Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

‘Tiroit Neden Önemli?’

‘Tiroit Neden Önemli?’
  • 27.12.2015

İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Dalı Endokrinoloji ve Metobolizma Bilim Dalı öğretim üyelerinden Doç.Dr. Ayşe Çıkım Sertkaya, tiroit hormonlarının hayati önemi olan pek çok fonksiyonu bulunduğunu bildirdi ve uyarılarda bulundu.

Doç.Dr. Sertkaya’nın açıklaması şöyle:

“Tiroit, boynun ön tarafında yer alan, yaklaşık 15-20 gram ağırlığında bir bezdir. T3 ve T4 olarak adlandırılan ve tiroit bezi tarafından salgılanan hormonların, hayati önemi olan pek çok görevi vardır. Doku ve organların gelişip büyümesi, beynin gelişmesi ve enerji üretimi tiroit hormonları tarafından düzenlenir.

Fetüs anne karnında gebeliğin 11. haftasına kadar kendi tiroit hormonunu üretemez ve annenin tiroit hormonlarına bağımlıdır. Annede bu hormonların düşük olması (hipotiroidi) bebeğin beyin ve iskelet gelişiminin bozulmasına neden olur. Annenin tiroit hormonları ne kadar düşük ise bebeğin zarar görme ihtimali o kadar yüksektir.

Şiddetli hipotiroidisi olan annelerin bedensel gelişimi bozuk, kısa boylu, zekâ geriliği olan bebekleri olmaktadır. Bazı çalışmalarda annelerinde tiroit hormon seviyesi normalin alt sınırlarında olan bebeklerde bile sosyal zekâda yavaşlama olduğu belirtilmiştir.

Tiroit hormonları kalp kası üzerinde kasılmayı kuvvetlendirici ve kalp kasılmasını hızlandırıcı etki gösterir. Kişide eğer tiroit bezi çok çalışıyorsa (hipertiroidi) bu etkiler abartılı halde görülür. Çarpıntı gibi bir ritim bozukluğundan özellikle yaşlı hastalarda kalp yetmezliğine kadar ilerleyen hatta ani ölümle sonuçlanan bir tablo gelişebilir. Hormonların eksikliği halinde ise kalp hızında yavaşlama, hipertansiyon ve ilerlemiş vakalarda kalp zarında sıvı toplanması sık görülen bulgulardır.

Tiroid hormonları mide ve barsak hareketlerini düzenler. Fazlalıkları halinde ishal, eksiklikleri halinde kabızlık gibi sindirim sistemi sorunlar ortaya çıkar.

T3 veT4 kemik yıkımını uyarıp kemiklerde depolanan kalsiyumun kana geçmesini ve idrarla atılımını artırır. Bu nedenle uzun süren hipertiroidilerde ciddi kemik kütlesi kaybı görülebilir. Kas ve iskelet sisteminin gelişimi için gerekli olan bu hormonların fazlalığında yani hipertiroidide kaslarda uyarılabilirlik artar, özellikle ellerde titremeler tipiktir.

Tersi olan hipotiroidide ise vücut hareketlerinde genel bir yavaşlama görülür, kişi durgunlaşmıştır. Hipertiroidide kan şekeri yükselme eğilimindedir ve özellikle şeker hastalarında kan şekeri kontrolü bozulurken, hipotiroidide kan yağları özellikle LDL-kolesterol yükselir. Bu kolesterol hipotiroidik kişilerde aterosklerozun dolayısıyla kalp damar hastalıklarının hızlanmasına neden olur.

Tiroit hormonlarının normal düzeylerde olması diğer hormonların da normal işlevlerini yapabilmesi için gereklidir. Çocuklarda tiroit hormonlarının fazla olması ergenliğe girmeyi yavaşlatırken, eksiklikleri erken ergenliğe neden olur.

Hipotiroidi kadınlarda süt hormonu denen prolaktinin yükselmesine, uzun ve fazla olan adet kanamalarına ve yumurtlama işlevinin bozulması nedeniyle kısırlığa yol açabilir. Hipertiroidide ise adetler kesilip, yumurtlama işlevi bozulduğu için yine kısırlık gelişebilir.

Yukarıda sayılan hemen hemen tüm bu bozukluklar basit ve ucuz olan uygun tedaviler ile geri dönebilen durumlardır.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."