You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

‘Zorunlu Sigorta Tartışılmalı’

‘Zorunlu Sigorta Tartışılmalı’
  • 28.12.2015

Battalgazi Meslek Yüksek Okulu Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Gündüz, kayısının barındırdığı yüksek ekolojik ve doğal riskler ile ülke ve Malatya kent ekonomisi için ifade ettiği değerin büyüklüğü değerlendirildiğinde, “kayısı için tarımsal sigortanın zorunlu hale getirilmesi” konusunun tartışmaya açılması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Gündüz, “Kayısı için sigorta zorunlu olsun demiyorum, ama bu konunun tartışmaya açılması gerektiğini düşünüyorum” dedi. 

‘Tarımda Risk Yönetimi ve Sigorta Sistemi’ konulu seminer

Battalgazi Meslek Yüksek Okulu tarafından düzenlenen Geleneksel Salı Seminerleri devam ediyor. Salı Seminerleri’nin sonuncusunda “Tarımda Risk ve Risk Yönetimi ve Tarımsal Sigorta Sistemleri”ne ilişkin iki ayrı sunum yapıldı. 

İnönü Üniversitesi Battalgazi Yerleşkesi’nde düzenlenen seminerde Battalgazi MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Gündüz “Tarımda Risk ve Risk Yönetimi” başlığı altında tarımsal sektörün barındırdığı risklerin yönetim stratejilerine ilişkin bilgi verirken, seminerin diğer konuşmacısı TARSİM Malatya Bölge Müdürü Bünyamin Kadak, TARSİM örneğinde somutlaşan Türkiye’deki tarımsal sigorta sistemlerine ilişkin detaylı bilgi verdi. 

Doç. Dr. Karlıdağ: Tarım risklere açık bir alan 

Seminerin açış konuşmasını yapan Battalgazi Meslek Yüksek Okulu Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ, tarım sektörünün doğal ve ekolojik risklere açık bir alan olduğunu, bu nedenle üreticilerin zararlarının karşılanması konusunda sigorta sistemlerinin hayati önem taşıdığını kaydetti. Tarımsal risk yönetimi ve sigorta sistemleri konusunda tarım ve hayvancılık faaliyeti yürüten kesimlerin bilinç düzeyinin yükseltilmesinin önemine de değinen Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ, “Bu seminer de tarımsal risklerin doğru yönetilmesi konusundaki stratejilerin güncel gelişmelerle ve somut örneklerle birlikte yorumlanması açısından önem taşıyor” dedi. 

Ziraat Fakültesi ve Battalgazi MYO Bahçe Bitkileri programında öğrenim gören öğrencilerin gelecekte tarım sektörünün ihtiyaç duyacağı nitelikli insan kaynağı olacağını ifade eden Battalgazi MYO Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ, seminerin öğrencilerin yoğun katılımı ile gerçekleşiyor olmasının önemine değindi.  

Doç. Dr. Gündüz:  “Tarım, bebek gibi korunmalı ve desteklenmelidir”

Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ’ın açış konuşmasından sonra seminerde ilk sunumu Battalgazi MYO Öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Gündüz yaptı. 

“Tarımda Risk ve Risk Yönetimi” başlıklı sunumunun başlangıcında “Tarımsal Üretimin Temel Özellikleri”ne ilişkin bilgi veren Doç. Dr. Orhan Gündüz, tarım sektörünün yüksek risk ve belirsizlik barındırdığını, bu nedenle korunması, himaye edilmesi ve teşvik edici unsurlarla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. 

“Tarım bebek gibidir. Bebeklerin, nasıl ebeveyn koruması olmadan ayakta durmaları ve gelişmeleri mümkün değilse tarımda bunun gibi devlet himayesine muhtaç bir sektördür. Bu nedenle, bir bebeğin korunması hassasiyetiyle daima korunmalı ve desteklenmelidir” şeklinde konuşan Doç. Dr. Orhan Gündüz, tarımın stratejik öneminin gün geçtikçe daha iyi anlaşıldığını, gelişmiş ülkelerin tarım sektörünü desteklemek amacıyla büyük bütçeler ayırdığına dikkat çekti. 

Tarımsal üretimi olumsuz etkileyen risk faktörlerinin çok çeşitli olduğunu ve verimlilik düzeyini belirleyici karakter içerdiğini kaydeden Doç. Dr. Gündüz, tarımda risk kaynaklarını “Üretim riski, piyasa riski, finansman riski, kurumsal ve yasal risk, teknolojik risk ve ekolojik risk” şeklinde kategorilendirdi.  

Üretim risklerini “Yetersiz arazi, bitki ve hayvan hastalıkları, zararlılar, iş gücü yetersizliği, vasıfsız işgücü kullanımı, plansız üretim, sulama-gübreleme-ilaçlama ve çapalama gibi bakım işlemlerinin yeterince ve bilinçli yöntemlerle yapılmaması” olarak açıklayan Doç. Dr. Orhan Gündüz, bu kategoride bir diğer risk faktörünün de ‘Rekolte’ olduğunu kaydetti. 

Ürün, arazi ve girdi fiyatlarındaki dalgalanmaların, tarım arazilerinin amaç dışı kullanılmasının, ürün depolama ve muhafaza koşullarının piyasa riskleri kapsamında değerlendirildiğini ifade eden Doç. Dr. Gündüz, başta Malatya’da kayısıyı sert biçimde etkileyen dolu ve don olmak üzere “Fırtına, kuraklık, sel, erozyon, aşırı yağış, yetersiz yağış ve anormal ısı değişimleri”nin ekolojik riskleri oluşturduğunu söyledi. 

Tarım sektörünün karşı karşıya olduğu tüm bu risklerin yaratabileceği sorunların, akılcı, rasyonel ve doğru araçlardan oluşan bir risk yönetimi ile minimum düzeye indirilebileceğine dikkat çeken Doç. Dr. Orhan Gündüz, risk yönetiminde uygulanabilecek stratejileri şöyle ifade etti: “Risk kaynağına yönelik birden fazla yönetimi stratejisi uygulanabilir. Yeterli ve güvenilir verilerle desteklenmiş yönetim stratejileri yürütülebilir. Üretici beklentilerini, üretici özelliklerini ve üreticinin riske karşı tutumunu dikkate alan yönetim stratejisi geliştirilebilir”. 

“Kayısı için zorunlu tarım sigortası tartışmaya açılmalı” 

Malatya’da tarımsal risk denilince ilk akla gelen ürünün doğal olarak kayısı olduğunu ifade eden Battalgazi MYO öğretim Üyesi Doç. Dr. Orhan Gündüz, kayısının zorunlu tarımsal sigorta kapsamına alınması konusunun tartışılması gerektiğini söyledi. Gündüz bu konudaki düşüncelerini şöyle açıkladı: “Malatya kent ekonomisi için ifade ettiği değerin büyüklüğü göz önüne alındığında, kayısı için tarımsal sigortanın zorunlu hale getirilmesi konusunda ‘bir beyin fırtınası yapılmalıdır’ diye düşünüyorum. Kayısı için şimdiden tarımsal sigorta ‘zorunlu olsun’ demiyorum, ama Malatya ekonomisini ve Malatya insanını sosyo-ekonomik açıdan derinden etkileyen bir ürün bu kadar yüksek düzeyde ekolojik ve doğal risklerle karşı karşıya ise zorunlu sigortanın artıları ve eksileri konuşulmalı, paydaşlar fikirlerini ortaya koymalıdır. Ayrıca sadece kayısı için değil, Türk tarımı için stratejik öneme sahip düğer ürünler için de bu konu gündeme taşınmalıdır. Bu kapsamda bir sigortanın uygulanabilmesi için veri ve kaynak alt yapısının sağlıklı biçimde oluşturulmuş olması ve üreticilerin ödemesi prim miktarlarının ve oranlarının da yeniden gözden geçirilmesi şarttır” dedi. 

TARSİM Bölge Müdürü Kadak: Üreticinin engelleyemeyeceği tarımsal riskleri sigortalayan çiftçi dostu bir kurumuz 

Battalgazi Meslek Yüksek Okulu’nun düzenlediği seminerin diğer konuşmacısı TARSİM Malatya Bölge Müdürü Bünyamin Kadak ise, sunumunda, devlet güvencesiyle çalışan tarımsal sigorta havuzu olan TARSİM’in çalışma esas ve ilkeleri bağlamında tarımsal sigortacılığın önemini anlattı. 

Tarım sektörünün genellikle ‘Üstü açık fabrika’ olarak nitelendirildiğini ve çeşitli alanlara yayılmış risklerle karşı karşıya bulunduğunu, bu nedenle tarımsal sigortanın hem üreticinin hem de şehir ekonomilerinin bu alandaki güvencesi konumunda olduğuna dikkat çeken TARSİM Malatya Bölge Müdürü Bünyamin Kadak “Biz TARSİM olarak üreticinin önüne geçemeyeceği risklerin devlet güvenceli sigorta sistemi ile sigortalanmasını yapıyoruz” dedi. 

TARSİM Malatya Bölge Müdürü Bünyamin Kadak’ın seminerdeki sunumunda öne çıkan bazı hususlar şöyle: 

“Biz ekolojik riskleri sigortalıyoruz. Üreticinin önlemini alamayacağı, üreticinin tarımsal varlığını ve gelirini olumsuz yönde etkileyecek riskleri sigortalıyoruz. Bunu belirli şartlarda ve teknik esaslarla sigortacılık kurallarına göre sigortalıyoruz. İsmimizde sigorta kavramı olmasına rağmen biz bir sigorta şirketi değiliz. Bu sistemde bir havuz mekanizması oluşturulmuş, devletin kontrol ve güvencesine sahip olan sistem. Herhangi bir kar amacı olmayan, tam anlamıyla çiftçinin, üreticinin, küçükbaş, büyük baş ve kümes hayvanı yetiştiricilerinin dostu olan bir kurumsal yapıdır.

“Başlangıçtaki sigorta kapsamı üretici lehine çok genişletildi”

Türkiye’de 2005 yılında 5363 sayılı kanun çıkarıldı. Bu kanun kapsamında üreticinin sınırlı riskleri satın alınıyordu. İlk başta sadece dolu paketi, yani dolu teminatı vardı. Dolu paketi içinde 7 riski vardı. Bunlar, dolu, fırtına, deprem, sel, su baskını, hortum şeklinde sıralanıyordu. Fakat sigorta havuzumuz üreticilerin sigortanın faydalarını yaşadıkça ve sağladığı faydanın sonucu olarak havuza katılımı arttıkça TARSİM’in tarım ve hayvancılık faaliyetlerine yönelik sigorta kapsamı genişletildi. 

“Teminat başlangıcını artık çiçeklenme dönemini de kapsıyor”

2007 yılında ise yaş meyvelerde don riskini de satın aldık. Yani üreticilerin don riskini satın almaya başladık. 2010 yılına geldiğimizde TARSİM’in sigorta kapsamı çiftçi açısından çok önemli riskler barındıran yeni aşamaları da sigorta kapsamına alındı. Malatya’nın da içinde bulunduğu illerde yaş meyvelerde çiçeklenme döneminde don hasarı meydana geldi. Bu döneme kadar teminat başlangıcımız meyveye dönüşüm aşaması, taç yapraklarının döküm aşamasında başlıyordu. Fakat çiçeklenme döneminde meydana gelen hasarların tarım sektöründe faaliyet gösteren üreticilerimizi ciddi anlamda mağdur ediyordu. TARSİM, hükümetimizin çiftçilerin mağduriyetinin giderilmesi konusundaki hassasiyetinin bir sonucu olarak bakanlığımızın talimatıyla çiçeklenme aşaması da sigorta çerçevesine alındı. Böylelikle, 2011 yılından itibaren don hasarının yarattığı risklere karşı yaş meyvelerde teminat başlangıcımız çiçeklenme döneminden itibaren meydana gelen don hasarına devlet destekli tarım sigortaları kapsamı içerisine alınmış oldu. 

TARSİM’in yaptığı tarımsal sigorta türleri ‘Bitkisel ürün sigortası, sera sigortası, büyük ve küçükbaş hayvan hayat sigortası, kümes hayvanları ve su ürünleri sigortası ve arıcılık (Arılı kovan) sigortası’dır. 

Diyanet ‘Tarımsal sigorta haram değil’ fetvası verdi. 

TARSİM Bölge Müdürü Bünyamin Kadak, bazı üreticilerin dinî hassasiyetler nedeniyle TARSİM tarımsal sigorta havuzuna katılmak istemediğini belirterek, “TARSİM olarak bu konuda Diyanet İşleri Başkanlığı’na başvuruldu. Tarımsal sigortanın İslam dini açısından bir sakıncası olup olmadığına yönelik bilgi verilmesi talep edildi. Diyanet İşleri Başkanlığı din İşleri Yüksek Kurulu, bu talep üzerine bir fetva yayınladı ve tarımsal sigortanın dinî açıdan bir sakıncası olmadığını belirtti” diye konuştu. 

Teşekkür Belgesi verildi 

Battalgazi MYO tarafından düzenlenen ‘Tarımda Risk Yönetimi ve Tarımsal Sigorta Sistemleri’ konulu seminerin sonunda, Battalgazi MYO Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ, seminere katılımı ve yaptığı sunum için TARSİM Bölge Müdürü Bünyamin Kadak’a ‘Teşekkür Belgesi’ sundu. 

Yoğun katılım

Semineri Battalgazi MYO Müdürü Doç. Dr. Hüseyin Karlıdağ, Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Durak, İnönü Üniversitesi Arıcılık Geliştirme – Uygulama ve Araşıtırma Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Semiramis Karlıdağ, Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri, Battalgazi MYO öğretim üye ve görevlileri, Battalgazi MYO Genel Sekreteri Sabri Elmas ile çok sayıda öğrenci takip etti.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."