You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Silahlı Suikast Bekliyorduk..”

“Silahlı Suikast Bekliyorduk..”
  • 27.12.2015

17 Nisan 1978’de Ankara’dan posta ile gönderilen paketteki bombanın evinde patlaması sonucu, iki torunu ve geliniyle birlikte ölen eski Malatya belediye başkanlarından ”Hamido” lakaplı Hamit Fendoglu suikastının, darbeye hazırlananların önünü açmak için yapıldığı öne sürüldü. 

Malatya İl Genel Meclisi Başkanlığı’nı yürüten, dönemin belediye başkan yardımcısı Mehmet Naci Şavata, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hamit Fendoğlu’nun 1977 mahalli seçimlerinde Milli Selamet, Adalet ve Milliyetçi Hareket Partilerinin desteğini alarak bağımsız belediye başkanı seçildiğini anımsattı. 

Kendisinin de Milli Selamet Partisi’nden belediye meclisi üyesi olduğunu belirten Şavata, Hamit Fendoğlu’nun kendisini başkan yardımcısı olarak atadığını söyledi. 

Fendoğlu’nun Almanya’dan gelen bir arkadaşının kendilerini dikkatli olmaları yönünde uyardığını ifade eden Şavata, ”Hamido’ya bir suikast girişimi olacağını söyledi. Şehre dışarıdan gelen bazı kişilerin ayakkabı boyacısına kadar Hamido’yu sorduğunu anlattı. Bunun üzerine biz ruhsatlı silahlar edinmeye başladık. Aklımıza bomba gelmiyordu. Silahlı bir suikast yapılacağını düşünüyorduk” diye konuştu. 

-Torunlarını kurtarmak için bombanın üzerine atladı- 

Hamit Fendoğlu’na üzerinde Yassıada’da aynı hücreyi paylaştığı arkadaşı ”Kasım Önadım” yazan bir paketin PTT aracılığıyla gönderildiğini aktaran Şavata, ”Kutuyu eve götürmüş. L şeklinde bir salonları vardı. Salonun bir tarafında yenge hanım orucunu açarken öbür tarafında da Hamido, iki torunu ve geliniyle, ”(Bak size Kasım amcanız ne göndermiş) diyerek kutuyu açmaya çalışıyor. Açar açmaz kutunun üstüne refleks olarak kendini atmış. Çünkü torunları var. Buna rağmen kendisi, iki torunu ve gelini şehit oldu. Rahmetlinin sağ bacağı dışında her yeri paramparça idi. Ben Hamido’yu demokrasi şehidi olarak görüyorum. Allah memleketimize o günleri bir daha göstermesin” ifadelerini kullandı. 

Mehmet Naci Şavata, olayın akşamında Vali Cahit Bayar’ın kendisini çağırdığını belirterek, ”Karışıklıklar başlamıştı. Vali Bey, ‘Başkanım, ortalığı sükunete getirmemiz lazım’ dedi. Bizim kuvvet kolluğumuz olmadığını söyledim. Yanımda İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı’yı aradı. Olayı anlattı, destek istedi. Onun kendisine verdiği cevap karşısında benzi sarardı. Ne söylediğini sordum. ‘Bir şey olmaz’ dediğini söyledi. Arkasından Başbakan Bülent Ecevit’i aradı. O da aynısını söyledi” dedi. 

Ertesi gün Avrupa’dan gazetecilerin belediyeye geldiğini dile getiren Şavata, şunları anlattı: 

”Röportaj yapmak istediklerini söylediler. Spotlar kuruldu, kayda girdiler. İlk soruları, ‘Sizce Hamido’yu kim veya kimler öldürdü’ oldu. ‘Hamit Fendoğlu’nu ne sağ, ne sol terör örgütleri öldürmemiştir. Sayın Ecevit’in söylediği kontrgerilla yapmıştır’ dedim. Cümlem biter bitmez çekimi durdurdular. ‘Ne oldu’ dedim. Yanlarındaki Başbakanlık basın danışmanı olduğunu söyleyen kişi dedi ki; ‘Efendim acele ediyorlar. Bulgurlu köyüne gidecekler.’ Cenazelerin hastanede olduğunu, liderleri beklediğimizi söyledim. ‘Yok, orada aileyle görüşecekler’ dedi. O röportajı vermediler. O zaman bende, olayın sağla, solla alakası olmadığı inancı tam oldu. Bulgurlu’da Hamido’nun kardeşi İbrahim Ağabey’in ağlamaklı bir sesle ‘Ağabeyimi komünistler öldürdü’ sözünü çektiler ve yayınladılar. Bu, hedef saptırmaydı. Bu, kaosu daha ileriye itmekti. Bu, milleti sağ, sol diye bölerek biraz daha fazla insanın canına kıymak ve ihtilale, darbeye hazırlananların önünü açmak için yapılmış bir provokasyondu.” 

-Yeğen Fendoğlu- 

Hamit Fendoğlu’nun yeğeni Mehmet Fendoğlu da amcasının vefatından sonraki süreçte defalarca çeşitli hükümetlere olayın aydınlatılması için başvurduklarını belirterek, şunları kaydetti: 

”Bu süre içerisinde bizi en çok umutlandıran, olayın 12 Eylül davasının iddianamesinde yer alması oldu. Bize göre cevaplanması gereken en büyük soru, darbeyi yapanların Hamido’nun katledilişine dahil olup olmadığıdır. Bu suikast, Ankara’dan, tek merkezden gönderilen bombalardan birinin patlaması ile gerçekleşmiştir. Amcam Hamit Fendoğlu, yengem ve iki torunumuzun şehit olmasının üzerinden geçen 34 yıllık süre içerisinde de hala faillerinin bulunamaması bizler için derin bir üzüntü sebebidir. Bunun bilinçli bir şekilde yapılan bir organizasyonun sonucu olduğu kanaati ben de dahil tüm Türkiye’deki herkesin kalbinde yer etmektedir. Dolayısıyla, bir buçuk yıl sonra, Türkiye’yi karıştırabilecek her türlü eylemlerin, sabotajların, suikastların var olduğu süreçlerden geçilerek 12 Eylül darbesi olmuştur.” 

Mehmet Fendoğlu, 12 Eylül davasının darbeyi yaşayanları bir nebze olsun rahatlattığını vurgulayarak, ”12 Eylül darbesini yapanların bugün bile hakimin karşısına çıkması vicdanlarımızı bir parça olsun rahatlatmıştır. Hamit Fendoğlu cinayeti, en kısa zamanda kişi, örgüt, cemiyet, ülke her kimse açıklansın, zaten fert olarak bulamazlar. Türkiye’de birtakım şeylerin düzelmesini istiyorlarsa faili meçhul Hamido cinayetini mutlaka çözsünler. Gerisi ipin ucu gibi gelir. Türkiye’deki bütün soruların cevaplarına kavuşabilirler” ifadelerini kullandı. 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."