SON DAKİKA
SON DEPREMLER

Taştepe Cinayetleri Davası Başladı

0
Güncellendi - 2017-05-20 04:14:58
Taştepe Cinayetleri Davası Başladı
A- A+ PAYLAŞ

Malatya’da geçtiğimiz yıl Eylül ayında 18 yaşındaki genç kız ile 21 yaşındaki gencin öldürüldüğü silahlı kavgayla ilgili davanın ilk duruşması yapıldı.

Olay; 18 Eylül 2016 tarihinde gece yarısı Sarıcıoğlu Mahallesi Taştepe Caddesi ile Saruhan Sokağın kesiştiği noktada meydana gelmişti. Kız meselesi yüzünden çıktığı öne sürülen kavgada, cadde üzerinde karşılıklı komşu olan 2. el ev eşyası satışı yapan Karaman ailesinden olan ve askerden izinli gelen 21 yaşındaki Furkan Karaman ile kuaför dükkanı işleten Dönmez ailesinden Ticaret Meslek Lisesi 3. sınıf öğrencisi 18 yaşındaki Almina Dilara Dönmez öldürülmüşlerdi.

Olaydan sonra; cinayetle ilgili olarak tutuklu sanıklar Tufan K. ve Murat D. ile tutuksuz sanıklar Soner D., Aydın A., Cengiz D.’nin yargılamalarına Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Duruşmaya sanık ve avukatları katıldılar.

Davanın iddianamesinde Furkan Karaman’ın vücudundan çıkartılan 1 adet mermi çekirdeğinin Murat D.’den elde edilen 9 mm çapından tabancadan atıldığının tespit edildiği, Almina Dilara Dönmez’in vücudundan çıkartılan 1 adet 7.65 mm çapındaki mermi çekirdeğinin ise 7.65 mm çapındaki tabancadan atıldığının tespit edildiği belirtilerek, Furkan Karaman’ın Murat D. tarafından, Almina Dilara Dönmez’in ise olay yerine Furkan Karaman ile gelen Tufan K. tarafından öldürüldüğü iddia edildi.

“FURKAN'IN ELİNDE BİR ŞEY GÖRMEDİM, ANCAK TUFAN'IN ELİNDE SİLAHI GÖRDÜM”

Cinayet şüphelisi Murat D. duruşmadaki ifadesinde ,olayın ölen Furkan Kahraman’ın yine olayda öldürülen akrabası Almira Dilara Dönmez ile olan ilişkisinden dolayı kendisini tehdit etmesinden kaynaklandığını ve tüm olayların bu tehditten sonra başladığını iddia etti. Sanık Murat D., olay anı ile ilgili olarak; “Dışarıdan silah ve bağırma sesleri gelince; ben, Dilara, Özgül ve Bahtiyar balkona çıktık. Aşağıda gündüz olay yaşadığımız Furkan ile Tufan K.'ı gördüm. Tufan'ın elinde silah vardı. Furkan'ın elinde bir şey görmedim. Bizi görünce Tufan bize doğru bir kez ateş etti. Aşağı baktığımda babamın kaçtığını, Osman'ın da aracın arkasına saklanmış olduğun gördüm. Babamı da Furkan K.darp ediyordu. Sonra balkonda birden Dilara'nın yerde çömelmiş olduğunu gördüm. Ayağı kaldırınca yüzünden kan aktığını gördüm. O ana kadar üzerimde taşıdığım tabancayı kullanmak aklıma gelmemişti. Dilara'yı o halde görünce ve babama da zarar vereceklerini düşünüp hedef gözetmeksizin balkondan yere doğru hatırlamadığım sayıda ateş ettim. Sonra aşağı indim, yerde bir şahsın yattığını gördüm, baktığımda Furkan K. olduğunu gördüm. Peşimden koşanlara da yerde yatan şahıs için ‘bizden değil’ dedim, sonra araca binip oradan uzaklaştım, tabancayı bir şeye sarıp Çarmuzu mevkiinde bir ağacın altına toprağa gömdüm. Evde üstümü değiştirip Yazıhan ilçesi Çivril köyündeki evimize saklandım. Ailem de oraya benim ardımdan geldiler, aile bireylerinin hepsi orada idi. Sonra babam avukata noterden vekaletname verince yakalandığını duydum, ben de teslim oldum, tabancanın yerini de polislere gösterdim. Ben olay anında Furkan'ın elinde bir şey görmedim, ancak Tufan'ın elinde silahı gördüm. Silahın rengini seçemedim, ancak koyu renkli bir silahtı ve bana doğru ateş etti.” iddiasında bulundu.

“ZATEN BENİM OLAYLA BİR İLGİM DE YOKTU, SİLAHTA YOKTU”

Tutuklu sanık Tufan K. ise; olay anı ile ilgili olarak; “Furkan'ın esrar ya da uyuşturucu madde kullandığını görmedim. Furkan'ın alkol ya da uyuşturucunun etkisinde olduğunu da anlamadım. Ben de onun peşinden gittim. Akpınar mahallesinde bir taksiye binip Taştepe Caddesi Sarıcıoğlu Mahallesine gittik. Biz gider gitmez Murat D. ve babası Soner D. bize ateş ettiler. Aşağıda Soner D. ve yanında kalabalık bir grup vardı. Murat D. de balkonda idi. Sonra Furkan da üzerindeki tabancayı çıkarttı. Namlusunu çekti, o sırada orada bir araba vardı ve ben bu arabanın arkasına saklandım. Çok sayıda silah sesi geldi, ancak kimin ateş ettiğini, kimin kimi vurduğunu görmedim. Benim üzerimde kesinlikle silah yoktu. Furkan yere düşünce onun vurulduğunu anladım ve olay yerinden kaçtım. Daha sonra halam M.A.’nın evine gittim ve durumu anlatıp beni vuracaklarını söyledim. Onlar da bana acıyıp beni misafir edeceklerini söylediler. Zaten benim olayla bir ilgim de yoktu. Ben zarar görmemek için gitmiştim. Furkan'ın abisi Onur ile bir samimiyetim yoktur, Onur'un neden bende ara ara silah gördüğünü söylediğini de bilmiyorum. Elimde silah olduğunu gördüğünü söyleyenler neden bu şekilde söylemişler bunu da bilmiyorum.” iddialarını dile getirdi.

“FURKAN, TUFAN'A DÖNÜP ‘BUNU VUR’ DEDİ”

Tutuksuz sanık Soner D., olay anını anlatarak; “Ticari bir taksi gelip durdu. Taksiden Furkan ve daha öncesinden tanımadığım sonrasında isminin Tufan olduğunu öğrendiğim şahıs geldi. Ben Tufan'ı da Nadim'in oğullarından biri sandım. Şahıslar araçtan iner inmez Furkan ‘Murat nerede, Murat nerede’ diye bağırdı, ben sakin olmasını, işin Murat ile ilgisinin olmadığını söylemeye çalışırken Furkan, Tufan'a dönüp "bunu vur" dedi. Tufan elindeki silah ile araçtan indi ve bana doğru ateş etti, aramızda yaklaşık 1O metre mesafe vardı, ben aracıma doğru kaçtım. O korku ile aracımın anahtarları cebimde olmasına rağmen açıp binmeyi akıl edemedim. Arkamdan birkaç el daha ateş edildi. Sonra Tufan ve Furkan beni yakaladılar. Furkan yakamdan tutmuştu, Tufan da 1-2 metre mesafede yanımda idi Tufan Furkan'a ‘tut ki vuranı, kaç ki vuranı’ gibi bir şeyler söylüyordu, tam olarak ne söylediğini hatırlamıyorum, Furkan benim yakamı tutuyor vaziyette idi, ben Furkan'ı kendime siper etmeye ve kendimi Tufan'dan korumaya çalışıyordum, Tufan'ın elinde silahı vardı, namlusunu geriye çekti, ancak silahın tutukluk yapıp yapamadığını bilmiyorum, bu sırada Furkan birden yere yığıldı. Furkan yere yığılınca Tufan hemen kaçtı. Ben Furkan'ın elinde silah görmedim. Sonra oğlum Murat gelip Furkan'ın yerde yattığını görüp "ambulans çağırın" dedi, ben Murat'ı görünce yanına gittim. Furkan'ın öldüğünü düşünüp bize zarar vermesinler diye oğluma ‘kaçalım.’ dedim. Çünkü ben Tufan'ın Furkan'ın kardeşi olduğunu sanmıştım, kardeşi vurulunca gelip bizi vuracağını düşündüm. Sonra ailemle birlikte Çivril'deki bahçeye gittik. Televizyondan Dilara'nın öldüğünü duyduk, Murat'ın da psikolojisi iyice bozulmuştu. Gelip Av. Bayram Özcan'a vekalet verecektik, polisler bizi yakaladılar. Ben bir şey yapmadım. Suçsuzum.” iddialarında bulundu.

“BANA FOTOĞRAFLARI GÖSTERMEDİLER, İSİMLERİ ÖYLESİNE SAVCIYA ANLATTIM”

Cinayet günü ölen Furkan Karaman ile sanık Tufan K.’yı olay yerine getiren ticari taksi sürücüsü Nusret A. ise tanık olarak dinlendiği duruşmada; “Taksi sırasının bende olduğu sırada iki şahıs geldiler, biri benim yanımdaki koltuğa, diğeri de arka koltuğa oturdu. Arkaya binen kişi biraz telaşeli ve panik halinde idi. Önde oturan şahıs onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Sonra Taştepe Mahallesine gittik, öndeki şahıs 10 TL taksi ücretini verdi, arkadaki şahıstan tabanca kabzasını çeker gibi bir ses geldiğini duydum. Ancak tabancayı görmedim, ben hemen olay yerinden uzaklaştım ve uzaklaşırken de 5-6 el silah sesi duydum. Aracımın önünde oturan kişi şu anda huzurdaki Tufan K. idi. Bunu net bir şekilde hatırlıyorum.” diye konuştu.

Tanık Nusret A.’ya, Polise ve Cumhuriyet Savcılığına verdiği ifadesinde; “Aracına binerek olay yerine götürdüğü şahıslardan arkada oturan kişinin Tufan K. olduğu ve olay yerine geldiğinde silahı atışa hazır hale getirirken kurma sesini duyduğunu” söylediği şeklindeki ifadesinin hatırlatılması üzerine ise; “ben polislere ifade verirken şahısların fotoğraflarını bana göstermediler, isimlerini de tam olarak bilmiyordum, o nedenle ifademde sanki Furkan önde, Tufan da arkada oturmuş gibi anlattım, her ne kadar beyanımda araca binen iki kişinin de telaşeli olup birbirleri ile konuşmadıklarını söylemişsem de olay yerine yaklaştığımızda isminin sonradan Tufan olduğunu öğrendiğim şahıs diğer şahsı sakinleştirmeye çalıştı.” şeklinde cevap verdi.

Mahkeme heyeti, tutuklu 2 sanığın tutukluluğunun devamını kararlaştırdı ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileriki bir tarihe erteledi.

Burhan KARADUMAN, Yeni Malatya Gazetesi- malatyahaber.com

ARŞİV FOTO: Olayın meydana geldiği akşam çekilen görüntüler..

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.

Yorum yazın

İsim yazmalısınız
Doğru bir email yazmalısınız
Yorum yazmalısınız