Final

Fuat


Lab


Malatya Haber -

Gazeteciler Var, Bir de ‘Gazeteci (!) Esnafı’ Var..

Gazeteciler Var, Bir de ‘Gazeteci (!) Esnafı’ Var..
  • 01.12.2020

Bunlar yüzünden,  kendimizi tanıtırken, “gazeteciyim” demekten utanır hale geldik.. 

Güler HAZAR

Ünlü bir atasözü var; muhtemelen söz dağarcığınızda yer alıyordur: “Ahlaksıza ahlaksız olduğunu unutturursan, sana ahlak dersi vermeye kalkışır”.

Bu gerçeklik, hayatın hemen her alanında geçerli olmakla birlikte; medyanın teknolojik araçlarla yeniden biçim aldığı günümüzde, bu teknolojik imkanlar Malatya’da, yerel medyaya bir şekilde sızmış, sayısı her geçen gün geometrik biçimde artan, gazetecilikle uzaktan yakından ilgisi- bilgisi olmayan, bir takım sözde gazetecilerin türemesine yol açtı.

Teknolojinin yarattığı kolaylıklar sayesinde, habercilik yapmak iddiasıyla Malatya’da kurulan ve sayısı 200’ü aşan sözde haber sitesine, yemekli basın toplantılarına, belediye başkanlarının, iş adamlarının, siyasilerin boy boy fotoğrafları ve bunlara ait bültenlerle doldurulmuş, kısacası kağıt israfı niteliğindeki bazı dergilerine bakarsanız Malatya’da sayısız gazeteci (!) var.

Gazetecilik meslek eğitimi, donanımı ve hatta ‘okur-yazar’ düzeyinin dışında bir altyapısı da olmayan, ama cüretkar bazılarının ‘basın mensubu’ olarak ortada dolaştıklarını ve maalesef birçoğuna, bazı basiretsiz siyasilerin, yerel yöneticilerin, kurum kuruluş temsilcilerinin itibar ettiğini görünce, ‘bu yapıyorsa ben de yaparım’ diyen başkalarının da ortaya çıkmalarına yol açıyorlar. Sayıları devamlı artıyor.

Ancak, Malatya’da kelimenin ve kavramın ifade ettiği anlamıyla gazetecilik yapan sayısı, bir elin parmaklarını geçmez.

Mütevazı davranmayacağım; hakiki anlamıyla, meslek ahlakı, ilkeleri ve sorumluluğu ile gazetecilik faaliyeti yürütenlerin en başında, benim de içinde bulunmakla övünç duyduğum usta ve yetkin bir ekip geliyor.

Malatya’da gündemi büyük ölçüde işte bu usta, yetkin ve gazetecilik meslek ahlakıyla kuşatılmış ekip belirlemektedir.

Kökeni ve birikimi, Malatya’nın en eski yerel gazetesi unvanını taşıyan Görüş Gazetesi’nin yaklaşık 50 yıllık gazetecilik mirasına dayanan, “Görüş yazmışsa doğrudur” tespitini yapan Malatya halkını asla hayal kırıklığına uğratmayan bir gazetecilik disiplinine sahip olan bu ekip, benim de içinde bulunduğum medya grubu, Malatya halkının doğruları ve gerçekleri öğrenme hakkı için mücadele etmektedir.

Bu mücadelemizin, kendi bireysel çıkarlarını Malatya’nın çıkarlarına tercih eden birçok kesimi rahatsız ettiğinin farkındayız.!

İçinde bazı siyasi odakların, ekonomik çıkar gruplarının, bazı kamu yöneticilerinin, menfaat şebekelerinin olduğu bu kesimleri rahatsız etmekten asla çekinmedik; bundan sonra da çekinmeyeceğiz!

Gazetecilik meslek ahlakı ve sorumluluk ilkelerinin yansıması olarak yaptığımız gazeteciliğin Malatya’yı da aşan gücü karşısında rahatsızlıklarını doğrudan dile getiremeyen, haberlerimizdeki iddia ve eleştirilere cevap veremeyenlerin ve güç odaklarının başvurduğu aciz yöntem ise, bu parayla- menfaatle faaliyete geçen “kumbara”ları devreye sokmak oluyor.

Malatya, internet yayıncılığında, yetersiz olmakla birlikte, işini iyi niyetle ve samimi olarak yapma çabasındaki birkaç haber sitesini dışarıda bıraktığımızda, tam anlamıyla bir “sözde haber sitesi” çöplüğüne dönmüş durumda.

Aklınıza gelen her işi yapmış, ama bir türlü ‘dikkate alınmamış’ ezik tiplerden, kendilerine resmi kurumlarda iş bulmak için bir internet sitesi kurup sonra uyuttukları siyasileri kullanıp bu vesileyle kapağı çeşitli kurumlara atanlardan, sadece bir tanıdığına yakın ilgi gösterilmesini veya talebinin karşılanmasını sağlamak için 200- 300 liraya bir site kurup kendini ‘basın mensubu’ yaptıktan sonra kurum yöneticileriyle ilişki kurmak isteyenden, görev yaptığı kurumda daha rahat koşullarda çalışmak, terfi ve zam almak için bir internet sitesi kurup bunun avantasını yiyenlere, sorunlu geçmiş ve kimliklerine karşı yutturdukları yeni konumları için tehlike arz eden, arşiviyle- kayıtlarıyla ‘sen bu değil misin?’ diyebilecek kurumları uzak tutma ya da o kurumların yöneticileriyle diyalog kurabilme, etkili- yetkili kişilerle fotoğraf çektirip çevrede saygınlık yaratma- baskı kurma hedefiyle ortaya çıkanlara, asıl işleri doğrultusunda ihale usulsüzlüğü- yolsuzluğu yaparken karşılarına çıkacak engelleri geçebilmek için bir de basın işine atlayanlara veya parası olup da toplumda bir yer ve kimlik oluşturamadığı için ‘basın’a da sürtülenlere..

Aslında tek bir cümleyi düzgün yazabilme yetenekleri olmamasına rağmen, abone oldukları ajanslar ya da kurum- kuruluşların ‘doğru- düzgün yazılmış’ bültenlerini yayınlamakla kendini gazeteci sayan- öyle yutturan, maalesef ellerindeki olanaklarla bu tiplerin aslında kim olduklarını öğrenebilecek olmalarına rağmen bunlarla birlikte görünen, fotoğraf vermekten çekinmeyip, bunlarla diyalog kuran bazı kurum ve kuruluş yöneticilerinin bu basiret sorunlu tutumlarının da verdiği cesaretle sayıları her geçen gün artıyor.

Sadece medya çöplüğünün birer parçası olan bu siteler değil, aynı zamanda gerçekten kağıt israfı olan bazı dergiler etrafında sözde gazetecilik yaptığını ileri süren bu kişilerin, en basit düzeyde bile herhangi bir gazetecilik faaliyeti bulunmuyor.

Çünkü, gazetecilik teorik ve pratik meslek bilgisi ve donanımı ister!

Siteleri var, dergi yayınlıyorlar ama içerik yok; çünkü içerik üretmek bilgi, beceri, yetenek, birikim ister!

Sadece bilgi de yetmez gazetecilik için; aynı zamanda insan olmanın doğasındaki ahlakın yanı sıra meslek ahlakını taşıyabilecek bir kişiliğe de sahip olmak gerekir.

Malatya’da il yöneticileri ile siyasilerin yemekli basın toplantıları dışında, hele bir haber takibinde hiç göremezsiniz, bu sözde gazetecileri.

Bu sözde gazetecilerin en önemli aktiviteleri ise, ekibimizin hazırladığı ve benim de mensubu olduğum yayın grubunda yayınlanan, Malatya’nın kamusal çıkarlarına hizmet eden, Malatya halkının menfaatlerini koruyan, Malatya’nın kent kimliğine ait değerlerin tahrip edilmesini önlemeye yönelik haberler nedeniyle kişisel çıkarlarına çomak soktuğumuz kimi kurum ve yöneticiler, siyasiler, menfaatleri zarar gören çıkar odakları için bize, yani gazeteciliğin onurunu taşıyanlara saldırmak, çamur atmaktır.

Benim ve yayın grubumuzdaki diğer arkadaşlarımızın haberleri, yazıları olmasa Malatya’da ne olup bittiğinden asla haberdar olmayacak bu tipler, yayınladığımız haber ve yazılara, sahiplerine yaranmak için sokak ağzı ile sözde cevap verilmekte, bunun karşılığında önüne atılanla mutlu olmaktadır.

Bilgisi ve yeteneği olmadan bir işe ‘şerrini sürtenler‘ genel olarak kompleks içinde olurlar.

Yayın grubumuzda yayınlanan bir haberdeki olay ve gelişmeleri ilk defa benim ya da arkadaşlarımın yazdığı haber sayesinde öğrenen sözde yazar, sözde gazeteci, bizden öğrendiği olaylar üzerinde yazı yazmakta, sonra da pişkince “Ey Malatya basını haberin var mı böyle bir şey oldu; ilk defa ben yazdım” diyebiliyor!

İlk defa benim ya da bizim haberlerimizden öğrendiği bir olayı, bir gelişmeyi bu tip kompleks içinde olan sözde gazeteciler, kendilerinin ürünü olarak pazarlayabiliyorlar.

Ne zaman Malatya’nın değerlerinin korunmasına dair eleştirel bir haber yayınlasak, ilk olarak bu tipler, yani sahibinin para ile doldurduğu ‘kumbaralar’, ortaya çıkmakta, sahiplerinin çıkarları için Malatya halkının ortak faydasına saldırmaktadır.

Ellerinde faturaları, sahiplerine yaptıkları hizmetin bedelini tahsil etmek için belediyelerin, meslek odalarının, üniversitelerin kapılarında pineklerken görülürler.

İşin bir başka boyutunda ise, sahiplerinin her daim kumbaralarını bizim haberlere saldırmak için dolu tuttukları bu tipler, bir de bin bir emekle, alın teri ile yaptığımız bazı haberlerimizi çalıp, kendilerine hırsızlık ürünü bir içerik oluştururlar.

Malatya gündemini bizden öğrenir, bizim haberlerimizi okuyup yazı yazar, haberlerimizi çalar, sonra da ‘utanmazlık ve arlanmazlığın’ en çarpıcı örneklerini vererek gazetecilik yaptıklarını, yazı yazdıklarını iddia ederler.

Bunlardan bazıları, radyo- televizyon gazeteciliği yaptığını iddia eder; ama ekranda benim ya da arkadaşlarımın yaptığı haberi satır satır okur; bu satırlar üzerine saatlerce yorum yapar programını bizim haberlerimizle doldurur, sonra da tüm bu bilgileri kendi cevval muhabirliği sayesinde elde ettiğini söyler.

Bir de yine ilk defa bizim gündeme taşıdığımız haberlerdeki kişi ya da kurumlarla iletişime geçerek, kendilerini habere dahil etmeye çalışırlar. Haber öznesinin muhatabı ilk habere imza atan gazeteci iken, sözde gazeteci, kendisini sürecin bir yerine yamamayı marifet zanneder.

İşte bu tipler yüzünden, işini doğru dürüst yaparak mesleğin onurunu korumaya çalışan bizler, bir yerde kendimizi tanıtırken, “gazeteciyim” demekten utanır hale geldik!

Çünkü, bu tiplerin -ki aralarında  ‘nefesi kokarken’, ‘tehdit yayıncılığıyla’ korku yaratıp siyasileri de kullanarak bazı kurumlara piyasa tarifesinin üstünde, önemli paralar karşılığında iş yapıp bir anda zenginleşen, eğitim kurumundan yerel yönetim kurumuna, bunların basiretsiz yöneticilerinin desteğiyle rekabetsiz ortamda yüksek faturalarla iş yapan,  en son bir belediyeye, 150 milyar maliyet çıkarıp 100 milyar lira fatura kesenler de var- altı 200, üstü 500 lira olan bir tarife ile çalıştığını bilmeyen yok.

Esasen bunlar, birçoğunun telaffuz ettiği gibi ‘kazteci’.. Bu daha yakışan bir tanım.. Çünkü, siyasetten bürokrasiye, eğitimden iş dünyasına.. Buralardaki ‘çapsız, defolu kaz’ları bulup yolma uzmanı bunlar. İdareci, siyasi, başkan, müdür, amir, profesör unvanı olsa da fark etmez; buldular mı kazı yolarlar, yoluyorlar. Gerek parasal, gerek nüfuz suistimali yoluyla..

Tabii bu sözde gazetecilerin muhatabı olan, kifayetsiz- muhteris olmakla birlikte kaderin kendilerine bahşettiği şansla siyasetin ve devletin önemli makamlarını işgal eden ve yönettikleri kurumların kamusal hizmetleri için verilmiş bütçelerini sözde ve emek hırsızı gazetecilere peşkeş çeken, aralarında büyük unvan ve etiketli, ancak anlaşılan ‘defolu’ yöneticilerin de olduğu bazı kimse ve grupları da unutmamak gerekir.

Bu grup da, yanlışlarını, peşkeşlerini, yolsuzluklarını, usulsüzlüklerini, Malatya’ya ihanet niteliğindeki projelerini sözde gazeteci ve medyatik çöp yığınının bir parçasını oluşturan sözde haber siteleriyle kendilerini aklatırlar, alkışlatırlar; hatta bunlar aracılığı ile yaptığımız haberlere cevap verme yüzsüzlüğüne tevessül ederler.

Destekçisi en hafifinden basiretsiz denebilecek güruhla hayat bulan bu ahlaksızlar koalisyonu; hem suçlu hem güçlü…

Grubumuza ait yayın kuruluşları olmasa, Malatya’da ne olup bittiğinden asla haberdar olmayacak olan bu taife, hem haberlerimizi çalmaktan imtina etmiyor, hem de Sultansuyu Harası, Gelinciktepe’de tarih katliamı ile başlayıp tarım toprağı katliamının önünün açılması, Malatya Kent Meydanı rezaleti, deprem sonrası yerel yöneticilerin iş bilmezliği, ihale usulsüzlüğü, film festivalinin organizasyonundaki skandallar, gibi son günlerde gündemi belirleyen onlarca haberimiz üzerinden bu şehrin zararına, aleyhine yürütülen iş, işlem ve projelere karşı verdiği mücadeleye çamur atmaya kalkışıyorlar…Tamamen Malatya’nın geleceği ve toplumsal çıkarlarını savunmak adına yapılan bu haberleri çaldıkları yetmiyormuş gibi, kendilerini besleyen ve en az kendileri kadar yeteneksiz, vizyonsuz, basiretsiz bazı siyasilere, yöneticilere, kurum- kuruluş yöneticilerine, rant yağmacılarına yaranmak adına tetikçilik yapıyorlar.

Belki ‘fayda’ diye nitelendirilebilecek bir marifetleri var. O da farkında olmadan, aslında kendilerine destek veren ‘defoluların’ ve bizim de onların kim olduklarını anlayabilmemize olanak tanıyan yayınları sonucu ortaya çıkmalarına vesile olmaları.

Yazının başında ünlü bir atasözünü örnek verdim: “Ahlaksıza ahlaksız olduğunu unutturursan, sana ahlak dersi vermeye kalkışır”.

Bu yazıyı, bazılarının yüzlerine karşı bizzat ifade ettiğim tiplere, bir kez daha ‘ne kadar ahlak yoksunu olduklarını’ söylemek adına yazdım..

_______________

Etiketler: / / /

Yorumlar
  1. Dost dedi ki:

    Buna dur diyecek yok mu. Basına kim ne kadar para verip reklam için haber yaptıranlar ifşa edilsin.

  2. Deniz dedi ki:

    Malatya’da kendini gazeteci tanımlayan adamların değerini ortaya koyan çok hoş bir yazı. Yine bu peş para etmez haber siteleri ile iş tutan kim varsa siyasetçi bürokrat oda başkanı vs onlarında değersizliğini ortaya koyan isabetli bir yazı. Ahlaksızlardan ahlak dersi almaya alıştırılmamalıyız. Bu anlamda bu duruşu bu isyanı kutlamak lazım. Güler hanım kutlarım. İyi bir ses oldunuz. Şunuda unutmamamız lazımki bu tür kazetecilere hatta sizin gibi gazetecilerle dahi iş tutmayıp namusluca iişini yapan çok insana sahip çıkmak gerek. Malum bu anlamda bu sitenin de ahbap çavuş ilişkisi ile haksız gereksiz destek olduklarıda yine ehil olduğu halde size uzak diye yerdiriğiniz insanlar olduğunu da unutmayın. Zararın neresinden dönülse kardır. Gerek şahsınızın gerekse sitenizin bu çizgide yayına devam ermesini diliyorum. Elimize sağlık

  3. Ali Kaya dedi ki:

    ”Güler Hazar yazdıysa doğru yazmıştır”
    Malatya gazeteciliğinde son zamanlarda
    dikkat çeken haberlerleri ve cesareti ile
    ciddi bir kariyer ortaya koymuştur.
    İyi ki varsınız Güler hanim
    Malatyahaber kadrosu ne kadar kalite ise
    okuyucusu da o kadar dikkatlidir.
    Her şeyin farkındayız,
    hiç yormayın kendinizi.
    Merakla bekliyoruz yeni haberlerinizi ..

  4. kemal dedi ki:

    Sayın yazar bide esnaflık yapan kendini gazeteci diye yutturan var elinde makina nerede yemek içmek ordalar ha malını belediyelere satamayınca aleyhte haber yapıyorlar.

  5. has malatyalı dedi ki:

    Sizi tebrik ederim SPOR alanındada aynı şeyler olmakta. Çok güzel ve çok haklı bir konu ve yorumları okuyunca da ne kadar doğru ve bu konuda ihtiyaç olduğu ortaya çıkmış oldu. Keşke bu yazının içeriği basında ve televizyonda daha çok gündeme gelse. Ve artık bu sistem değişse.

  6. Baki dedi ki:

    Güler Hanım İlkeli Gazeteciliğinizden ötürü sizleri ve Malatya Haber çalışanlarını, yönetimini, tebrik ediyorum. MalatyaHaber sitesi, geçmişte Görüş Gazetesi, Malatya’da gazeteciliğin adresi, yaptığı haberlerde kaynak göstererek, ilkeli gazetecelik yapıyorsunuz, Son yıllarda Malatya’ mız ehil ellerde yönetilmediği, daha doğrusu Malatya’ da Malatyalı ehil İdareci bırakılmadığı için Malatya’mız bu hallerde, Sizlerde bu yayınlarınızla, hakkıyla dile getirdiniz,

    Örnek olarak, İhale yolsuzluğu haberinizden önce Elazığlıların kurumu ele geçirdiği YİKOB’ ta Vali Bey, Yatırım İzleme Müdürünü görevden aldığını öğrendik, ama yolsuzlukların odağındaki Hakkari den ithal edilen, diğer liyakatsız Elazığlı Müdürü görevine devam ediyor, yıkım işlerini hemşehrilerine pas edenler, temizlenmedikçe bu kurumlar huzur bulamaz, vesselam,

  7. Serdar Kaplan dedi ki:

    Malatyahaber.com ilk açıldığı günden itibaren yayın ilkesinden taviz vermedi. Tebrik ve haddim olmayarak takdir ediyorum. Sporda Ferdi Durdu, Malatyaspor tarihini köşe yazılarıyla bizlere yansıtan Bülent Korkmaz abimiz, geniş çaplı ve devamlılığı esas alan araştırma yazı ve haberleriyle Güler ablamız ve güncel Malatyaspor yorumlarıyla Suat abimize ayrıyeten teşekkür edip saygılarımı sunuyorum.

  8. Mustafa Kemal dedi ki:

    Gazetecilik ülkede ve dünyada kirlenmiş siz Malatya dan bahs ediyorsunuz bir ata sözümde şöyledir küçük kalkar büyüğe bakar

  9. Yorumcu dedi ki:

    Güler Hazar ve Malatyahaber.com’a, Malatya medyasındaki bazılarının kirli yüzünü deşifre ettikleri için çok teşekkür ederim. Bence, Malatya Medyasının temiz yüzünü siz temsil ediyorsunuz. Malatyahaber.com, birkaç gün mesela yayın yapmasa, diğer tüm gazeteciler ve televizyoncular da dahil olmak üzere, Malatya kamuoyu bilgilenme açısında, kör sağır, lallik olur valla. Üzerinde konuşacakları, üzerinde yazacakları bir şey bulamazlar. İyi ki varsınız, iyi ki gazeteci geçinen hasatlıklı tipleri çatlatıyorsunuz.

  10. Namık dedi ki:

    Tebrik ederim.. Adamlar kendi inşaat firmasını batırıyor. Aynı evi yüzlerce kişiye satıyor.. Rezillik diz boyu..
    Sonra gazeteciyi çağırıp “malatya da inşaat çalışmaları” adı altında söyleşi yapıyorlar.
    Sonra yine çağırıp bağış haberi yaptırıyor..
    Ve bu gazeteci yılların gazetecisi diye hala ortalıkta dolaşıyor..

    1. Davut dedi ki:

      Güler hanım yürekten bir yazı olmuş. Yine içi yanan mesleği dert edinen seviyesizlikten utanan çok enfes bir yazı olmuş. Elinize yüreğinize kalemimize sağlık. İpini koparıp habersitesi kurup ona buna laf söylemek ve yaplamakla meşgul 10 larca sözde gazeteci ve siteyi ve bunlarla iş tutan haramzade oda başkanları , belediye başkanları ve siyasilere ayna tutmuşsunuz. Yalnız medyada bu çirkinliği para karşılığı yapmak çok adice olmakla beraber ideolojik dogmalarla yapmakta doğru değil. Malatyahaberin ve bazılarının memleketin dürüst ahlaklı namuslu birikimli adamlarınada haksızlık ettiğini sizde bizde biliyoruz. Temiz adamları sürekli hırpalayınca meydan bu önüne atılanla mutlu olacak adamlara malum şeyleri ayan odaların, Belediyelerin gelirlerini paylaşan adamlarla doldu. Hülasa bu süreçte üzgünüm ama sizlerinde kusuru var. Malum desteklediğiniz oda başkanı dönemsel başkanlar veya bazı vekiller. Yinede bir vicdanın sile getirilmesi anlamında manidar ve umut verici. Eğer namuslular ideolojik ayrım yapmadan bir olursa herşey güzel olacaktır

  11. mehmet dedi ki:

    Teşekkür ederim. Çok güzel bir konuyu kaleme almışınız. 15 yıl önce 6 bin TL karşılığında aleyhime yazı yazan satılmış bir kalem ile karşılaştım. Belirtiğiniz tiplerden biri ”’Yolsuzdum aleyhine yazı yaz dediler bende yazdım” dedi ve ”özür diledi.”

  12. Kayısı diyarı dedi ki:

    Tebrik ediyorum

  13. kemal dedi ki:

    Sayın yazar Malatyamızın basın haritasını çok güzel özetlemişsiniz.Çok doğru tespitleriniz var bir tanede ben eklemek isterim kendini gazeteci gösterip elinde bir fotoraf mainası yanında kendi gibi avaneler balıkcıda kasapta fırında görmek mümkün ha bi biri varki malını almayan belediyeleri sürekli hedef almakta tabi burada gazeteciler cemiyetine iş düşüyor.

  14. Salih KAYHAN dedi ki:

    Maalesef durum bu Güler hocam ama; Zamanında İsmet hocamın çok iyiliğini gördüm 2008 den beri Malatya Valiliği nin yaptırmış olduğu yıllıkta ve Valiliğe bağlı okulun afişinde, Gürkan döneminde Battalgazi Kaymakamlığı ve Belediyesi son olarak ta Sizin haber sitenizde yayınlanan fotoğraf üzerine Yeşilyurt Belediyesi izinsiz fotoğraflarımı kullanmışlardır, diğer taraftan Bu yaz sürekli Beydağı nda çiçek ve kelebek ağırlıklı kamplar yaptım Malatya ilimize bir arkadaşın fotoğrafını çekip bana gönderdiği ve bende dağdan (toplayıcı sıfatı ile) bu bitkiyi bulup Ege Ün. Botanik Bahçesindeki Birol Mutlu hocaya ilettiğim ( Puschkinia peshmeni) Malatya için yeni bir tür (Hakkari-Van-Diyarbakır) ve Daha önemlisi yine 3 günlük Beydağı kampındaki son günüm olmak zorunda kalan 23.08.2020 tarihinde Yeşilyurt (Rafa) Üçgöze köyünde darp edilmem ,(C.Savcılığına yansıtıldı) bazı arkadaşlarınızın haberi var bunlardan ama neden haber yapılmadı, yada yaptırılmadı

  15. MALATYAPLATFORMU dedi ki:

    Güler hanım kaleminize sağlık. Kiralık kalemlere tokat gibi bir yazı olmuş. Harikulade bir yazı… !!!

  16. Pütürgeli dedi ki:

    Kesinlikle katılıyorum onlar karaktersizler dalavereylen korkaklıklan gerçekleri yazamayan rantçılar dır

  17. Mahmut SARICI dedi ki:

    T E B R İ K L E R

    ÇOK CESSURCA BİR HAYKIRIŞ

    anlayana…………..

  18. Kazteci dedi ki:

    Noktalama işaretlerinizden ve cümle kurma becerilerinizden nasıl bir gazeteci olduğunuz belli oluyor. O yüzden; bırakın biz kazteci olalım, siz gazeteci…

  19. Mehmet muzaffer dedi ki:

    Hz.Omer Emirel müminin görevini icra ettiği zaman -Bizden bir yanlış gördüğünüz zaman uyarmazsaniz sizde hayır yoktur,sizden bir yanlış gorupde uyarmazsam bizde bir hayır yoktur demis .Ve akabinde verdiği bir hutbe esnasında kendisinin kasıtlı olarak bir yanlışta ısrar ettiği zaman arkadaşlar inin nasıl davranacağını öğrenmek istediğinde arkadaşlarının biri önce diliyle uyaracaklarini devam ettiği takdirde kılıcının ucunu Hz Ömer e dokundurarak sonra bununla ikaz edeceklerini ifade edince Rabbime şükürler olsun ki hataya yanlışa düştüğümde beni uyaracak kimseler bahsetmiş diyerek sukretmistir.”Kalemiyle duzeltenlere selam olsun”

  20. Mehmet Çalışkan dedi ki:

    Emeğinize ve yüreğinize sağlık. Bir atasözü de benden . BALIK BAŞTAN KOKAR.

  21. Mustafa dedi ki:

    Malatya’da milliyetçi, mukaddesatçı bir ailede büyüyen ve 17 senedir okul, iş dolayısıyla gurbette olan bir hemşeriniz olarak memleketle ilgili haberleri sitenizden günlük takip ederek , Malatya’daki eş, dost, akrabalarla yaptığımız sohbetlerde sayenizde memleketin ahvalinden geri kalmadığımızı rahatlıkla söyleyebilirim. Mevcut gazetecilik anlayışınızla bahsettiğiniz o 200 siteden çok ayrı bir yerdesiniz, bariz olarak okuyucular bunu görmektedir. Duruşunuzu bozmadan gazetecilik etiği içinde daha uzun yıllar varlığınızı sürdürmenizi dilerim.

  22. Kuscubasi dedi ki:

    Kuklaları değil kuklaciyi öğrenmişseniz,Kibriti değil arkasındaki ormanı bilmisseniz ,tetiği çekenleri değil azmettirici leri keşfet misseniz amaçlarını hedeflerini ve organize işlerini siyaset ,medya ,bürokrasi STK marifetiyle nasıl çalıştıklarını bizde anladık.Rabbim adalet ve güvenlik teşkilatlarımız korusun

  23. mlx dedi ki:

    gazetecilik yemecilik olmuş,2 kilo sucuğa,2 tabak yemeğe haber yapanlar var..

  24. Danismend dedi ki:

    “Enteresandır gazetecilik dışında hiç bir meslek grubu mesleğine ihanet ederken para kazanamaz.Bu sadece gazetecilik mesleğine mahsus bir şeydir .İşini doğru dürüst yapmayan futbolcu kaybeder.Kuyumcu kasap manav berber mühendis doktor vb.hepsi kaybeder İşini doğru dürüst yapmayan kalemini satan gazete ci ise kazanir.sini yapmamanin kirli ödülünü ödülünü fazlasıyla alır”a yukarıdaki pasajlar Yeni Şafak gazetesi eski yazarı Faruk Aksoy un bir makalesinde alintilanmistir .Embedded iliştirilmiş sözde gazeteciler yerine Güler Hazar hanımefendi gibi yapıcı tenkit ve görüşleri olan hiçbir kapının kulu olmayan ,”özde”gazeteciler bu millete ve devlete lazımdır.Guler Hanım sizden ricamız bir okul sizin gibi “kalemi düzgün”gazeteciler yetistirmenizSelam ve dua ile..

  25. Yesilyurtlu dedi ki:

    Resmi kurumlarda çalışan kendine gazeteci süsü veren kişiler kurumlardan istifa edince gazetecilik yapın.ki o zaman size gazeteci diyellim.sayın valimizin bu kurumlardaki sözde gazetecilerin hakkında soruşturma açmalı ve bunların isimlerini ve kurumlarını paylaşmalı.mesleği gerçek gazeteci mesleğini hakkıyla icra eden gazetecilere selam olsun.

  26. Yunus Emre dedi ki:

    Gazeteciliğin gelişimini belirleyen temel olayla başlamak istiyorum söze, Fransız ihtilali ! Kant’ın aydınlanmasıyla başlayan bastille zindanının basılması ve 16.Lous’in devrilmesi ve bireyin özgürlüğünü kendi eline almasıyla son bulan önemli bir süreçten.
    Bu süreçte gazetecilik için önemli olan kısım ise fransız ihtilali sonucunda ortaya çıkan insan hakları evrensel beyannamesinde basının rolünün ülkenin yasama-yürütme-yargı erklerinden sonra ülkelerin “dördüncü kuvveti” olarak kabul edilmesidir. Dünyanın feodalitenin elinde inim inim inlediği ve totaliter rejimlerin halkı sömürdüğü bir dönemde gazetecilik faaliyetlerinin ortaya çıkması hem yönetim hemde düşünce özgürlüğünün bir takım “seçkinlerden” halka, yani bireye indirilmesi aklın ve bilimin de önünü açmasıyla gazetecilik sayesinde olmuştur. Ulus devletlerin ortaya çıkması ve monarşinin yerle bir olarak “cumhuriyet” fikride gazetecinin haber verme etiğine dayanır. Aslında bu realiteyi görmek için çok uzaklara gitmeye gerek de yok. Arap baharı olarak hafızalarımıza kazınan yakın geçmişin dinamiklerine de baktığımızda gazeteciliğin, basının ve yurttaş gazeteciliği olarak bilinen sosyal medya muhabirliğinin ne kadar etkili olduğunu görebiliriz. Tek adam rejimleri ve hanedan ilişkilerinden bunalan ve dünyayı sadece yaşadığı mahalle olarak tanımlayan arap halkları gazeteciliğin ve sosyal medyanın etkisiyle tıpkı fransız ihtilalini getiren süreç gibi düşünme ve bireyleşme arzusuyla ayağa kalktı. Bu iki durumda bizlere gösteriyor ki Akıl, bilim ve düşünce herşeyden önce mukayese ile orta çıkar. Mukayesenin ortaya çıkması içinse okumak, araştırmak ve haber almak gerekir. Okunacak araştırılacak ve haber alınacak durumlar ise durum gazetecilerinin eliyle olur; feodal, merkantalist ortaçağ şakşakçılarıyla değil.
    Son olarak şunu ifade etmek isterim, gazete haberi çalmanın yani intihal etmenin hırsızlıktan hiçbir farkı yoktur. Ha birinin cebinden cüzdanını çalmışsın ha haberini, makalesini, yazısını. İkisi de adi hırsızlık ve namussuzluktur. Çıngırakçılık yada ıslıkçılık yapmak istiyorsanız yapın ama sakın buna “gazetecilik” demeyin!!

  27. Muhammed dedi ki:

    Hele de bu malatyada da böyle Çok süper yerinde bir yazı tebrikler.

  28. Harun dedi ki:

    Harikulade bir değerlendirme. Maalesef kurumlar tarafından yazılan köşe yazıları kendilerini Malatya’nın duayen gazetecisi gören çapsızların ismiyle internet sitelerinde yayinlanıyor. Sözkonusu sözde gazetecilerin eşleri, çocukları kurumlarda istihdam ediliyor. İcerikleri kurumların basın birimleri tarafından hazırlanan dergilerin, bültenlerin baskı işleri alengirli bir şekilde, adrese teslim bu sözde basın mensuplarına veriliyor. Bu haysiyet yoksunu sözde gazetecilerden bazıları ise daha da alçalarak bu işguzarlıklarını, köşelerinde paylaştıkları dini motiflerle kamufle etmeye çalışıyor. Bu haysiyetsizlerin şantajlarından, aba altında sopa göstermelerinden korkanlar ise; alçaklıkta sınır tanımayarak dillerine pelesenk ettikleri ” 80 milyonun hakkını, tüyü bitmemiş yetimlerin hakkını” bu soysuzlara peşkeş çekiyor. Kemik beklentisiyle farklı isimlerle köşe yazıları yazıp güç sahiplerine yalakalık yapan zerzevatçılar da geçmişlerini satıyorlar.

    “ÇİLESİZ” bir şekilde köşe kapmaca oynayan bu ahlâk yoksunu sefiller düstükleri çukurda debelendikçe debeleniyorlar. Ve ne İsa’ya yar oluyorlar ne de Musa’ya. Ağızlarından düşürmedikleri o dini kavramlar, söylemler, aforizmalar onlar dizine dursun, duracak da. Ahlâksızlığın en kötüsü milletin dini ve milli duygarını kullanarak, suistimal ederek yapılan ahlâksızlıktır. “ZİYA” Paşa’nın buyurduğu gibi; Ayinеsi iştir kişinin lâfа bаkılmаz, Şаhsın görünür rütbе-i аklı еsеrindе.

  29. Güler Hanımın Gazeteciler Var, Bir de ‘Gazeteci (!) Esnafı’ Var.. yazısını canı gönülden destekliyorum. Bu sözde gazeteciler yalnız şimdi değil Malatya’nın Basınla tanışmasından beri var oldu var olacaktır. Önünü ne siz alabilirsiniz, ne de başkası. Görüş Gazetesi bunlarla yıllarca mücadele etmesine rağmen önünü alamamıştır. Bazen Sosyal Medyaya baktığımdan öyle kendilerine anlatıyorlardı belki yaşı 30 ama kırk senedir gazetecilik yaptıklarını açıklıyorlar. Geriye dönüp baktığımızdan Sahada, geçmişte gazetecilik faaliyetlerinde ilgisi olmayanlar bugün gazeteciyim diyorlar gerçek gazetecilerin gazeteciyim demelerine mahcup bakıyorlar. Malatya’da Yılların eskitemediği Gazeteci İsmet Yalvaç’ın görsel olarak kendini hiçbir zaman öne çıkarmamıştır. 30 -40 yıl önce gazeteci olduklarını söyleyen sözde gazetecilerin törenlerde terlikle, içinde filim olmayan fotoğraf makinalarıyla törenlere katılan, gerçek gazetecilerin yanında nemalanan sözde gazetecileri çok iyi bilir. Bu nedenle Sözde Gazetecilerin “Sözde Gazete” çıkarmaları daha iyi olur. Hiç yoksa gerçek gazeteci, naylon gazeteciler ayrılmış olurlar. Selamlar.

  30. Malatyalı dedi ki:

    80 lili yıllardan itibaren Malatya’ya her gelişimde görüş gazetesi alırdım haberlerine guvenirdim basın takım tutar gibi siyasi partilerin yayın organı değildi 80 ,90 yıllarda ulusal medya ve TV lerde işin uzmanları çıkar tarafsız bilgi alırdık şimdi ise aynı kişiler her konuda televizyona çıkıyorlar ikiye ayrılmışlar biri beyaz diğeri siyah diyor boş yere tartışıyorlar Malatya medyasında isim vermek doğru olmaz bu işi hakkıyla yapan az sayıda büyüğümüz kaldı onlardan sonra ne olacak bilmiyorum.

  31. Fevzi dedi ki:

    Malatya haber tebrik ediyorum sizi.Çay ocaklarında bedava çay içmek için kendisini gazeteci olanlarında biliyorum.300 TL ile şahısları öven haberleri yapanida biliyorum.Ogrencisini okula usulsuzce kaydettirmek için okul müdürünü arayıp nabız yoklatan çakma gazetecileride sayabilirim.Kendisine imkan verilmediği için haber sitesini iftira merkezine dönüştüren ayakkabı boyacilarinida biliyorum.Ama en çok uzuldugum hiç bir eğitimi olmadan yapacak başka bir işi olmayınca eline eski bir fotoğraf makinası alıp gizliden cep telefonu ile fotoğraf çeken çakma gazetecileride biliyorum.

  32. Fırat dedi ki:

    Usta ve Yetgin gazeteci tarafsız olur.

  33. kitapçıçırağı dedi ki:

    ne yani bu yazınızdan bazı gazete ve dergi sahiplerinin siyasilerden para karşılığı boy boy fotolarının ve yaptıklarının yazıldığını çizildiğini, ”yapmadıklarının” hiç dillendirilmediği neticesine mi varalım, bu arada resim cuk oturmuş

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."