Final

Final

Örnek Resim


Arion

Arion

Malatya Haber -

“Rumları Durdurun, Yoksa!..”

“Rumları Durdurun, Yoksa!..”
  • 26.12.2015

 
BM Genel Kurulu’nda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs Rum kesiminin Doğu Akdeniz’deki sondaj faaliyetleriyle ilgili olarak “tüm tarafları” uyardı. Erdoğan, “Rum tarafının durdurulması için çaba gösterin aksi takdirde biz gereğini yaparız” dedi.
 
Erdoğan, “Kıbrıs Rum yönetiminin Akdeniz’de tek taraflı olarak doğalgaz arama faaliyetlerine girişmesi, zamanlaması ve muhtemel sonuçları bakımından son derece sorumsuz bir davranıştır. İlgili tüm taraflardan beklentimiz, Rum yönetiminin bu girişimlerinin durdurulması için çaba göstermesidir. Aksi takdirde biz de gereğini yapacağız” diye konuştu.
 
Toplantıda söz alan Başbakan Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:
 
SOMALİ’DE BÜYÜK İNSANLIK DRAMI
 
– Somali’de gördüğüm yoksulluğu ve acıyı tarif etmem mümkün değildir. On binlerce çocuğun öldüğü Somali faciası birkaç cümleyle geçirilecçek bir konu değildir.
 
– Bu uluslararası bir yüz karasıdır. Bugün uluslararası toplum orada yaşanan acıyı bir film gibi seyrediyor.
 
– O eski sömürgeci anlayış binlerce çocuğun bir lokma ekmeğe muhtaç kalmasını seyrediyor. Türkiye olarak Somali’ye de diğer dünya ülkelerine de yaklaşımımızı insani nedenler üzerine inşa ediyoruz.
 
– Somali kaynaklı korsanlık ve terörizmle mücadele sonuç alınabilmesi için de acilen demokratik bir yapıya geçilmesi gerekiyor.
 
– Somalili liderlerin ulusal uzlaşma yönünde son dönemde katettikleri ilerlemeler bize umut vermektidir.
 
– Somali’yi ayağa kaydıracak altyapı yatırımlarını gerçekleştirmek için gayret sarf ediyoruz.
 
ARAP-İSRAİL SORUNU FİLİSTİN
 
– İsrail tarih boyunca kendisine dostça davranmış bir ülkeye vahim bir yanlış yapmıştır. Ve bu yanlışını kabul etmemektedir.
 
– Yarım asırdır devam eden Arap-İsrail sorunun hala çözülememesi uluslarası hukuka vurulan bir darbedir. BM’nin aldığı 89 karara İsrail uymamıştır.
 
– BM İsrail’e karşı sessiz kalmaktıdır.
 
– Bu durum uluslarası toplumun genelinde büyük bir infiale neden olmaktadır.
 
 -Fosfor bombasını kullanan İsrail’dir, atom bombasını bulunduran İsrail’dir. Bu ülkeyi yönetenler her gün barışın önüne engel çıkırmaktadır.
 
 -Orada Filistin toprakları işgal altındadır. İşgal altındaki Filistin topraklarında Gazze’ye yönelik abluka ön plana çıkmaktadır. Benim ok uduğum İnsan Hakları Beyannamesi’nde böyle bir şey yoktur.
 
– İsrail’i yönetenler artık bir tercih yapmak zorundadır. İsrail’i yönetenlerin gerçek güvenliğin ancak gerçek barışın gerçekleşmesiyle oluşacağını görmeleri gerek.
 
– Ortadoğu’da sürekli bir çatışma ortamını sürdürmenin artık mümkün olamayacağını görmek gerekir. İsrail’e huhukun üstünde olmadığını göstermek gerekir.
 
– Bu konuda atılması gereken en önemli adım Filistin’in BM’de yer almasıdır.
 
– Türkiye’nin Filistin devletine desteği koşulsuzdur.
 
– İsrail’den taleplerimiz ortadadır; Özür dileyecek, şehiterimizin yakınlarına tazminat ödeyecek ve Gazze’den ablukayı kaldırcaıktır.
 
– İsrail halkıyla bir sorunumuz yoktur. Sorun şimdiki İsrail hükümetinin saldırgan politikalarından kaynaklanmaktadır. Gerilimin kaynağı sadece ve sadece mevcut İsrail yönetimidir.
 
SURİYE’DEKİ OLAYLAR
 
– Ortadoğu coğrafyasında büyük bir değişim yaşanmaktadır. Milletin iradesine dayanmayan egemenlik meşru değildir. Kendi halkına silah doğrultan bir liderin meşruiyeti kalmaz.
 
– Taleplerimizin Mısır, Libya ve Tunus’ta karşılık bulmasından memnuniyet duyuyoruz. Ancak halen yanlış refleksler veren ülkelerin olmasını üzüntüyle izlemekteyiz.
 
– Suriye’de halka karşı yapılan kabul edilmesi mümkün olmayan eylemler nedeniyle Suriye Liderine defalarca ikazlarda bulunduk, Suriye halkının sesine kulak vermelerini açıkça bildirdik.
 
– Dost acı söyler sözünden hareketle zulümle abad olunamayacağını defalarca komşu ülke Suriye’ye aktardık. Ancak Suriye yönetimi bizi duymazlıktan geldi. Uluslararası toplumun da bu konuda harekete geçmesini bekliyoruz.
 
– Ülkede dökülen her damla kan halkla bağları koparmaktadır.
 
– Yeni Libya’nın en büyük destekçişi olmaya devam edeceğiz.
 
KIBRIS SORUNU VE AKDENİZ’DE PETROL ARAMA
 
– 2004’teki BM planı Rum tarafında çözüm iradesi olmadığını göstermiştir.
 
– Hedef birleşik yeni Kıbrıs’ın AB içinde yerini almasıdır. Ancak Rum Kesimi buna karşıdır.
 
– Rum tarafı Kıbrıs Türkleri adına karar vermesi kabul  edemeyiz.
 
– Kıbrıs Rum yönetiminin Akdeniz’de tek taraflı olarak doğalgaz arama faaliyetlerine girişmesi, zamanlaması ve muhtemel sonuçları bakımından son derece sorumsuz bir davranıştır.
 
– Şimdi ilgili tüm taraflardan beklentimiz, Rum yönetiminin sadece adada değil, tüm bölgede gerginliğe neden olabilecek bu girişimlerinin durdurulması yönünde etkin çaba sarf etmeleridir. Aksi takdirde biz de gereğini yapacağız.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."