Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

Ramazanda Kayısı Yiyin

Ramazanda Kayısı Yiyin
  • 27.12.2015

Taze kayısının sindirimi kolaylaştırdığı ve Ramazan ayında besleyici özelliği ile tavsiye edildiği belirtildi.

Hasat döneminde bulunan Malatya’nın dünyaca meşhur taze kayısısı, bugünlerde manavlarda yerlerini koruyor. Perakende de taze olarak kilosu 2-3 liradan işlem gören kayısının faydaları hakkında uzmanlar şunları söyledi:

“Kayısı kanseri önleyici ve tansiyonu düşürücü özelliğe sahip. Bağırsakları iyi çalıştırdığından kilo verilmesini kolaylaştırıyor. Kayısı iyi bir betakaroten kaynağı olup, akciğer ve mide kanserlerinden koruyucu özelliğe sahiptir. Yorgunluğu alır. Beslenme problemi olan yaşlıların potasyum eksikliğine bağlı depresyon sorunlarının giderilmesinde de çok faydalıdır. Gırtlak iltihabına ve astıma iyi gelir. Astımda balgam söktürücü özelliğe sahiptir. Kabızlığa önlüyor. Gece körlüğünü önlüyor. Yaşlanmaya karşı vücudu korur. Beyinin düzenli çalışmasını sağlar. Strese iyi gelir. Ülserin iyileşmesinde rol oynar. Kan yapımını artırarak kansızlığa iyi gelir. Karaciğere iyi gelir. Kemiklerin daha düzgün ve sağlam olmasını sağlar. Kansere karşı korur. Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli olarak çalışmasını sağlar. Böbreklerde oluşan taşların azalmasında rol oynar. Kuru kayısılar, potasyum bakımından daha zengindir.”

Besleyici ve iştah açıcı özelliği de bulunan kayısıyı Ramazan ayında öneren uzmanlar, daha sonra şunları belirtti:

“Bol miktarda demir içerdiğinden kansızlığa iyi gelir. Vücuttaki zararlı maddelerin uzaklaştırılmasına yardımcı olur. Başta akciğer ve cilt kanseri olmak üzere kansere karşı koruyucudur. Vücuda kuvvet verir. Bedensel ve zihinsel yorgunluğu giderir. Özellikle gelişme çağındaki çocuklara faydalıdır. Raşitizm gibi gelişme bozukluklarını önler. Hastaların iyileşmesini hızlandırır. Sinirleri sakinleştirir ve uyku verir. Migrene karşı da iyi gelir. Ayrıca cildi besler, nemlendirir ve yumuşatır.

Kayısı kuru ya da taze olarak yenebileceği gibi reçeli ve kompostosu da yapılabilir. Ayrıca, Kayısı çekirdeği yağ elde etmek için kullanılır. Kayısının yaprakları da kullanılır. Kayısı kompostosu idrar söktürür ve kabızlığı giderir. Kuru kayısı A, B ve C vitaminleri ve potasyum minerali açısında oldukça zengindir. Kayısının yemeklerden sonra yenmesi hazmı kolaylaştırmasını sağlar. Bunların dışında, kayısı cilt bakımı için maske yapılarak yüze sürülebilir.”

HALK SAĞLIĞINDAN AÇIKLAMA

 Malatya İl Halk Sağlığı Müdürü Doktor Kemal Şener, Ramazan ayında ve sıcakta zamanlarda yağlı yiyeceklerden uzak durulmasını, iftar ve sahurda su tüketiminin fazla yapılması istedi.

Malatya İl Halk Sağlığı Müdürü Doktor Kemal Şener, Ramazan ayında sağlıklı beslenmeyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Ramazan ayı, beslenme düzeninin değişmesinden dolayı sağlık açısından ayrı bir öneme sahiptir. Ramazan ayı, sindirim sisteminin özellikle midenin dinlendirilmesi için bir fırsat ancak öğün sayısının ikiye düşürülmesi sebebiyle kilo alma riski konusunda dikkat edilmesi gereken bir aydır. Özellikle yağlı yemeklerin ve hamur işi tatlıların tüketiminin artması buna karşılık başta su olmak üzere, sebze ve meyve tüketimi azalması kilo alma riskini artırmakta ve sindirim sistemi problemlerine neden olabilmektedir, hâlbuki bu dönemde günlük alınması gereken enerji ve besin öğelerinin oranları değişmemektedir.

Ramazan orucunun yaz aylarına gelmesiyle uzayan açlık süresinin, aşırı sıcaklarla birlikte sağlık problemlerine yol açmaması için beslenme konusunda dikkat edilmesi gereken önemli noktalar unutulmamalıdır.

Oruç tutmanın sağlıklı insanların metabolik dengesinde çok önemli değişiklikler yapmadığı, ancak şeker hastalığı, hipertansiyon ve hipotansiyon, karaciğer yetmezliği, kardiyovasküler hastalıkları gibi bazı hastalıklarda veya hamilelik ve emziklilik gibi özel durumlarda olumsuz sonuçlar doğurabileceği göz ardı edilmemelidir. Kronik hastalığı olan kişilerin ilgili hekime danışarak oruç tutma veya tutmama konusunda karar vermeleri sağlığın korunması açısından oldukça önemlidir” dedi.

Şener, oruç tutanlar için beslenme konusunda dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:

“Ramazan ayı süresince yeterli ve dengeli beslenmeye özen gösterilmelidir. Ramazan ayında öğünler; sahur ve iftarda iki ana öğün ile iftardan sonra 1,5-2 saat aralıklarla iki ara öğün şeklinde düzenlenmelidir. Sahurda sadece su içerek ya da yatmadan önce yemek yiyerek oruç tutulması halinde, açlık süresinin 16 saatten fazla olması nedeniyle; kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesi, günlük işlerde verimin azalması, halsizlik ve baş ağrısı gibi sonuçları doğurabilir. Sahur yapılması kan şekerinin daha uzun saatler dengede kalmasını sağlamaktadır. Sahurda peynir, yumurta, süt, domates, salatalık, meyve ve yeşilliklerden oluşan sağlıklı kahvaltılıklar ya da zeytinyağlı sebze yemekleri, çorbalar ve yoğurttan oluşan hafif menüler tercih edilmelidir. Ancak açlığı gün içerisinde çok fazla hissedenler mide boşalmasını geciktiren bulgur pilavı ya da kuru baklagilleri de tercih edebilirler. Protein kaynaklarının özellikle süt, yoğurt, peynir, yumurtanın daha uzun süreli tokluk sağlamaları sebebiyle sahur sofrasında bulunmasına özen gösterilmelidir. Yağ ve tuz kullanımının ve hamur işlerinin tüketiminin azaltılması, sahurdan hemen sonra yatılmaması özellikle kilo problemi ve reflü sorunu yaşayanlar için dikkat edilmesi gereken önemli noktalardır. İftara su ve çorba ile başlanılması 20 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze yemeği veya salatayla devam edilmesi uygundur. Yine enerji veren ancak kan şekerini dengeli bir şekilde yükselten kompleks karbonhidratlar daha çok tercih edilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır. Günde ortalama 2- 2,5 litre su içmeye, bununla birlikte enerji verirken sıvı ihtiyacını da karşılayacak ayran, taze sıkılmış meyve suları, mineralli sular içmeye özen gösterilmelidir. Kafein ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücutta daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir. İftarda aşırı şerbetli, yağlı tatlılar yerine; sütlü tatlılar veya meyve tatlıları tercih edilmelidir. Yemekleri hızlı yemekten kaçınmalı, yavaş yavaş ve iyice çiğneyerek, yemek süresinin en az 20 dakika olmasına dikkat edilmelidir. Tek seferde büyük porsiyonlar yerine, iftardan sonra birer saat ara ile her seferinde azar azar küçük porsiyonlar şeklinde beslenilmelidir. İftar yemeğinden hemen sonra televizyon veya bilgisayar karşısına geçmek, koltukta dinlenmek yerine biraz hareket etmek, kısa mesafeli yürüyüşler yapmak hazımsızlık gibi sindirim problemlerini önlemede faydalı olacaktır. Ramazan ayında, sıcakların da etkisiyle yemeklerin pişirme yöntemi daha çok önem kazanmaktadır. Özellikle ızgara, haşlama ve fırında pişirme yöntemi ile yapılan yemeklerin yağ oranı düşük olacağından tercih edilmeli, kavrulmuş, tütsülenmiş ve kızartılmış besinlerden uzak durulmalıdır. Vücut direncini artırmak, vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak, beslenme düzenindeki değişikliklere bağlı olarak oluşabilecek kabızlığı önlemek için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."