SON DAKİKA
SON DEPREMLER

"Sosyal Medya Narsizm Düzeyini Artırıyor"

0
Güncellendi - 2018-01-22 03:28:09
A- A+ PAYLAŞ

İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vehbi Bayhan, "Sosyal medyanın kodları var, ilgi alanlarınızı belirleyerek tekrar size sunuyor, siz farkında değilsiniz" dedi.

Bayhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, gençlik sosyolojisi üzerine anket yaptığını ve üniversite gençliğinin sosyolojik profili konulu boylamsal bir araştırma sürdürdüğüne belirtti.

Sosyal medya ile narsisizm arasındaki ilişkiyi araştırmak amacıyla 15 bin 400 üniversite öğrencisine anket uyguladığını bildiren Bayhan, narsizmin* kapitalizmle ilgili bir bir süreç olduğunu ifade etti.

Narsizmin bireyselleşmeyle ilgili bir süreç olduğunu, 'bencil olma, ben merkezci' yapısı bulunduğuna dikkati çeken Bayhan, şunları söyledi:

"Aslında insanın kendini belli bir dereceye kadar sevmesi normal ama bu narsisizm boyutuna geldiği zaman 'en iyi benim, en güzel benim' demeye geliyor. Bunun aşırı ucu psikiyatride kişilik bozukluğudur. Ben yaptığım araştırmada narsist kişilik envanteri uyguladım. İnsanların narsisizme eğilimini, kendini aşırı beğenmeye, kendine tapmaya eğilimini ölçtüm. Bu konuda Amerika'da lise ve üniversite öğrencileri üzerine boylamsal çalışma yapılıyor. Orada narsizm düzeyindeki artış, sosyal medya kullanımı ile ölçülmüş durumda."

- "Sosyal medyayı kullananlardaki narsizm düzeyi artıyor"

Kendisinin de 'Türkiye'deki sosyal medya kullanımıyla narsisizm artıyor mu' problemine cevap bulabilmek amacıyla anket yaptığını aktaran Bayhan, şöyle devam etti:

"Üniversite gençlerinin sosyal medyayı kullanmaya başlamasıyla narsizm düzeylerinde artış olup olmadığını test ettim. Yaptığım araştırmada Amerika'daki sonuçlara benzer sonuçlar buldum. Sosyal medyayı kullananlardaki narsizm düzeyi artıyor. Sosyal medya hem bir teşhir yeri hem de bir izleme yeri. Bazılarının sosyal medyada hesabı var, çok fazla paylaşım yapmıyor, gözlemliyor, herkesi izliyor ama kendisi hiç bir paylaşımda bulunmuyor."

Sosyolojide "Gözetim toplumu" diye bir kavram bulunduğunu anımsatan Bayhan, "Sosyal medyada gerçekten gözetleniyoruz. Bunu hem devletler, istihbarat merkezleri yapıyor hem de kapitalist şirketler yapıyor. Diyelim ki siz bir kitap siparişi verdiniz, Facebook onu size sürekli reklam olarak aktığını görüyorsunuz. Sosyal medyanın kodları var, ilgi alanlarınızı belirleyerek tekrar size sunuyor, siz farkında değilsiniz. Toplum olarak manipületif bir ortamda yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.

Araştırmada sosyal medyada sürekli paylaşımda bulunanların da ele alındığını ifade eden Bayhan, sosyal medyayı kullananlarla kullanmayanların narsisizmle ilişkisini saptamaya çalıştığını da belirtti.

Bayhan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Sosyal medyayı kullananlar daha narsistler bu temel veri. Sosyal medya önemli bir araç aslında. Sosyal medyayı nasıl kullanırsanız sonucunu öyle alırsınız. Sosyal medya narsistlik eğilimi olanların eğilim düzeyini arttırıyor. Narsisizm eğilimi düşük insanlar sosyal medya kullandığında narsisizmi tetikliyor mu, evet tetikliyor."

AA

*Narsizm: Kendini  aşırı sevme, aşırı güvenme ve büyük görmedir. Narsistik kişilik bozukluğu ise kişinin kendisiyle ilgili önemlilik, yeteneklilik duygularına fazlaca sahip olması, zihninin sürekli başarı kazanma ve önde olma ile meşgul olması, başkalarından üstünlük, sürekli ilgi ve hayranlık görme ihtiyacı, eleştiri ve değerlendirmeye aşırı tahammülsüzlük, empati yoksunluğu özellikleriyle tanımlanan  bir kişilik bozukluğudur. (pedamed.com.tr)

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız