinde olmak üzere 1300’lere yükselmiş bulunuyor. Yoğun bakım yatak sayısı da 120’den 300’lere çıktı. Bu yıl inşaatı başlayacak olan Onkoloji Hastanesi bittiğinde ise Tıp Merkezimizin toplam yatak sayısı 1500’leri bulacak. Turgut Özal Tıp Merkezi, yaptığı nitelikli sağlık hizmetleriyle hem bölgemiz hem de çevremizdeki diğer ülkeler açısından önemli bir konuma geldiği için gelecekte sağlık turizmi açısından bir cazibe merkezi olacaktır.

Dönemimizde İnönü üniversitesi, sosyal sorumluluk projelerine ve çevreci yatırımlara önem ve öncelik veren bir üniversite olmayı da başardı. Bu bağlamda; konseptleri birbirinden farklı  200yataklı Hasta Yakınları Oteli, 110 yataklı Kalegöl Otel ve 45 yataklı Kampüs Otel ile hizmet verilmektedir. Ayrıca Merkez Kampüs ve diğer yerleşkelerin ağaçlandırılmasına da bu dönemde hız verildi. 8 yılda çoğu 2 metre yüksekliğinde yaklaşık 100.000 fidan ile toplam 150.000 badem ve meşe palamudu toprakla buluşturuldu. Merkez Kampüs ve diğer yerleşkelerimiz, engelsiz kampüs hüviyetine de kavuşturuldu. Ülkemizde ilk kez bir üniversite 5.3 MW kapasiteli bir güneş santralini kendi öz gelirleriyle kurarak ülkemize model oldu. Turgut Özal Tıp Merkezi’nin ihtiyacı olan enerjinin1/3’ünü bu santral karşılıyor.

Meslek yüksekokullarımızı, adlarını taşıdıkları ilçelerde yaptırdığımız binalara taşıyarak ilçelerimizin gelişmesine katkı sağlayacak süreci tamamladık. Malatya’ya kazandırdığımız Teknopark ile de üniversite-sanayi işbirliğinin temellerini attık.

Dönemimizde gerçekleştirilen projelerin %70’i Türkiye Cumhuriyeti Hükümetlerinin, %23’ü İnönü Üniversitesinin, %7’si ise hayırsever hemşerilerimizin sağladığı desteklerle gerçekleştirildi.

Öğretim elemanlarımız arasında proje hazırlama ve patent kültürünün gelişmesi için bu dönemde yoğun çaba sarf edildi. BAP ve TÜBİTAK destekli proje sayısında artışlar yaşandığı gibi, yayın sayısı ve kalitesinde de yükselme oldu. Üniversitemizin bilimsel dergi sayısı ise bugün itibarıyla 8 olmuştur. Ayrıca Üniversitenin uluslararası bilimsel işbirlikleri artırıldı ve yabancı uyruklu öğrenci kabulüne başlandı.

Üniversitemiz, bu dönemde hızla normalleşerek ülkemizin en huzurlu üniversitelerinden biri hâline geldi. İnönü Üniversitesi, akademik duruşundan ödün vermeden toplumla barışık olmayı başarmış ve önemli katkılarda bulunmuştur.

Değerli Arkadaşlarım,

2008-2016 yılları arasında, Rektör olarak İnönü  Üniversitesine ve Malatya’ya hizmet etme imkânı buldum. Bunun için kendimi bahtiyar addediyorum. Rektör olarak görev yaptığım bu süre zarfında, kendileriyle beraber çalıştığım üniversite üst yönetimindeki yakın çalışma arkadaşlarım başta olmak üzere, tüm akademik ve idari birimlerimizin yöneticilerine, Üniversitemiz Senatosu ile diğer akademik ve idari kurullarımızda görev alan arkadaşlarımıza, bütün öğretim elemanlarımıza ve idari personelimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Üniversiteyi yönetirken her zaman elimden geldiği kadar âdil olmaya, kişilerin hak ve hukuklarını özenle korumaya çalıştım. Sizlerle güzel işler yaptık. Varsa üzerinizde bir hakkım, ben herkese hakkımı helâl ediyorum. Bilerek veya isteyerek herhangi bir kimseyi haksız yere kırmaktan özenle kaçındım. Herkes gibi, benim de hatalarım olabilir ve bilmeden herhangi birinizi kırmış olabilirim. Hakkınızı helâl ediniz.

Ayrıca 8 Ağustos 2016 Pazartesi yeni dönem Rektörlük görevini devralacak olan Sayın Prof. Dr. Ahmet Kızılay ve yönetimine de şimdiden muvaffakiyetler diliyorum.

Son olarak, devleti ve milletiyle birlikte ülkemizin maruz kaldığı 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü üzerinde durmak istiyorum. Sinsi ve hain yöntemlerle devletimizin ve milletimizin içine sızarak tarihimizin hiçbir döneminde görülmemiş farklılık ve büyüklükte bir ihaneti örgütleyen FETÖ/PDY, 15 Temmuz gecesi, doğrudan devletimizi ve milletimizi hedef almış, devletimizin en güzide ve en stratejik kurumlarına, milletimizin en önemli değerlerine ve siyasi iradesine alçakça saldırmıştır. Devletsizliğin ne demek olduğunu bazı bölge ülkelerindeki duruma bakarak bizzat tecrübe eden aziz milletimiz, bu saldırı karşısında, birlik ve beraberlik içinde hareket ederek canı pahasına sahip çıktığı devletini, siyasi iradesini ve geleceğini, FETÖ/PDY’nin bu darbeci hainlerine ve teröristlerine teslim etmemiştir. Üniversitemiz de aynı gecenin sabah erken saatlerinde Senato’yu toplayarak devletin, milletin ve mevcut siyasi iradenin yanında yer aldığını kamuoyuna açıklamıştır. Söz konusu terör örgütü ile iltisaklı unsurların kamu kurumlarından temizlenmesi amacıyla devletimizin yürüttüğü çalışmalar kapsamında, İnönü Üniversitesinde de soruşturma başlatılmış olup, kararlılıkla sürdürülmektedir. Üniversitemizin yeni yönetiminin de, aynı duyarlılık ve kararlılık içinde, kurumumuzu FETÖ/PDY ile iltisaklı unsurlardan arındırma konusunun takipçisi olacağına yürekten inanıyorum.

Milletimizin darbe teşebbüsüne karşı verdiği kutlu mücadelede, devletimizin istiklâli ve ülkemizin istikbali için gözünü kırpmadan hayatlarını feda eden şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

Bu duygu ve düşüncelerle sizlere teşekkür ediyor, Üniversitemizin gelişmesinde emeği geçen herkesi şükranla, bugün hayatta olmayanları rahmetle anıyorum.

İnönü Üniversitesinin gelecekte daha iyi yerlerde olacağına dair inancımı bir kere daha yineleyerek hepinize “Allah’a ısmarladık” diyorum.”

Bülten

Etiketler:

Yorumlar
  1. Meral Çiyan Şenerdi dedi ki:

    Göknur Aktay ile helalleşebilirsiniz istiyorsanız. Yapacağınız şey çok basit: ona atılan iftiranın kumpas olduğu belgesi elinizdeymiş onu paylaşacaksınız. Bu dünyada ölüm var, bu yükle bu dünyadan ayrılmak istemezsiniz sanırım. Bu kadar haram eden içinden bir helallik almış olacaksınız, az şey mi?

  2. Fatih DULKADİROĞLU dedi ki:

    Sayın eski rektör,
    Bu veda mesajını yazmamış olsaydın senin kimlerin üzerinde hakkın olduğunu da belki bilmeyecektin.Sen bu sekiz yılın biteceğini anlamayacak kadar güç egosu içinde; avanelerininve yardakçılarının yönlendirmesiyle hareket ettin,insanlarla alay ettin,insanlara haksızlık ettin insanları özlük hakları için umutlandırarak onlarla dalga geçtin,onurlarını zedeledin,insanların yüzüne güldün arkasından kötülükler yaptın,senden olmayanları itibarsızlaştırmaya çalıştın. Daha da kötüsü içinde bulunduğumuz şu son günlerdeki duruma bir çok davranışınla çanak tuttun.Sana çok daha fazla söylenecek söz var.İstersen onların yerine bir kıssa dan hisse ile,Ebussud Efendi’nin üslubuyla söyleyeyim,belki daha net anlarsın.
    “Dirahta ger ziyan etse karınca
    Günah var mıdır anı kırınca?”
    (Eğer karınca ağaca zarar verir, onu kurutursa onu yok etmenin bir günahı var mıdır?)
    Şairliği de bulunun Ebüssuud Efendi, manzum soruya manzum bir cevap verdi:
    “Yarın Hakkın divanına varınca,
    Süleyman’dan hakkın alır karınca…”
    Sana hakkımı helal etmiyorum.İki cihanda elim yakanda olsun…Bu yorumlar ve “ah” lar seni daha çok huzursuz edecek keşke sessiz sedasız çekip gitseydin.Fatih DULKADİROĞLU İnönü Üniversitesi E.Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanı

    1. Fatih DULKADİROĞLU dedi ki:

      Bu yorumda sehven “senin kimlerin üzerinde hakkın olduğu”yazılmıştır.Doğrusu “kimlerin senin üzerinde Hakkı’nın olduğu”yazılacaktı.Bu yanlışlıktan dolayı okurlardan özür diliyorum.

  3. DOKTOR dedi ki:

    Ben de size hakkımı helal etmiyorum, Ögretim uyesi alımında bilimsellik, liyakat sıfır, benim kafada olsun odada otursun mantıgı var. Basarılı ve dürüst bilim adamları size yaramaz. Cok şükür gidiyorsunuz, İnönü sizden kurtuldu!! Hakkınızı yediğiniz insanların ahı yanınıza kalmaz.

  4. sefer dedi ki:

    hastanede 20.25.30.35 yıl çalışan personelin dönerlerini kestiniz ama canınızın istediklerine verdiniz çakma müdür yaptınız-.acilde gösterdiniz – yoğun bakımda gösterdiniz- ameliyathanede gösterdiniz, verdiniz hastane idaresine yakın olanlar aldı bizde hakkımızı öbür tarafta alacağız ama alcağız size ve hastane ekibinize güle güle demiyorum

  5. Doğrucu Davut dedi ki:

    BİR KENTİN ÜNİVERSİTESİ NE İŞ YAPAR?

    Üniversite, binlerce öğrencinin okuyup mezun olduğu bir eğitim kurumundan ibaret değildir. Düşünen, üreten, ürettiren, destekleyen, soran, sorgulayan, yanlışı söyleyen, doğruyu ortaya koyan, içinde bulunduğu kentin, bölgenin ve tüm ülkenin sorunları tartışan bir kurumdur. Üniversiteler bulundukları kentin sorunlarına çare üretmek için de vardır. Bu anlamda bireysel ve kurumsal çözümler üretir, kenti ilgilendiren önemli tartışma konularında görüş bildirirler. Evrensel konularda olduğu gibi kent ile ilgili konularda da toplantılar, paneller, konferanslar, söyleşiler, etkinlikler düzenler, yapılan her çalışma vasıtasıyla artı değer katar.
    İnönü Üniversitesi, kaysının, kirazın, elmanın, cevizin üretim, işleme ya da pazarlanması tartışmalarına hangi katkıyı sundu? Kâğıt üzerinde 1-2 cılız kişisel çaba örneği verilebilir ama sonuç alıcı, somut bir çalışma örneği henüz yok, olacağa da benzemiyor bu gidişle.
    Şehrin sosyal ve kültürel yaşantısına hangi değeri ekledi? Gerçek anlamda hangi saha çalışması ile Malatya köy köy, kasaba kasaba incelendi? Kente hangi sanat anlayışını yerleştirdi? Eğitim alanında, yüksek öğretime geçiş sınavlarında yerlerde sürünen Malatya için ne önerdi? İhalelerin eğitimden öncelikli olarak kabul edildiği bir kurumun bırakın şehri, kendine bile faydası olmaz.
    Eksikleri yazmak zor, olanı yazmak daha kolay ama o da hiç yok!
    Kısaca şehri markalaştırma adına ne yaptı?
    (İletişim dekanı TV de bir programda Belediye başkanına akıl veriyor. Yaptığı bir anket ile şehri marka yapacağını iddia ediyor. (Zannediyor.)Allahım bu nasıl bir hayal, nasıl bir ego. Bir de marka şehir olmak için şehrin idarecilerine üstten bakan bir tavırla akıl veriyor. Sen önce kendini, üniversiteni marka yap. Mevcut bölümlerin en az yarısına girmek için neredeyse sınava girmek yetiyor.)
    Bunlarla ilgili değil ama yaptıkları da var.
    Sağlanan imkânlar bakımından kıyas bile edilmeyecek T.Özal Tıp Merkezi’ni Devlet hastaneleri ile yarıştırıyorlar. Tam tekmil sporcu ile bacakları olmayan engelliyi yarıştırıp birinci olduk diye yaygara yapıyorlar. Karaciğer naklinde hazır Avrupa 1. olarak aldığın hastaneyi bile kocaman bir sağlık ocağına çevirmişsin.
    Şu kadar öğrenci var, bu kadar para harcıyorlar, Malatya ekonomisine yıllık şu kadar katkı sağlıyorlar. vs. vs. Kusura bakma o senin marifetin değil, aç mı kalsınlar. Bedava mı yaşasınlar?
    Üniversite yönetimi maalesef yaşadıkları kente dair en küçük bir kaygı taşımadı. Onların tek derdi, öğretim üyelerini ayar edip sandıktan çıkmak oldu. Üniversitede neyin yapıldığı değil kimin yaptığı, neyin istendiği değil kimin istediği önemli hale geldi.
    Ekibini oluştururken icracı, yetenekli olanları değil biat eden, itaatkâr olanlar tercih edildi. “Ayaklar baş, başlar ayak oldu” cümlesi tam karşılığını burada buldu. Siyaset maskesinin arkasında adeta bir derebeylik oluşturuldu.
    Bizim Üniversite, her devrin adamı olanları üretti.
    Rektörler yolcu oldu, onlar hancı…
    Akademik ve idari olarak çok kötü yönetilmesinin (yönetilememesinin) doğal sonuçları son rektörle tavan yaptı. Hülle yolu ile adaletsiz bir şekilde dağıtılan akademik ve idari unvanlar ile boynuna kul hakkı ipini de ahret günü çekilmek üzere taktı.
    Otel yapmışsın külliyen zararda. Kendi personeli bile gitmiyor. Yapılacak en son yere, sıcağın sivrisineğin ortasına kondurmuşsun. Hangi fizibiliteyi yaptın da onu oraya koydun. Başkası yapsa ahkâm keserler. Efendim yerinin bilimsel açıdan araştırılması gerekirdi falan vs.
    Teknopark yapmışsın bomboş. Bırakın kenti, kendi hocası dahi gitmemiş, Sanki akşama kadar üniversitede Ar-ge çalışması var bunları nakde çevirmek için bir teknopark eksik! Bu işlere kafa yoracak olan rektör ve ekibi ki, genel sekreter bu işlerin icra makamıdır, maliyenin denetim elamanı olarak girdiği üniversiteden 7,5 yıllık görev süresinin sonunda doçent olarak çıkmıştır. Varın hangi işlerle uğraştığını siz tahmin edin. Bu görevi hakkı ile yapan birisi bırakın bilimsel çalışma yapmayı, kafasını bile senede ancak bir kez kaşıyabilir. Ama hazret günde 8 saat genel sekreterlik yapmış, geri kalan zamanlarını uyumadan bilimsel çalışmalarına ayırmıştır.(Bu arada İİBF’de derslere de girmiştir.) “En tehlikeli şey büyük makamlara gelmiş küçük insanlardır” sözünü doğrulayan bu muhterem, makamını da küçültmekten başka üniversiteye hiçbir katkı sağlamamıştır.
    Biri Elazığ’dan geliyor, biri Yozgat’tan… Bi tane de Sivas’tan bir maliye memuru… Malatya’nın çocukları ile futbol topu gibi oynayıp oradan oraya atıyorlar ve kendini Malatyalı zanneden Rektör de tribünden maç izler gibi olanları izleyip yapılan işin keyfini çıkartıyor. Menfaatlerinin kölesi olmuş onca akademisyen ve sendikalar da kafalarını kuma gömmüş, insanlığı öldürmekle meşgul. Ortaya çıkan sonuç; Yetkili olanların bilgisiz, bilgili olanların da yetkisiz olduğu bir kurum.

  6. adalet dedi ki:

    Hakkımız zıkkım haram olsun. Ne olduğunuzu anlayamadık. kim size yakınsa onu tuttunuz. Memuruna hakaret eden, 3 yıl önce sırf başını kapattığı için kadın memuruna saymadığı hakaret kalmayan kütüphane daire başkanını korudunuz. BU yönde açılan İnceleme araştırmanın üzerini kapattınız. Adamcılık yaptınız. Sırf yeğeninize kadro vermek için görevde yükselme sınavı yaptınız. Sadece yegeniniz kazandı. İnsanların duygusuyla oynadınız.

  7. Hikmet Geçkil dedi ki:

    Şu yorumları görünce insanın içi acıyor. Yazık… Allah üniversitelerimizi ve ülkemizi geldikleri görevlere layık olmayan, liyakatsız insanlardan, onlarin dalkavuklarından ve doğru dürüst kriterleri olmayan kadrolaşmalarından korusun.

    Rektör seçimi ile ilgili ve bir üniversitede yönetimin nasıl olup olmaması gerektiği konusundaki yazılarım aşağıdaki linklerden okunabilir:

    http://bilim-blogu.blogspot.com.tr/2016/04/bir-universitede-yonetim-nasl-olmal.html?m=0

    http://bilim-blogu.blogspot.com.tr/2016/01/universitelerimizin-geri-kalmslgndaki.html?m=0

  8. özgürlük... dedi ki:

    Umarım Ahmet bey yönetim kademesini tamamen değiştirir. Bu yönetimden bir kişiyle bile çalışmaz. Üniversite sadece rektörlük binasından ibaret değildi. Ama ne hikmetse siz bilmem kaç metre kare odanızdan tek taraflı verilerle üniversiteyi yönettiniz.

  9. Ahmet dedi ki:

    Rektörlük binasının girişinde yazan Büyük Önder Atatürk’ün ‘Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz” sözünden korktunuz. Kütüphane binasında yazan Atatürk Türkiyedir Türkiye Atatürk” özdeyişi aklınızı oynattı. Bunları silip attınız. Ancak bundan sonraki yaşamınızda bu sözlerin ne kadar da doğru ve yerinde olduğunu, yaptığınız icraatların ise tüm bunlarla çeliştiğini ömür boyu hatırlayınız Sayın Cemil Çelik.

  10. hoca dedi ki:

    Ben de size asla hakkımı helal etmiyorum. Size ve ekibinize. Allah bildiği gibi yapsın ve her iki cihanda da elim sizlerin yakasındadır. 8 yılımı yediniz.

  11. HAKIMIZ ANANIN AK SÜTÜ GİBİ HELAL SANA HOCAM dedi ki:

    hocam hakımız helal olsun tam bir devlet millet adamıydın malatya senin kıymetini geçte olsa analayacaktır . bence malatya için büyük işler yaptın yolun açık olsun

    1. salih dedi ki:

      Hakınızı helal ediyorsunuz ama cesaret edip de isminizi yazamıyorsunuz

  12. salih dedi ki:

    merhabalar cemil bey çünkü hocamız olamadınız 8-5 devlet memuru gibi çalıştınız biro personeli gibide size insanlar hiç ulaşamadı ben sorsam size kaç personelinizi tanıyorsunuz yanlızca sana hizmet edenleri ve birde tayfanı tanıyorsunuz inanan insanda kibir olmaz gurur olmaz şimdi arkandada kimsede olmaz

  13. ali dedi ki:

    İnsanların özlük hakkıyla oynadınız. kişilere haksız yere gelecekleri ile oynadınız. Allah bildigi gibi yapsın sizi.

  14. Hakan AKMİL dedi ki:

    Rabbime sonsuz şükürler olsun bizlere bu günleri de gösterdi.
    Hakkını hukukunu ihlal ettiğiniz insanlarla helalleşmek yazdığınız bu bir sayfa yazı ile olmuyor , bu kadar basit değil. Ben hakkını ve hukukunu bilerek , başkalarının yönlendirmesi ile çiğnediğiniz ve gasp ettiğiniz bir personelinizim.
    Ben şahsım adına size hakkımı helal etmiyorum. Mağduriyetimizde katkısı ve ilişkisi olan herkese hakkımı helal etmiyorum.
    Huzuru ilahide sizlerden hakkımızı alacağız inşallah. Sizleri her zaman ALLAH’ın adaletine sevk ettik. İnşaallah orada helalleşeceğiz.
    Yazınızı bence yanınızda oraya götürün belki gerekir.

    Hakan AKMİL
    Bilgi İşlen Daire Bşk.lığı
    Sicil No:A-756
    0-537-4529088

  15. etme bulma dünyası.. dedi ki:

    sen en yakınındakilerine ihanet edip üniversitedeki en kaypak insanlara güvendin..ama bak seçimde onlar sana ne yaptı?! bu dünya etme bulma dünyasıdır hocam..ne ekersen onu biçersin.. şimdi hiçbir saygınlığın yok. sen bu yolu seçtin..şimdi kaldıysa bir yolun hadi açık olsun..

  16. emre dedi ki:

    Sayın Rektör; çok insanın ahını aldınız, haksız yere çok insanı üzdünüz, mağdur ettiniz. Size, genel sekreterinize ve yardımcısına hakkımı helal etmiyorum. Bana ve benim gibi haksız yere mağdur ettiğiniz insanların ahlarından kurtulmayın..

  17. HAKIMI HELAL ETMİYORUM dedi ki:

    En son yeğenini Tekniker kızını hoca yaptı hak adalet yönünden gideni arattı en önemlisi üniversiteyi eğitim yönünden aldığı seviyeden daha kötü bir durumda bıraktı gidiyor

  18. Tamer dedi ki:

    sizin döneminizde tıp fakültesini terkeden/terketmek zorunda kalanların listesi.
    PROF. DR. NURZAT ELMALI
    PROF. DR. SELİM DOĞANAY
    PROF. DR.TAYYAR KALCIOĞLU
    PROF. DR.HASAN BERAT CİHAN
    PROF. DR.ALPAY ALKAN
    PROF. DR.MELTEM SERİN
    PROF. DR.TAMER BAYSAL
    PROF. DR.ÖZLEM BAYSAL
    PROF. DR.AYŞE SERTKAYA
    PROF. DR.AYHAN KOÇAK
    PROF. DR.TAMER ERDEM
    PROF. DR.GÜLNUR ERDEM
    PROF. DR. MUAMMER KARAKAŞ
    PROF. DR. MUTLU MEYDANLI
    PROF. DR. AYŞE KAFKASLI
    PROF. DR. MUSTAFA ŞENOL
    PROF. DR. ÖNDER ÇELİK
    PROF. DR. RIZA DURMAZ
    PROF. DR. İSMAİL TEMEL
    PROF. DR. MUKADDES EŞREFOĞLU
    DOÇ. DR. MELTEM KURUŞ
    DOÇ. DR. HALDUN ERKAL
    DOÇ. DR. AHMET SOYLU
    DOÇ. DR. MUSTAFA AKÇAY
    DOÇ. DR. METİN ÖZGEN
    DOÇ. DR. MURAT UĞRAŞ
    DOÇ. DR. BEKİR DURMUŞ
    DOÇ. DR. CEM ERTAN
    DOÇ. DR. ENDER GEDİK

  19. ANLI AÇIK BAŞI DİK İNSAN YOLUN AÇIK OLSUN dedi ki:

    hocamıza hakımız helal olsun aslanlar gibi görevini yaptı anlı açık başı dik ayrılıyor yolu açık olsun ilerki yaşamında başarılar diliyorum (sıkıntısı olanlar keşke 8 sende birgün karşına çıkıpta söyleseydi ama herkese saygı duymak lazım binlerce çalışanın oldu bir kurumda memmun olmayanda olabilir )

    1. salih dedi ki:

      Tabiki senin haketmediğini sana verdidiye helal ediyorsun çünkü hak etmediğin yerdesin.sende gel git kimin hakını yiyerek geldiğin kişilerden helallık iste

  20. Cemal dedi ki:

    Sırf Atatürkçü, çağdaş, laik diye asistanları doktoraları bitince kapı önüne koyan bir rektördür Cemil Çelik. Bu elemanlar hala işsiz gezerken, hiçbir liyakati olmayan ama sağlam cemaatçi olanları, derste konuştuğu anlaşılamayanları, hiçbir vasfı olmayanları üniversiteye hoca diye atayan rektördür Cemil Çelik.

  21. Osman dedi ki:

    Hakkımı helal etmiyorum…. Allah bu dünyada yaptıklarını yanına koymaz inşallah…. eski rekorunu insana verdiği değer ve yaptıkları ortada…. inonu üniversitesi ve malatyanin evlatlarına yazık ettin… bilim gitti çok uzaklarda artık….

  22. harun dedi ki:

    Bir helallik isteyeydi eyiydi, amma insanlarin karsisina cikipta heallik istemek icin de yurek lazim. Hakkimi asla helal etmiyorum da etmem de. Rabbime havale ediyorum.

  23. ferit dedi ki:

    veda mesaji güldürmesin zirveye cıkışta bizi tanimayanlarla aşagıya inişte karşılaşıyoruz vermiş olduğu haksız kadroların hesabında belki bu dünyada yırtarda ahirette nasıl edecek ben helal etmiyorum etmiyecemde

  24. Peki bir sorum var Sn Vedalı Rektör dedi ki:

    Çok güzel diyorsun Sn rektör 2008 yılında 400 Öğr üyesi ben gşderken 800 oldu. Peki bu kadar aldığın öğretim üyelerinden bir Rektör adayı neden çıkarmadın da gittin yurtdışından İTHAL Rektör adayı getirdin. Kendi kendini inkar değil mi bu yaptığın. Demek ki 800 tane Öğr üyesine güvenmedin doğru değil mi? Öyleyse neden atadın 400 fazla kişiyi. Dışardan getirdiğin rektör adayı ile Ünv tüm Öğr üyelerine saygısızlık değil mi?

    1. salih dedi ki:

      Kendisine güvenenlerede güvenmemiş

  25. Bircan dedi ki:

    Biz hakkımızı helal etmiyoruz. Genel sekreterin seni ayakta uyuttu. Malatyanın çocuklarını sürdünüz. Zulmettiniz. Haksız ve liyakatsiz kadrolar verdiniz. Ben Malatyanin çocuklarını sürmedim diyorsan önüne çıkan ilk adama sor sana söylerler.

  26. Akademik dedi ki:

    Rektör Giderken
    Devletten oluk oluk para aldınız. Bu paraya bazı binalar yaptınız. Bari onları da yapmasaydınız. Sizden önce yapılanları bile sahiplendiniz. 8 sene makamınız birkaç yandaşınız dışında öğretim üyesine hep kapalı kaldı, kimse size ulaşamadı. Kuruma adam alırken sizden olup olmadığına baktınız ama bilimsel niteliğinin önemi yoktu. 8 koca yıl bir fiyasko idi. bilimsel ve sosyal faaliyetler hak getire! Birçok insanı mağdur bıraktınız ve 8 yıl kadrolarını vermediniz. Şimdi veda mesajı yazıyorsunuz. Yolunuz açık olsun.

    1. salih dedi ki:

      Yerden göğe kadar haklısın

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."