Final

Örnek Resim


Arion

Malatya Haber -

‘Soykan Villası’ Davasına Devam Edildi

‘Soykan Villası’ Davasına Devam Edildi
  • 09.02.2016

Malatyaspor’un “efsane başkanı” olarak bilinen merhum işadamı Nuretin Soykan’ın villası ve bahçesinin ilginç bir şekilde el değiştirildiği iddiasıyla açılan davanın duruşmasına Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi.

Merhum iş adamı Nurettin Soykan’dan ailesine kalan ev ve arazisinin, kızının İstanbul’daki avukatları tarafından gizlice satıldığı iddiasıyla Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde davanın ikinci duruşması yapıldı.

Dosyadaki iddiaya göre; villa ve bahçesinin emanet olarak verildiği İstanbul’daki avukatın, burayı 950 bin TL’ye başka birilerine sattığı, satın alan şahısların ise burayı ipotek göstererek bankadan 4 milyon TL kredi çektikleri ileri sürüldü.

Duruşmada dinlenen Soykan’ın kızı Nurdane Soykan, “Nurettin Soykan babam olurdu. Bahse konu taşınmaz babam adına kayıtlı idi. Onun öncesinde kimden alındığını ben bilmiyorum. Hikmet Şahin’i babamın arkadaşı olması nedeni ile tanıyorum. Babam 2009 yılında vefat etti. Onun vefatından sonra bahse konu taşınmazı, babamın borcuna karşılık Hikmet Şahin’e borcunu ödedikten sonra iade almak üzere devrettiğini öğrendim. Bunu bana Hikmet Şahin söyledi. Babamın ölümünden sonra Hikmet bana, babama eski bir tarihte borç verdiğini, benim babamın da bu borç ödendiğinde tekrar devredilmek üzere tapuyu kendisine devrettiğini, ancak artık yaşlandığını bu nedenle üzerinde bulunan taşınmazı bize iade etmek istediğini söyledi. Bu arada hikmet Şahin bir yandan alacağını da ödememizi istedi. O dönemde de ben sanık avukatları vekil olarak başka taşınmazların takibi ayrıca boşanma davamın takibi için vekil olarak atamıştım. Ben Avukat beyler ile birlikte iken Hikmet Şahin yanıma geldiğinde tesadüfen bir arada oldular. Hikmet bey bana bu şekilde durumu anlattı. Taşınmazı devretmek istediğini söyledi. Av. N.A. bu taşınmazın benim üzerime yapılması halinde alacaklılar tarafından takibe uğrayabileceğimi, bu nedenle kendisinin üzerine emanet olarak alabileceğini söyledi. Bende Avukatım olduğu için kendisine güvendim. Hatta Hikmet Şahinden tapuyu üzerine alması için sanık N.A.’ya tapu parasını dahi ben verdim. Daha sonra ben Muğla’ya gittiğim için aralarında satış gösterdikleri işleme dair neler yaptığını bilmiyorum. Ben Muğla’da iken çevreden bu şekilde taşınmazın satıldığını duyunca Malatya’ya geldim. K.K.’nın oğulları adına satın aldığını öğrendim. K.K. ile görüştüm. Bahse konu yerin bize ait olduğunu, neden bizimle görüşmeden N.A.’dan satın aldıklarını sordum. O da tapuda onun ismi göründüğü için doğrudan onunla görüşüp parayı ona verip satın aldıklarını söyledi. Ben herhangi bir şekilde K. ailesi tarafından bu taşınmaz satın alındıktan sonra yanlarına gidip hayırlı olsun demedim. Yaza kadar evde oturmam için müsaade vermelerini istemedim. Olay anlattığım şekilde gerçekleşmiştir. Sanıklardan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Ben sadece N.A. ile muhatap oldum. Vekaletnamede adı geçen O.A. ile hiç görüşmedim. Ben bu olayı öğrendikten sonra çevremdeki bir kaç kişi ile görüştüm hukuki olarak bir hak iddia edemeyeceğimi, boşuna uğraşmamamı söylediler. Bu nedenle bir süre bu konuda hiçbir işlem yapmadım. Zaten olaydan dolayı şoktaydım. Daha sonra hukuki yola başvurmaya karar verdim” ifadelerini kaydetti.

Mahkemede dinlenen T.K. ise “Babam K.K. ben ve ağabeyim R. bahse konu taşınmaza daha önce bizim büyüklerimizin sahip olduğunu, şu an satışa çıkartıldığını öğrendiğini, orayı almamızı söyledi. Bizde kabul ettik. Ancak ben tapuda malik görünen şahıs ile görüşme sürecini ve pazarlık sürecini bilmiyorum. 965.000 TL ye anlaşıldı. Ancak dediğim gibi bu süreçte ben ve R. hiç yoktuk. Ben ve R. sadece tapuya gidip imza attık ve bu şekilde taşınmazı satın aldık. Ben N.A.’yı ilk defa tapuda gördüm. Bahse konu taşınmazın daha önceden Soykan ailesine ait olduğunu biliyorduk. Zaten yıllar önce de onlara bizim dedelerimiz satmış. Tapuda malik olarak N.A. göründüğü için Nurettin Soykan’ın mirasçıları ile bu anlamda hiçbir görüşmemiz olmadı. Bu nedenle dava konusu olaya ilişkin benim bir bilgim yoktur. N.A.’nın bu taşınmazı sadece emaneten üzerine alıp Nurdane Soykan’ın rızası dışında bize satıp satmadığını bilmiyorum. Bu şekilde tapuyu aldıktan sonra bir bankadan aldığımız ticari kredi karşılığında bu taşınmazı ipotek olarak gösterdik. Bahse konu taşınmazın değerinin ben tespit edildiği üzere 4 Trilyon olduğu hususunu kabul etmiyorum. Biz 965.000 TL ye anlaştık. Bu meblağında normal ederine göre uygun olduğunu düşündüğümüz için satın aldık” şeklinde konuştu.

Mahkemede dinlenen R.K. ise, “Bahse konu taşınmaz daha önce yani ilk başta bizim dedelerimize aitmiş. Onlar Soykan Ailesine satmış. Babam ben ve T.’ya bu taşınmazın satışa çıkartıldığını, burayı almamızı söyledi. Ben kendim de bir kaç kez gidip taşınmaza baktım. Ancak o sırada taşınmaz üzerindeki evde oturan kimseyi görmedim. Kimse ile de konuşmadım. Babam bu şekilde almamızı isteyince biz de kabul ettik. Ancak tapuda malik görünen şahıs ile bütün görüşmeleri ve pazarlığı babam yaptı. Ben sadece ödeme kısmında vardım. Avukat N.A. ile pazarlık sürecinde hiç görüşmedim. Sadece tapuda görüştüm ve para ödeme kısmında görüştük. Kendisine bu taşınmazı nasıl aldığını ve kimden aldığını sordum. O da Hikmet Şahin isimli şahıstan iş karşılığında satın aldığını söyledi. Bunun dışında başka hiçbir şey söylemedi. Ben N.A.’nın bu taşınmazı gerçekten satın alıp almadığını bilmiyorum. Bilgim bundan ibarettir. Daha sonra bu taşınmazı TEB den aldığımız krediye karşılık ipotek olarak gösterdik. Taşınmazın kaç TL ye satın alınacağına ilişkin pazarlığı babam yaptığı için o gün itibari ile taşınmazın ne kadar olduğunu bilmiyorum. Ancak babam hesaplı olduğunu alabileceğimizi söyledi” şeklinde konuştu.

Nurdane Soykan’ın avukatı Bayram Özcan ise duruşmada, “Taşınmazın devir alınmasından sonra tanıklar tarafından kredi kullanılmıştır. Ev 14 Kasım 2012 tarihinde devir alınmıştır. 07 Aralık 2012 de kredi çekilmiştir. Rayiç olarak bankalar genel olarak gerçek değerinin dörtte üçünü geçmezler. Kullanılan krediye karşılık ipotek gösterilen taşınmaz değeri banka tarafından 2 milyon 667 bin TL olarak kabul edilmiştir. Yine bize göre Malatya da önemli bir ticaret kapasitesi olan tanıkların bu taşınmazın gerçek değerini bilmeden almaları söz konusu değildir. Her ne kadar N.A.’nın talimat yolu ile alınan savunmasında bahse konu protokol aslını mahkemenize sunacağını beyan etmiş ise de, duruşmaya iştirak etmediği gibi protokol aslını da ibraz etmemiştir. Bize göre deliller toplanmıştır. Protokol sözleşmesinin aslı sunulmadığı için sadece sanık avukatın aslı gibidir şeklinde onaylayarak sunması ortada bir protokol sözleşmesi olduğunu göstermez. Sanıkların cezalandırılmalarını istiyoruz” dedi.

Bu arada, dava dosyasına göre; merhum Nurettin Soykan’ın 19 yıl önce borcuna karşılık olarak tapuyu arkadaşı Hikmet Şahin’in üzerine yaptırdığı, Hikmet Şahin’in ise Soykan’ın vefatının ardından tapuyu Soykan ailesine vermek istediği, ancak vergi borçları nedeniyle ailenin tapuyu İstanbul’daki avukatları N.A. adına yaptırdığı, avukatın ise söz konusu villa ve bahçeyi Malatya’daki T.K. ve R.K adlı şahıslara sattığı iddia ediliyor

Mahkeme Heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileriki bir tarihe erteledi.

Yeni Malatya Gazetesi

Etiketler: /

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."