Final

Örnek Resim


Malatyalife Residence

Malatya Haber -

“Verimli Bir Çalışma Ortamına Girmiş Bulunuyoruz”

“Verimli Bir Çalışma Ortamına Girmiş Bulunuyoruz”
  • 13.09.2018

İnönü Üniversitesi’nin yeni eğitim ve öğretim yılında da bilimsel çalışmalara ve çeşitli etkinlikler düzenlemeye devam edeceği bildirildi.

Üniversitenin bu faaliyetleriyle ilgili bilgi verilen ve Rektör Prof.Dr. Ahmet Kızılay’ın açıklamalarının da yeraldığı basın bülteni şöyle:

“Kurulduğu günden bugüne değişik alanlarda gerek ulusal gerekse uluslararası birçok bilimsel etkinliğe ev sahipliği yaparak ülkesine ve şehrine katkıda bulunan İnönü Üniversitesi, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında da aynı kararlılık ve duyarlılıkla bilimsel çalışmalara ve çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

İnönü Üniversitesi yıl içerisinde düzenleyeceği kongre, sempozyum, panel ve diğer bilimsel/kültürel ağırlıklı etkinlikler ile bir araya getireceği alanında uzman çok sayıda akademisyen ve fikir adamı ile toplumuna aydınlatıcı bilgiler sunmaya hazırlanıyor.

Rektör Prof. Dr. Kızılay: İlimiz Allah’ın Her Yönden Çok Cömert Davrandığı Yurt Köşelerinden Birisidir

Malatya’nın şu ana kadar birkaç olgunun etrafında öne çıkarıldığı ancak bunların dışındaki değerlerinin de gün ışığına çıkarılıp tanıtılması ve kamuoyuna mal edilmesi gerektiğini belirten Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay, “Hâlbuki ilimiz Allah’ın her yönden çok cömert davrandığı yurt köşelerinden birisidir. İklimi, tabiat varlıkları, muazzam tarihi ve diğer kaynakları bu hususu açıkça teyit eder. Ancak şu ana kadar meyvede kayısı, devlet adamında rahmetli İsmet İnönü ve Turgut Özal, ilim âleminden ise Kadri Mısri Hazretlerinin dışında bir de efsanevi kişilik Battalgazi haricinde Malatya’nın bu hususlardaki zenginliği yeterince değerlendirilemedi. Elbette bütün bu saydıklarımız bizim değerlerimizdir. Bunu hiç kimse inkâr edemez. Ama Malatya’nın bunların dışındaki değerlerinin de gün ışığına çıkarılıp tanıtılması ve kamuoyuna mal edilmesi gerekmektedir. Üniversitemiz, yeni eğitim-öğretim yılından itibaren bir dizi ulusal ve uluslararası etkinlikle bu hususları gündeme taşıyarak aydınlatmayı planlamış, başta ilimiz valiliği olmak üzere diğer il yöneticilerimizle birlikte ciddi ve verimli bir çalışma ortamına girmiş bulunuyoruz.

Bu bağlamda; 19-21 Eylül 2018 tarihleri arasında “Uluslararası Malatya’nın Fethi ve Danişmendiler” başlıklı sempozyum, 4-6 Ekim 2018 tarihleri arasında “I. Uluslararası Arslantepe Arkeoloji Sempozyumu”, 14 Kasım 2018 tarihinde “Gregory Abû’l Farac Çalıştayı” ve 18-21 Nisan 2019 tarihleri arasında “Orta Fırat Havzası I. Uluslararası Tarih Bilim Kültür ve Sanat Sempozyumu” ile tarih, kültür ve sanatın insan hafızasındaki yeri hem tazelenecek hem de yeni bilgilerle gelecek nesillere aktarılacaktır.” dedi.

İlk Etkinlik “Uluslararası Malatya’nın Fethi ve Danişmendiler” Sempozyumu

Malatya’nın, 18 Eylül 1101 günü Dânişmendli Gümüştegin Ahmet tarafından fethedildiğini dolayısıyla Malatya’da 917 yıldır Türk-İslâm varlığının devam ettiğini belirten İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Kızılay, “O sebeple bu fethin, bir yıldönümü etkinliği çerçevesinde ele alınması tarihe ve önemine uygun bir etkinlikle yad edilmesi Malatya şehrine bir vefa borcunun yerine getirilmesi olarak düşünülmektedir. O amaçla bu yıl ilk kez “Malatya’nın Fethini Kutlama Etkinlikleri” kapsamında “Malatya’nın Fethi’nin 917. Yıldönümü” veya “Fetih Paneli” başlığı altında ilmi bir etkinlik düzenlemeyi öngörmekteyiz. 19-21 Eylül 2018 tarihleri arasında yapılacak olan sempozyumda, tamamı Malatya Tarihi üzerine uzman olan araştırmacıların katılımıyla gerçekleştirilecektir.” dedi.

Bunların dışında yine üniversitemizde Fen Edebiyat Fakültesi B Blok’ta oluşturulan çağdaş bir mekanda; yani Tarih Bölümü Araştırma Eğitim Merkezi Çalıştay Salonu’nda ” Malazgirt’ten Çanakkale’ye Türk – İslam Varlığını Yaşatan Ruh” çerçevesinde her 15 günde bir Türk tarihi, kültürü ve gerek hasıl olduğunda diğer aktüel konular ile ilgili halka açık seminer, konferans ve paneller düzenlenecektir. Bu etkinliklerden ilki 28 Eylül 2018 günü “Malazgirt Ruhu” başlığı altında Prof. Dr. Salim Cöhce tarafında gerçekleştirilecektir. Müteakip etkinlikler ise üniversitemiz fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyeleri, üniversitemizin diğer birimlerinden seçilecek akademisyenler tarafından gerçekleştirilecek olup, bu konuda gerektiğinde değişik üniversitelerin öğretim üyelerinden de istifade edilme yoluna gidilecektir.

İnönü Üniversitesinde Yıl Boyu Ulusal ve Uluslararası Faaliyetler Sürdürülecektir.

Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü tarafından yapılması planlanan diğer çalıştay ve sempozyumlar hakkında bilgi veren Prof. Dr. Kızılay, şunları kaydetti: “4-6 Ekim 2018 tarihleri arasında Roma Üniversitesi ile ortaklaşa I. Uluslararası Arslantepe Arkeoloji Sempozyumu düzenlenecektir.

Yurt içi ve yurt dışından alanında uzman bir çok bilim adamının katılacağı sempozyum İnönü Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleştirilecektir. Sempozyumun düzenlenmesindeki amacı dile getiren Rektör Prof. Dr. Ahmet Kızılay, “Roma Sapienza Üniversitesi tarafından Arslantepe’de 1961 yılından bu yana yürütülen sistematik kazılar devletin ve bürokrasinin doğuşu gibi insan topluluklarının tarihi açısından kritik oluşum süreçlerinde, yerleşmenin ve Malatya ovasının önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Bunun yanında bölgeler arası üretim ve metallerin değişiminin önemli bileşenlerini oluşturan Kafkas ve Kuzey-Doğu Anadolu Bölgesindeki topluluklar ile güçlü ilişkiler hakkında değerli bilgilerin elde edildiği bu merkez aynı zamanda Suriye, Mezopotamya ve Anadolu arasındaki ticari, askeri ve siyasi ilişkilerin yoğunlaşması ile Malatya Ovası’nın bu ilişkilerde oynadığı rolün ortaya konulabilmesi açısından böyle bir Sempozyum zarureti hasıl olmuştur. Bu bağlamda birincisi düzenlenecek Uluslararası Arslantepe Arkeoloji Sempozyumunda, bölgenin binlerce yıllık tarihiyle ilgili pek çok konu ele alınacak böylelikle çeşitli ülkelerden ilimize teşrif eden akademisyenler Arslantepe’nin sağladığı büyük katkıyı gözler önüne sererek tartışacaklardır.

Malatya ülkemizin en eski yerleşim birimlerinden birisi olduğu için bu uzun tarihi süreçte pek çok değer üretmiş, insanlığa müstesna katkılar sağlamış bir yurt köşemizdir. Dolayısıyla Türk hâkimiyet döneminde önce de bu topraklarda yetişen değerlerin ele alınması gerekliydi. Onların sadece kendi kültürlerine değil, aynı zamanda bizim değerlerimize de şu ya da bu şekilde katkılarda bulunduğu muhakkaktır. Bir başka deyişle onlar da bizim insanımız, bizim bir parçamızdır. Haliyle bunların da tanınması, bilinmesi ve günümüz kamuoyuna mal edilmesi bir üniversite için vazgeçilmez görevlerden birisidir. Bu bağlamda Malatya’da yetişen önemli tarihçi, teolog ve tıp âlimi Gregory Abû’l-Farac ile alakalı olmak üzere 14 Kasım 2018 tarihinde yurt içinden ve yurt dışından alanında uzman çeşitli hocalarımızın katılımları ile bir çalıştay düzenlenecektir. Yeni senede Malatya’yı değişik yönleri ile ele alarak daha geniş bir çerçevede değerlendirecek Orta Fırat Havzası I. Uluslararası Tarih Bilim Kültür ve Sanat Sempozyumu 18-21 Nisan 2019 tarihinde Türk Tarih Kurumu, Malatya Valiliği ve Üniversitemizin katkıları ile gerçekleştirilecektir.

Orta Fırat Havzası I. Uluslararası Tarih Bilim Kültür ve Sanat Sempozyumu

 2019 yılında Malatya’yı değişik yönleri ile ele alarak daha geniş bir çerçevede değerlendirecek Orta Fırat Havzası I. Uluslararası Tarih Bilim Kültür ve Sanat Sempozyumu 18-21 Nisan 2019 tarihinde Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde TTK, Malatya Valiliği ve Üniversitemizin katkıları ile gerçekleştirilecek.

Bu Sempozyumun Amacı: Anadolu yarımadası, yeryüzünde bir başka coğrafyaya daha nasip olmamış tarihi çeşitlilik ve zenginliğe sahiptir. O yüzden bu alan bir kültür ve medeniyetler beşiği olduğu kadar aynı zamanda bir milletler ve medeniyetler mezarlığıdır. Bu bağlamda söz konusu yarımadanın merkezinde yer alan Malatya ve çevresi yani Orta Fırat Havzası bir yandan Karadeniz Bölgesi ile Kafkaslara, diğer yandan Murat-Karasu vadisi üzerinden İran yoluyla Hindistan, Çin ve Türkistan’a; nihayet Diyarbakır üzerinden Mezopotamya ile Doğu Akdeniz çevresine açılan askeri, ticari ve önemli göç yollarının kesiştiği bir noktada bulunmaktadır. Yörenin sahip olduğu su, toprak, iklim vb. hususlar da burayı her dönemde cazip kılan diğer faktörleri teşkil etmiştir. Bütün bu özelliklerin Orta Fırat Havzası’nı tarihi bakımdan yeryüzünün en hareketli bölgelerinden birisi haline getirmesi de tabiidir. Nitekim öyle de olmuş ve yörede M.Ö. 7000’li yıllarda başlayan kültürleşme ve medeniyet teşkiline dönük süreç olabildiğince canlı ve etkin bir halde günümüze kadar aralıksız devam etmiştir. Bu sürece dair bir takım araştırmalar yapılmış ise de bunların yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir. Ayrıca mevcut verilerin geniş halk kitlelerine mal edildiği de söylenemez. Bir başka deyişle hâlihazırda sahip olunan muazzam bir geçmiş ile buradan doğan muhteşem birikimden yeterince istifade edilemediği açıktır.

Bu bağlamda gerek yukarıda söz konusu edilen hususların yeterince araştırılması, gerekse hali hazırda Malatya ve çevresi özellikle de Doğanşehir, Arapgir ile Hekimhan etrafında yoğunlaşan mevcut ve yapılacak yeni çalışmalarla ortaya çıkacak birikimin ilim âlemine mal edilebilmesi için böyle bir sempozyumun düzenlenmesinin gerektiği kanaati hâsıl olmuştur. Uluslararası boyutta ilk olan bu sempozyumun arzu edildiği takdirde her sene ulusal, her iki senede bir de uluslararası boyutta daha gelişmiş halde tekrarlanmasının yerinde olacağı düşünülmektedir.

Bunun dışında üniversitemizde yıllardır güçlü bir şekilde yapılan araştırmalar ile Güney Asya Araştırmalarını bundan sonra daha düzenli ve verimli bir hale getirebilmek için açılan Güney Asya Araştırma ve Uygulama Merkezi bünyesinde Eylül 2019 tarihinde Afganistan, Pakistan, Hindistan Cumhuriyeti, Bangladeş, Tibet, Birmanya ve mücavir alanlar olan Endonezya ve Malezya’dan katılacak geniş bir bilim adamı topluluğu ile 4 günlük uluslararası bir kongrenin gerçekleştirilmesini planlamış bulunmaktayız” ifadelerini kaydetti.”

Bülten

Etiketler: /

Yorumlar
  1. Emine dedi ki:

    Ahmet kızılay yönetemiyor ne yazık ki ne memurlar ne işçiler memnun bir kere taşeron işçiler kadroya geçti sözleşme yaptırdılar tam bir köle zihniyeti maaşlara yüzde 10 zam yapma imkanı varken yapmadılar asgari ücret üzerinden kadrolu işçi çalıştırıyorlar . çalışma şartları ve saatleri ağırlaştı mesailerini alamaz oldu işçiler Hakan Erkuştan kimse memnun değil vallaha yazık millete cübbe giydirmekle bu işler olmaz …

  2. Hasan caner dedi ki:

    Yönetemiyorsun kusura bakma sen ve Hakan Erkuş gitmesi lazım yeni bir rektör ve işçinin halinden anlayan derdini dinleyen insanlar lazım Hakan Erkuş gibi işçileri azarlayan hakir gören insanlar degil

  3. MİSAFİR dedi ki:

    Sayın Rektörüm telefonla üniversitenizi aradım bilgi almak için ama ne hikmetse kimi telefonla bağladı iseler bir türlü mantıklı cevap alamadık özelikle’mi seçtiniz böylesi kişileri birazcık halkla ilişkilerden anlayan personel buralara yerleştirirseniz çok iyi olur ve üniversitenizi temsil eder

  4. Murat dedi ki:

    Gelmiş geçmiş rektörler içerisinde maalesef en başarısız rektör siz oldunuz. Üniversite bilimsel sıralamada sürekli geriliyor ve bu yıl 55. sıralara kadar inmiş durumda. Bingöl, Adıyaman ve benzeri yeni kurulan üniversiteler dahi çok daha önlerdeler. Sadece sizden olanı seçmekle de yönetim olamıyor maalesef. Genel sekreterin üniversitede herşey olduğu iddia ediliyor. Öyle ki adama hiç hakkı olmadığı, hatta kadrosu bile genel sekreter olmadığı halde tıp lojmanlarında bir lojmanın sıfırdan yapılıp hukuksuz olarak tahsisi edildiği bile söyleniyor. Üniversitede var mısınız yok musunuz iki yıldır hiç kimse sizi görmüyor. Kampüs iki yıldır birilerince talan ediliyor farkında bile değilsiniz. İyi hekim, iyi insan olmakla iyi yönetici olunamıyor demek ki. Bunu da size oy verenler dahi çok iyi anladı ancak ne çare ki iş işten geçti. Kampüs yok edildi, talan edildi. Belki farkında dahi değilsiniz, çünkü kampüste var mısınız, yok musunuz o bile belli değil.

    1. Troyka dedi ki:

      Genel Sekreter Üniversite personelini görüşmeye bile kabul etmiyor.
      Bir kere akademik prof’tan genel sekreter olmaz.
      Rektör meselesine gelince……
      Tıpçılardan hiç ama hiç rektör olmaz. Ülkemizde bilimselliğin önündeki en büyük engellerden biri bu mesele. Bunu İnönü özelinde değerlendirmeyin. Bu bir kanayan yara.

      Adam rektör olmuş, ee branşın ne? Genel cerrah!
      Bütün üniversiteyi ameliyat edecek beyefendi! Tövbe yarabbim.
      Adam ömrü laboratuar, derslik ve ameliyathane arasında geçmiş; şimdi gelip devasa bir eğitim kurumunu yönetecek… Eee, sonuç tam bir hüsran oluyor maalesef.

  5. Ülkem ve Malatyam dedi ki:

    Bilimsel olarak nereden aldınız neredesiniz. Üniversiteler bilim yuvalarıdır. Bilim yapan kimler bunları açıklayın. Gelişmişliğin temel felsefesi her konuda şeffaf olmaktır. Trambüse ve stadyuma mahkum bir bilim yuvası maalesef can çekişiyor. Gerçek bilim adamları yerlerde sürünüyorlar. Öğrenci verimliliğini açıklayınız. 2. yılınız doldu hocam iyi bir insansınız ama yöneticilik maalesef. Bu ülke bu durumları hak etmiyor. Tabanının sesini dinlemeyen yöneticilerin sonu hüsrandır.

  6. Murat dedi ki:

    İnönü ünü tesi siz geldikden sonra büyük bi sessizliğe büründü neden rektörler hep tıpçılardan seçilirki?ünüdeki işletmelerii kimlere nasıl verdiğinizi öğrenmek istiyoruz

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."