You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

“Ya Kimsin Sen?!.”

“Ya Kimsin Sen?!.”
  • 27.12.2015

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yeni Belediye binası yanındaki alanda partisi tarafından düzenlenen mitingde konuştu. Erdoğan’ı miting alanında kalabalık bir partili topluluğu dinlerken, konuşması 1 saat 15 dakika sürdü.

3 BAKAN DA GELDİ..

Erdoğan’ın bulunduğu uçak Elazığ’dan havalandıktan sonra 16.10’da Erhaç Havalimanı’na indi. Burada kısa süre kalan Erdoğan ve bareberindekiler, miting alanına doğru hareket etti. Başbakanın otobüsü 16.50’de alana girdi.

Başbakanla birlikte Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Kalkınma Bakanı Cevdet YılmazIn yanı sıra Başbakanın eşi Emine Erdoğan, AKP Kadın Kolları Genel Başkanı Güldal Akşit de Malatya’ya geldiler.

ŞEN OLASIN MALATYA..

Vatandaşları selamlayan Erdoğan, saat 17.00’de başladığı konuşmasında şunları söyledi:

“Maşallah Maşallah. Bu ne muhteşem kalabalık Malatya..Sen cana cansın Malatya. Sen cana canlarsın Malatya. Malatya Malatya bulunmaz eşin. Gönülleri coşturur ayla güneşin. Seni yürekten selamlıyorum Malatya.. Arguvan, Arapgir, Battalgazi, Darende, sizleri gönülden selamlıyorum. Doğanşehir, Doğanyol, Hekimhan, Kale sizleri kalpten selamlıyorum. Kuluncak, Pütürge, Yazıhan, Yeşilyurt sizleri muhabbetle selamlıyorum.

Malatya ,sen ki Battalgazi’nin şehrisin Malatya. Sen ki Konevi Hazretlerinin, Niyazi Mısri’nin şehrisin Malatya. Sen ki Turgut Özal’ı, Hamido’yu, Ahmet Kaya’yı bağrından çıkarmış şehirsin Malatya. İşte senin şu duruşun, coşkun, heyecanın, muhabbetin var ya, inanın senin şu manzaran Türkiye’yi gözyaşlarına boğuyor Malatya. Senin şu dik duruşun Türkiye’ye heyecan veriyor. Şu manzaran Kahire’ye, Gazze’ye, Kabil’e, Mogadişu’ya, umut veriyor Malatya. İnan ki, senin şu sergilediğin manzara ile sadece İstanbul değil Mekke, Medine, Kudüs gurur duyuyor Malatya. Bugün şu meydandaki cesaretle mazluma fer oluyorsun. Sen şu meydandaki yiğitliğinle Şam’ın, Halep’in çocuklarının gözüne ışık oluyorsun. Sen bugün Battalgazi destanını yeniden yazıyorsun. Sen şehitlerin aziz ruhunu muazzez ediyorsun, şu meydanınla merhum Turgut Özal’ın ruhunu şadediyorsun Malatya. Şen olasın Malatya. Bir kez daha Allah’ına gurban Malatya. Rabbim sizden razı olsun. Rabbim kardeşliğimizi, muhabbetimizi, yol arkadaşlığımızı daim etsin ey Malatya.

BURASI KAYISI DİYARI.. 

İşte Türkiye buraya baksın. Burada montaj yok. CHP buraya baksın, MHP buraya baksın burada montaj yok. Bu malum medya buraya baksın, Pensilvanya buraya baksın, montaj yok burada. Malatya bugün tarafını belli ediyor. 30 Mart’ta zamanı durduruyor. Onun için 30 Mart çok önemli. Burada halk, millet, Malatya’nın aşkı, sevdası, coşkusu var. Fotoğraflara inanmayacaklar varsın inanmasınlar. Malatya’daki bu tarihi kareye inanmayacaklar. Evet 3 kafadarın albümü çıktı.. Çamur attın tutmadı. Tabi Malatya’ya ananas sökmez, doğru burası kayısı diyarı. Buradan kayısı var. Onların anladığı dilden kayısı değil, hakiki kayısı. Gün kurusu da var, güneş kurusu da var, canlısı da var, hepsi var. 

Ak Parti’ye sahip çıkıyor musun Malatya? İktidarına sahip çıkıyor musun, demokrasiye, sandığa, iradene sahip çıkıyor musun Malatya? İstiklaline, hürriyetine, bayrağına sahip çıkıyor musun Malatya? Beraber miyiz Malatya. Bir miyiz, iri miyiz, diri miyiz, kardeş miyiz, hep birlikte Türkiye miyiz? Hamdolsun yarab. Bize bu günleri gösterdin. Maşallah. Bu iş bitmiştir. Malatya 30 Mart seçimlerine işte bugün noktayı koymuştur, mührü vurmuştur. Sadece Malatya’da değil, artık tüm Türkiye’de sandığın rengi belli olmuştur. 

MALATYALI BAYAN KARDEŞİMİZ YAZMIŞ

Hiç endişe etmeyin. Dik duracağız, dikleşmeyeceğiz. Hiç endişeniz olmasın. Sevgili kardeşlerim, sevgili Malatyalılar.. Sizlere bir Malatyalı kardeşimizin geçtiğimiz günlerde bana yazdığı bir mektubu burada şöyle kısaca özetleyeceğim. Mukaddes Yetiş, bir bayan kardeşimiz. Malatya mitinginizde ne olur, benim mektubumu okuyun, diyor. Öyle güzel satırlar yazmış ki, tamamını okumaya kalksam bir hayli uzun. Yani 2.5 A4 sayfası. Ben şöyle özetleyeyim istedim. Ve besmeleyle başlamış. Esselamualeyhüm rahmetullahıbereketuhu… Başbakanım sizi çok çok ve çok seviyoruz. Rabbim inşallah sizi ve vekillerinizi daima sevsin, koruyucunuz olsun diyor. Size sürekli dua ediyorum diyor. İnşallah bütün ülkelere sizin gibi bir başbakan nasip etsin diyor. Biz Malatyalılar Ak partinin aşıklarıyız diyor. Sizinle annemin bir anısını paylaşmak istiyorum. Bundan 35 yıl önce bulunduğumuz yerde elektrik yokmuş. Bütün herkes gaz lambası ile idare ediyormuş. Günlerce gaz almak için kuyruğa giriyorlarmış. Parası olduğu halde gaz alamıyormuş. Beğendiklerine veriyor, köylü kısmına vermiyorlarmış diyor kardeşimiz. Ve devam ediyor. Biz o yıllarda öğrenci iken devlet yardım etmediği için kitap alamıyorduk, diyor. Ben kardeşimle, ablam ve abimle aynı sınıfta okuyor, aynı kitapları paylaşıyorduk. O yüzden sadece ilkokulu okuyabildik. Sayın başbakanım, size ve Ak partililere kucak dolusu selamlar sevgiler. Allah’ın rahmeti bereketi ve nuru sizin ve ailenizin üstünde olsun. Mukaddes Yetiş.

Ben de ve aleykümselam diyorum. Kardeşlerim, Allah da sizden razı olsun. Rabbim tüm Malatya’dan, Türkiye’den razı olsun. Hep bu sıkıntılı dönemleri yaşadık, buralardan geçtik. Şu anda içinizde yaşça benden büyük olanlar vardır. Bu ülkede nüfus kağıdına basılan mühürle sana yağı, şeker, tuz, ekmek satılırdı. Bazılarının nüfus kağıtlarında bunlar hala var. O dönemlerden geliyoruz. Kimler vardı iktidarda. Bu CHP vardı. Çünkü CHP’nin iktidarı yoksulluk demektir, yolsuzluk, yasaklar demektir. Hep bunları yaşadık. Ve bunlar o tek partili dönemlerinde demokrasiye yol vermediler. İşte biz milletimizin desteğiyle gümbür gümbür geldik. Tek derdimiz var. Hakkın ve halkın rızasını kazanmak. Bu aziz millet, bize Allah sizlerden razı olsun desin, inanın bize bu yeter. Bundan daha büyüğüne gerek yok. 

FARKIMIZ BU..

12 yıldır Türkiye’yi, 81 vilayeti, her bir aileyi şenlendirmek için çalışıyoruz. Şimdi birileri çıkmış, o kalabalıklar taşıma, montaj. Bindirme kıtalar diyor. Niyazi Mısri ne güzel söylemiş.. Nadanı terk etme.. Yaranı arzularsın .Farkımız bu, işte yaranı bulduk. Ama bunlar bulamıyor, sıkıntıları orada. Ve onlar gelip de size ne söyleyecek? Bunların yaptıkları bir şey var mı? Biz Malatya’da şunu yaptık diyebilirler mi? Ama biz deriz? Niye. Ya nereden başlayayım ki. Alt yapısından mı, havalimanından mı, Beylerderesi’nden mi, toplu konutlardan mı. Hastanelerden mi? Onlar nadandan yalandan iftiradan vazgeçemediler. Milletle kucaklaşamadılar. Milletle kucaklaşanları da hiç anlayamadılar. Olsun be. Ne yaparlarsa yapsınlar. Bize Malatya, Türkiye yeter. Millet, Allah yeter. 

SENDEN SİYASETÇİ OLMAZ..

Şimdi bakın bunlar montaj işini iyice ilerlettiler. Bir yandan meydan fotoğraflarına montaj diyor, bir yandan da kendi ürettikleri montajlarla güya milleti kandırmaya çalışıyorlar. Kardeşlerim mecliste anayasal ve yasal suç olmasına rağmen, bunlar oralarda yaptıkları montajları dinletiyorlar. Şimdi geçenlerde bir şey söyledim. Ey Kılıçdaroğlu senden siyasetçi olmaz. Senden olsa olsa İstanbul Tahtakale’de kasetci olur. Orada yer kalmamışsa, Unkapanı Manifaturacılar Çarşısı’na da gidebilirsin. İstanbul’a sicili bozuk, hırsızlık ve yolsuzluk nedeniyle partiden ihraç edilen bir ismi adayı gösterdin. Eski genel başkan bunu istemiyordu. Yolsuzlukları nedeniyle ihraç ediyordu. Şu andaki zat da onun yolsuzluk klasörleri önünde boy boy fotoğraf veriyordu. Dün onun klasörleri önünde resim çektirirken bugün ne oldu da onu aday yapıyorsun. İşte eski genel başkanı gönderdiler, kasetle yenisini getirdiler. Pazarlıklar başladı. Bu pazarlıkta Pensilvanya da yeraldı. Siz İstanbul’a onu aday yapın, biz onu destekleyeceğiz, hükümeti de zaten devireceğiz dediler. Ne zaman 17 Aralık’ta. Tabi umduklarını bulamadılar. Hesaplar tutmadı. 25 Aralık dediler yine tutmadı. İstanbul’a buldukları aday tam bir hayal kırıklığı oldu. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da Trabzon günlerine katıldı, yuhalandı. Çıkarken de sinirlerine hakim olamadı beyefendi, orada bir vatandaşı yumrukladı. Ondan sonra da utanmadan, sıkılmadan ne diyor biliyor musun: O Ak partiliydi diyor. Vatandaş bu kadar uyanık işte, vatandaş işi biliyor.

BUNLAR ÖRGÜT..

Ey Kılıçdaroğlu bak. IPAD’lardasın, cep telefonlarındasın. Bak hanım kardeşim nereden de yakalamış seni bak. O oooh. Şu anda geliyor bak, telefonlarda, benim bacılarım, kızkardeşlerim çıkarıyor gösteriyor seni. Buralara kaydoldun, yolsuzlukların adamısın sen. O Ak partiliydi diyor. Ya sen Trabzonlular gecesine geliyorsun, hep partili olabilir. Niye yumruk salladın? Aynı şekilde Eyüp Sultan’da bir toplantı yapıyor. Orada biri alkışlamıyor. Ona da diyor ki, sen teneke gibi ne duruyorsun, çek git diyor. Bunlardan siyasetçi olur mu? Hele İstanbul gibi bir yerde. Tabi imaj bozuldu, makyajlar dökülmeye başladı. Taşıma suyla değirmen dönmez. Zorla güzellik olmaz. İmaj bozulursa, bu Pensilvanya’nın medyası da buna çok bozuldu. İstanbul’daki adayın imajını düzelmek için montaj yapmışlar, bize iftira atıyorlar. Haberde ne diyor ilginç. Başbakan Niğde’de kendisine itiraz eden bir kadını tersledi diyor. Çok enteresan. Bunlara cemaat demeyin. Cemaat temiz. Bunlar örgüt. Diğer cemaatlere hakaret etmiş olursunuz, bunlar örgüt örgüt. Neymiş dedim, merak ettim. Videosunu açtım baktım. Ben Niğde’de konuşurken bir Anadolu kadını itiraz etmiş. Ben de ona ne yüzle buraya geldin demişim. Bu işin aslı nedir diye düşündüm. Orada bazı ablaların ağabeylerin kapıları tek tek dolaşıp Ak partiye oy vermeyin dediğini anlatmıştım. Eğer demiştim, sizin kapınıza da gelirlerse, hanımefendilere, sen hangi yüzle buraya geldin diye sorun demiştim. Meğerse onlar bu şekle dönüştürüyorlarmış. Sen hangi yüzle buraya geldin. Yarın sen bu ülkede Ak parti iktidarının yaptıklarını görmüyor musun? Bunlara bunu söylemek lazım. Sen bakar kör müsün?. Kulağın var duymuyor musun, ağzın var hakkı söylemiyor musun? Senin kalbin mühürlenmiş, hadi güle güle. Senin hocan, bizim ülkemizde benim kız yavrumuzun üniversiteye başörtüsüyle gitmesini engelleyen, başörtüsü fürüat diyerek, kızlarımızın başörtüsünü açmaları için zemin hazırlayan insandır. Onlarda bu tür fetvalar kolay. Alkol mü alacaksın, alabilirsin. Gaye için her şey meşrudur. Bir yere gelebilmek için her yol meşru onlarda.

Bize omurgalı, adam gibi adam lazım. Sıradan eğilip bükülen, menfati için eğilip bükülen değil. İşte bunu almışlar Başbakan miting meydanında bir kadına hakaret etti diye haberler yapıyorlar. Bu nasıl müslümanlık. Şu yapılan vicdana sığar mı? Bunlarda yalan, takiyye, iftira, fitne, fesat var. Daha ne kaldı? Bunların hiçbirinin Müslümanlıkta yeri yok. Yalan söylemek ne zamandan beri mübah oldu? Yoksa hani bunlar rüya görüyorlar ya, rüya görüp ondan sonra Pensilvanya’ya soruyorlar Tvit atalım. Ne demiş, peygamberimiz demiş ki tvitleri iki katına çıkaralım. Soruyorlar o da diyor ki, doğrudur, iki katına çıkarın. Aman yarabbim. Şunlara bakın. Rüyanızda mı gördünüz, 10’a katlayın diye fetva mı geldi? Çok gördük, çok yaşadık bu tuzakları. Hem müslümanım, hem dindarım diyeceksin, hem de insanların gözünün içine baka baka ekranlarda yalan söyleyeceksin. Yazılar olsun. Bunlar değil mi, sevgililer sevgilisi peygamberimizi miraçtan indirip kamyonete bindiren. Ekrandan böyle yalah söyleyenler değil mi bunlar. Hazreti Cebrail’i son derece münasabetsiz şekilde istismar edenler, işte böyle montaj yaparlar, yalan söylerler. Ne diyor, Hazreti Cebrail parti kursa ona da oy vermem. Ama Kılıçdaroğlu’na, Bahçeli’ye verin. Ya bunlar bu. Bu nasıl anlayış. Aman yarabbim. Bunlarda sınır mınır kalmadı. Bunlarda mübahın meşruluğun sınırı yok. Helal haram yok. Onun için Malatya’daki, Türkiye’deki, dünyadaki yapının içinde yeralan kardeşlerime sesleniyorum. Bu yapı sizin emeğinizi istismar ediyor. O halis duygularınızı, temiz duygularınızı istismar ediyor. 

Seçime 24 gün var. Hanım kardeşlerim siz bizim ablalarımızsınız. Siz gençler siz bizim kardeşlerimiz, beyler siz bizim ağabeylerimizsiniz. 24 gün kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Durmak yok.. Buna dikkat edeceğiz. Çok koşacağız, çok çalışacağız. 30 Mart akşamı sandıkları patlatırcasına inşallah büyükşehiri ve ilçelerimizi alacağız. Ben size inanıyorum, size güveniyorum. Çünkü şu alan, şu meydan, bugün bunu söylüyor. Kardeşlerim kendi ülkesine ihanet eden, aleyhine çalışan bu yapıyla aranıza artık mesafe koyun. Ben sizden bir şey isteyeceğim. Anneler, babalar, sizlere sesleniyorum. Çocuklarınız bunların dershanelerinde okuyorsa, çekin alın. Çekin alın. Bize devletin okulları yeter deyin, okullarında okuyorsa alın, devletin okulları bize yeter deyin. Bunlar sülük gibi emiyorlar, ama sülük bunlardan faziletlidir ha. Çünkü sülük zararlı kanı emer, bunlar faydalı olanı emiyor. Arada böyle bir fark var. Kardeşlerim, artık biz devlet okullarında hafta sonlarında Cumartesi Pazar takviye kursu gerekiyorsa çocuklarımıza ücretsiz olarak takviye kursu vereceğiz. Bununla ilgili hazırlıklar ayrıca yapılıyor. 

Size burada çok açık bir şey soracağım. Allah vermesin, rabbim uzak etsin, ama.. Düşman bir ülkeyi işgal etmek istediğinde önce otoyollara, havalimanlarına, köprülere saldırır. Milli İstihbarat Teşkilatı’na, Cumhurbaşkanına, Başbakanına, bakanlarına, Genelkurmay başkanına saldırır. Ekonomiyi çökertmek için bankalara saldırır, terör örgütlerini teşvik eder. Huzura saldırır toplumu yıldırmak, ümitsizliğe sevk etmek için değerlere, kutsallarımıza saldırır. Geçmişte yapıldığı gibi işte başörtüsüne saldırır. Bunlar size tanıdık gelmedi mi? 4 çocuğum var. 2 kız 2 oğlan. 4’ü de imam hatip mezunuydu. Erkek evladım katsayısından dolayı üniversiteye gidemedi. Kızlarım başörtüsünden dolayı gidemedi. Mecburen yurtdışına gönderdim.. Erkek evladım İndiana’yı bitirdi Harvard’da master yaptı. Kızlarım aynı şekilde orada üniversiteyi bitirdi ama başörtüleriyle bitirdi. Masterını yaptı, doktorasını yaptı. Küçük kızım da İngiltere’de mastırını yaptı. Ama başları açık değil, başları örtülü olarak. Aklıma ne geldi. Öz yurdunda garipsin, öz yurdunda parya diyor ya şair. Bunlar kızlarımıza parya muamelesi yapmak istediler. 

TERBİYESİZ HERİF..

Kılıçdaroğlu, Bahçeli gibi bir adam, boğazından haram geçmemiş yavrularıma iftira etme yarışı içine girdiler. Kiminle, Pensilvanya ile birlikte. Montajladılar verdiler. Bunlar bu kadar adi, seviyesiz, karakter yoksunu. Sustum, sustum, sustum. Artık dayanılmaz hale geldi. Çünkü her meydanda yaptıkları bu. Artık buna dayanılır birşey kalmadı. Bu kadar adilik, alçaklık olamaz. Sen önce git aynaya bak. Benim rahmetli anneme hakaret edecek kadar adisin, seviyesizsin. Terbiyesiz herif.. Hem hakareti yapıyor, yaptıktan sonra da aaa unuttum ya, o rahmetli olmuş diyor. Şimdi bu ahlaksızlık değil de nedir. Sen bu ülkede bir başbakanın annesine, ölmüş annesine bir yolsuzluk isnadında nasıl bulunursun. Bu kadar adilik olur mu, bu kadar pespayelik olur mu? 

PES ETMEK YOK

Ben şimdi buradan sesleniyorum. Ey Bugün, Taraf, Zaman gazetesi siz hangi doğrunun yanındasınız?.. Ey Hürriyet Gazetesi sen neyin yanındasın? Sen bizimle istediğin kadar uğraş, sen bu ülkede yolsuzluk yapıyorsan, ben bunları takip ederim, Adalet Bakanıma da gerekli talimatı veririm. Çünkü senin ne yaptığın malumdur, bunu halkım bilir. Tabi ki, takip edeceğiz. Ama ne yazık ki, güvenli hat denilen kriptolu telefonları bile bu zalimler dinlediler. Bir başbakanın telefonunu dinleyemezsin, bakanlarıyla yaptığı görüşmeleri dinleyemezsin. Ama bunlar dinliyor. Bu gazeteler de servisini yapıyor. Kardeşlerim, bunlar 3. havalimanını yapan müteahhitlere de saldırdılar. Yavuz Sultan Selim Köprüsünü yapan müteahhide de saldırdılar. Burada devletin cebinden para çıkmıyor. 46 milyar dolar harcayacaklar buraya. Bu harcamayı yapacak müteahhitleri çökertmek istediler. Tabi tutmayacak. Dün akşam kendilerinden brifing aldım. Hamdolsun çalışıyorlar gayet iyi-. Ama paralel yapı engellemek istiyor. Bunların bu milleti sevmek diye bir derdi yok. Düşünebiliyor musunuz 100-150 milyon kapasiteli havalimanı yapacak, bunlar önünü kesiyor. Bu paralel yapı bu. Demek ki beklediklerini bulamadılar, avantalarını alamadılar herhalde. Bunların karşısında tabi pes etmek yok. 

NE SAMİMİ NİYETİ..

Şimdi bizim Başbakanlık binasını durdurmaya çalışıyorlar. Şuna bak yav. Her şey bitmiş, önümüzdeki ay veya Mayıs ayında açacağız, onu durdurmaya çalışıyorlar. Siz nasıl bir yargı mensubusunuz. İşte ben bu yargı mensuplarına karşıyım. Yoksa yargının içinde tertemiz insanlar da var, ama maalesef paralel yapının bu tür insanları da var. Bunlar MİT’e de saldırdılar. Marmaray’a da saldırdılar. Şimdi utanmadan sıkılmadan Marmaray’dan geçiyorlar. Şahsıma, devletin tepesine, Halk, Ziraat Bankasına saldırdılar. Bizden önce bu Halk Bankası, Ziraat Bankası zarardaydı. Görev zararı yazıyordu. Şimdi bunlar kazanıyor. Çözüm süreci kardeşliğimize saldırdılar. İnsanların yatak odalarına, mahrem telefon görüşmelerine, hatta başörtüsüne saldırdılar. İşte Gezi olaylarını biliyor musunuz? Gezi olaylarında ikide bir şunu söylüyorlar, samimi niyet.. Ne samimi niyeti? Orada 12 tane ağaç sökülmüş, farklı bir yere taşınmış. Bunlar samimiyetle gelmiş çevre gösterisi yapmış. Geçin onları geçin. Bizim iktidarımız 12 yılda 3 milyar fidan ve ağaç dikti bu ülkeye. Nerde 12 ağaç. Bunların çevre diye bir derdi yok. Terör örgütleriyle beraber çalışıyorlar. Bunlar yaktılar, yıktılar, cam çerçeve, esnafı duman ettiler. Molotof kokteyli ile dolaşanlara bu Kılıçdaroğlu sevgili evlatlarım diyor. Varsın senin sevgili evlatların öyle olsun. Bizim sevgili evlatlarımız elinde bilgisayarıyla, kalemiyle kitabıyla olanlar. Farkımız bu. 

BUNLAR YAPAMAZLAR..

Kardeşlerim olaylar çok açık. Bakınız, bunların niyetleri çok açık. Tabi ben CHP’ye bir şey demeyeceğim, MHP’ye de. Ama bir şey söyleyeceğim. Bu CHP dün kalkmış diyor ki, AK parti bayrağımıza saygısızdır diyor. Ey Kılıçdaroğlu niye saygısızmış. Kırkpınar’da bayrakla geçiş varmış, Ak partili bakanlar ayağa kalkmamış. Bundan dolayı saygısızmış. Kalkmamış olabilirler, doğrudur. Yapmışlarsa orada bir protokol kuralını çiğnemiş olabilirler. Ama sen hiçbir zaman Ak partiyle bayrağa saygı yarışına girme. Sen Hakkari’de BDP ile anlaşmak suretiyle, ben miting yapmak istiyorum, destek verir misiniz diyen adamsın. Onlar da sana parti bayrağını asabilirsin, Türk bayrağını görmeyeceğiz dediler. Kardeşlerim, bakın şu resim Hakkari mitinginin resmidir, 2011 seçimlerinde. Burada bir tane Türk bayrağı yok. Sadece CHP bayrakları var.Ya Türk bayrağına saygısı olan sen misin? Senin Türk bayrağı ile alakan yok yav. Yok. Ve zaten şu anda da, orada bütün bu tavizleri verdin ve Hakkari seçiminden kaçıncı çıktı bunlar biliyor musunuz? 4’üncü çıktı. Bunlar siyasetten binasip. Ve biz neresi olursa olsun, 81 vilayetin tamamında örgüt olarak varız, ama bunlar yok. Gidip oralarda parti teşkilatı bile kuramadılar. Biz il ilçe belde her yerde teşkilatımız var. Ve hepsinden öte, biz hiçbir yeri bırakmadık, her yere gittik. Ne pahasına olursa olsun gittik. Ama bunlar yapamazlar. 

PARTİ KURSUN..

Ya bunlar bizim gibi dertli değil. Biz dertliyiz yav. Bizim size sevdamız var. Biz millet sevdalısıyız. Ah benim kardeşlerim, biz iktidara geldiğimizde Türkiye’de tünel sayıları parmak sayılarını geçmiyordu. Şimdi neredeyse 100’e ulaştı. Ferhat gibi dağları deldik yav. Çünkü bizim Şirin’e ulaşmamız lazım. Şirin kim, millet yav millet. Ah kardeşlerim yolsuzluktan bahsediyorlar. Gelen ağabeylere ablalara gereken dersi daha farklı verin inşallah. Hadi hadi yolun açık olsun. Gücünüz yetiyorsa kurun partinizi karşımıza öyle gelin, bunlara öyle söyleyin. Nasıl olsa genel başkanınız kainat imamı. O da Pensilvanya’da. O da gelir başınıza geçer, beraberce Türkiye’de siyaset yaparsınız. Bunlar dini cemaat değil, bunlar siyasi bir örgüttür. Çünkü Hazreti Cebrail gelse oy vermem dediğinde siyasetle işimiz yok diyordu. Ama şimdi harıl harıl ablalarıyla, ağabeyleriyle her yerde çalışıyorlar, koşturuyorlar. Niye? Güya bu seçimde AK parti kazanmasın. Kim orada güçlü CHP o kazansın, kim güçlü MHP o kazansın. Ama Malatya diyor ki, hayır hayır.. Allah’ın izniyle her yerde biz kazanacağız. 

BİZ ÖDEDİK..

11 yıl önce geldiğimizde milli gelir 230 milyar dolardı. Biz bunun üstüne 570 milyar dolar ilave ettik. Bakın 79 senede 230 milyar dolar, 10-11 senede üstüne 570 milyar dolar ilave ettik. Farkımız bu. 36 milyar dolar ihracat vardı. Biz şu anda bunu 152 milyar dolara çıkardık, farkımız bu. Devletin borcu neydi biliyor musunuz? 100 liranın 73 lirası borçtu. Şimdi 100 liranın 35 lirası borç. Yüzde 63 faiz veriliyordu, şimdi tek haneli rakama düştü. Reel faiz yüzde 2. Enflasyon yüzde 30’du, şimdi yüzde 8. Bak nereden nereye geldik? 2013’ün işsizlik rakamı açıklandı. 9.7 Türkiye. Avrupa’da neredeyse, bütün ülkelerden çok daha iyi yere yerleştik. Daha iyi olacağız inşallah. Bakınız, benim işçi memur kardeşimden 13.5 katrilyon görev zararı kestiler. Devlet işçiye memura borçluydu, ödemediler. Kim ödedi, biz ödedik biz. Memur kardeşim, işçi kardeşim bunları sen biliyorsun. Dolayısıyla 30 Mart’ta bunun hesabını sorman lazım bu adamlardan. Çünkü CHP’de kesti, MHP’de, diğerleri de kesti. 3.5 katrilyon da konut edindirme kestiler, o da kayıp. Onu da biz ödedik. Eğitimde atılan adımlar belli. Üniversiteli gençler biz geldiğimizde 45 liracık burs alıyordunuz. Şimdi 300 lira burs veriyoruz, 200 lira da beslenme yardımı veriyoruz, kredi yurtlarda kalanlara. Fark 1’e 11. Bütün öğrencilerimiz okula başlarken, sınıflarda sıraların üstünde kitaplarını ücretsiz buluyorlar mı. Tablet bilgisayarlar geliyor mu? Hiç endişeniz olmasın daha iyi olacak. Geldiğimizde Türkiye’de 76 üniversite vardı, 99 üniversite ilave ettik, şu anda 175 üniversite var. 81 vilayetin tamamında üniversite var. 

DAHA GÜZEL OLACAK..

Malatya’ya doğalgazı biz getirdik. Beylerderesi çile deresiydi, orayı bugünkü hale biz getirdik. Elhamdülillah diyorum. Biz bu havalimanından Malatya’ya girerken ne haldeydik şimdi ne oldu. Malatya modern bir şehir oldu mu? Organize sanayileriyle modern şehir oldu mu? Fakat daha iyi olacak. İnşallah Ahmet kardeşimle birlikte şehir merkezindeki güzellikler başladı. Karayolları güzel yatırımlar yapıyor. Şimdi ilçelerle de büyükşehir olması hasebiyle Malatya daha iyi hizmetler alacak. Bu CHP Malatya’nın da büyükşehir olmasına karşı çıktı. Şimdi bunlar hangi yüzle Malatya’ya gelip de biz büyükşehir belediyeciliğini daha iyi yapacağız diyecek. Ne anlarsınız siz yav büyükşehir belediyeciliğinden. 3 tane koyun verin kaybeder gelirler. Kılıçdaroğlu da Bahçeli de. Biz İstanbul Belediyesi’ni CHP’den almıştık. Su yoktu su. Çöp dağları, aman yarabbim. Hava kirliliği felaketti. Ve 1-2 senede hamdolsun çöp kalmadı, hava kirliliği gitti, su sorununu çözdük. Artık İstanbul’da su sorunu yok.

(Malatya seninle gurur duyuyor,sloganları) Biz de Malatya’yla gurur duyuyoruz. Bugün Malatya’da farklı bir hava var. Bu hava görmemezlikten gelinebilir mi? Şu heyecana, coşkuya bak. Elhamdülillah bugünleri gördük. Ama Malatya bizi hiçbir zaman yalnız komadı. Bizimle her zaman beraber oldu. Evvelallah şimdi de 30 Mart’ta çok daha güçlü bir şekilde yürüyeceğiz. Hiç şüphem yok. Daha iyi güzel olacak. Hiç endişe etmiyorum. Bu tatlı heyecanı bize yaşattığınız için ayrıca teşekkür ediyorum.

BİZİM İŞARETİMİZ VAR YA..

Tabi bizim bir şeyimiz var. Son zamanlarda hani ben şu işareti yapıyorum ya.. Şimdi muhalefetin genel başkanları da bu işareti yapmaya başladı. Ya rahatsız oldular, ya çok sevdiler. Fakat Tayyip Erdoğan bu işareti niye yapıyor? Bir; tek millet, Türküyle, Kürdüyle, Zazasıyla, Abaza, Gürcü, Boşnağıyla, Arnavutuyla, 77 milyonuyla tek milletiz. Kimse bizi bölemez, parçalayamaz. İki; tek bayrak. Kılıçdaroğlu geç geç bizimle yolda yarışa girme. Bu bayrağın rengi şehidimin kanıdır. Hilal bağımsızlığımızın, yıldız şehidimizin sembolüdür. Kılıçdaroğlu, ilkokula giderken benim büyük kızım, ilkokulda şiir okuma yarışması var, baba hangi şiiri okuyayım dedi. Kızım Arif Nihat Asya’nın bayrak şiirini oku dedim. Onu ezberledi, okulda yarışa girdi ve temsil yetkisi aldı. Biz taa o zamanda yavrularımızı bayrak aşkıyla sevgisiyle büyüttük. Kılıçdaroğlu, ya kimsin sen. Ve bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, toprak uğrunda ölen varsa vatandır. Duyduk ki, Kılıçdaroğlu bunu da öğrenmiş. Gelişme var gelişme. İlginç, öyleyse tek bayrak. Üçüncüsü; tek vatan. 780 bin kilometrekare tek vatan. Doğu, batı, kuzey güney yok. 10-11 sene önce deseydik ki, Şırnak’a, Ağrı’ya, Iğdır’a, Kars’a havalimanı yapılacak inanır mıydınız. Buyurun orada havalimanı var. Niye bizim için İzmir neyse Ağrı da odur? Böyle modern Türkiye’yi kuracağız. Ayrım olmadan. Ne vatandaşlarımız arasında etnik milliyetçilik yapacağız, ne de bölgeler arasında bölgesel milliyetçilik yapacağız. Yapmayacağız. Dördüncüsü; tek devlet. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin içerisinde paralel devlete asla müsaade olmayacaktır. Kimse söyle bir hayalin içinde olmasın. Karşılarında bizi bulurlar, gereken dersi de alırlar. Demek ki 4. Rabia.. Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Bu bizim ilkelerimizdir. Bu istikamette aynen Aşık Veysel gibi, uzun ince bir yoldayız, gideceğiz gündüz gece. İnşallah hiçbir ayrıma fırsat vermeden gideceğiz. 

O ARA GAYRET ETTİNİZ, NÜFUS 750 BİNİN ÜZERİNE ÇIKTI..

Bu aşkınızı heyecanınızı unutamam. Evet, şu ana kadar Ahmet kardeşimizde merkezde bir belediyecilik yaptı. Artık Malatya da büyükşehir oldu. 750 bin nüfusun üzerine çıktı. O ara gayret ettiniz gayet maşallah. Çünkü 750 bin olmazsa Malatya büyükşehir olamıyordu. 768 bine çıktı, burası da büyükşehir hakkınız kazandı. Malatya’nın bütün sınırlarına Ahmet Çakır kardeşim hizmet götürecek. Artık köyler mahalle oldu, beldeler mahalle oldu. Bütün oralara alt yapısıyla, üst yapısıyla hizmet götürecek. Yani artık köylerde kanalizasyon sorunu mu var, sorumlusu burada. İlçe belediyeleriyle dayanışmayla işleri yapacaklar. Büyükşehirde Ahmet Çakır kardeşimle, ilçelerde de Ak partili adaylarımızla Ak partiye vuracağınız oylarınızla Modern Malatya’yı kuracağız inşallah. Bak Gakkoşlar diyarından geliyorum, Elaziz’den selam var size. Ama onlar da burayı görüyorlardı ha. Dediler ki, Malatya sizi bambaşka bir coşkuyla karşılayacak. Uçağa bindik. Dediler ki, Malatya’daki alanda 80 bin kişi var. İşte burası mesajdır mesaj. Her yere mesaj. Rabbim sizin birliğinizi, beraberliğinizi, dirliğinizi, kardeşliğinizi daim kılsın. Biz birbirimizi hak için seveceğiz, o zaman ayrılık girmeyecek.  Bu can bu tende oldukça, biz bu yolda biliniz ki, bu millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldik. Onun için daima millet, daima hizmet. Daima millet. Büyük medeniyet yolunda 3 hedefimiz var. İnsan, demokrasi, şehir….

Beraber yürüdük yollarda.. Allah nazardan saklasın.. Gününüz kutlu olsun, 30 Mart hayırlı olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.”

Başbakanın konuşması saat 18.15’te bitti.

HABER: Savaş BARIŞ-Levent BARIŞ,yenimalatya.com.tr- malatyahaber.com

FOTO: malatyahaber.com- yenimalatya.com.tr.- iha- akparti.org.tr

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."