You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Teröre Lanet

Teröre Lanet
  • 27.12.2015

Son günlerde tırmanış gösteren bölücü teröre karşı tepkiler artıyor. İnönü Üniversitesi’ndeki bir grup öğretim üyesinin yanı sıra siyasi partilerden de tepki geldi.

ÜNİVERSİTEDE..
İnönü Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği (İNÖDER) üyesi bir grup akademisyen, son günlerde artan terör saldırılarını kınadı.

İNÖDER Üyesi akademisyenler, İnönü Üniversitesi Kampusu içindeki Atatürk Anıtı’na çelenk koyup saygı duruşunda bulundu.

Törene, İNÖDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Özmen, eski rektör yardımcıları Prof. Dr. Hasan Küçükbay, Prof. Dr. Mustafa Kılınç ile eski dekanlar ve öğretim üyeleri katıldı.

İNÖDER adına basın açıklaması yapan İnönü Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve İNÖDER Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Özmen, “Bölücü terör örgütünün son dönemlerde artan hain saldırıları sonucunda onlarca askerimiz şehit edilmiştir. Cumartesi gecesi yapılan saldırılarda 12 askerimiz şehit olmuştur. Daha bu sabah askeri personel taşıyan araca yapılan bil saldırıda ise 3 askerimiz ve asker çocuğu bir kızımız hayatını kaybetmiştir. İnönü Üniversitesi Öğretim Üyeleri Derneği olarak; Türk Milleti’nin birliği, vatanın bölünmezliği, Anadolu coğrafyasındaki dostluk, kardeşlik ve huzuru bozmaya yönelik emperyalist oyunların bir perdesi olarak sahnelenen bu hain saldırıları lanetliyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet ailelerine ve milletimize sabır ve başsağlığı diliyoruz. Emperyalist güçler ülkemiz üzerindeki emellerini gerçekleştirmek için tarihin her döneminde ülkemizdeki anayasal kurumları çatıştırmak, işlevsiz kılmak ve böylece devletimiz ve milletimizi zayıflatarak bir kaos ortamına sürüklemek için bazı figüranlarla çeşitli senaryoları sahneye koymaya çalışmışlardır. Ne acıdır ki bu güçler her dönemde yerli uşak ve işbirlikçi bulmakta da zorlanmışlardır. Bütün bu olup bitenler Türk Milleti’nin bütün etnik unsurlarının birlikte kardeşçe yaşama duygusunu, gelecek güzel günleri birlikte paylaşma arzu ve iradesini etkilemeyecek, Büyük Önder Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Milleti ile birlikte var olmaya devam edecektir” dedi.

CHP’DEN..
Cumhuriyet Halk Partisi Malatya İl Başkanı Veli Ağbaba da, terörü kınadığı açıklamasında şunları söyledi:

“Son günlerde terör olaylarının tırmanışa geçmesini kaygıyla izliyoruz. Tokat’ta, Hakkari’de, Elazığ’da, İstanbul’da onlarca şehit verdik. Analar, babalar ve tüm ülke kan ağlıyor.

Aylardır, hatta yıllardır bu ülkenin sağduyulu insanları uyarıyor. Deyim yerinde ise avazımız çıktığı kadar bağırıyoruz: Bu iktidarın terörle mücadele karşısındaki tavrı ve teröre bakış açısı yanlıştır. Terör sorunu içi boş açılımlarla, hamasi nutuklarla çözülecek bir sorun değildir.

Bunlar iktidara geldiğinde terör eylemleri minimum seviyeye kadar inmişti. Şimdi ise neredeyse her gün onlarca şehit cenazesi kaldırıyoruz, fakat iktidar hiçbir şeyi üzerine alınmıyor. Suçu başkalarına yıkmak için büyük çaba içinde. Yıllardır kendisini uyaran muhalefete üzerindeki çamuru bulaştırma peşinde!

Dünyanın hiçbir yerinde sekiz yıldır tek başına ülkenin kaderine hükmeden bir iktidar bu kadar vurdumduymaz olmamıştır. Artık açıkça haykırmanın zamanı geldi. Her damla şehit kanında sizin sorumluluğunuz var.

Ülkenin çıkarları için uzlaşma gerektiği zaman iktidar, kendi çoğunluğunu öne sürerek hiç kimseye danışmadı, uyarılara kulak tıkadı. Şimdi muhalefeti ve görevini namusuyla yerine getiren kurumları bu vebale ortak etmek, ahlaklı bir davranış mıdır?

Tüm bu olayların müsebbibi iktidar ve Başbakandır.
Basiretli bir devlet adamının böyle durumda yapacağı en erdemli iş, hatasını kabul etmek, görevi bırakıp işi ehline teslim etmektir.

Bu iktidardan böyle bir davranış beklemiyorum. Ancak, halkımızın, gözünü dört açmasını, iktidarın yanar-döner tavırlarına ve hamasi aldatmacalarına, kendi suçunu başkalarına yükleme çabalarına inanmamasını istiyorum!

CHP İl Örgütü adına, tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına ve tüm halkımıza başsağlığı diliyor, sabır temenni ediyorum.”

MHP’DEN..
Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Ömer Ekici’nin yayınladığı açıklama şöyle:

“Bölücü terörün yaktığı ihanet ateşi ve hain saldırılar gün geçtikçe daha çok vatan evladımızı hedef alır hale gelmiş ve yurdumuzun her ocağından feryatlar yükselmeye başlamıştır.

Geçtiğimiz günlerde Şemdinli ilçesi Gediktepe üs bölgesine, PKK’lı hainler tarafından yapılan alçak saldırıda 10 Mehmetçiğimiz şehit olmuş, bu elim olaydan bir gün sonra, Elazığ ili Palu ilçesinde bir Mehmetçiğimiz şehit olmuş,ve dün akşam saatleri itibariyle Silvan ilçesinde bağlı Bağdere Köyünde bir askerimiz daha şehit olmuş,bu sabahta İstanbul Halkalı’da 3 asker ve bir subay kızı şehit olmuştur.

Elbette ki vatan ve bayrak sevgisi taşıyan milletimin her ferdi gibi bizim de acımız büyük, üzüntümüz sonsuz, tesellimiz imkânsızdır.

Ne kadar iftihar etsek, ne kadar bağrımıza bassak, ne kadar sahiplensek ve kayıplarıyla ne kadar üzülsek azdır.Ne yapsak da onlara olan borcumuzu ödeyemeyiz.

Bütün şehitlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet ve yaralılarımıza acil şifalar, başta kederli aileleri olmak üzere, milletimize ve silah arkadaşlarına sabır ve başsağlığı diliyorum.

Türk milleti, bu hunhar saldırılar sonucunda ayaktadır ve infial halindedir. Şehitlerini bağrına basmış, terörü işbirlikçilerini ve tahrikçilerini lanetlemiştir.

Kandil’den çıkıp vatanımıza kadar bulaşan habis ihanetin defedilmesi ve kökünün kurutulması için artık sabırsızdır.

AKP zihniyetinin, teröriste şirin gözükerek ve bölücülüğü siyasete taşıyarak eylemlerin duracağına dair sakat yaklaşımı, acılardan başka bir sonuç doğurmamış ve hükümet kendi eliyle ülkemizi ayrışmanın karanlık koridorlarına sokmuştur.

Bugünkü şartlar altında ülkemiz, ancak savaş ortamında verilebilecek kadar ağır kayıplarla sarsılmaktadır.

Özellikle; son haftalarda tırmanan kanlı terör eylemlerinin aldığı ürkütücü boyut ve bölücülüğün aldığı cüret bize başka bir yorum yapma imkânı bırakmamaktadır.

Hükümetin, bölücü terörle müzakeresi kanlı terörün eylemlerini artırmış ve teröriste yönelik tavizkâr yaklaşımlar canileri inlerinden çıkartmakta teşvik edici olmuştur.

“Çözüm, çare, fırsat” adı verilen cazip kelimelerle kamuoyu etki altında tutulmak istenmekte, bu tuzağa düşmek istemeyenler ise “savaş taraftarları” “barış karşıtı” olarak baskı altına alınmaya çalışılmaktadır

Gördükleri imtiyaz ve buldukları cüret ile bölücülüğe teslimiyeti ayakta alkışlayan oluşumlar, belediyeler ve malum sivil toplum örgütleri, medya kuruluşları, sözde aydınlar bu amaçla geniş bir cephe oluşturmuşlardır.

Terör örgütünün taleplerinin demokratik yollarda gündeme getirilmesinin önündeki engellerin kaldırılarak bölünme reçetelerinin demokratik tartışma ortamında her yönüyle ele alınmasını savunan siyaset dışı ve hükümet destekli işbirlikçi lobiler doğmuştur.

Yapılmak istenen, etnik bölücülüğün siyasi bir sorun olarak siyasi süreçlerle çözümü için uygun bir ortam yaratılması, bunun siyasi ve toplumsal altyapısının hazırlanmasıdır.

Bu kapsamda, sözde “açılım” denen tahriklerin toplumsal boyutu PKK’nın bile yapamadığı derin ve keskin ayrışmaya neden olmaktadır.

Hükümet; Türk milletini alt kimliklere dönüştürecek, milletleşmeyi geriye döndürecek, milli kimliği zayıflatacak, milli birliği parçalayacak ve bölücü emellerin siyaseten önünü açacak olan “açılım” denen “yıkım” projesinden derhal vaz geçmeli ve hata yaptığını açıklamalıdır.

Türkiye’nin milli birliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik bölücü teröre karşı hem tüm ülke sathında hem de sınır ötesinde etkili ve amansız bir mücadele verilmesi için AKP hükümeti siyasi irade ve kararlılığını somut olarak ortaya koymalıdır.

Türkiye’nin geleceği hakkında kumar oynamak ve bölücü emelleri için Türkiye’yi karanlık bir tünele zorla sürüklemek isteyenlerin hesaplarını boşa çıkarmak da hepimizin ortak sorumluluğu olmalıdır.

Şayet çare arayışında ısrar edilecekse;
Küresel dayatmalara karşı aranacak “fırsat ve çözümler” ;
Erbil’de, Vashington’da, Brüksel’de ve Erivan’da değil, aziz Atatürk’ün bundan doksan yıl önce gösterdiği yüksek uyanıklığın, stratejik hamlenin, derin şuurun, milli heyecanın ve ileri görüşün eseri olan Başkent Ankara merkezli milli ve üniter devletin yol haritasında aranmalıdır, diyor, saygılar sunuyorum.”

SP’DEN..
Saadet Partisi il başkanı Mehmet Asiltürk de, Pazartesi günü yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Terör yine çıldırdı. Şemdinli’nin Dargeçit ve Elazığ’ın Palu İlçesinde karakol saldırılarında 12 askerimiz şehit 19 askerimiz yaralı, yine ateş düştüğü yeri yaktı. Ülkemizin birlik ve beraberliğini hedef alan bu karanlık saldırıların arkasında Türkiye’yi istikrarsızlık ve güvensizliğe sürüklemek isteyen uluslara arası terör siyasetçilerinin bulunduğu bilinmektedir.

Olay olduktan sonra konuşuluyor. İskenderun baskınından sonra pkk’nın 1- Haziran’dan itibaren terör olaylarını artıracağını açıklamasına rağmen önlem almayan yetkililer ve iktidar konuşuyor. Konuşmak çözüm değil icraat zamanı, Sayın Başbakan “hangi güçler adına taşeronluk yaptığı aziz milletimiz tarafından yakından bilinen terör örgütünü yok edilinceye kadar mücadelemiz devam edecektir” diyor.

Millet Müteahhiti biliyor da siz bilmiyor musunuz? Sivrisineği öldürmek yetmez bataklığı kurutmak lazım. Sayın Başbakan mütahidin hesabını kes bu taşeron pkk gider bir başkası gelir. Bu ülke hangisi ise tüm anlaşmalar iptal edilmeli, ürünleri boykot edilmeli ve bu ülkenin büyük elçiliği ve konsoloslarını ülkelerine gönder. Bu ülkeyi Türk milletine ve dünya kamuoyuna açıkla.

Askerlerimizin başına çuval geçirenleri yüceltmeye çalışan “biz onlardan istihbarat alıyoruz” diyerek çuvalları temize çıkarmaya çalışanların niyetleri ne? Bunu açıklasınlar. Domuzdan post bunlardan dost olmaz.

Saadet partisi olarak Şehit olan askerlerimize Allahtan rahmet yaralı askerlerimize acil şifalar diliyoruz. Türk milletine ve ailelerine de başsağlığı ve sabır diliyoruz.”

TÜRKOCAĞI’NDAN..
Malatya Türk Ocakları Başkanı Nadir Günata’nın açıklaması da şöyle:

“Son 23 yılda 6 bin askerimizi şehit verdiğimiz terör olaylarında son birkaç gün içerisinde onlarca askerimiz daha şehitler kervanına katılmıştır. Milletçe yüreğimiz yanmaktadır.Yetkililerin ‘kanları yerde kalmayacak ‘ şeklindeki alışık olduğumuz ucuz söylemleri yüreğimizdeki yangını söndürmeye yetmemektedir.

Türk Devleti üzerindeki oyun yüzyıl önce kurulmuştur.1912 yılında ABD başkanı Wilson tarafından Türkiye haritası içine bir Ermenistan , bir Kürdistan haritası çizilmiştir ve bu haritanın hayata geçirilmesi için yüz yıldır planlar kademe kademe devreye sokulmaktadır.

Çok uluslu şirketlerin kontrolündeki ABD ve Avrupa Birliği elitleri ve onların denetimindeki mali ve siyasi kurumlar ; İMF,Dünya Bankası,NATO,Birleşmiş Milletler ve içeride onların planlarını yürürlüğe koyan iş birlikçi hükümetler Türkiye’yi parçalamaya yönelik Wilson planının birer parçasıdır.

Türkiye’nin bu beladan kurtulması için şunları yapması gerekmektedir.

1-Kısaltılmış adı NATO olan Kuzey Atlantik İttifakı 4 Nisan 1949’da Sovyetlere karşı kurulmuş ve 1952’de Türkiye’de NATO’ya katılmıştır.Şu anda 26 üyesi olan NATO’ya Rusya’da üye olmuştur.Sovyetler Birliği dağılınca NATO ABD’nin isteği ile İslam ülkelerini hedef seçmiş önce düşman rengi kırmızı iken , düşmanın rengini yeşile çevirmiştir.NATO 1990’dan bu yana ABD’nin taşeronu ve yan kuruluşu olarak görev yapmakta , PKK ya Türkiye üzerinden NATO uçakları ile silah ve mühimmat taşımakta ve Türkiye’yi içerden vurmaktadır.PKK Kuzey Irakta ABD özel kuvvetleri tarafından eğitilmektedir.Bunun için Türkiye derhal NATO’dan çekilmelidir.

2-Birleşmiş Milletler örgütü de ABD’nin yan kuruluşu olarak görev yapmakta , diğer devletlerin İslam Ülkelerine yaptırım uygulanması kararlarını almanın dışında , mazlum milletlere ve devletlere yapılanlara seyirci kalmakta ve hatta desteklemektedir.Türkiye derhal Birleşmiş Millet’lerden de çekilmelidir.

3-Avrupa Birliği kapısında bekletilmemiz , aşağılanmamız ve AB uyum yasaları adı altında çeşitli yaptırımlara tabi tutulmamızda Wilson planının bir parçası olup , bizi güçsüzleştirmekte PKK’nın ise elini güçlendirmektedir.Bu nedenle Türkiye Avrupa Birliğinden derhal müracaatını çekmelidir.İdam cezasını tekrar getirmeli, Apo başta olmak üzere teröre bulaşanların siyasi iş birlikçilerini de içine alacak şekilde asmak üzere terörle mücadele yasalarını yeniden düzenlemelidir.

Oyun ortadadır ; oyun , Büyük Ortadoğu projesi ve Kürdistan’dır ; Patron ABD’dir.Eş başkan ; kendi ifadesiyle Recep Tayyip Erdoğan’dır. Taşeron ; Barzani, Talabani, PKK ve BDP’dir. Mağdur ise Türkiye’dir.
– Bu işi eş başkanlar çözemez.
– Bu işi, geçenlerde Wilson ödülü alan dış işleri bakanı çözemez.
– Barzani’ye ‘Mesut Abi’ diye hitap etme bayalığını gösteren bir dış işleri bakanı çözemez.
– Açılım safsatasında ‘Öcalan ne diyor bakacaz tabi ‘diyecek kadar alçalan bir başbakan yardımcısı çözemez.
– Öldürülen teröristlere devletin ambulansını gönderip , cenaze töreninide düzenleyen ve devlete ‘Hastir’ çeken bir belediye başkanına seyirci kalıp kendisini acizleştirdikçe teröristi güçlendiren bir hükümet çözemez.

Söz Konusu Vatan ; ABD, Avrupa Birliği, NATO , Birleşmiş Milletler VE yerli işbirlikçiler Teferuattır.
Uyan Türkiye Kendi Sorununu İradenle Çöz Diyorum.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."