You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Yazık..

Yazık..
  • 27.12.2015

Çok özlemişim Malatya’yı! kurban bayramı bu özlemimi gidermek için ilaç gibi oldu. Gerçi hava çok soğuktu ama, babam bundan 25-30 yıl önce Malatyada’ki havanın eksi 30 derecelere kadar düştüğünü söylediğinde şimdiki havanın soğuk olduğunu bir daha düşünmek istemedim.

Hava soğuk, çokca gezemiyor insan bu soğukta, ama bunun faydasını da görmemek elde değil. Babamla uzun süredir yapamadığım konuşmaları yapmak için inanılmaz bir fırsat. Hemen babam eski insanları anlatmaya başlıyor kolay değil 73 yaşında babam, neler yaşamış Malatya’da. Babama; dedeni hatırlarmısın diye sorduğumda, babam dedesini görmediğini ama babaannesinin onun elinden tutarak karne ile dağıtılan ekmeği almak için soğuk havada çarşıya kadar yürüyüp geldiğini anlattı, o anlatma sürecinde eskiden yaşayan insanların Malatya ve ülke için ne kadar değerli olduğunu ne kadar zorluk çektiğini tek tek hatırlattı bana. Babam 30 sene Sümerbank’da çalışmış bir insan üstüne de 30 sene esnaflık yapmış ve hala yapmakta. Malatya için tam bir canlı tarih. Allah uzun ömür verirse daha da çalışır. Eski insanlar çok çalışkanmış, biz şimdi onların temposunun yanında çok tembel kalıyoruz. Babaannem ondört yaşında Sümerbank’da işe başlayan babamı gece nöbete kaldırırken, ağlarmış kolay mı? Yıl 1950, ondört yaşında çocuk gece çalışmaya gidiyor.

Malatya sokaklarında gezerken babamın bana anlattığı insanların artık kalmadığını düşünmeye başladım, Malatya artık bana yabancı gelmeye başladı, herkesin herkesi tanıdığı, Malatyalı olanların birbirine yardım ettiği herkesin ülkesi ve halkı için çalıştığı zamanların çok eskide kaldığını düşündüm. Üniversite yıllarında geçirdiğim bir rahatsızlık sonucu babamla yaptığım telefon konuşmasında, babam İstanbul’da Ermeni hastanesine gitmemi ve şu anda adını hatırlayamadığım Ermeni bir doktorla görüşüp sorunumu anlatmamı söyledi. Kazlıçeşme’de bulunan hastaneye gittiğim zaman doktorun odasına geçtim ve Malatya’dan geldiğimi söyledim. Orda karşılaştığım ilgi ve alakayı asla unutamam, doktor babamın arkadaşı ve Malatyalıymış, o zaman aslında ne kadar büyük bir kültürün üstünde yaşadığımızı anladım. Bugün kalabalık bir yığın görüntüsü içerisinde olan Malatya aslında kemik gibi birbirine bağlı ve birbirine yardım eden insanlardan kuruluymuş. Çok az insan Malatya’nın bu geleneğini sürdürmekte artık. O eski zaman sıcaklığını şimdi 45 li yaşlarında olan son Malatya çocukları yaşamakta, 45 li yaş grubundan sonra tamamen birbirine yabancı bir Malatya kalacak.

Eski değerleri yaşatmayı sürdüren ağabeylerimizi gördüğümüz zaman, hemen eskileri anlatmalarını isterim, onların anlattıklarını dinlemek inanılmaz bir zevk benim için. Zaten onlar bizim gibi Malatyalı ruhuna sahip insanları gördükleri zaman doyumsuz sohbetlerine başlarlar. Geçen senelerde doktor Bülent Topaloğlu’nun böyle bir sohbetine katılmıştım. Ailesini anlattı bize her hafta evlerine bir dergi alınırmış, gazeteden bahsetmiyorum dergiden bahsediyorum. Bundan 40-50 yıl önce bugün bile dergi satışları elli binlerde gezerken Malatya’da her hafta evlere dergi alınırmış. O hoş sohbette tanımıştım Bülent Topaloğlu’nu Malatya için ne kadar büyük bir değer diye düşünmüştüm. Arada başka ortamlarda adı geçtiği zaman herkesin ortak söylemi ”Allah razı olsun” dan başka bir yönde değildi. O kadar çok şey söylerlerdi ki, fakir babası, iyi bir Malatyalı, çok kültürlü, çok çalışır……. Çok az kalmış olan gerçek Malatyalılardan biri, kocaman, dimdik duran bir Malatya’lı, Doktor Bülent Topaloğlu. Ama herkes bizim gibi düşünmüyor, o kocaman Malatya’lı, devlet hastanesini ülkenin önemli hastaneleri arasına sokan, saatlerce sıra beklediğimiz hastaneyi modern bir çehreye sokan Bülent Topaloğlu, başarısızlık sebebiyle görevinden alınmış.

Kocaman dağlarımızı kendi elimizle devirmeye devam ediyoruz. Artık Malatya’da iyi Malatyalılar kalmayacak, milletvekilliğine aday adaylığını koyduğu zaman bile inşallah seçilemez böylece hastanemizi bırakıp gitmez, sonra bu kadar fakir fukara ne yapar diye düşündüğüm doktor Topaloğlu, görevinden alınmış. Kendi elimizle kendi değerlerimizi kaybediyoruz. Seçilen insanlarımız Malatya’nın değerlerine sahip çıkmalılar. Gerçek bir Malatyalı kolay kolay yetişmiyor artık, yetişenleri de yıllardır olduğu gibi kendi elimizle görevden alıyoruz.

Yazık…..

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."