You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Zirve Davası’nda Kayıtlar Dinletildi

Zirve Davası’nda Kayıtlar Dinletildi
  • 27.12.2015

Zirve Yayınevi’nde biri Alman uyruklu 3 kişinin öldürülmesine ilişkin davanın 64’üncü duruşmasında, bazı ses kayıtları dinletildi. 

Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanıklar Hurşit Tolon ile Varol Bülent Aral dışındaki tutuklu sanıklar, müştekiler ve avukatları katıldı.

Ses kayıtlarının dinlemesinden önce tutuklu sanık Hüseyin Yelki söz alarak, iddianamede Kayra ve Zirve yayınevleriyle ilgili bilgi taşıdığı ve haber elemanlığı yaptığı yönündeki iddialarla ilgili açıklamada bulundu. Yelki, ne Kayra ne de Zirve Yayınevi hakkında kimseye bir bilgi ve belge vermediğini savunarak, “Ben haber elemanı değilim. Savcının bu iddiaları kanıtlaması lazım. Davaya 2 sene sonra dahil edildim. Ben, devleti ve hükümeti yıkmaya teşebbüs etmedim, etmem de. Zaten benim inancım olan Hıristiyanlık bunu engeller. Ben 2002 yılında Hıristiyan oldum. Ben Hıristiyan olduğumda bir Hıristiyan cemaati yoktu. Pek çok sınavda birinci, ikinci, en fazla üçüncü olurken kimse bana iş vermedi. Ama Hıristiyanlar bana sahip çıktı, beni tedavi ettirdiler” dedi.

Yelki, bir gazetede halen yayınlanan “İncil Okur Musunuz?” ilanıyla Hıristiyan olduğunu iddia ederek, beraatını istedi. 

Yelki’nin açıklamalarının ardından duruşmada, bir kişinin misyonerlikle ilgili bilgiler anlattığı bazı ses kayıtları dinlendi. Mahkeme Başkanı Hayrettin Kısa, tutuklu sanıklardan Adem Gedik’e söz konusu ses kaydında kendisinin bulunduğu yönündeki iddiaları hatırlatması üzerine Gedik, belirtilen tarihte yurt dışında olduğunu öne sürdü.

Tutuklu sanık Haydar Yeşil ise, ses kaydında görevlendirdikleri bir askerin misyonerlikle ilgili İngilizce bir metni çeviri yapıyor olabileceğini ileri sürdü.

Duruşmada söz alan tutuklu sanık Levent Ercan Gelegen de, ses kayıtlarında misyonerlikle ilgili anlatılan bilgilerin doğru olduğunu kaydederek, “Misyonerlerin özellikle Doğu bölgesinde Alevi ve Kürt vatandaşlarla görüşerek, bu görüşmelerde kişilerin hassasiyetleri, zaafları hatta tuttukları takımlarına kadar pek çok konu öğreniliyor” iddiasında bulundu.

Duruşmada ayrıca, bazı görüntüler de izletildi. Tutuklu sanıklardan Ruhi Abat, duruşmada izletilen görüntülerin kendi evinde çalışma odasında çekildiğini söyledi.

SES KAYIDINDA İLGİNÇ DETAY

Duruşmada bazı sanıkların cinayet öncesi ve sonrasında davanın sanığı ve tanığı olan İlker Çınar ile yapmış oldukları görüşmelere ilişkin ses kayıtlarının dinlenilmesine devam edildi. Duruşmada dinlenen 27 Mayıs 2007 tarihli sanık Ruhi Abat ile Haydar Yeşil’in davanın sanığı ve gizli tanığı İlker Çınar ile yapmış olduğu görüşmenin çözümünde, sanık ve gizli tanık İlker Çınar, cinayetlerin şüphelisi Emre Günaydın’ın Hüseyin Kaya ve Hüseyin Yücesoy adlı şahısların yönlendirdiğini iddia ediyor. Ses kayıdının mahkeme salonunda dinlettirilmesinden sonra Mahkeme başkanın sorusu üzerine sanık Emre Günaydın, bu iki şahısı da tanımadığını söyledi. Ses kaydın da İlker Çınar, “Hep beraber izliyoruz, Yalnız kaynak sağlam. Onu söyleyeyim. Fazla elimizde ayrıntı olmamasına rağmen çeşitlerin netliği güvenirliği çok sağlam. Zaten Emre Günaydın bu Hüseyin’i açıklayacaktır” ifadesini kaydediyor. Bunun üzerine sanık Haydar Yeşil, “Yaşarsa” şeklinde cevap verdiği, araya giren İlker Çınar’ın “Oda var, doğru yaşatılırsa, yani orada onun korum altına alınması gerekiyor. O, Emre Günaydın’ın Hüseyin Kara’yı…” şeklinde konuşurken, araya giren Sanık Ruhi Abat’ın “Gözümüz gibi bakıyoruz” şeklinde cevap verdiği, yeniden araya giren İlker Çınar’ın “Emre Günaydın, Hasan Yücesoy yani Nizam’ı da tanıyor, Hüseyin Kara aracılığıyla. Yani en alttaki adam aracılığı ile üstteki kişi tanıştırılmış” şeklinde konuştuğu görülüyor.

Ses kayıtlarını dinlenmesi esnasında Ruhi Abat, herkesin konuşmaları dinlediğini belirterek, İlker Çınar’ın tehdit edildiğini söylediğini, ancak konuşmaların içeriğinde böyle bir tehdidin olmadığını, yine İlker Çınar’ın konuşmaların mizansen olarak hazırlandığını söylediğini, ses kayıtlarında böyle bir mizansenin de olmadığını ileri sürdü.

Mahkeme heyeti tarafların taleplerini alarak duruşmaya kısa bir ara verdi. Tüm sanıkların tahliye taleplerini reddederek, tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme heyeti, Ankara’daki Kozmik Oda aramasında elde edilen belge ve bilgilerde Zirve yayınevi davasını ilgilendiren belge ve bilgi varsa bunun Ankara cumhuriyet Başsavcılığından istenilmesine, Mersin ve Malatya İl Jandarma Komutanlıklarından haber elemanı kodlarının istenilmesini, Sanıklar Levent Ercan Gelegen ve Hüseyin Yelki’nin Jandarma’da haber elemanı olup olmadığının sorulmasına, gizli tanık İlker Çınar’ın 13 Mayıs 2013 tarihli duruşmada dinlenilmesine, Hrant Dink davasındaki gizli tanık Barış7ın ifadelerinin istenilmesine, Genelkurmay Başkanlığı’ndan TUSHAD ile ilgili bir birim olup olmadığının sorulmasına karar vererek, duruşmayı 13 Mayıs 2013 tarihine erteledi.

Mahkeme Heyeti, duruşmada mahkeme heyetine ve tanık Veysel Şahin’e yönelik tehdit ve hakaretler nedeniyle, yine mağdur avukatı Erdal Doğan’a yine hakaret ve tehditleri nedeniyle sanık Varol Bülent Aral tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verirken, tanık Veysel Şahin hakkında ise sanık Varol Bülent Aral’a yönelik tehdidi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasına karar verdi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."