You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“TSK Yönetime El Koydu, Kışlanın Güvenliğini Ben Üstlendim”

“TSK Yönetime El Koydu, Kışlanın Güvenliğini Ben Üstlendim”
  • 13.03.2017

Malatya Darbe girişimi davasında tutuksuz olarak yargılanan ve halen görevini sürdürmekte olan 2. Ordu Karargah Destek Bölüğü Komutan Binbaşı Bülent Kuzucu,darbe girişimi günü 2. Ordu Komutanlığı komuta katında yaklaşık 8 saat kelepçeli kaldığını iddia etti.

Olay gününü anlatan Binbaşı Kuzucu; “Kışlada bomba tehdidi olduğu söylendi. Yarbay Suat Özocak ile telefonda görüştüm. O da bana kışladaki durumdan haber olduğunu ve kışlaya gideceğini beni de alabileceğini söyledi. Beni almasına gerek olmadığını söyledim. Kendi arabamla kışlaya gitmek için evimden ayrıldım. Suat Yarbay ile konuştum kışlaya kendisini almadıklarını ve gitmeme gerek olmadığını söyledi. Bomba tehdidi varsa gidip bakmamın faydası olacağını söyledim. 2 Nolu nizamiyeye uzaktan baktım Harun Yüzbaşıyı aradım ve bana 1975-1976’daki olayların olduğunu söyledi. Ne olduğunu sordum, 1 nolu nizamiyeye gelmemi, normal vatandaş gibi düz geçip gitmemi söyledi. Değişik şeyler olduğunu, darbe tarzı şeyler olduğunu söylediler bana inandırıcı gelmedi. Böyle bir girişimin olmayacağını düşündüğüm için arkadaşlarımla buluştum. Haberleri izledik 21.05’te bir kısmına yetişebildim Başbakan’ın küçük bir gurubun kalkışmasıdır diye haberdar oldum. Whatsapp grubuna ‘karargah destek grubunun emrinden kimse çıkmayacak’ diye mesaj attı. muhafız bölüğü ve karargah bölüğü silahlıklarını kontrol ederek, silah yoklaması yaptım. Bunu not ettim. Bazı silahların eksik olduğunu gördüm.” İfadelerini ileri sürdü.

Binbaşı Bülent Kuzucu, “00.30 sularında komuta katına çıktığımda Kurmay Başkanı Avni Angun, Albay Bahadır Erdemli’ye, ‘Adamını oradan çek” diyerek, nizamiyedeki görevlendirilen Yüzbaşı Kemal Keskin’in çekilmesini istedi, Bahadır Erdemli ise bu esnada Kurmay Başkanına silah çekti. Ardından Bahadır Erdemli ‘Tutuklayın bunları’ diyerek bir komut verdi. Ben ellerim yukarı iken, ordu komutanı emir subayı Suat Kaya gelerek silahımı aldı. Daha sonra Bahadır Erdemli, beni ve Suat Yarbayı kelepçeledi. Emir subayı Sedat Kaya, silahı ordu komutanına vereceğini söyledi. Bahadır Erdemli telefonla konuşurken, ‘Uçağın hazırlanması lazım, komutanının Ankara’ya gitmesi lazım’ şeklinde ifadeleri kullandı. 02.30 sularında karargah katında getirilen sandalyelere oturtulduk. Bahadır Erdemli beni önce 00.40 sularında Suat Özocak ile birlikte kelepçeledi. Koruma astsubay koruma astsubayından aldığı bıçakla yaklaşık 2, 3 dakika sonra yeniden söktü ve buradan ayrılmamızı söyledi. Zeki Karataş, saat 04.00’den sonra karargaha yedek şarjör ile geldi. Saat 04.00 sularında Bahadır Erdemli, silahlı olarak ordu komutanın odasına girmek isterken, elinden silah alındı. Bahadır Erdemli, ordu komutanını odasına silahsız olarak girdikten sonra çıkıp gelip benim ve Suat Yarbay’ın elini Bahadır Erdemli, ve ordu komutanı koruma astsubayı Hacı Eyüp Özcan benim elimi bağladı. İkinci defa saat 04.00 sularında kelepçelendim. Beni kelepçeleyen Hacı Eyüp Özcan’dı. Saat 04.00’den saat 12.30’a kadar kelepçeliydim. Bu süre içinde Eyüp Kök’ün odasında kaldım. Saat 04.00’den itibaren 09.30-10.00’a kadar silah sesi duydum. Bir ara Suat Özoçak Yarbay ile helalleştik. Eğer darbe girişimde bulunmuş olsaydım, iki kez ellerim kelepçelenmezdi. Karargahta Suat Özocak ve kurmay başkanından aldığım emirleri yerine getirdim. Bana verilen emirleri uyguladım, uyguladığım emirlerin darbeyi önleyecek emirler olduğunu düşünüyorum. Kışlaya gidişi amacım askerlerimi ve silahları emniyet altına almaktı. Darbecilerle hareket etsem silahların kilitlenmesini, askerlerin koğuşa gitmesini emretmezdim. Darbecilerle hareket etmedim.”

SANIK ÜSTEĞMEN ÇAKICI: NİZAMİYEYE GELEN VALİYE SİLAH ÇEKİLDİ

Darbe girişimi döneminde 2. Ordu Komutanlığı Karargah Destek Grubu Emniyet ve Muhafız Bölüğü Uçak Savar Takım Komutanı olarak ile Piyade Üsteğmen rütbesi ile görev yapan Hüseyin Çakıcı (yandaki fotoğrafta), darbe girişimi günü nizamiye önüne gelen Malatya Valisi Mustafa Toprak’a Yüzbaşı Kemal Keskin tarafından silah çekildiğini ve valinin ise geri çekildiğini söyledi.

Dönemin 2. Ordu Komutanlığı Karargah Destek Grubu Emniyet ve Muhafız Bölüğü Uçak Savar Takım Komutanı Piyade Üsteğmen Hüseyin Çakıcı, darbe girişimi günü kışlada nöbetçi olduğunu ifade etti.

“TSK YÖNETİME EL KOYDU, KIŞLANIN GÜVENLİĞİNİ BEN ÜSTLENDİM”

Nizamiyede denetlemelerde bulunurken tutuklu sanıklardan yüzbaşı Kemal Keskin’i gördüğünü kendisine ‘Sen kimsin gel buraya’ dediğini aktaran Çakıcı, savunmasını şöyle sürdürdü: ”Ben de ‘Ben nöbetçi subayım’ dedim. Tabancamı istedi. Kendisinin ordu komutanının emriyle nizamiyede görevli olduğunu söyledi. Kemal yüzbaşı tatbikat var deyince rahatladım. Haberleri görmedim. Bir ara ‘TSK yönetime el koydu, kışlanın güvenliğini ben üstlendim’ dediğini duydum Kemal Keskin’in”

Darbe girişimi gecesi Ani Müdahale Manga’sında sadece 3 askerin bulunduğunu anlatan Çakıcı, tatbikat olabilir düşüncesiyle 6 asker daha çağırdığını söyledi. İlerleyen saatlerde nizamiye bölgesinde sivillerin toplandığını ve orada bulunan başçavuşun kendisini arayarak ‘böyle giderse ateş etmek zorunda kalacağız’ demesi üzerine kesinlikle sivillere ateş edilmemesi emrini verdiğini savunan Çakıcı, şunları söyledi; ”

Tuğgeneraller Mustafa Serdar Sevgili ve Zeki Karataş’ın gece saat 02.00 sularında nizamiyeye gelerek Yüzbaşı Kemal Keskin ile görüştüğünü söyleyen Çakıcı, “içeri gireceğini ve ordu komutanını göreceğini söyledi. Yanında da 15 sivil vardı. Fakat Kemal Keskin, askerlere emir vererek, mevzi aldırdı. Vali bey geri çekildi. Kemal Keskin, ‘Komutanımızı almaya gelmişler, komutanımızı vermeyeceğiz’ dedi. Kobra araçlarından birisinden havaya ateş açıldı. Kemal Keskin ise kobranın lastiklerine ateş açtı. İkinci kobra içeri girmeye çalışırken, kemal keskin ise emir vererek ateş açılması emrini verdi ve tüm erler ateş açtı, ben ise havaya ateş açtım. Gece olduğu için tam göremedim, jandarma önce havaya ateş açtı, sonra Yüzbaşı Kemal Keskin jandarma aracına ateş açtı ve askerler ateş açtırdı. Daha sonra ise nizamiyenin aydınlatılmasını sağlayan lambalara ateş açtırdı.” iddiasında bulundu.

Çakıcı, savunmasını şöyle tamamladı:

”Kemal Keskin benim adımı kullanarak askerleri çağırmıştır. Erler ifadelerinde bunu belirtmiştir. Saat 04.00’e kadar gördüğüm bütün mehmetçileri AMM de toplamaya çalıştım. Mehmetçikleri teslim etmek için fırsat kolluyordum. Daha sonra İbrahim Dede iştima almamız için bağırıyordu. Benim ismimi kullanarak askerleri çağırmışlar. Bir grup Mehmetçik nizamiyeye gelirken durdurdum. ‘Burada ne işiniz var’ diyince benim çağırdığım cevabını verdiğini verdiler. Ben o gün ateş emri vermedim. Ateş etmedim.

Kışlada bulunma sebebim sadece nöbetçi olmamdı. Tamamen şans eseri kışlada nöbetçiydim. Darbecilerin baskı ve tehditleri altında hareket ettim. Tamamen kışlanın güvenliği için alınması gereken önlemleri aldım. Kışlada tüm sıralı amirlerin bulunmasına rağmen hiç birinden farklı emir almadım. Ben polise, jandarmaya silahla ateş etmedim. Tam aksine müdahale ettim. Saat 04.00’den itibaren tüm askerleri Ani Müdahale Mangası çevresinde toplamaya çalıştım. Mehmetçikleri polise teslim ederken vatandaşlar beni alkışladı. Mehmetçiklerin büyük çoğunluğu hayatında eline silah almamışlardı.”

Burhan Karaduman – Yeni Malatya Gazetesi / Malatyahaber.com

Etiketler: /

Yorumlar
  1. Hüseyin kaya dedi ki:

    Adalet yerini bulacak

  2. Hüseyin dedi ki:

    Adalet yerini bulacak.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."