Skoda-Miram

Final


Malatyalife Residence
Malatya Haber -

“Tarım Artık Ülkelerin Ulusal Güvenlik Politikasının Parçası”

“Tarım Artık Ülkelerin Ulusal Güvenlik Politikasının Parçası”
  • 14.01.2019

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şubesi’nin ortaklaşa düzenlediği bir programla, ‘Türkiye’de Ziraat Eğitim ve Öğretiminin Başlamasının 173. Yıldönümü” kutlandı.

Kutlama programının açılış konuşmasını yapan Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, tarımın güvenli gıda ve güvenli gıdaya erişim açısından artık ülkelerin ulusal güvenlik stratejilerinin bir parçası olduğunu vurgulayarak, Türkiye’de tarım politikalarına bu boyutuyla önem verilmesi, özellikle de tarımsal toprakların tarımsal amaçlar dışında kullanılmasının engellenmesi gerektiğini vurguladı.

Programın diğer paydaş kurumu olan Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek ise, Türkiye’de makro politikalar belirlenirken tarımın hep ikinci planda ele alındığını vurgulayarak, bu tutumun değiştirilmesi ve tarımın geliştirilmesi yönünde gereken ekonomik ve bilimsel planlamanın yapılmasının önemini vurguladı.

Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kenevir ekimine ilişkin açıklamalarına destek vererek, “Üniversite olarak endüstriyel kenevir ekimine ilişki bilimsel araştırmaların yapılması, bu yöndeki devlet politikalarına destek verilmesi için ‘Biz de varız’ diyoruz” dedi.

Ayamama Ziraat Mektebi’nin Kuruluşu’nun 173. Yıldönümü

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Konferans Salonu’nda düzenlenen törenle, İstanbul Yeşilköy Ayamama Çiftliği’nde kurulan Ayamama Ziraat Mektebi’nin 10 Ocak 1846 tarihinde eğitime başlamasının 173. Yıldönümü kutlandı.

Kutlama programına Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Hekimhan Belediye Başkanı Aliseydi Millioğulları, Tarım ve Orman İl Müdürü Tahir Macit, Turgut Özal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bayram Murat Asma, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şube Başkanı Fevzi Çiçek, Battalgazi Belediye Başkan Yardımcısı Yaşar Karataş Sivil Havacılık Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Ergün Doğan, Battalgazi MYO Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Tuncay Kan, Battalgazi MYO Müdür Yardımcıları Öğretim Görevlileri Sıddık Doğan ve Cumali Aydoğan, Malatya Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı İhsan Akın, TKDK İl Müdürü Murat Tunç, akademisyen ve öğrenciler katıldı.

Programda ilk olarak Ziraat Fakültesi öğrencisi Sena Nur Gür kısa bir konuşma yaparak, tarımsal eğitimin bir mensubu olarak gelecekte Türkiye tarımına hizmet etmekten mutluluk duyacaklarını söyledi.

Programın açılış konuşmasını Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ yaptı.

Türkiye’de tarımsal eğitimin kurumsal yapısının 173 yıllık bir geleneğe dayandığını hatırlatan Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, 10 Ocak 1846’da İstanbul’da Ayamama Ziraat Mektebi’nin eğitim ve öğretime başlanmasıyla, Türkiye’de tarımsal eğitime bilimsel ve sistematik bir geçiş yapıldığını söyledi.

Turgut Özal Ziraat Fakültesi olarak, Türkiye’nin tarımsal eğitim müktesebatına katkı sunacak nitelik ve düzeyde eğitim verdiklerini belirten Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, “Ziraat Fakültesi olarak gerek öğretim üyelerimizin kalitesi ve gerek araştırma ve uygulama imkânlarımızın yeterliliği gerekse üniversite yönetimimizin tarıma olan ilgi ve desteğinin varlığı sayesinde tarımsal eğitim ve öğretimin kalitesini artırarak devam ettireceğimizi belirtmek istiyorum” dedi.

“Tarım politikaları ülkelerin güvenlik stratejilerinin bir parçası olarak yorumlanmalı ve bu düzeyde önem verilmelidir”

Tarımın güvenli gıda ve güvenli gıdaya erişim açısından artık ülkelerin ulusal güvenlik stratejilerinin bir parçası olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Karlıdağ, Türkiye’de tarım politikalarına bu boyutuyla önem verilmesi, özellikle de tarımsal toprakların tarımsal amaçlar dışında kullanılmasının engellenmesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’nin bir zamanlar net ihracatçı olduğu bazı tarımsal ürünlerde bir anda ithalatçı haline dönüştüğünü belirten Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ, 2005-2017 yılları arasında tarımsal alan büyüklüğünün 3 milyon hektar azaldığına vurgu yaparak şöyle konuştu: “İstatistiklere göre Türkiye’nin 2005 yılındaki tarımsal alan büyüklüğü 41 milyon hektar iken, bu rakam 2017 yılında 38 milyon hektara gerilemiştir.  2005 yılında 18 milyon hektardan fazla olan ekilebilen alanımız 2017 yılında 15,5 milyon hektar olarak gerçekleşmiştir. Bugün ihtiyacımız olan şey gerçekçi bir tarımsal bilinç oluşturmamızdır. Bu tarımsal bilincin sürdürülebilir ve yerleşik bir hareket kazanması için de nitelikli bir tarımsal eğitimin zorunluluğu şarttır” dedi.

“Tarımsal topraklarının kentsel arsalara dönüştürülmesiyle önemli miktarda ekilen alanımız tarımsal toprak vasfını kaybetti”

Prof. Dr. Hüseyin Karlıdağ daha sonra şöyle konuştu:

“Tarımsal faaliyetler ve tarımsal üretimin içeriği artık ülkelerin ulusal güvenlik politikalarının bir parçası olarak ülkelerin yönetsel faaliyetlerinde belirleyici olmaya başlamıştır. Ayrıca büyük bir bölümü ülkemizin çevresinde yaşanan bölgesel kaoslar, bu kaoslardan etkilenen milyonlarca insanın güvenli gıdaya ulaşım hakkını tehdit etmektedir.  Küresel ölçekte de her gün yaklaşık 1 milyar insan aç yatmaktadır. Türkiye son yıllarda tarımsal üretimin artışında önemli bir ivme yakalamasına rağmen dış dünyaya tarımsal ihracatta aynı artış ivmesini yakaladığı söylenemez. Oysa üretimin büyüklüğü kadar ürettiğinizi de satabilmeniz önemlidir. Bir diğer önemli boyut ise net ihracatçı olduğumuz bazı ürünlerde bir anda ithalatçı haline dönüşmemizdir. Tarım topraklarının tarımsal amaçlar dışında kullanılması, tarım alanlarının kentsel arsalara dönüştürülmesi, küçük ölçekli girdi maliyetlerinde artış gibi nedenlerle son yıllarda önemli miktarda ekilen alanımız tarımsal toprak vasfını kaybetmiştir”.

Törende Yüksek Mimar olan ancak yapmış olduğu tarımsal girişimleriyle bilinen çiftçi Yusuf Kendirli,  “Çiftçi Gözüyle Malatya’daki tarımsal Üretimde Değişim ve Gelişmeler” konusunda katılımcılara tecrübelerini anlattı.

110 dönümlük bir arazide çiftçilik yaptığını ifade eden Yusuf Kendirli, bir çiftçi olarak tarımsal üretimde yaşadığı sorunları ve deneyimlerini aktardı. Kendirli, özellikle meyvenin bakım, budama ve zararlılara karış mücadelede kalifiye elaman bulmada sıkıntı yaşadığını belirtti. Çiftçilikle uğraşabilecek genç nüfusun kırsal alanları terkettiğini ve bunun tarımsal üretimi olumsuz etkileyen önemli sorunlardan biri olduğunu belirten Kendirli, bu sorunların aşılması için yapılması gerekenleri ilgili şunları söyledi:

“Gençlere yönelik hibe desteklerinin artırılması, köylerde elektrik, su ve diğer alt yapı hizmetleriyle yaşamın kolaylaştırılması, tarımsal desteklemenin ürün bazında olması, artan girdi maliyetlerinin düşürülmesi ve yem bitkilerinin üretimi için çiftçiye ayrıca destek verilmesi. Tarımsal alandaki yeniliklerin takip edilerek tarım teknolojilerinin kullanımında dünya ölçeğinin yakalanması.”

“Tarım insanlık tarihinin her anında önemliydi, bundan sonra çok daha önemli olacak”

Programın diğer konuşmacısı Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek, tarımın insanlık tarihinin her anında birinci derecede öneme sahip olduğunu vurgulayarak, gelecekte, büyüyen nüfus, adil olmayan paylaşım ve tarım vasfını kaybeden toprakların çoğalmasıyla, tarımsal üretimin çok daha kritik bir öneme sahip olacağını kaydetti.

Bütün akademisyen ve stratejistlerin  gıda ile suyun önümüzdeki yıllarda en zengin varlıkları olarak önümüze çıkacağını ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası Malatya Şubesi Başkanı Çiçek, “Tarım dünyada gittikçe önemini artırmaya devam ediyor. Bu konuda bütün bilim insanları, Yine bilim çevreleri tarafından gelecek yıllarda tükettiğinden daha fazla üretmeyen ülkelerin fakir ülkeler konumuna düşeceği ifade edilmektedir” dedi.

“Bütün teknolojiler önemini kaybetse de tarım önemini asla kaybetmeyecek”

Tarımsal üretim, güvenli gıdaya ulaşım, nitelikli gıda üretimi ve insanların bu gıdaya ulaşımını sağlayan bütüncül bir faaliyet konusu olduğunu söyleyen Fevzi Çiçek daha sonra şöyle konuştu: Bütün sanayiler ve bütün teknolojiler değişip veya zaman içerisinde önemini kaybetse de, tarım her dönem önemini ve birincil derecesini korumuştur. Ama gördüğümüz kadarıyla bu kadar önemli olan, bu kadar istihdama yol açan, nüfusun tamamını ilgilendiren tarımsal faaliyetler, tarımsal politikalar her zaman ikinci plana atılmıştır. Yeterli desteği alamamış ve üretim alanları sürekli başka amaçlarla,  geri dönüşümü mümkün olmayacak şekilde tasfiye edilmiş, bu ise artan nüfus karışışında ihtiyaç duyulan sağlıklı ve yeterli gıdaya rağmen üretim alanları daralmıştır. Zaten tarımsal teknoloji denildiğinde birim alanda daha fazla ürün almak, insanların yeterli ve dengeli beslenmesinde ihtiyaç duyulan sağlıklı gıdaya kavuşturmak amaçlanır.”

Ziraat mühendisi adaylarına tavsiye:

“Toprakla buluştuğunuzda, doğaya sadece bir ziraat mühendisi olarak değil çevreci, bir sosyolog, bir felsefeci hassasiyeti ile dokunun”

Ülke olarak tarımsal üretimi ve tarımsal üretimde kalite ve miktarı daha fazla artırmak zorunluluğu bulunduğunu belirten Fevzi Çiçek, programa katılan ziraat fakültesi öğrencilerine de bir dizi tavsiyede bulundu. Çiçek, “Bütün tarımsal faaliyetlerin yürütülmesiyle birlikte yeni gelişmeleri sahaya aktaran meslektaşlarımı kutlamak istiyorum. Toprakla buluştuğunuzda, doğaya sadece bir ziraat mühendisi olarak değil çevreci, bir sosyolog, bir felsefeci hassasiyeti ile yaklaşın. Yarın mesleğe atıldığınızda o kadar ulvi bir göreve talip olmuşsunuz ki içerisinde doğayı, canlıyı, canlı ihtiyaçlarını karşılayan olmazsa olmazı bir mesleği icra etmek üzere talip olmuşsunuz.  Dolayısıyla ileride sizler sahada aynı zamanda bir mühendis, bir sosyolog, bir felsefeci, çevreyi düşünen, insan ve çevre odaklı bir iş icra edeceğinizden, kendinizi de bu yönde eğitip geliştireceğinizden kuşkum yok ve bu yönde mesleği devam ettirmenizi bekliyoruz” diye konuştu.

“Tarımsal üretimde verimliliği artırmak için bir dizi proje çalışmalarımıza başladık”

Daha sonra konuşan Turgut Özal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut ise, hızlı nüfus artışı, küreselleşmeye paralel olarak tarımsal üretime olan ihtiyacın her geçen gün arttığını hatırlatarak, “Üniversite olarak bu bilinç ve bu sorumlulukla bir dizi projeyi hayata geçirmek için çalışmalarımıza başladık” dedi.

Tarımsal ekonominin büyümesinin ülke ekonomisinin büyümesi anlamına geldiğini söyleyen Rektör Prof. Dr. Aysun Bay Karabulut, Turgut Özal Üniversitesi olarak tarımsal üretimin ivme kazanması için tarımsal eğitimi güçlendirerek sürdüreceklerini belirtti ve şunlardı söyledi:

“İklim değişiklikleri,  azalan su kaynakları, artan gıda fiyatları ve her an çıkma ihtimali bulunan gıda krizleri sadece tarım sektörünü değil, küresel ekonomileri de önemli ölçüde etkileyecektir. Böylesi bir durumda tarımsal üretimin ive tarımsal eğitimini güçlendiren ülkeler sağlıklı bir büyüme gösterecektir. Şu noktaya da dikkat çekmek isterim;  tarım sektörünün ekonomik değeri kadar, gıda güvenliği ve güvenirliği de çok önemli bir noktaya gelmiştir. Tarım sektörü, ülkelerin gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun, tüm ülkelerin ekonomik hayatlarında önemli bir yere sahiptir. Bakınız; dünyanın en büyük birinci ve ikinci ekonomisi Amerika ve Çin’dir. Fransa, Rusya ve Hindistan ise dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi arasında yer alıyor. Bu 5 ülke aynı zamanda dünyanın buğday üretimindeki ilk 5 ülkesidir.

Yani ekonomilerini büyütürken tarımı ve tarımsal üretimi, tarımsal eğitimi unutmamışlar.

Tarım ülkesi olan Türkiye ise, buğday üretiminde dünyanın 11. ülkesi ve dünyada buğday ihracatı yapan ilk 5 ülke arasında yer almıyor.  Bu tabloyu değiştirmek hepimizin görevidir.

Ziraat Fakültelerimizde donanımlı beyaz önlüklü ve beyaz yakalı bilim insanımızın artması ve tarım sektörüne girmesi tarımda verimliliğin ve istihdamın büyümesi  demektir.

Akademisyenlerin artık odalarından çıkmalarını ve yeri geldiğinde tarlalarda, köylerde, bağda, bayırda, yaylada olmalarını istiyoruz.

İnsanı temel almayan  ve  insanlığa katkı sunmayan hiçbir bilimin değeri yoktur.

Laboratuarda kalan bilimsel çalışmalar insana ulaşmadığı sürece değer kazanamaz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kenevir ekimine izin verdiği illerden birinin de Malatya olduğunu hatırlatan Rektör Karabulut, endüstriyel kenevir ekimi için bilimsel proje çalışmalarına başladıklarını ifade ederek “Bu konuda Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısına bilimsel destek vermek için katılıyoruz. O nedenle diyoruz ki, biz varız” dedi.

Kutlama töreninde Genç Ziraat Mühendisleri Müzik Grubu mini bir konser sunarken, meslekte 35. Yılını dolduran Ziraat Mühendisleri Hasan Durdu, Mehmet Çırak, Ata Ünlü ve Tayyer Özceyhan’a plaketlerini rektör Prof. Dr. Karabulut verdi. Ziraat Fakültesi öğrencilerine ise rozetlerini Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Karadağ ve Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Fevzi Çiçek taktılar.

Güler HAZAR, Yeni Malatya Gazetesi- malatyahaber.com

Etiketler: /

Yorumlar
  1. Kemal dedi ki:

    Üniversiteye devlete, millete, vatana faydası olabilecek bir bölüm açmak yerine tercih bile almayan su ürünleri fakültesine öğretim elamanı alan bunlar mı ülke tarımına fayda sağlayacak.

  2. Ali dedi ki:

    Üniversiteside de iki farklı ziraat mühendisliği bölümü olduğunun farkında olmayan, ziraat fakültesini yalnızca bahçe bitkilerinden ibaret olduğunu düşünenler ülke tarımına ve malatya tarımına çok birşey katkıları olacağını düşünmüyorum.

  3. İnönü ziraat öğrencisi dedi ki:

    Bizde kayısı satıyoruz nasıl olacak

  4. Serkan dedi ki:

    helal olsun tebrikler büyük başarı 🤣🤣

  5. Osman dedi ki:

    Ben o hocalarda dahil o konusan Yusuf beyde dahil bahçeler var ne ekip bicmisler hiçbirşey sadece görüntü olsun başka birşey yok birde sayın prodüktor bu Malatya Turgut Özal üniversitesinin reklamını neden bu kadar çok yapıyorsun anlamış değilim zaten rektorden öncede bu çalışmalar vardi.birde o kadar personel aldılar kaç tanesi tarımla ilgiliymis?bütün arazi personellerini yukarı inonuye gonderdiler.bakak ne yapacaklar bu yorumu paylasirmisin ondanda emin değilim..

  6. orhan ince dedi ki:

    samanı bile ithal ediyoruz ne diyorsunuz

  7. MALATYALI ROJDA dedi ki:

    Ülkede tarım bitmiş herşeyle dışarıya bağımlı hale gelmişiz.Samanı pirinci bile ithal eden memlekette ne yaparsanız yapın boş.

  8. Çorspci dedi ki:

    Ziraat okulunu bitirene iş verin iş Ziraat okulunu bitirdim çorap satıyorum

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."