SON DAKİKA
SON DEPREMLER

Suriye Türkiye'yi Suçluyor

0
Güncellendi - 2015-12-27 14:25:03
Suriye Türkiye'yi Suçluyor
A- A+ PAYLAŞ
 
Suriye'nin başkenti Şam'da Ulusal Güvenlik binasına düzenlenen intihar saldırısında Savunma Bakanı ve Esad'ın eniştesi ile bir dizi üst düzey yetkili hayatını kaybetti. Suriye ordusundan yapılan ilk açıklamada "terör saldırısını gerçekleştiren kiralık ellerin kesileceği" ifade edilirken, Enformasyon Bakanı saldırıyla ilgili olarak Türkiye dahil dört ülkeyi suçladı.
 
BU SALDIRI NE ANLAMA GELİYOR?
Suriye devlet televizyonunun haberine göre, Ravda mahallesindeki binada bakanlar ile üst düzey güvenlik yetkililerinin toplantı yaptığı sırada düzenlenen "terör saldırısı"nda, Savunma Bakanı Raciha ve aynı zamanda Savunma Bakan Yardımcısı olan Esad'ın eniştesi Şevket öldü.
 
Patlamanın ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Şevket, Savunma Bakan Yardımcılığı görevini Eylül 2011'den beri yürütüyordu. Esad’ın ablası Büşra ile evli olan Şevket, 2009-2011 yılları arasında askeri istihbarat şefliği yapmıştı.
 
SALDIRI SONRASI ŞAM'DAN İLK GÖRÜNTÜLER / WEB TV
 
Aynı zamanda Genelkurmay Başkan Yardımcısı olan Raciha ise Esad'a en yakın Hıristiyan devlet adamıydı. Raciha'nın yerine savunma bakanlığına jet bir atamayla General Fehd Casim El Feric getirildi.
 
Freyc, göreve gelir gelmez yaptığı ilk açıklamada, “Ulusal Güvenlik binasında meydana gelen hain, korkak ve günahkar terör patlaması, kahraman ordumuzu vatanı savunma ve terörü kökünden kazımada üstüne düşen görevi yerine getirmekten alıkoymayacak” dedi.
 
"İÇİŞLERİ BAKANI DA ÖLDÜ"
Saldırıda ağır yaralanan İçişleri Bakanı Muhammed İbrahim el Şaar'ın da hayatını kaybettiği öne sürüldü. Anadolu Ajansı'nın haberine göre el Şaar'ın ölümü Suriye devlet televizyonunca doğrulandı. Ancak uluslararası ajansların haberlerinde el Şaar'ın adı yaralı olarak geçiyor.
 
Günün erken saatlerinde bazı Arap kanalları el Şaar'ın öldüğünü öne sürmüş ancak bu iddia resmi kanallarca yalanlanmıştı.
 
SALDIRIYA HEDEF OLAN İSİMLER / FOTO ANALİZ
Muhaliften komplo teorisi: 
Aslında iki ay önce öldüler
 
Bazı muhalifler saldırının asıl hedefinin Devlet Başkanı Beşar Esad olduğunu, ancak Esad'ın militanların “heyecanlanarak bombayı erken patlatması” sayesinde kurtulduğunu öne sürürken, Dr. Abdurrahman Et Dimaşkiye adlı muhalif ise Twitter’da şu iddiayı ortaya attı:
 
“Özgür Suriye Ordusu, Suriye’deki askeri operasyonları yöneten Asıf Şevket, Davud Raciha, Hasan Türkmani, Muhammed el Şaar, Hişam Bahtiyar, Muhammed Said Buhaytan, Ali Memlük ve Salah el Naimi’den oluşan konseyi, bir korumalarının yardımıyla yemek sırasında zehirlemişti. Sahabe Tugayları adlı birim tarafından gerçekleştirilen suikastta bu isimler öldü, ama Şam rejimi bunu iki ay gizledi. Bu ölümleri en uygun zamanda, en uygun biçimde kullandılar. Hatta iki aydır morgda bekletilen cesetler, sözde bombalı saldırının yapıldığı binaya getirildi.”
 
TÜRKMEN KOMUTAN DA ÖLDÜ
Hizbullah'a yakınlığıyla bilinen El Manar televizyonu, aynı zamanda Esad'ın özel temsilcisi olan Suriye'deki krizin idaresinden sorumlu General Hasan Türkmani'nin yaraları sonucu hayatını kaybettiğini bildirdi.
 
Türkmen asıllı Türkmani, Ankara ve Tahran'la yakın ilişkilere sahip bir isimdi. Türkmani, Haziran 2011'de Ankara'da Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'yla bir araya gelerek, Suriye'deki krizi ele almıştı.
 
El Arabiya'ya konuşan kaynaklar ise Esad'ın Genel İstihbarat Sorgulama Birimi Başkanı olan kuzeni Hafız Mahluf'un da öldüğünü iddia etti. El Mayadin televizyonu ise haberleri yalanlayarak Mahluf'un toplantıya bile katılmadığını aktardı.
 
Suriye basın organlarındaki haberlerde hükümetten bazı önde gelen isimlerin de ağır yaralı olduğu ifade edildi.
 
FAİLLER BELLİ OLDU
Saldırıyı Özgür Suriye Ordusu ve Esad karşıtı Liva el İslam isimli grup üstlendi.
 
Özgür Suriye Ordusu'nun Hatay'da bulunan lideri Riyad el Esad, Şam'daki saldırıyı kendi güçlerinin gerçekleştirdiğini doğruladı. Bununla birlikte Esad patlamanın bir intihar saldırısı olduğunu redderek, isyancıların bakanların toplandığı odaya bir bomba yerleştirdiğini öne sürdü.
 
Liva el İslam ise Facebook sayfasından yaptığı açıklamada, saldırıyı gerçekleştirenin kendileri olduğunu ifade etti.
 
Suriye resmi haber kanalları, intihar saldırganının, Esad'ın yakın çevresindekilerden birinin koruması olduğunu bildirdi.
 
AY AY SURİYE KRİZİ
Mart 2011: Şam ve Dera’da, siyasi mahkûmların salıverilmesi talebiyle geniş katılımlı prostesto gösterileri gerçekleştirildi. Güvenlik güçleri, göstericilere sert müdahalede bulundu, yüzlerce kişi öldü ve isyan başladı.
 
Mayıs 2011: Ordu, tanklar ve ağır silahlarla Dera, Humus gibi kentlere girdi, çok sayıda isyancı öldürüldü. Bu arada Esad, orta yolu bulmak için siyasi mahkûmların bir kısmını salıverdi.
 
Haziran 2011: Suriye Ordusu, Cisr-eş Şuğur’da geniş bir operasyon düzenledi. Baskının artması nedeniyle yaklaşık 10 bin kişi Türkiye’ye sığındı. Temmuz 2011: Muhalifler ilk kez İstanbul’da biraraya geldi.
 
Ekim 2011: Rusya ve Çin, Suriye’yi kınayan BM kararını veto etti.
 
Kasım 2011: Arap Birliği, Suriye’nin üyeliğini askıya aldı. Firarî ordu mensupları, Şam yakınlarındaki bir kışlaya büyük bir saldırı düzenledi.
 
Şubat 2012: Rusya ve Çin, Suriye’yle ilgili BMGK bünyesinde hazırlanan bir karar tasarısını veto etti. Humus ve isyanın diğer önemli şehirleri, Suriye Ordusu’nca büyük bir operasyonu tâbi tutuldu. Esad güçleri, Bab-ı Amr’ı geri aldı. 1
 
2 Nisan 2012: Kofi Annan planı çerçevesinde ateşkes ilân edildi.
 
Haziran 2012: Suriye, kendi hava sahasında olduğunu öne sürdüğü bir Türk askeri uçağını düşürdü. Türkiye, sınır bölgesindeki askeri angajman kurallarını değiştirme kararı aldı.
 
SURİYE TÜRKİYE'Yİ SUÇLADI
Suriye Enformasyon Bakanı Umran el Zuabi saldırının dış istihbarat örgütlerinin işi olduğunu iddia ederek Türkiye'yi suçladı.
 
El Zuabi patlamalarla ilgili olarak, “Katar, Suudi Arabistan, Türkiye ve İsrail istihbaratının düzenlediği bu saldırı cevapsız kalmayacaktır” şeklinde konuştu.
 
Devlet televizyonuna konuşan, El Zuabi,  4 milyon askeri bir araya getirecek güce sahip olduklarını söyledi. Şam'daki 4. Tümen karargahında  herhangi bir patlamanın söz konusu olmadığını belirtti.
 
ORDUDAN İLK AÇIKLAMA
Suriye ordusundan yapılan ilk açıklamada ise saldırının sorumlularının cezalandırılacağı belirtilerek, "ulusal güvenliğe zarar veren ellerin kesileceği" belirtildi.
 
Suriye ordusunun televizyondan yayınlanan açıklamasında, "Silahlı kuvvetler, katil çetelerin ve suçluların kökünü kazımaya ve bu kişileri her gittikleri yerde takip etmeye kararlıdır. Bazı komutanları hedef alarak Suriye'nin bileğini bükebileceğini düşünenler, hayal dünyasında yaşamaktadır" denildi. 
 
Aktivistler ise saldırının ardından ordunun Başkanlık Sarayı'nın etrafını tanklarla çevirdiğini öne sürdü. Sabah saatlerinden itibaren saray çevresinde çatışmalar olduğuna dair haberler geliyordu.
 
ÇATIŞMALAR YAYILIYOR MU?
Şam sakinleri Esad'ın erkek kardeşinin komutasındaki bir askerî üste, arka arkaya beş patlama olduğunu iddia etti.
 
Sünnilerin yaşadığı Meydan Mahallesi'nde de çatışmalar olduğu bildirildi.
 
Aktivistlerin ordunun ağır silahlarını geride bırakarak Meydan'dan çekilmeye başladığını öne sürmesi üzerine Suriye televizyonu çatışma görüntüleri yayınladı.
 
ŞAM VOLKANI VE SURİYE DEPREMLERİ
Özgür Suriye Ordusu, dün ülke genelinde "Şam Volkanı" ve "Suriye Depremleri" adlı iki büyük operasyon başlattığını açıklamıştı.
 
Başkent Şam, hafta sonundan bu yana hükümet güçleriyle silahlı muhalifler arasında şiddetli çatışmalara sahne oluyordu.
 
Esad'ın, Suriye'de olayların başladığı Mart 2011 tarihinden bu yana en büyük güvenlik tehdidiyle karşı karşıya olan Şam'ın kontrolünü kaybetmemek için İsrail sınırındaki birliklerini de başkente kaydırdığı iddia edilmişti.

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız