You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

TBMM’de ”İnönü Savaşları”..

TBMM’de ”İnönü Savaşları”..
  • 26.12.2015

İnönü Üniversitesi’nin kadro kanunu ve diğer sorunları, TBMM’de bir başka vakıf üniversitesi oluşumu ile ilgili görüşmeler esnasında gündeme geldi. CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, vakıf üniversitesi ile ilgili işlemin “çok süratle yürütüldüğünü” söyledi ve konuyu İnönü Üniversitesi’ne getirdi.. “Malatya milletvekillerini adam saymıyor musunuz?” diye yönelttiği eleştirilerine, AKP’li Malatya Milletvekili Münir Erkal’dan karşı çıkış geldi ve Erkal “gerçeğin anlatılmadığı” iddiasında bulundu.. Aslanoğlu, tekrar söz alıp, Erkal’a yüklendi..  DYP Denizli Milletvekili Ümmet Karadoğan, bu tartışmaya “İnönü savaşları, büyük bir ciddiyetle devam ediyor” diyerek katıldı..

TBMM’de Kadir Has Üniversitesi ve Florance Nightingale kuruluşunun anlaşmazlığının ardından yeni bir üniversitenin gündeme getirildiği iddialarına neden olan teklifin ele alındığı 22 Mart Çarşamba günkü 78. oturumda, bu teklifle ilgili söz alan CHP Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu’nun, İnönü Üniversitesi’yle ilgili sorunu dile getirmesiyle başlayan tartışmalar, tutanaklara şöyle geçti:

….

 CHP GRUBU ADINA FERİT MEVLÜT ARSLANOĞLU (Malatya) – Bu yasa yapısal değişiklik değil, herkes bunu böyle bilsin. 1992 yılında, iki ayrı grup “bir üniversite kuralım” demiş, kurulmuş, şimdi anlaşamamışlar, “bir tane daha kuralım, biri senin, biri benim olsun” deniliyor. Birbirimizi kandırmayalım arkadaşlar. Yani, biri Sayın Kadir Has’ın kurduğu vakıf, biri Florance Nıghtingale grubu. Aynı kişiler değil ki bunlar, farklı insanlar, farklı kişiler. Yeni bir üniversite kuruyorsunuz; işin adı bu yani; yani, yapısal bir değişiklik değil arkadaşlar. Hep gelen sözcüler “yapısal…” Hayır arkadaş, yapısal değişiklik değil bu, bir üniversite kuruyorsunuz.

Ben dikkatlerinizi çekeceğim arkadaşlar. Bu üniversiteyle ilgili yasa teklifi -ben, Türkiye’de üniversiteler kurulmasına taraftar bir insanım; ama, böyle yapısal değişiklikle geçiştirmeyelim, gerçekleri bu Meclis öğrensin- 4.8.2005 tarihinde gelmiş arkadaşlar; bu yasayla ilgili, Başbakanlıktan, Kanunlar Kararlardan, 4.8.2005; yani, sekiz ay önce gelmiş bu Meclise ve Plan Bütçe Komisyonundan da 20.1.2006 yılında geçmiş; yaklaşık üç ay önce.

Değerli milletvekilleri, üniversiteleri kuralım; ama, illa vakıf üniversitesi mi olması lazım bu Meclisten geçmesi için? Yazık değil mi? Alın size Malatya İnönü Üniversitesi’nin… Üç yıl önce, 26.2.2003, 26.2.2003 arkadaşlar, üç yıl geçmiş ve burada, tüm Malatya doğumlu ve bu Mecliste her üç grupta olan arkadaşlarımın imzası var. Bunları adam saymıyor musunuz siz?! Bunlar adam değil mi?! Bunların imzasına siz itibar etmiyor musunuz?!

Plan Bütçe Komisyonundan bir yıl önce geçti. Kanun basıldı. Plan Bütçe Komisyonunda -her iki partinin Plan Bütçe Komisyonu üyelerine teşekkür ediyorum- bir yıl önce, tam bir yıl… Ve kanun basıldı arkadaşlar. Bir yıldır adam kandırıyorsunuz; Meclis çok yoğun, getiremiyoruz… Bu niye geldi? Bu nedir? Bu nedir arkadaşlar? İllâ vakıf mı olmak lazım?!

Siz, Malatya milletvekillerinin… Ben, İktidar Partisinden arkadaşlarımı da konuşuyorum; onlarla AK Parti grup başkanvekiline gittik. Teşekkür ediyorum Sayın Ali Osman Başkurt’a. Beraber gittik; dedik ki: “Hiç değilse, bu kanunun… 1 000 tane arkadaşımız temizlik şirketi kadrosunda çalışıyor. Hiç değilse bunu verin.” KPS veriyor bu insanları, KPS sınavından veriyorsunuz, üniversite kendi almıyor. Hep atlattınız. Yazık ediyorsunuz arkadaşlar! Malatya size ne yaptı? Malatya ne yaptı size?

Ben size rakam vereceğim arkadaşlar. Bugün Malatya İnönü Üniversitesinin 1 200 tane akademik kadrosu var; profesör, doçent, asistan… Ağırlıklı asistan arkadaşlar. Aynı ölçekte, aynı öğrenci sayısıyla, bir Erzurum Atatürk Üniversitesinin 3 500 tane, bir Trabzon Karadeniz Üniversitesinin 2 700 tane öğretim görevlisi sayısı var. Neyi tartışıyoruz arkadaşlar? Otuz yıldır kadro kanunu olmayan tek üniversite. Bir de Bursa Osmangazi Üniversitesi. Otuz yıldır… Bunu buraya getirdik arkadaşlar. Yani, haksızlık yapmıyor musunuz? İllâ vakıf üniversitesi mi olmamız lazım?!

15 yeni üniversite kuruyoruz. 15 yeni üniversitede, her bir kurduğumuz üniversiteye en az 1 200 kişi verdik; 1 200 kişi… Malatya Üniversitesi bizim üniversitemiz arkadaşlar, 1 200 kişi veriyorsunuz. Peki, bu üniversitenin 20 000 öğrencisi var. O öğrenciler bizim öğrencilerimiz, başkasının değil. Bu üniversiteler hepimizin üniversitesi.

Değerli arkadaşlarım, 20 000 öğrenci, 1 200 tane öğretim görevlisi var, yazık etmiyor muyuz? İzin verilen üç fakülteyi biz açamıyoruz; çünkü, öğretim görevlisi yok, Kadro Kanununu yok. Buyurun Malatya Üniversitesi Turgut Özel Tıp Merkezine gidin. Türkiye’de, böyle bir acil servis yok arkadaşlar. Gitmek isteyeni ben götüreyim. Önemli olan halkımıza hizmet. Üniversite kişilerin değildir. Kurum olmalı; ama, kurumlara saygı göstermemiz lazım. Yeni açılan bir üniversiteye, 1 200 tane kadro veriyorsunuz; ama, Malatya İnönü Üniversitesine vermiyorsunuz arkadaşlar. 1 000 tane röntgen teknisyenimiz, hemşiremiz, ebemiz temizlik şirketinde çalışıyor arkadaşlar. Buna hakkınız yok arkadaşlar. Orada çalışan arkadaşlarımıza çok yazık ediyoruz. Ben, hakikaten, bir kez daha, bunu, hepinizin dikkatine sunuyorum. Bir kez daha sunuyorum.

İkincisi, oradaki hastanemiz… Bu sene yatırım bütçesi arkadaşlar sıfır, sıfır yatırım bütçesi, sıfır… Böyle bir şey mi olur arkadaşlar? Döner sermayeden 1 000 kişiye maaş veriyoruz. Arkadaşlar haksızlık yapmayın. 4 000 – 5 000 tane öğretim görevlisi verdiğiniz üniversiteler var. Ben, size, başka bir şey söylüyorum; 16 000 öğretim görevlisinin 10 000 tanesi Ankara, İstanbul, İzmir’de, 6 000 tanesi

Doğu’da ve 420 000 öğrenciye 10 000 öğretim görevlisi öğretim veriyor; ama, 1 500 000 insana 6 000 kişi öğretim veriyor.

Ben, burada, dikkatinize sunuyorum: Milli Eğitim Bakanlığının Yüksek Öğretim Genel Müdürlüğü, Malatya İnönü Üniversitesinin ne kadar öğretim üyesi açığı olduğunu… Ben söylemiyorum, sayın bakanlık yetkilileri söylesin arkadaşlar. Onlar söylesinler arkadaşlar…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Biz, bu Meclis haksızlık yapmaz Sayın Başkanım.

Bir, bu madde… Yeni bir üniversite kuruluyor, yapısal bir değişiklik değil. Ben de diyorum ki, yeni bir üniversite kurabiliyorsak, devlet üniversitelerini, bu kadar elimizin tersiyle itmeye hakkımız var mı?!

Değerli milletvekilleri, tabiî, bir başka konu. Türkiye’de üniversiteyi bitirmek, diploma almak hiçbir şey; ancak, bu insanlara biz yeterince eğitimi veremiyorsak, bu insanları eğer yabancı dille eğitemiyorsak, üniversiteyi bitiren her çocuğumuza yabancı dil öğretimi veremiyorsak, üniversiteyi bitirmiş, ne işe yarar…

Birbirimizi kandırmayalım; bitirmiş üniversiteyi… Demin, Sayın Abuşoğlu söyledi, fen edebiyat fakültesi… Bir sürü gencimiz okuyor. Yazık ediyoruz bu çocuklara. Diplomalı, diplomasız, diplomalı işsiz üretiyoruz…

OSMAN KILIÇ (Sivas) – İlmin yazığı olur mu?!

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Yazık ediyoruz, vermiyoruz efendim, onlara bir ilim vermiyoruz.

OSMAN KILIÇ (Sivas) – Nerede yazık…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Devamla) – Bunların eline bir ekmek yiyecek bir şey vermiyoruz.

Bu açıdan, ben, bir kez daha rica ediyorum. Her üniversiteyi bitirene, biz, özellikle yabancı dil eğitimi öğretemezsek, biz, sonuçta, hakikaten gençlerimize yazık ediyoruz.

Ben… Türkiye’de binlerce üniversite kurulsun, herkes, ilmî ve irfanı alsın; ilim ve bilim; ancak, örnekler almıyoruz. Bugün yurtdışına giden öğrenci sayımız kaç, biliyor musunuz arkadaşlar; bu ülkenin dövizi gidiyor; çünkü, biz kendi üniversitelerimizde, özellikle devlet üniversitelerimizde bu eğitimi veremiyoruz. Burada bir sorun var. Gelin, bu soruna el basın. Herkes, ekonomik durumu iyi olan birçok insan, çocuklarını yurtdışına gönderiyor.

Bu açıdan, ben bir kez daha hepinizin dikkatine sunuyorum: Devlet üniversitelerine sahip çıkalım, oradaki öğretim görevlilerimize… Ve hepsi özel vakıf üniversitelerine gidiyor. Biz burada kadro vermiyoruz. Kadro vermeyince, acaba, gelecekte biz bu çocukları kimlere eğittireceğiz?..

BAŞKAN – Kişisel söz istemi, Ahmet Münir Erkal, Malatya milletvekili…(AK Parti sıralarından alkışlar)

AHMET MÜNİR ERKAL (Malatya) –Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; biraz önce Yükseköğretim Kanunuyla ilgili olarak konuşan Malatya milletvekili arkadaşımız, yaptığı değerlendirmelerde, maalesef, olayın gerçek yüzünü ortaya koymamış, tamamen farklı bir yaklaşımla konuyu başka bir mecraya çekmiştir. Bir kere bu meselenin bilinmesi lazım. Tabiî, biz Yükseköğretim Kurumundan, üniversitelerin akademik potansiyelinin, bilimsel potansiyelinin, araştırma potansiyelinin en yüksek seviyede oluşturulduğu ve bu potansiyelin de halka, ilgili bölgeye, vatandaşa, sanayie, işadamına aktarıldığı, servis yapıldığı mekânlar olarak anlıyoruz. On yıllık belediye başkanlığımızda da bu diyalogu sağlamış biri olarak, üniversiteyle Malatya’nın hedef raporlarını yapmak için anlaşma yapmış biri olarak meselenin böyle anlaşılması lazım; ama, Yükseköğretim kurumlarındaki üniversiteleri temsil eden kişiler bu ülkenin doğrularına ters davranırsa, yanlış işler yaparsa, milletten koparsa, üniversitede ideolojik bir yapılanmayı gündeme getirmek için gayret gösterirse, yolsuzluklara zemin hazırlarsa, üniversite öğretim kadrolarını, yıllarca oluşmuş kadrolarının büyük bir kısmını Malatya’dan gitmek, göndermek zorunda bırakırsa, o zaman, tabiî, bu meselenin ciddiyetle gündeme getirilmesi lazım.

Biliyorsunuz, Malatya İnönü Üniversitesi hakkında bir araştırma komisyonu kurulması teklifini veren bir kişi olarak, bu hususla ilgili iddiaları da biz müracaatımızda gündeme getirmiş ve Meclisin gündemine girmişti. Türkiye Büyük Millet Meclisi denetim görevini yapacaktır. Birileri kanunun kendine sağladığı özerkliği yanlış kullanır, istismar ederse Meclis bu denetim görevini yapacak, ilgililerden de gereken, yanlışın hesabını soracaktır.

Şimdi, İnönü Üniversitesine farklı davranıldığı şeklinde burada yorumlar sürekli sayın milletvekilimiz tarafından gündeme getiriliyor. İşin hep bir tarafı gündeme getiriliyor; ama, öbür tarafta yanlışları hiç söylemiyor. Peki, bu doğru bilgileri niçin gündeme getirmiyorsunuz?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Nedir o doğru bilgiler?

AHMET MÜNİR ERKAL (Devamla) – Niçin bu yanlışları ortaya koymuyorsunuz? Biz, yeri gelirse objektif davranırız.

Bakın, yakın zamanlarda geçici işçilerin bir kadro meselesi oldu onunla ben bizzat ilgilendim ve bu 296 arkadaşımızın da kararını imzalattık Maliye Bakanlığımıza ve üniversiteye sunduk.

MUHARREM KILIÇ (Malatya) – Peki, bu kadro kanunundan ne farkı var?

AHMET MÜNİR ERKAL (Devamla) – Lütfen, dinlerseniz Muharrem Bey, anlayacaksın ne demek istediğimi.

MUHARREM KILIÇ (Malatya) – Bunun şu andaki kadro kanunundan ne farkı var?

AHMET MÜNİR ERKAL (Devamla) – Ondan sonra, şimdi, diğer…

BAŞKAN – Müdahale etmeyin arkadaşlar.

Siz de söz aldığınız konu üzerine gelin kısa süre içerisinde.

AHMET MÜNİR ERKAL (Devamla) – Üniversitenin kadro meselesi Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Anlaşıldı; bu maddeyle ilgili söz aldınız.

AHMET MÜNİR ERKAL (Devamla) – Şimdi, İnönü Üniversitesinde, bir örnek vermek istiyorum; çok enteresan bir örnektir bu: Tıp fakültesinde yaklaşık, toplam 300’e yakın öğretim görevlisi var, öğretim görevlisinin en az 76 tanesi gönderildi mevcut rektör döneminde. Birçoğu Ankara’ya, İstanbul’a… Bunlar beş sene, altı sene, on sene, onbeş sene görev yapmış öğretim görevlileri. Bunların hepsinin listesi elimizde var.

Şimdi, bir taraftan, tıp merkezi İnönü Üniversitesinin lokomotif yapısıdır, rahmetli Cumhurbaşkanımız Özal, özellikle, klasik üniversite hastanesi olarak kurmamıştır burayı, tıp merkezi olarak kurmuştur, Turgut Özal Tıp Merkezi olarak kurmuştur. Siz bunu kıracaksınız, arkasından buradaki gerçekten kurumsallaşmış bir yapıyı yok edeceksiniz, 70 tane arkadaşımızı, bunun galiba yaklaşık 50 tanesi tıp fakültesi, buralarda yanıma geliyorlar, şu anda Ankara’da görev yapıyor birçok kısmı, bu üniversiteden uzaklaştırılacak, ondan sonra burada bilimsel potansiyelin olduğunu iddia edeceksiniz.

BAŞKAN – Sayın Erkal, biraz da Kadir Has Üniversitesinin tıp fakültesiyle ilgili görüşürseniz daha iyi olur. Yani, Malatya’yı bitirip buraya geçerseniz maddeyle ilgili olur.

AHMET MÜNİR ERKAL (Devamla) – Kadir Has Üniversitesinde Tıp Fakültesinin potansiyelinin artmasını arzu ediyoruz; ama, Malatya örneğinden, bütün tıp fakültelerinin aynı potansiyelde bir davranış içinde bulunması gerektiğini vurguluyorum.

MUHARREM DOĞAN ( (Mardin) – O zaman, yönetim kadrosunu beğenmeyince…

BAŞKAN – Müdahale etmeyin.

AHMET MÜNİR ERKAL (Devamla) – Ayrıca, son yapılan, Muharrem Bey, son yapılan, Sayıştay denetiminde de ortaya çıkan yolsuzluk iddiaları fevkalade ürkütücüdür ve ciddidir. Bunların da, yakında, araştırmaları gündeme gelecek. Bir taraftan, biz, bir takım hakları talep etmek durumunda bulunacaksınız, burada bağırıp, çağırarak, meseleyi, bambaşka bir mecraya götüreceksiniz, bir taraftan da, mesela, kız yurdunun yapımında, temellerin ihaleden 1-1,5 ay önce atıldığını da söyleyeceksiniz. O zaman objektif olursunuz.

BAŞKAN – Süreniz doldu; 5 dakikaydı. Varsa Kadir Has Üniversitesiyle ilgili söyleyeceğiniz, söyleyin. Malatya’yla ilgili yeteri kadar konuştuğunuzu zannediyorum.

AHMET MÜNİR ERKAL (Devamla) – Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKAN – Oldu; bitirin lütfen.

AHMET MÜNİR ERKAL (Devamla) – Onun için, değerli milletvekillerimizin, meseleyi, bu objektif bazda dikkate almasını vurguluyorum. İnönü Üniversitesini ve üniversitelerimizi küçültmeye dönük, kurumsal yapısını yok etmeye dönük davranışlara karşı da tavır almaya Sayın Milletvekilini davet ediyorum, teşekkür ediyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan… Sayın Başkan…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkan, benim, farklı mecralara çektiğimden ve gerçekleri saptırdığımdan bahsetti; 69’a göre söz istiyorum.

ÜMMET KANDOĞAN (DYP- Denizli) – İnönü savaşları, büyük bir ciddiyetle devam ediyor; ancak, mesele, çok yanlış bir mecrada tartışılıyor. Ben, öncelikle, bunu dile getirmek istiyorum. İnönü Üniversitesinde, Sayın Erkal’ın dediği hususlar varsa, o hususlar araştırılır, incelenir, ortaya konulur ve neticesi neyse ortaya çıkar; ancak, Sayın Milletvekilimizin ifade etmeye çalıştığı bir başka meseledir. O meseleler çözülür; ama, diğer tarafta, söylenilen hususlar varsa, bunlar da ele alınır, değerlendirilir. O bakımdan, mesele yanlış bir mecrada tartışılıyor, bunu düzeltmek istedim.

Değerli milletvekilleri, bugün Kadir Has Üniversitesiyle ilgili bir kanun tasarısını görüşüyoruz ve biraz sonra da bu tasarı burada kanunlaşacak.

Tabiî, Türkiye’de üniversiteler hep tartışılan kurumlar olmuş. 2 000 000’a yakın öğrencimizin okuduğu, 100 000’e yakın öğretim görevlimizin görev yaptığı üniversiteler hep tartışma odağında; ama, gönlümüz arzu ediyor ki, üniversitelerimiz bu tartışma ortamından en iyi şekilde faydalansınlar ve bu kurumlardan istifade etmeye çalışan öğrencilerimiz çağın gereğine uygun olarak yetiştirilsinler. En büyük temennimiz ve arzumuz budur.

Ancak, gördüğümüz noktada, üniversitelerimizin çok ciddî problemleri var. Kadro yetersizlikleri var, ödenek yetersizlikleri var ve bunun dışında, üniversite öğretim görevlilerimizin maaş problemleri var. Bu kadar ciddî sıkıntılar içerisinde olan üniversitelerimizle ilgili, mutlaka, ciddî tedbirlerin alınması lazım geldiği inancındayım

….

BAŞKAN – Değerli milletvekilleri, Münir Erkal Beyin konuşması sırasında, daha önce kendisinin bahsetmediği konuları bahsetmiş varsayarak, değişik konularda kendisiyle ilgili sataşma söz konusu olduğunu söyleyen Ferit Mevlüt Aslanoğlu’na, çok kısa olmak kaydıyla, yerinden…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Kürsüden…

BAŞKAN – Yerinizden lütfen. İçtüzüğe göre yerinizden. Yerinden, çok kısa olmak kaydıyla açıklama hakkı sözü veriyorum. Çok kısa olmak kaydıyla; buyurun.

Başka bir sataşmaya da lütfen, fırsat vermeyin. Sadece sizinle ilgili açıklık getirilmesi gereken konuyu ele alın; tamam mı?

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Sayın Başkanım, farklı mecralara çektiğim….

Bu çocuklar benim çocuklarım, bu çocuklar Malatya’nın çocukları, buradaki hastalar Malatya’nın hastaları; bunlar, başkası değil. İlk defa, bu Mecliste, kendi kurumunu… Kurumdur. Malatya İnönü Üniversitesi, Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi, bizim kurumumuzdur. Kurumlarla kişileri karıştırmayalım. Hükümettir 3,5 yıldır sayın milletvekili, varsa yolsuzluk, araştırsın ortaya çıkarsın.

BAŞKAN – Siz, sizinle ilgili açıklık getirin.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Evet. Suçluluğu varit olmayan kişileri itham etmek; bu, bir abesle iştigal etmektir. Varsa, ben de bağıracağım, suçlu…

BAŞKAN – Anlaşıldı.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – Onun için, varsa diyorum. Varsa… Ama, bağışlayın Başkanım, bir gün sayın milletvekili, gidip o Turgut Özal Tıp Merkezine ne ihtiyacınız varmış demiştir! Burada ahkâm kesmek yetmez Sayın Başkanım.

BAŞKAN – Anlaşıldı. Sataşmaya meydan vermeden…

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – O üniversite, benim üniversitem.

BAŞKAN – Tamam. Süreniz de doldu.

Teşekkür ederim.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya) – O üniversite benim üniversitem, o çocuklar benim çocuklarım, o hastalar benim hastalarım. (CHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar)

BAŞKAN – Tamam.

Hepimizin çocukları, hepimizin müesseseleri

 

DERLEME: Malatyahaber.com

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."