You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Vali de Patladı!..

Vali de Patladı!..
  • 27.12.2015

Malatyaspor’da yaşanan sorunlar her geçen gün daha büyük boyutlara ulaşırken, sorunların çözümü için çaba gösteren Vali Halil İbrahim Daşöz, katıldığı televizyon programında adeta içini döktü, sitem etti. Malatyaspor’un bazı yönetimlerinin para bulunabilmesi için Valiyi, belediye başkanını halkla karşı karşıya getirme taktiği izlediklerini belirtip, bunu “şantaj konusu” diye değerlendiren Valinin, buradan kastettiği yönetimlerin Haşim Karadağ ile 4 günlük Şevket Küçükaslan yönetimleri olduğu öne sürülüyor.

TV Malatya Spor Müdürü Mustafa Bulaşmaz’ın programına katılan Vali Daşöz’ün söylediklerinin geniş bir özeti şöyle:

“• Ben geleli yaklaşık 21 ay oldu. Geldiğimden beri bu sorun gittikçe artan şekilde bu duruma geldi. Geldiğimde de bu derece olmasa bile yine Malatyaspor’un mali sorunları, bir takım sıkıntılar vardı. Çok sayıda kongreler yapıldı. Aynı yönetimin içinde değişiklikler oldu. En son gelinen noktaya gelindi.

• Bugün düşmemeye oynayan bir takımı 2-3 trilyonluk, şampiyonluğa oynayacak bir takım için bunun 4-5 misli harcama gerekiyor. Ayrıca demek ki yönetimlerde çok ciddi hatalar yapılıyor.

• En son Haşim Karadağ yönetimi zamanında artık istifa etti, edildi, gitti, geldi diye bir sürü olaylar oldu. En son Şevket Küçükaslan diye bir arkadaş ortaya çıktı. Tabi biz bu arkadaşımızı çok iyi tanımıyoruz. Bir şekilde kendisi veya arkadaşları tarafından lanse edildi. Bize de görüşlerini anlattı. Ben tabi önceden tanımıyorum. Bu arada birkaç kişiye sordum. İyi insanlar diye referans verdiler. Sanıyorum başkanımızla (belediye başkanı) da aynı şey söz konusu oldu. Ve bir Cumartesi günü hep birlikte şahit olduğumuz bir kongreyle seçildiler. Aslında bu hepimiz için yeni umuttu. Hakikaten bir istikrar yakalanabilir umudu, dileği vardı hepimizde. Fakat inanılmaz bir şekilde 4 gün sonra ki o arada, buradan ifade etmeden geçemeyeceğim. İki büyük hata yapıldı. Bir tanesi Giresunspor maçından sonra sayın yeni başkanımızın açıklamaları bana göre çok talihsiz bir açıklamaydı. Futbolcuları, teknik kadroyu o şekilde suçlaması. Elbette o sonuç hiç kimsenin arzu etmediği sonuçtu. O gün o maçın kazanılması büyük önem taşıyordu. Yeni yönetime jest olabilirdi. Yeni yönetimin sitem etmesi yanlış değil. Ama bu öyle ifade edilmezdi. Denilirdi ki, futbolcularımızdan bu maçı bize armağan edilmesini beklerdik. Zaten o mesaj yerine giderdi. Ama o şekilde ifadeler kullanılması bir anda yönetimle futbolcu, teknik kadro arasındaki olabilecek güveni yok etti. Daha ilk günden futbolcular halkın önüne atılmış gibi oldu. İkinci büyük hata futbolculara teknik kadroya ‘Çarşamba günü gelip ödemeyi yapacağız’ diye söz verildi. Çarşamba günü geldiğinde bizi de ziyaret ettiler. ‘Biz istifa ediyoruz’ şeklinde. Yahu böyle bir şey olabilir mi? Yani sizin amacınız Guinnes rekorlar kitabına girmek mi? Yani neyi bilmiyordunuz da yeni öğrendiniz? Şu denildi: ‘Biz destek olacağını düşündüğümüz en yakın arkadaşların, insanların desteğini göremedik. Bu bizim için de hayal kırıklığı oldu. Kendilerini bu yönetim kadrosuna yazarken istişare ettiğimiz, izinlerini aldığımız arkadaşlar maddi şartlar sağlama noktasında bizi yalnız bıraktılar. Bu şartlarda bizim götürebilmemiz mümkün değil’ dediler. Bildiğiniz gelişmeler oldu. Futbolcular bir umutla para ödenmesini beklerken, yeni yönetimin istifa edip ilden ayrıldığını duydular. Bu Malatya için, o arkadaşlar için hoş olmadı. Futbolcularla mevcut yönetimler arasında inanılmaz güvensizlikler ortaya çıktı. Sözler veriliyor, yerine getirilmiyor. İlk kriz döneminde biz belediye başkanımızla beraber takım kaptanı ve teknik direktörle, futbolcularla toplandık. Orada yüzde 100 söz vermedik ama bir umut verdiğimizi düşünüyorum. Çocuklar buna umut bağlamasalar bile o ışık biraz yeterli geldi diye düşünüyorum. Aksi halde o zaman dağılma durumu, lisansların yapılamaması durumu ortaya çıkabilirdi. Bu son istifa hiç izah edilir tarafı yok. Yani hiç kimse onlara siz başkan olun, yönetime gelin demedi. Kendileri bir şekilde ortaya çıktılar. Bir umut oldular. Ama çok çabuk o umut hayal kırıklığına dönüştü. Sonra yasal kayyum süreci başladı. Yönetim yedekleriyle toplanamaz duruma gelince kayyum süreci başladı. Şu an o süreç devam ediyor ama orada da ciddi sorunlar var.

• Kayyumu belirleme yetkisi mahkemelerin. Nezaketen bizim de görüşümüzü sordular. Malatya halkının şunu çok iyi bilmesi gerekiyor. Bugüne kadar halkın hoşuna gitsin diye değil neye inanıyorsam onu konuştum. Halkımızın genel anlamda eleştirilecek yönü varsa onu da söyledim. Hep doğruları konuştum. Malatya’da şöyle bir hastalık var. Malatya’da kimi çıkarırsanız çıkarın ertesi gün dedikodu başlıyor. Bana bütün halk gelsin bir isim versin, gidip teklif götürün desin. O teklif gitsin, o gün onu bitirmek için her şey yapılıyor. Böyle bir şehir anlayışı, insan anlayışı olamaz. Kendi değerlerini bu kadar kolay harcamak..

• Ben Malatyaspor’un sahibi değilim. Malatyaspor’a karşı yasal anlamda hiçbir görevim yok. Tam tersi mülki idare amirlerinin profesyonel sporun dışında olması gerekiyor. Sadece ve sadece bu şehre karşı bir sosyal, bir vicdani sorumluluk.. Ve Malatyaspor’un bu şehrin markalaşması, gurbetteki insanları ile bağının oluşması, değişik sosyal bekraunddan gelen insanları arasında ortak payda oluşturmasında fayda gördüğüm için bir insan olarak vicdani sorumluluk duydum. Ben normalde buna karışmak istemem. Ama bütün sorun önünüze geliyor. Sokakta yürüyorsunuz herkes sayın valim ne olur müdahale edin. Tatile gidiyorsunuz, gelin takım sahaya çıkamayacak diyorlar.

• Kongreler oluyor. Bütün millete açık seçimler. Hiç kimse ortaya çıkmıyor. 20 kişiyle görüşüyorum, halkın sizden beklentisi var diye. Hiçbiri kabul etmiyor. Hiç kamuoyunun gündemine gelmeyen kişi ve gruplarla da görüştüm. Dedikleri bizi bağışlayın, muaf tutun. Ondan sonra birileri çıkıyor. Ben adayım diyor. Gidiyor delegelerden oy alıp seçiliyor. Peki ondan sonra bunları eleştirmenin, bunlarla uğraşmanın anlamı ne? Benim oy hakkım, bunları belirleme yetkim yok. Delege de değilim. Sadece devleti temsil eden biri olarak halka hizmet etmeye çalışan, halkın ilgilendiği sorunu çözmeye çalışan iyi niyetli bir kişiyim. Bakın Malatya’da şu kanaate ulaştım. Kim aday olursa olsun ertesi gün bütün şehir ona muhalif. Hastalık derecesinde bu var.

• Kayyum için çeşitli görüşmeler sonucu 9 kişilik isim önerdik. Bunların 5’ini ben tanımıyorum. Aman Allahım!.. İsimleri önerilen arkadaşlardan biri geliyor, önce kendileri uygun gördüğü halde, sonra bizi bağışlayın diyorlar. Bu nasıl bir şey? Daha önce selam veren, şöyle iyisin diyen insanlar bize bakar hale geldiler diyor. Herkes şunu demiyor muydu? Bir an önce bu yönetimden kurtulmak gerekir. Bunu sokaktaki halk, basın, futbolcular, teknik direktör söylemiyor muydu? Teknik direktör diyordu ki, bu açıklamayı yapmam etik değil. Onlar benim işverenim. Benim konuşmam etik değil. Ama ben artık futbolcuların yüzüne bakamaz hale geldim. Verilen sözlerin hiçbirini yerine getirmediler, dedi. Biz kampanyalar filan derken bize ‘Sayın valim, boşuna uğraşmayın. Bu yönetime bu halk yardım etmez. Gerekirse kayyuma gitsin. Yeni yönetim adayları daha rahat çıkabilir’ diyorlardı. Peki şimdi kayyuma gitti. Buradan sesleniyorum. Kim kayyum heyetinde görev almak istiyorsa, bize de başvursun. Bugüne kadar söylediğimiz tek şey, bu yönetim kim olursa olsun, Malatyaspor’un sorumluluğunu üstelenen kişi Malatya halkı adına yükleniyor. Kimse tüm halkın destek olması gerekir. Hemşerilik, insanlık bunu gerektirir. Daha ilk günden muhalefet etmekle olmaz. Kayyum için gönderdiğimiz isimler önce razıyken sonra bu dediklerimden dolayı vazgeçtiler. Tipik bir şark mantığı. Asla çağdaş mantıkta olmaması gereken bir şekilde, bir kurtarıcı çıksın bunu halletsin diye bekleniyor. Değiştirilmesi gereken kafanın içindeki düşünce şekli. Şu ana kadar davrandığımız gibi davranırsak Malatya halkı olarak, sonuç fiyasko olur.

• Metin hocamızın ayrılmasını istemedik. Dedi ki, sayın valim çok üzgünüm. Artık kendime saygımı kaybediyorum, futbolcu üzerinde otorite kuramıyorum, takımı motive edemiyorum. Bu şartlarda Malatyaspor’a zarar veriyorum. Futbolcuların yüzüne bakamıyorum. Ev kirasını ödeyemeyen, taksidini ödeyemeyen futbolcular var. Bana müsaade dedi. Hepimiz üzüldük.

• Teorik olarak bu durumdan kurtulunabilir. Bu kulüp içinde bulunduğumuz kriz aşılmadığı takdirde çok daha kötü duruma düşebilir, takım sahaya çıkamayabilir, dağılabilir. Başka noktalara gidebilir. Bu durum Malatya halkının büyük çoğunluğunu üzer. Futbolu çok önemli görmeyen insanlar da var. Onlara bu takım bu şehrin bir markası, tanıtımına katkı sağlıyor, ekonomik ticari yaşamına renk katıyor, dışarıdaki insanlarımızla burası arasında köprü oluyor, anlatmak lazım. Değişik sosyal gruplara ait insanlarımızın ortak sevinci. Demek ki, ferdi olarak ne düşünürsek düşünelim, olaya sosyal açıdan üst perdeden bakmamız gerek. Bu kayyumun kimlerden oluşacak olursa olsun hemen kurulup işlemesi lazım. Bu kayyum bu sorunları çözmeyecek. Herkesin desteğiyle bu kayyumun muktedir olması lazım. Görevlendirilen kişi neticede memur.

• Şu an bu olaya bir çözüm üretilmezse yarın her şey çok daha kötü olacak. Hepimiz üzüleceğiz. Herkesin sorumluluk alması lazım.

• Herkes hareketlenmenin bir parçası olsun. Bu camianın nasıl bir camia olduğunu görsün millet.

• Yarın kimse böyle davranmayıp, bu kulüp dağıldığı zaman kimse konuşmasın. Başkasını eleştirmek kolaydır. Kimse ağzını açıp eleştiri yapmasın.

• Ben futbolcularımızın sıkıntılı, dertli olduğunu biliyorum. Kalbimdeki ses o çocuklar herşeye rağmen Sakarya maçına çıkacak ve aslan gibi mücadele edeceklerini biliyorum. Antrenmana çıkmama kahırla söylenmiş olabilir ama kendi antrenmanlarını aksattıklarını düşünmüyorum. Onların bedensel değil, düşünsel olarak kafalarının rahat olmadığını tahmin ediyorum.

• Sanılıyor ki bu görev valinin. Bu takım valinin özel takımı! Valinin işi gücü yok! Malatya’nın eğitim, tarım, afet, güvenlik sorunu yok! Vali fanatik bir futbol delisi! Akşama kadar otursun Malatyaspor yönetimi yerine koysun! Böyle bir şey var mı? Dünyada örneği var mı? Futbol bir sivil olayıdır. Bu şehirde deyin şöyle bir görev var, 10 bin tane aday çıkar. Bu şehir girişimci, her biri Türkiye çapında marka olmuş insanlarla dolu bir şehir. Hiç kimse böyle birşey düşünmeyecek! Oturacak dışardan gelmiş, buralı olmayan, hasbelkader şuraya geleli 1.5 yılı biraz geçmiş bir vali oturacak sabah akşam, bütün işlerini bir kenara bırakacak, Malatyaspor diyecek, Malatyaspor diye kalkacak! Ne böyle bir valilik yapılabilir, ne böyle hizmet yapılabilir! Ne de bu doğru bir şeydir. Lütfen daha güçlü yönetimler oluşturun. Adam girmiyorsa, nasıl zorla nasıl koyacaksınız oraya? Malatya bunlardan daha güçlü yönetim oluşturamaz mı? Malatya Türkiye’nin en güçlü kulüp yönetimlerini oluşturabilir. Ama bunun oluşmaması bir eksikliktir Malatya için.

• Benim bazı daire müdürlerim sitem ediyor. Bu Malatyaspor’a ayırdığınız zamanın beşte birini bize ayırın diyorlar. Herkesin kendisine göre sorunu var.

• Ben kendi adıma son derece vicdanen müsterihim. Ne zaman müdahale etmem gerekirse o zaman müdahale ettim. Kampanyalar düzenlendiğinde ne yaptılar, onu söylesinler. Canlı bağlantılarla bağış taahhüdü yapanların kaçı sözünü yerine getirdi. İnsanlar hareket etmiyorsa, sorun krize dönüşüyorsa bunun sorumlusu kim?

• Vali nerden para bulup verecek? Ayıp değil mi? Bir şehir seyrediyor. Vali para bulacak. Parayı kim bulacak? Devlet para mı verecek? Ankara’dan mı gönderecek? O zaman bütün şehirler aynısını istemez mi? Eğer bu takımlar Valiliğin takımıysa, nasıl olacak? İstanbul Valiliğinin bütçesi bizim bin katımız. Nasıl olacak bu? Böyle bir spor anlayışı var mı dünyada? Devlet alt yapıyı yapacak. Devlet futbolcunun transferiyle uğraşır mı?

• Bunların hepsi tribünlere oynamak. Bunu ilk defa burada söylüyorum. Bazı insanları bu noktaya getirenler de mevcut yönetimler oldular. Hep son dakikaya kadar beklediler.. Şantaj konusu!. Biz böyle Valiyi, belediye başkanını halkla karşı karşıya getirelim. Ondan sonra bize para bulsunlar. Hep bu taktiği izlediler. Bugüne kadar onlar aman üzülmesinler, aman halkta bir şey olmasın diye.. Ben bunu ilk defa konuşuyorum. Çıkıp kendilerine yakın 3-5 tane gazeteci arkadaşı.. Efendim işte durdular durdular.. Bakın belediye, geçen yıl iki yılın parası üst üste verildi diye şu an para yardımı yapamıyor. Ona rağmen hala diyor ki, işte şöyle böyle.. Geçen sene öğrencilerin okul parasından onlara avans verdim. Çok çabuk unutuluyor bunlar. Ve merak ediyorum. Bizde doğu kültürünün bir parçası, kurtarıcı ararız.

• Teorik olarak 3 şeyi söylüyorum. Ya güçlü bir yapı çıkacak ben alıyorum diyecek, ya bir konsorsiyum çıkacak. Ya da halk çözümün bir parçası olacak. Bana göre de en kolay çözüm de bu.

• Malatya’da veya Malatyalı en az 1000 tane bütçesi Valilik bütçesinden, Malatyaspor bütçesinden çok daha fazla insan var. En az 1000 tane diyorum. Bunların hepsinin vergi kayıtları Maliyede var. Allah bin kat daha fazla versin, daha çok insan çalıştırıp, daha çok vergi versinler. Hepsi başımızın tacı. Ben bunu sitem olarak söylemiyorum. Sadece sizin valilikten para vermeniz mümkün değil, bunu halkımızın bilmesi lazım. Valilik bütçesi 20 trilyon, 12 trilyonu personel gideri. Geri kalan 8’ini Malatya’nın okuluydu, yoluydu bunlara harcayacaksınız. Otursunlar neye güçleri yetiyorsa.. Birlikten güç doğacaktır. Bunu lütfen yapsınlar, Malatyalılar..”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."