Miram

Final

Fuat


Serdar doktor

Lab


Malatya Haber -

‘Ekmek Davası’ Ya da ‘Askıda Ekmek’ Meselesi

‘Ekmek Davası’ Ya da ‘Askıda Ekmek’ Meselesi
  • 03.11.2020

‘Eve ekmek götüremiyoruz’ diyen, geçen yıl bir kuş sütü eksik kahvaltıyı veren…

Osman KARAKAŞ
[email protected]

Türkiye gibi ülkelerde her zaman günlük hayat dolu dolu yaşanıyor. Tabii; “dolu dolu”dan kasıt sözlük anlamında değil malumunuz. Medya açısından ülkenin her yerinde yığınla olay yaşanıyor ve yurt dışında da Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren önemli gelişmeler yaşanıyor. Eskiden “Ulusal Basın” olarak bilinen, daha sonra ruh itibarıyla ulusal nitelikleri kalmayınca “Yaygın Basın” denilmeye başlanan, ancak gerçekte “İstanbul Basını” olan medya kuruluşları Türkiye’yi ve Dünyayı İstanbul’dan, hatta İstanbul’un birkaç semtinden ibaret sanıyor.

Cahillik ve Türkçe’yi dahi düzgün telaffuz edememekten aciz, bırakın haberciliği cümle kurmayı bile zar zor beceren kimileri “birilerinin” kakmasıyla isimlerini de programların önüne yazarak “bir gecede” şöhret edilebiliyorlar. Dışarıdan bir gözle bakarsanız, sanırsınız ki; ilgili şahıs yıllardır ülkenin ve milletin çeşitli sorunlarını gündemine alıp yaşamın daha kaliteli düzeye gelebilmesi adına çaba sarfedip başarılar elde etmiş ya da skandalları araştırıp ortaya çıkararak ülkenin kurumlarını soyulmaktan kurtarmış!

Yanı sıra yaklaşık 90 milyonluk bir ülkede en çok izlenen ‘TiVi’ kanallarının hem de ana haber bültenlerinde ya da en çok okunan gazetelerin web sitelerinde adını sanını duymadığınız bir cahil oyuncu ya da birkaç kez podyuma çıkmış (podyuma birkaç kez çıkmak ne gibi bir özellik ise..) bir hatunun sözüm ona cesur pozlar verdiği, bilmem kaçıncı sevgilisinden ayrıldı, ya da bilmem hangi mekânda kiminle görüldüğü şeklinde yapılabiliyor ve bunlara kimse tepki göstermiyor.

Ülkenin “duayen”(ne demekse!) olarak adlandırılan kimi sözde gazetecileri ülkede bombalar patlarken, şehit cenazeleri gelirken, bedava zıkkımlandığı yemeği ballandıra ballandıra anlatıyor, bir başkaları hayvanın en pahalı yerlerinden pirzolayı, antrikotu en iyi pişirme yöntemlerini anlatarak cebini dolduruyor. Hiçbir yemek programında kullanılan malzemelerin nasıl temin edileceği, asgari ücretle nasıl alınabileceğinin formülünü anlatmıyor!

En çok izlenen programlardan birinin sunucusu ayrılmaya karar veren çifte; “Siz kesin kararınızı verin, gelin sizi boşayalım”, bir başkası ülkenin on binlerce polisinin ve jandarmasının yapamadığını yaparak “Katili biz bulduk” diyebiliyor.

Olayın siyasi boyutu da bir başka alem. Her görüşten kadrolu beslemeler, her akşam 3-5 saat birçok tivi kanalında kapılandıkları görüşün ya da tarafın gözü kapalı savunuculuğunu yapıp, ipe sapa gelmez hikâyeler, sözde tespitler, sözde araştırmalarla birbirlerine saldırıp ertesi gün yine aynı kanalda veya bir başka kanalda karşı karşıya geliyorlar.

Kimi zaman sunucu ile birlikte 7 kişinin bulunduğu sözde açık oturumda her konuşmacıya reklam aralarını da eklerseniz yaklaşık 1,5 saatte bir sıra geliyor. Ama olsun, hiç kıpırdamadan ekranda suratı görünüyor ya!

Hele ekranlarda belli bir siyasi görüşü savunan sözde stratejistlere ve isimlerinin önlerinde akademik unvanları olanlara ne demeli. Öyleleri var ki, “armut” deseniz uzman, “kömür” deseniz uzman, “genetik bilimi” deseniz uzman. Yani dünyada her halttan anlayan en çok uzman bizim ülkemizde…

EKMEK DAVASI

Son olarak Malatya kaynaklı bir “Ekmek Davası” yaşandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Malatya programı sırasında havalimanı yolu üzerinde durduğunda biri, Cumhurbaşkanı’na; “Bize bir müjde ver. Eve ekmek götüremiyoruz” gibi sözler söylemiş.

Türkiye’nin gündemini oturan olayın müsebbibi haberlere göre Minibüsçüler Odası Başkanı. Hani, şu geçen yıl Belediye Başkanı Selahattin Gürkan’ın ve Milletvekili Ahmet Çakır’ın ağırlandığı, 50’nin üzerinde çeşit bulunan, kuş sütü eksik kahvaltıyı veren kişiymiş bu arkadaş!

Bu zat belli ki kimi tepkiler üzerine pişman olmuş ve “Sözlerim yanlış anlaşıldı” demiş. Sonuçta; “Öyle bir söz söylemedim” demiyor. Belli ki dertli veya üyelerinin gazına geldi, faaliyet gösteriyormuş gibi görünmek hatta bunu bir Cumhurbaşkanı’na dahi söylediğini göstermek için aşırı bir şov girişiminde bulundu.

Konuya bir de şöyle bakalım:

Dünya genelinde bir salgın süreci yaşanıyor. Belli sektörler hariç neredeyse tüm sektörler kriz yaşıyor. Buna rağmen lüks konut satışları ile lüks araç satışları zirve yapıyor! Belli ki kimileri krizi fırsata çevirmiş. Ayrı bir konu.

Kimileri ağzını açmış, kulaklarını dikmiş acaba salgın nedeniyle fırsat gözler hale geldi. Hangi bankada düşük krediler, evde oturarak maaş alma, işyerini açmadan para kazanma gibi uyanık karakterlere büründü.

Hesap sistemlerinde “İhtiyat Akçesi” diye bir kavram vardır. Para icat olunmadan önce de çeşitli ürünler bu amaçla saklanırdı. Yani binlerce yıldan beri bilinen bir yöntem.

Günümüzde ise kurum ve kuruluşlar, hatta bireyler olumsuzluklara karşılık sıkıntı çekmemek için bir kısım kazanımlarını bir kenara ayırırlar. Eskiler hep nasihat eder: “10 kuruşun var ise 5 kuruşunu bir kenara ayır. İyi gün var kötü gün var lazım olur”.

Batı ülkelerinde belediyeler ve kiliseler gayrimenkul zenginidirler. Vahşi kapitalizmin yaşandığı iddia edilen ABD’de bile yerel yönetimlerin ülke çapında on binlerce sosyal konutu, spor ve kültürel tesisleri vardır. Konutların kiraları uygundur. İsteyen kiralar.

Bizzat gözlemimdir; sigortanız yok ise tedavi gideri yüksektir. Ancak hiç kimse hastane kapısından geri çevrilmez. En pahalı ameliyatlar bile en popüler ve pahalı hastanelerde yapılabilir, hastaneden taburcu olurken faturanın adresinize gönderilmesini talep edersiniz. Fatura geldikten sonra ekonomik gücünüz tamamını bir defada karşılamaya müsait değil ise, isterseniz onbinlerce dolarlık faturayı her ay 20-50 dolarlık çek ile ödeyeceğinizi bildirir ve çekinizi posta ile gönderirsiniz. Kimse sizi icraya vermez, evinizdeki eşyalara el koymaz. Ancak taahhüdünüzü yerine getirmiyorsanız o zaman bir daha o kurumdan sağlık hizmeti alamazsınız. Kredi kartı ile işlem yapıp ödemenizi durdurmanız halinde ise veya batık durumda iseniz kişisel iflasınızı bildirir tüm borçlardan kurtulursunuz. Ancak 7 yıl finans konusunda sıkıntı yaşarsınız.

Bunları bilen uyanık yabancılar ki, aralarında Türkler de var, yakınlarını Türkiye’den getirip ağır ameliyatlar ettirip sonra da izlerini kaybettiriyorlar.

Bu gibi durumlarda alacağını alamayan hastaneler nasıl ayakta kalıyor dersiniz?

Yerel yönetimlerin her yıl bütçelerinden ayırdıkları sosyal kurumlara destek parasıyla. Evet vahşi kapitalizmin beşiği Amerika’da oluyor bunlar.

TÜRKİYE’DE NE YAPILIYOR?

Peki; Türkiye’de kriz, afet, salgın gibi durumlarda ne yapılıyor?

Yanıt basit, bildiğiniz gibi: Devlet Baba bekleniyor.

Peki meslek kuruluşları ve yerel yönetimler neden var?

Cumhurbaşkanı’nın önüne atlayıp feryat eden sonra da kendini yalanlayan Oda Başkanı üyeleri için kriz zamanlarında kullanılmak üzere ne kadarlık bir bütçeye sahip?

Salgın nedeni ile işyerlerini açamayan berberler ile lokantalara bağlı bulundukları odalar ve Ticaret ve Sanayi Odası’ndan ne kadarlık aylık destek sağlandı?

Esnaf ve ticaret erbabından, sanayiciden çağdışı kanunların gücü ile evrak ve belge vermek için, üyelik için alınan paralar ne oldu?

Peki belediyeler?

İşyeri açmak için birçok çağdışı ruhsatlar için alınan yüksek rakamlı paralar ne oldu?

İşyeri sahiplerinin birçoğu işçi çıkarmak zorunda kalırken belediyeler ve başkanları reklam panolarına kaç milyon lira harcadı?

İşyerlerinin kaçta kaçı gerçek gelirinin vergisini ödedi?

-O vahşi kapitalizm ülkesinde Türkiye’deki gibi esnaftan zorla para alınmıyor,

-Astronomik noter harçları yok,

-Gereksiz belge isteme yok,

-Kazanmadı isen vergi almak yok,

-Askıda ekmek YOK!

ASKIDA EKMEK

Malum bir süreden beri askıda ekmek kampanyası sürdürülüyor. Tivi kanalının birinde birisi bu olayı eleştiriyor. Savunan taraf zıplıyor, bereket versin başka şehirde, stüdyoda değil. Bağırıyor çağırıyor.

Cumhurbaşkanı haklı. ‘Evine ekmek götürememek diye bir şey var mı?’

İlla ki az sayıda da olsa vardır. Her ülkede vardır. En gelişmiş ülkelerde bile. Ancak ekmek bulamamak sürekli bir sıkıntı değildir. Ailenin tüm fertlerinin belli bir süre hiçbir geliri olmasa bile vefakar mahalle bakkalı vardır, komşular, dostlar ve arabalar vardır. Hiç biri olmasa bile yardım kuruluşları ve yardım dağıtan kurumlar vardır bu ülkede.

Peki geçinemeyen, sıkıntı çeken insanların gerçek derdi gerçekten “Ekmek” midir?

Cahil cühela uzmanlar bunu bile kavrayamamaktadır ve tivi kanallarında kampanyayı “şık” bulmayanlara çemkirmektedir.

“Ekmek” sözcüğünün geçim sıkıntılarını anlatmakta mecazi olarak kullanıldığını bilmeyen yoktur sanıyordum ama kimi uzmanlar varmış demek ki bu ülkede!

İnanılmaz!

Kimi vatandaşın gerçekten yiyecek hiçbir şeyi yok ve ekmeği bile bulamıyor ise durum gerçekten vahimdir. Bir insan yıllarca ekmek yiyerek ayakta kalamaz. Ayrıca ekmeği gerçekten bulamıyor ise giyeceği de yoktur, elektriği de kesiktir, suyu da.

Türkiye gibi bir ülkede böyle bir fotoğrafın dünyaya verilmesi aşağılayıcıdır.

İhtiyacı olanlara yurt dışından çeşitli ülkelerden 3 kuruşluk kıytırık tekerli sandalyeleri getirip törenle dağıtanlar aynı şekilde Türkiye’yi küçük düşürmektedir.

Askıda ekmek savunucularına önerim odur ki; askıda buzdolabı, askıda çamaşır makinesi, askıda otomobil, askıda benzin, askıda burs, askıda ev kampanyaları yapsınlar.

Çok ciddi sorunlarla boğuşan ve daha büyük çıkmazlara çekilmeye çalışılan Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin zihnini ipe sapa gelmez uygulamalar, tartışmalar, kamplaşmalar ve çatışmaların içine çekerek vatandaşın enerjisini tüketmesine, yaşama arzusunu kaybetmesine yol açanlar büyük sosyal yaralar açılmasına neden olmaktadır.

Türkiye’nin ihtiyatlı olmaya, enerjisini ve dikkatini faydaya çevirmeye, insanlarının da mutlu ve refah bir yaşam sürme hakları vardır.

________

FOTO: Minibüsçüler ve Servisçiler Odası Başkanı, ‘Eve ekmek götüremiyoruz’ diye Cumhurbaşkanına yakınırken.. (malatyahaber.com)

ARŞİV FOTO: Minibüsçüler ve Servisçiler Odası Başkanı (soldan 3.), 1 yıl önce Gürkan ve Çakır’ı ağırladığı ‘bir tek kuş sütü eksik’ sofrada (malatyahaber.com)

Etiketler: / /

Yorumlar
  1. Alaaddin dedi ki:

    Köşe yazılarını ve tartışma programlarını sıkı takip eden biri değilim fakat yinede gerçekleri bu kadar objektif ve detaylı dile getiren yazı olmadığını düşünüyorum. Osman beyi tebrik ve takdir ediyorum. At gözlüğünü çıkarmalı ve her şeyi olduğu gibi görmeyi benimsemeliyiz.

  2. Baris dedi ki:

    2 DÖNEM kim olursa olsun 2 donemde fazla yapmayacak 3 .donem bataga gidiyor.

  3. AYDIN dedi ki:

    Şoförler odası başkanı şov yapıyor. Geçen gün Milli Eğitim Müdürü ne de şov yaptı. Ceket cikarmayı seviyor. Bir gun kendisine o ceketi çikarttirirlar.

  4. ali dedi ki:

    çıraklık dönemi.. kalfalık dönemi ..yeme dönemi

  5. Fatihhhh dedi ki:

    Şahsen ben ekmeğe muhtaç biri olarak utanıyorum o rk eği almaya . Sabıkalıyım diye kimse iş vermiyor . Bi insan çıkıpta dana iş vereyim de medi. Çocuğum okula yırttık ayakkabı olduğu için nu yağmurda terlikle gidiyor . Komşuluk bitmiş yardımlaşma bitmiş askıfa ekmeğiniz sizin olsun. Malatyahaber destek çıkar inşallah bi iş iş

  6. murtaza dedi ki:

    Ülke batmış…
    euro 10 tl …paran dünyada değer kaybetmiş..
    18 yıl önce 1 tl idi..
    Adam ertesi gün sözünü neden yiyor?
    yok şakalaşmış..
    reisi cumhur senin asker arkadaşın mı?
    Osman beyin her söylediği doğru..
    tv lerde her konuyu bilen, torpille akademik ünvan verilmiş kadrolu konuşmacılarla milleti oyalıyorlar…

  7. İĞNECİ dedi ki:

    Biraz daha zorlayın!!! 2023 de el birliği ile HDPKK’yı başa getirmenize az kaldı, o zaman eve ne götüreceğinizi görürsünüz.

    1. MUSTAFA dedi ki:

      Hep bu hikayelerle insanları korkutarak sonunda bir lokma ekmeğe muhtaç ettiniz. Bu insanların vebali de sizin üzerinizde.

      1. Huzur dedi ki:

        Mustafa ağzına sağlık…

  8. ali dedi ki:

    insanların yüzde 90 ı aylık 250 dolar ile yaşıyor ..ülkeyi bitirdiler ..

    1. murtaza dedi ki:

      aynen..
      Afrika ülkelerinin ve ucuz insan gücü Çin in altına düştük..

  9. Malatyalı dedi ki:

    Büyütülecek bir şey değil bu uygulama Malatya’da yıllardan beri var çok iyi bir uygulama veren el alan eli görmüyor .

  10. berk dedi ki:

    öyle insanlar varki ramazanlıkta kuruçökelikle oruç acan var

  11. Abdullah dedi ki:

    Geldiğimiz yerde, Ak parti milleti bir ekmeğe muhtaç hale getirmiştir nokta.

  12. Malatyalı dedi ki:

    Birileri aksıda etkmek kampanyası yaptı diye ülkede sanki onlarca milyon insan hiçbirşey bulamadığı gibi ekmek de bulamıyor. Ucuz ve küçük düşürücü kampanyalarla 83 milyonu küçük düşürmeye kimsenin hakkı yok. Herkes reklam peşinde. Dünyanın en zengin ülkeleri virüs salgını ile perişan durumda. Çok şükür ülkemiz herkesin karnı doyuyor. Sıkıntı yok değil. Eve ekmek götüremiyoruz diyenler servetlerini açıklasınlar. Salgın da bir afettir. Hala devam ediyor. Ayrıca minibüsler salgın öncesi gibi çalışıyor halihazırda. Sanki Cumhurbaşkanı minibüsçülere kıyak yapmak zorunda.

  13. uğur türkan dedi ki:

    Suni gündemlerle ülke yönetilemez.Akp dahası cumhurbaşkanı yanına aldığı asırlık mhp’yi bile bitirmiştir..! Bunları doğru ve hakkaniyetli yorumlamak gerek.Dolar 8.45 her şey dolar’a endeksli bir ülkede ekonomik krizi yok saymak zaten akıla ziyandır.Zavallı ve beyhude bir can çekişmedir.Gelinen nokta da bu akıl milleti ekmeğe muhtaç etmiştir.Allah fakire fukaraya yardım etsin.Tez zamanda bu iktidardan ve bu ekonomik krizden kurtulmamız dileği ile.

  14. 44 malatya dedi ki:

    18 yilda askida ekmegi gorduk tarihe gececek
    Haber gelecek neslin aklindan cikmayacak

  15. kaan dedi ki:

    Her şeyi Halının altına süpürmeyin…………………

  16. mehmet demir dedi ki:

    böyle bir haber olamaz. geçen seneki ekonomi ile şimdiki ekonomi arasında 99 farkı sayayım mı size.birşey yazılıyorsa veya haber yapılıyorsa bu iyi düşünülmeli. eğerki askıda ekmek çıkarıyorlarsa onlarda biliyor ki millet evine ekmek götüremiyor

  17. Erdem dedi ki:

    “Bardaktan boşanırcasına yağmak” yağmurun çok yağdığını anlatmak için kullanılan bir deyimdir. “Eve ekmek götürmek” de bir deyimdir; ekmeğin bizzat kendisini ifade etmez. Geçinemiyoruz. Herşey ama herşey çok pahalandı. Alım gücümüz kalmadı demektir.

    1. Malatyaliiii dedi ki:

      Kesinlikle ama anlamak istedikleri gibi anliyorlar biz doğruyu söylesek bile

    2. murtaza dedi ki:

      Millete yutturduklarını sanıyorlar..
      Milletin alım gücü düştü..
      Eskiden asgari ücretle geçinilebiliyordu. Şuan değer olarak uzman doktor maaşı bile yetmez oldu..

  18. MUSTAFA dedi ki:

    Çelişki de burada zaten.
    İki fotoğraf arasındaki farka bakınca insanların kendi görüşlerinin ne kadar birbiriyle çelişkili olduğunu gösteriyor.
    Samimi doğru ve dürüst olmak gerek. Neyse o.
    Gerçekleri nereye kadar gizleyeceksin.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."