Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

‘Samimi Adımlar Olmalı’

‘Samimi Adımlar Olmalı’
  • 27.12.2015

8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Malatya Girişimci İş Kadınları Derneği tarafından bir basın toplantısı düzenlendi. Basın toplantısında iş ve siyaset dünyasında kadın sayısının yok denecek kadar az olduğu vurgulandı ve önümüzdeki sürecin kadınlar lehine olumlu olarak gelişmesi temenni edildi ve Ticaret ve Sanayi Odasında Pazar günü gerçekleştirecekleri “Çalışan Kadın Hakları” konulu panele tüm kadınların katılımı istendi.

Gazeteciler Cemiyeti Basın Merkezi toplantı salonunda yapılan ve Dernek başkan yardımcısı Av. Burçin Han, yönetim kurulu üyeleri Zehra Öcal ve Bahar Gür’ün katıldığı basın toplantısında konuşan başkan yardımcısı Av. Han; “Dünya Kadınlar günü, kadın haklarının kazanılması, iyileştirilmesi, gerek siyası, gerek sosyal gerek ise ekonomik alanda, kadınların daha fazla yer alması hususunun gündeme gelmesi açısından da önemli bir gündür. Kadınların bir takım haklarının kullanması yolunda Ciddi, samimi ve uygulanabilir/ izlenebilir adımlar atılması gerekmektedir.

Ancak ülkemizde ve gelişmekte olan ülkelerde atılan adımların istenen seviyelerden oldukça uzak olduğunu açıkça belirtmek gerekir.

Zira bu konuda yapılan araştırmalarda dünyadaki işlerin %66’sı kadınlar tarafından görülmesine karşın, kadınlar, dünyadaki toplam gelirin ancak %10’una, malvarlığının ise %1’ine sahiplerdir. Kadınların siyasette de adı yok denecek kadar azdır.

İlerleyen yıllarda bu oranın daha fazla artacağını, kadınların sosyal, siyasal ve ekonomik alanda daha fazla haklara sahip olacaklarını düşünüyoruz.

Biz Malatya Girişimci İş Kadınları Derneği olarak kadınların ekonomik ve sosyal alandaki katkılarının artması ve geliştirilmesi amacıyla çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye konuştu ve kadınlara “8 Mart 2009 Pazar Günü Malatya Ticaret Odası Toplantı salonunda saat: 14.00’de düzenleyeceğimiz panele tüm kadınlarımızın katılımını şimdiden bekliyoruz.” çağrısını yaptı.

EĞİTİM-SEN’DEN..
Eğitim Sen Kadın Sekreteri Nural Kızıldağ da, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Kemal Özalper İlköğretim Okulu önünde bir açıklama yaptı.

Kızıldağ’ın açıklaması şöyle:

“Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği mücadelenin meşalesinin adıdır. 8 Mart. 8 Mart 1857 yılında Amerika’nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için grevler yaptılar ve bizler bugün fabrikada ücretli köle olarak çalışan kadınların isyanları ve başkaldırmaları sayesinde 8 Mart’ı anıyoruz.

Aradan nerdeyse bir yüzyıl geçti ama kadınlar gerek devlet dairelerinde olsun, gerek hastanelerde olsun, gerek köprü geçitlerinde olsun gerek fabrikalarda olsun, gerek kara tahta başında olsun, gerek sahnede olsun, gerek belediyelerde olsun ne kadınların çalışma koşulları düzeldi ne de isyanları bastırılabildi. Çünkü biz kadınlar biliyoruz ki, işyerlerimizde bizlerin sorunları çözülmedikçe, taleplerimiz yerine getirilmedikçe mücadelemiz susturulamayacaktır.

AKP hükümeti, bir yandan krizin yükünü ezilenlere, kadınlara taşıttırmaya çalışırken bir yandan da biz kadınların en temel hak ve taleplerini tek tek budamaktadır. SSGSS yasası sağlık ve emeklilik hakkımızı ellerimizden alırken, istihdam paketi ile biz kadınları çalışma alanlarımızdan tasfiye etmeye çalışıyor, bütçeden kamuya ayrılan payı daraltıp savaş politikalarını beslemeye devam ediyorlar. Ama başaramayacaklar, çünkü bizlerin yaşam alanları kökten değiştirilmediği müddetçe, biz kadınların taleplerine kulaklarını tıkadıkları sürece, biz kamu emekçisi kadınlar haykırmaya, sesimizi daha fazla duyurmaya ve canımız pahasına mücadele etmeye devam edeceğiz.

Mücadele ediyoruz çünkü işyerimizde çocuklarımızı bırakacak kreş ve emzirme odalarımız yok, olan yerler de gün be gün kapatılıyor. AKP hükümetinin politikalarının bir uzantısı olarak belediyelerin de bu hizmeti vermesi engelleniyor. Özel kreşlerin ücretleri maaşımızın neredeyse tamamına denktir. Doğum sonrası ücretli iznimiz en fazla 14 hafta. Avrupa’da her yerde doğum sonrası ebeveyn izni var, ama biz de 1 gün bile yok. Bütün sağlık kuruluşları yeni doğan bebeğe 1 yıl boyunca anne sütü verilmesi gerektiğini söylüyor, ve biz kadınlar bu nedenle ya işimizden ayrılamaya zorlanıyoruz. Çoğumuz işimize geri dönemiyoruz, işlerine dönebilen şanslı kadınları ise bu sefer zorlu bir mücadele bekliyor. Çünkü zaten var olan ayrımcı politikalardan daha fazla nasiplerini alıyor. Nasıl mı? Çünkü biz kamu emekçisi kadınlar, erkek çalışanlarla aynı koşullarda çalışıyoruz ama terfilerde, yükselmelerde, ek ödemelerde, mesleki eğitimlerde ayrımcılığa uğruyoruz.

Başta 4/B ve 4/C’li olan tüm sözleşmeli çalışan arkadaşlarımız ise belki de aramızda en mağdur olan kesimdir. Bir kamu çalışanının sahip olduğu en asgari haklardan bile yararlanamayan devlet memuru statüsünde olmayan sözleşmeli çalışan arkadaşlarımızın hak arama mücadelesine yürekten destek veriyor, mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu bir kez daha dile getiriyoruz.

Biz kadınlar, tüm sendikasızlaştırma politikalarına inat, sürgünlere, cezalara, hatta işimizden men edilmemize inat sendikalarımızda, alanlarda, iş yerlerimizde mücadele etmeye ve örgütlenmeye devam edeceğiz.

Bu nedenle biz eğitim emekçisi kadınlar,
• İşyerlerimizde yada belediyeler tarafından mahallelerde kreşlerin açılmasını,
• Doğum öncesi iki ay, doğum sonrası 16 hafta olmak üzere 24 hafta ücretli izin verilmesini,
• Ebeveyn izninin yasalarda düzenlenmesini,
• İşyerindeki dayak, taciz, tecavüz gibi tutum ve davranışların cezasız kalmamasını;
• Sözleşmeli çalışanların taleplerinin yerine getirilmesini
• Ev işlerinin üzerimizden yürütülmek yerine toplumsallaştırılarak ortak çamaşırhaneler, yemekhaneler ile çocuk, özürlü ve yaşlılar için bakım evlerinin oluşturulmasını;
• Çalışma alanlarımızdan cinsiyetçi politikaların kaldırılıp kadınlar lehine düzenlemelerin yapılmasını,
• Kadınların çalışma yaşamından kaynaklı sorunlarının çözümü için sendikalarımızın taraf olarak kabul edilmesini;
• Karar, sorumluluk, denetim mekanizmalarında yer almayı;
• 8 Mart’ın resmi tatil günü olmasını
talep ediyor ve bugün burada bizle birlikte olan tüm arkadaşlarımızın 8 Mart’ını kutluyoruz.”

Öte yandan bir grup kadının, 8 Mart Pazar günü saat 12.30’da PTT önünde bir basın açıklaması yapacakları bildirildi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."