Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

‘Yanlış Teşhiste Kasıt Yok’

‘Yanlış Teşhiste Kasıt Yok’
  • 27.12.2015

Malatya’da saldırıya uğrayarak bıçaklanan doktorun, yanlış teşhisi sonucunda haksız yere cezaevine giren gencin açtığı tazminat davasını Yargıtay bozarak, doktorun şikayet hakkını kullandığını belirledi.

Edinilen bilgilere göre, Malatya’da 26 Ağustos 2005 tarihinde meydana gelen olayda Nöroloji Uzmanı Y. Z. B., özel muayenehanesinin girişinde posta kutusuna bakarken, arkasından gelen bir kişinin bıçaklı saldırısına uğramıştı.

Doktorun 12 Eylül 2005 günü sekreteri ile birlikte fotoğraf üzerinden yaptığı teşhis üzerine Y. D. adlı üniversite öğrencisi hakkında hazırlanan soruşturma sonrasında tutuklanarak cezaevine konuldu. Ancak Doktor B., 11 Ekim 2005 günü davet edildiği Emniyette H. Y. K. adlı olayın asıl şüphelisini teşhis edince, yanlış teşhisi sonucu cezaevine girmesine neden olduğu Y. D. adlı öğrenci hakkındaki şikayetinden vazgeçti.

Doktorun yanlış teşhisi sonucu yanlışlıkla 11 gün cezaevinde kalan ve o esnada dershaneye giden Y. D.’nin tazminat davası açtığı Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararını 16 Mart 2009 tarihinde vererek doktoru 200 TL maddi ve 5 bin TL’de manevi tazminat parası ödemeye hükmetti.

Doktor ve avukatının temyizde bulunduğu Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ise yerel mahkemenin kararını bozarak, “Olayın gelişme biçimi gözetildiğinde, uğradığı bıçaklı saldırı eylemi nedeniyle saldırganın yakalanması amacıyla olay anındaki bilgi ve görgüsüne dayanarak yasal şikayet hakkını kullandığı davacıya zararlandırma kastının bulunmadığı ve davacının kişilik haklarına saldırıda bulunmadığı sonucuna varılmıştır” kararını verdi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin kararında şu ifadelerde yer aldı, “Anayasa’da ve yasalarda kişini hak arama özgürlüğü ile kişilik değerleri güvence altına alınmıştır. İşte bu noktada hak arama özgürlüğü ile kişilik hakları karşı karşıya gelmiş olabilir. Sorun bu değerlerden hangisine üstünlük tanınacağı noktasında toplanmaktadır. Bir taraftan kişinin hak arama özgürlüğü güvence altına alınmışken, diğer taraftan kişilik hakları da Anayasal ve yasal güvence altına alınmıştır. Buna karşın, kişi hakkını
ararken, karşı yanın kişilik değerlerine saldırıda bulunabilir. Onu hukuka aykırı bir eylemle suçlayabilir. Hukukun, karşı karşıya gelen bu iki değeri aynı konuda ve zamanda koruma altına aldığı düşünülemez. Aksi halde, hukukun kendisi kendi kuralları ile çatışmış olur. Aslında konu biraz yakından incelendiğinde her iki değerin aynı anda bir birine karşı korunmadığı, çatışma durumunda somut olaydaki özelliğe göre birinin diğerine üstün tutulduğu görülecektir.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."