Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

Türkiye Bir Değerini Yitirdi

Türkiye Bir Değerini Yitirdi
  • 26.12.2015

Necati Güngör Yazdı

Öğleden sonraydı, bir cinayet haberi, bomba gibi düştü haber merkezlerine! Agos gazetesinin sahibi ve yazarı Hırant Dink sokak ortasında öldürülmüştü!

Cinayet haberleri, genelde rutin bir gelişmedir haberciler için; günün her saatinde, her dakikasında, bir yerlerde, birileri birilerine kıyar… Ama, öldürülen, ortadan kaldırılmasına hüküm verilen kişi, sıradan bir insan değil de, düşünen, araştıran, görüşlerini toplum önünde açıklayan Ermeni bir yurttaşımız olunca ortaya bir ölümün soğuk sessizliği çöreklenir, tıpkı bugünkü gibi!

Ermeni olacaksın, üstelik de düşüneceksin, okuyup yazacaksın, kendine özgü görüşlerini kamu önünde açık yüreklilikle söyleyeceksin… Ne kadar büyük bir suç! Ceza olarak öldürülmeyi hak edecek kadar!…

Hırant’ın katline fetva verenler, böylesi bir fermanın altına mühür basanlar, bu cinayeti azmettirenler, taşeronluk edenler, tetik çekenler onu nasıl tanıyor, nasıl biliyordu, bilemiyoruz. Ancak, bu topraklar üzerinde doğup büyümüş adam gibi adamlardan biriydi Hırant Dink. Ülkesini seviyordu. Bu ülkenin insanlarına hümanist duygular besliyordu. Yakın tarihte yaşanmış trajik olaylar yüzünden gönül toprağına kin tohumları ekme yanlısı değildi. Bu yüzden de kendi cemaatinin üyelerince bile kuşkulu gözle bakılan bir aydınlık insandı. Türkiyeli Ermenilerin diline kültürüne, sorunlarına sahip çıkmak kaygısıyla yayıncılığa soyunmuştu. Kitapevi açmış kitap satıyordu. Gazete çıkarıyordu. Cemaatinin aydın bir insanı olarak kâh yurt dışında, kâh yurt içinde toplantılara katılıp konuşuyordu… Köken olarak, Malatyalı bir demircinin oğluydu. Çocukluğu Malatya’da geçmişti. Daha o yaşlarında, parçalanmış bir ailenin çocuğu olarak yatılı okula verilmiş; ana baba kanatlarının uzağında büyümüştü. Bir anlamda kendi hayat yolunu kendi çizmiş, kişiliğini geliştirmiş; yüreğine düşmanlık değil, hümanist tohumlar ekmişti.

Doksanlı yıllardan beri tanırdım Hırant Dink’i. Öyle uzun boylu bir ilişkimiz oldu diyemem; bir iki kez bir araya gelip, kitaplardan, ortak kültürümüzün coğrafyası Malatya’dan, babasının demirci dükkânından, Ermeni yemeklerinden konuşmuştuk. Bakırköy’de açtığı kitapçı dükkânını gezdirirken kitap satarak hayatını kazanmanın erdemine gönül verdiğini görmemek olanaksızdı.

Malatyalıydı ya, yerelliği aşmış bir kişiydi. Ona kurşun sıktıranların da, sıkanların da çok üstünde bir kimlik sahibiydi…

Türkiye son yıllarda çok şeyini elden çıkarıyor… Dış dünyada saygınlığını elden çıkarıyor. Evlatlarının kanıyla sulanmış toprakları para karşılığında elden çıkarıyor. AB’ye girme uğruna, Kıbrıs’ı gözden çıkarıyor. Asyalı Türk devletlerinin indindeki büyük ağabey imajını yitiriyor. İçerde, sağlıklı bir toplum olmanın koşullarını günden güne yitiriyor… İşsizlikten, güvencesizlikten gözü dönen gencecik insanları, sokaklarda çanta kapıp kaçarak, çantasını vermeyeni öldürerek para sahibi olmaya çalışıyor. Üretmeyen, ama üreyen, üredikçe urlaşan bir toplum halindeyiz… Toplum olarak birçok erdemlerimizi, birçok değerlerimizi yitirdik! Hırant Dink de yitirdiğimiz değerlerden biriydi! Yurttaşını, aydınını koruyamayan bir toplum hangi erdemini koruyabilir ki?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."