SON DAKİKA
SON DEPREMLER

"Ramazan Bayramında İdari Tatil Yok"

0
Güncellendi - 2018-06-05 03:32:54
A- A+ PAYLAŞ

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Toplantının 65. hükümetin 65. toplantısı olduğunu anımsatan Bozdağ, bu toplantının büyük ihtimalle parlamenter sistem içindeki son Bakanlar Kurulu toplantısı olduğunu söyledi.

Bozdağ, 24 Haziran sonrasında Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçileceğini ve oluşturulacak yeni kabinenin Türkiye'yi yöneteceğini belirterek, yeni hükümet sisteminin hayırlı olmasını temenni etti.

Bakanlar Kurulu toplantısında gündemdeki iç ve dış konuları enine boyuna değerlendirme fırsatı bulduklarını dile getiren Bozdağ, seçim sürecinin de ele alındığına işaret etti.

Bozdağ, cumhurbaşkanı ve milletvekili adaylarının seçim çalışmalarını güven ortamı içinde, özgürce yürütebilmeleri ve seçimin ülkenin dört bir yanında güven içinde sürdürülebilmesi için yapılan çalışmalar ve alınan tedbirlerin gözden geçirildiğini söyledi.

"Seçim süreci demokratik olgunluk içinde geçmekte"

Seçim sürecinin demokratik olgunluk içinde devam ettiğini vurgulayan Bozdağ, "Bugüne kadar seçim süreci büyük bir demokratik olgunluk içinde geçmektedir. Herhangi bir olumsuzluğa rastlanılmış değildir. Huzur, güven ortamı içinde seçimlerimiz devam etmektedir. Temennimiz odur ki seçim sürecinin sonuna kadar da seçimin demokratik olgunluk içinde devam etmesidir." diye konuştu.

Türkiye'nin seçim tecrübesini çok yaşadığını ve tüm seçimleri büyük bir demokratik olgunluk içinde tamamladığını ifade eden Bozdağ, siyasi partilerin ve adayların da bu demokratik olgunluğa sahip olduklarını belirtti.

Bozdağ, "Hükümet olarak ülkemizin her yerinde seçim güvenliğiyle ilgili her türlü tedbirin alındığının özellikle bilinmesini isteriz ve bunun altını bir kez daha çizmekte fayda görüyoruz." diye konuştu.

"Ramazan Bayramı'nda idari tatil söz konusu değil"

Ramazan Bayramı'na çok az bir zaman kaldığına işaret eden Bozdağ, "Ramazan Bayramı nedeniyle idari tatil verme durumu söz konusu değil. Çünkü Ramazan Bayramı cuma gününe, hafta sonuna denk geliyor. Bu nedenle Bakanlar Kurulu idari bir tatil kararı alma gereği duymamıştır." dedi.

Maaş ve ikramiye ödemelerinin tarihleri belirlendi

Emeklilerle ilgili bazı konular bulunduğunu belirten Bozdağ, "Özellikle bayram ikramiyelerine ilişkin Meclis'te yasal değişiklik yapıldı. Bu çerçevede Bağkur ve Emekli Sandığı emeklisi vatandaşlarımız bayram ikramiyelerini 7 Haziran'da, SSK emeklisi vatandaşlarımız da bayram ikramiyesini 8 Haziran'da alabileceklerdir." dedi.

Emekli Sandığı emeklilerinin maaşlarının 1 ve 5 Haziran tarihleri arasında ödemesinin yapıldığını ve bu ödemelerin devam ettiğini söyleyen Bozdağ, şunları kaydetti:

"SSK ve Bağkur emeklilerinin emekli maaşları bayram sonrası döneme denk geliyordu. Bunların emekli maaşlarının bayram öncesi ödenmesi, 11-12-13 Haziran'da ödemelerin tamamlanması hususu kararı alınmıştır. Şu anda ödemeler öne çekildi. 11-12-13 Haziran'da SSK ve Bağkur emeklilerimiz de maaşlarını alacaklardır."

"Münbiç için bir takvim ortaya kondu"

Türkiye ve ABD'nin PYD ve YPG'nin Münbiç'ten uzaklaştırılması konusunda bir yöntem benimsenmesinde mutabakata vardığını bildiren Bozdağ, "Bu yöntem çerçevesinde YPG/PYD'li teröristlerin bölgeden uzaklaştırılması için bir yol haritası çizilmesi için de mutabakata varıldı. Bu yol haritasının birlikte uygulanarak Münbiç'teki YPG/PYD'li teröristlerin bölgeden ayrılması ve bölgedeki diğer hususların yerine getirilmesi konusunda da bir mutabakat sağlandı." ifadesini kullandı.

Burası için bir takvimin de konduğunu aktaran Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ucu açık da bir çalışma değil. Hem yöntemi belirleme hem yol haritasını belirleme hem de bunları hayata geçirme konusunda bir takvim de ortaya kondu. Kaç gün içerisinde yöntem belirlenecek, kaç gün içerisinde yol haritası, kaç gün YPG/PYD'li teröristler Münbiç'ten ayrılacak ve Türk ve ABD'li askerler anlaşma çerçevesinde orada nasıl güvenliği, asayişi ve diğer konuları hayata geçirecekler, bütün bunların hepsi bir takvim çerçevesinde uygulamaya konulacaktır. Hepsi de takvime bağlanmış durumdadır. Umarız ki müttefikimiz ABD, aramızdaki bu ön mutabakat çerçevesinde alınan kararların birlikte hayata geçirilmesi konusunda mutabakatın gereğini yerine getirir. Dileğimiz buranın, bu mutabakat çerçevesinde teröristlerden temizlenmesi ve arındırılmasıdır. Şu anda olumlu bir noktadayız, bu olumlu noktanın, bu takvim çerçevesinde Türkiye'nin arzu ettiği istikamette sonuçlanacağını ümit ediyoruz."

"Her an her şey olabilir"

Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) Irak'ın kuzeyinde terörle mücadele nedeniyle bulunduğunu, Türkiye'nin 11 ayrı askeri birliklerinin olduğunu dile getiren Bozdağ, TSK birliklerinin, Kandil'den ve Irak'ın kuzeyinden Türkiye'ye PKK'lı teröristlerin geçişini önlemek ve Türkiye'ye yönelik terör tehditlerini ülkenin sınırları dışında etkisiz hale getirmek için orada olduklarını vurguladı.

Zaman zaman oradan yapılan saldırılarda, kurulan tuzaklarda şehitler ve gazilerin olduğunu hatırlatan Bozdağ, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Şunu bilmenizi isteriz ki nerede terörist varsa, nerede Türkiye'ye dönük tehdit varsa, orası Türkiye için hedeftir. Hem teröristler hedeftir hem de oradaki terör kaynaklarının tamamı Türkiye için hedeftir. Türkiye, hem ülke içinde hem de ülke dışında Türkiye'ye dönük bütün terör tehditlerini kaynağında imha etme kararlılığındadır. Artık taarruz politikasını hem içeride hem dışarıda uygulama kararlılığındayız ve uyguluyoruz. Orada da teröristlerin inlerine girmeye devam ediyoruz."

Bozdağ, Kandil'in terör örgütünün bir merkezi olduğunun herkesçe bilindiğini, oradan Türkiye'ye terör ihraç edildiğini, Türkiye'deki terörün oradan yönetildiğini söyledi.

Türkiye'nin daha önce Kandil'e defalarca operasyon yaptığını aktaran Bozdağ, "Bundan sonra da Kandil dahil Türkiye'ye dönük her türlü teröristin ve terör tehdidin olduğu yere Türkiye'nin operasyon yapma hakkı mahfuzdur. Kandil'e, Türkiye bundan sonra da girebilir, her an her şey olabilir." diye konuştu.

"Yunanistan darbecileri himaye etmekte"

Yunan yargısının darbeci askerleri serbest bırakmasına ilişkin bir soru üzerine Bozdağ, Yunanistan'ın, Türkiye gibi darbelerden çok çekmiş, darbelere Türkiye gibi bedel ödemiş bir ülke olduğunu anımsattı.

İki ülke arasında suçluların iadesine dair uluslararası hukukun gerektirdiği kuralların bulunduğuna işaret eden Bozdağ, şunları söyledi:

"Yunanistan hem komşu olarak hem aramızdaki uluslararası kurallar gereği hem de darbelere bu kadar bedel ödemiş bir ülke olarak yapması gereken; darbeci askerlerin, teröristlerin Türkiye'ye iadesini yapmaktır. Ama maalesef Yunanistan bunu yapmadı. Öyle görüyoruz ki Yunanistan, Türkiye'nin içerisinde, Türkiye'nin parlamentosuna, hükümetine, milletin iradesine, devletine, anayasasına karşı darbe teşebbüsüne kalkışan bu FETÖ'cü terörist darbecileri himaye etmektedir. FETÖ'ye alenen destek vermektedir. Darbeden çekmiş Yunanistan devleti, darbecilere destek vermektedir. Bunu Türkiye olarak bizim kabul etmemiz mümkün değildir."

Yunanistan Başbakanı Çipras'ın darbeden hemen sonra yaptığı bazı açıklamalarla bu darbecilerin Türkiye'ye iade edileceği konusunda bir olumlu hava estiğini, biraz da ümitlendiklerini dile getiren Bozdağ, "Sayın Çipras, sözünün eridir diye düşündük. Ama öyle görüldü ki daha sonra yargı süreçleri devreye sokularak o iadeler yapılmadı." dedi.

"FETÖ'cü askerleri Türkiye'ye getirmek bizim vazifemiz"

Bozdağ, uluslararası hukuk kuralları ne derse desin, bu iadelerin siyasi bir yönünün de bulunduğuna vurgu yaptı.

"Yunanistan'da yargının verdiği bu kararlar hukuka dayanan kararlar olsaydı, iki ülke arasındaki antlaşmaların gereğine uyarak alınmış olsaydı şu anda FETÖ'cü darbeciler Türkiye'ye iade edilmiş olacaktı." diyen Bozdağ, Yunanistan'da bu süreçte, hukuk yerine Türkiye'ye dönük hesaplar ve siyaset araya girdiği için Yunanistan'ın şu anda suçluları, darbecileri himaye eden, koruyan bir ülke konumunda olduğunun altını çizdi.

Bozdağ, şunları kaydetti:

"Yunanistan FETÖ'cü, darbeci askerleri iade etmemiş olabilir. Hatta onlara başka imkanlar da korumalar da verebilir. Bazı ülkelerin teröristleri himaye ettiği gibi himaye edebilir. Özellikle ifade etmek isterim ki, ne yaparlarsa yapsınlar o darbeci, FETÖ'cü askerleri bulmak, onları paketleyip Türkiye'ye getirmek bizim vazifemizdir. Nereye giderlerse gitsinler, enselerinde olacağız. Onları önünde sonunda yakalayacağız, Türkiye'ye getireceğiz, Türk yargısına teslim edeceğiz. Yargımız da millet adına, yaptıkları fiillerin hesaplarını onlara soracaktır. Burada kaçış yok. Hangi ülke himaye ederse etsin, burada kurtuluş yok."

"Her şey kurallara uygun yapılmıştır"

"Teröristbaşı Fetullah Gülen'in Amerika'dan iadesinin usulüne uygun istenmediğine dair tartışmalar vardı. CHP'ye çağrıda bulunup Adalet Bakanlığına gidip dosyayı inceleyebileceklerini söylemiştiniz. Bugün o ziyaret gerçekleşti. Görüşmeye ilişkin bilgi aldınız mı?" sorusuna Bozdağ, "Türkiye teröristbaşı Fethullah Gülen'in iadesini Türkiye ve Amerika arasındaki ikili anlaşmaya uygun şekilde istemiştir. Her şey kurallara uygun yapılmıştır. Usul açısından eksiklik ve yanlışlık yoktur." yanıtını verdi.

Bozdağ, ABD tarafının teröristbaşı Gülen'i ve bütün teröristbaşının teröristlerini himaye ettiğini, Gülen'i Türkiye'ye iade etmemek için ipe un serdiğini söyledi.

Türkiye'nin bu noktada üzerine düşen her şeyi eksiksiz yerine getirdiğini vurgulayan Bozdağ, eğer hukuk uygulanıyorsa ABD'nin derhal teröristbaşı Gülen'i Türkiye'ye iade etmesi gerektiğini kaydetti.

Bozdağ, "Maalesef ABD, Türkiye ile müttefik olmasına rağmen teröristbaşını iade etmediği gibi teröristbaşı Gülen'in ABD'den FETÖ/PDY terör örgütünü yönetmesine, müttefiki olduğu Türkiye'ye karşı dışarıda ve içeride saldırıda bulunmasına müsaade ediyor. Orada rahat, özgür biçimde terör faaliyetlerine FETÖ/PDY kurucusu ve yöneticisi teröristbaşı Gülen devam etmektedir. Bu, iki ülke arasındaki hukuka da iki ülkenin çıkarlarına da müttefikliğe de uygun bir durum değildir." diye konuştu.

"Umarız bu değerli hukukçular gördükleri karşısında hakkı teslim ederler"

CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce'nin "Usulüne uygun istemediler." iddiası üzerine Adalet Bakanlığının davette bulunduğunu hatırlatan Bozdağ, bugün CHP adına, Bakanlığa milletvekilleri ve Ankara Barosu avukatlarının bulunduğu heyetin geldiğini söyledi.

Adalet Bakanlığında uzunca bir görüşme yapıldığını anlatan Bozdağ, Adalet Bakanlığı bürokratlarının bu konunun esas uzmanları olduğunu vurguladı. Bozdağ, bu konunun Türkiye'de herkes tarafından bilinen bir konu olmadığını, uluslararası hukuka göre iade usullerini Adalet Bakanlığının bildiğini ifade etti.

Yargı makamlarının dahi Adalet Bakanlığı kadar bu işi bilmediğini dile getiren Bozdağ, şunları kaydetti:

"Çünkü yargı makamı sadece iade talebine karar veriyor. Bunun uygulaması, usulü nasıl olacak, evrakların tanzimi, bunların karşı tarafa usule uygun iletilmesi işi, Adalet Bakanlığı tarafından deruhte edilmektedir. Kendilerine bugüne kadar teröristbaşı Fetullah Gülen'in iadesiyle, geçici tutuklanma talebiyle ilgili sadece darbe teşebbüsü değil diğer dosyalarla ilgili neler yapıldığına dair sunumlar yapıldı. Ayrıca evrakların tamamı sayın vekillerin ve beraberindeki avukatların incelemesine de sunuldu. Sunumu dinlediler, sorularını sordular, evrakları incelediler, kendi notlarını da aldılar. Arkadaşlarımıza teşekkür edip ayrıldılar. Bundan sonrası onlara kalmıştır, ne açıklama yapacaklar onu göreceğiz. Çıkışta bir açıklama yapmadılar. Sayın cumhurbaşkanı adaylarına, Genel Başkanlarına konuyu ileteceklerini ondan sonra açıklama yapılacağını ifade ettiler. Adalet Bakanlığı da görüşmeye dair kısa bir açıklama yaptı. Bizim beklentimiz vicdan ve hakkaniyet sahibi biri olarak hakkı teslim etmeleridir. Başka bir beklentimiz yoktur. Çünkü Türkiye bu konuda çok nettir, doğruları yapmıştır. Yanlış, eksik olan bir şey kesinlikle yoktur. Her şey kitabına, usulüne uygundur. Umarız ki bu değerli hukukçular gördükleri karşısında hakkı teslim ederler."

Ankara, AA

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız