Yükleniyor...
Yukleniyor

Yükleniyor

Kalp ve Şeker Hastalarına Oruç Uyarıları

Editörün Seçtikleri

14-04-2021 tarihinde yayınlandı.

Kalp ve Şeker Hastalarına Oruç Uyarıları

Bu haberi arkadaşlarınla hemen paylaş!

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Altay, yüksek risk grubundaki şeker hastalarına oruç tutmalarının önerilmediğini, düşük risk grubundaki hastaların ise oruç tutmak için hekimlerine danışmaları gerektiğini bildirdi.

Prof. Dr. Altay, AA muhabirine, Türkiye’nin şeker hastalığı görülme sıklığı bakımından Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldığını belirtirken, ülkede yetişkin nüfusta 10 milyon civarında şeker hastasının bulunduğunun tahmin edildiğini aktardı.

Gerek Türkiye’de gerekse dünya genelinde yapılan araştırmalarda şeker hastalarının büyük kısmının ramazan ayında oruç tuttuğunun bilindiğine işaret eden Altay, oruç tutmak isteyen hastaların ise önemli bir kısmının hekimlerine danışmaksızın oruç tuttuğu ve bu süreci tek başına yönetmeye çalıştığının da bilindiğini söyledi.

Altay, “Biz hekim olarak tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi şeker hastalığında da oruç açısından her bireyi ayrı değerlendiririz. ‘Şekeri olanlar oruç tutar’ veya ‘Şeker hastası oruç tutamaz’ diye bir genelleme doğru değildir.” diyerek, şunları kaydetti:

“Ramazan orucunu tutup tutmama kararı elbette ki hastaya aittir. Ancak hasta orucun, sağlığını nasıl etkileyebileceğini bilip ona göre karar vermelidir. Bunu belirleyen üç ana etken vardır. Bunlar, ramazanla ilişkili faktörler, şeker hastalığı ile ilişkili olanlar ve son olarak da kişiye ait belirleyici durumlardır. Oruç tutulan süre, oruç tutulan mevsim, iklim şartları, daha önceki oruç tecrübeleri ramazanla ilgili faktörlerdir. Şeker hastalığının tipi, süresi, şekere bağlı gelişen organ bozuklukları, kullanılan ilaçlar, şeker düzeyi, şeker düşüklüğü veya yüksekliği koması yaşamak, şeker düşüklüğünü fark edememek gibi faktörler de hastalıkla ilişkili belirleyicilerdir. Kişinin yaşı, cinsiyeti, yaptığı iş, hamilelik ve emzirme durumu, yeme davranışı, egzersiz düzeni, motivasyon ve bireysel tercihler gibi faktörler de oruç kararını etkileyen bireysel belirleyicilerdir. Biz hekim olarak tüm bu faktörleri değerlendirip hastamıza tavsiyede bulunuruz.”

Risk grupları
Prof. Dr. Mustafa Altay, “Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, aşağıdaki durumlardan en az birine sahip olan şeker hastasının sağlığı oruçtan olumsuz etkilenmektedir.” diyerek, şu bilgileri verdi:

“Yani, bu hastalarda şeker düşüklüğü koması, yüksek şeker koması, aşırı susuz kalma, akciğer, beyin gibi hayati organlara pıhtı atması ve diğer organ hastalıklarının ilerlemesi gibi durumlar daha sık görülmektedir. Bu nedenle hekim olarak yüksek risk grubundaki şeker hastalarına oruç tutmalarını önermeyiz. Oruç açısından yüksek riskli şeker hastalığı olanları sayacak olursak; kan şekeri kontrolü kötü olanlar, son 3 ay içerisinde kan şekerinin düşmesi-yükselmesi nedeniyle hastanede tedavi edilenler, haftada birden fazla kan şekeri düşüklüğü yaşayanlar, kan şekerinin düştüğünü anlayamayanlar, ileri derecede ve kontrolsüz organ hastalıkları olanlar, tedavi-takip açısından uyumsuz olanlar, zihinsel fonksiyonlarında bozukluk olanlar, tek başına yaşayan 70 yaş üstü hastalar, çoklu insülin tedavisi ile şekeri kontrol altında olmayan hastalar, gebeler.”

Düşük risk grubundaki hastaların ise oruç tuttuklarında, tıbbi açıdan sakınca olmadığının yapılan araştırmalarda görüldüğünü dile getiren Altay, sözlerini şöyle tamamladı:

“Ancak düşük riskli hastaların güvenli bir şekilde oruç tutabilmesi için gerekli şartlar da bu çalışmalarda belirtilmiştir. Bunlar; hasta ramazandan önce hekimine oruç tutmak istediğini haber vermelidir ve gerekli eğitimi almalıdır. Kullanmakta olduğu tüm ilaçlar oruca göre ayarlanmalıdır. Uygun diyet, egzersiz programına devam etmelidir. Oruç tutarken parmak ucundan kan şekeri ölçümlerini günde birkaç kez yapmalıdır. Kan şekerini ölçtüğünde 70 mg/dL’nin altında veya 300 mg/dL’nin üstünde çıkarsa veya hasta kendini kötü hissederse mutlaka orucunu bozması gerekir. Şeker hastaları her zaman olduğu gibi ramazan ayı süresince de mutlaka hekimleriyle irtibat halinde olmalıdır. Ramazan bittikten sonra da yine hekim kontrolünde eski tedavi ve takiplerine devam etmelidirler.”

KALP HASTALARI İÇİN..
ağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Ramazan Kargın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Müslüman alemi için büyük öneme sahip ramazan ayının birçok faziletlerinden birinin de oruç ibadetinin vücut sağlığı için faydaları olduğunu belirtti.

Kalp damar hastaları için de bu ayın ayrıca önem taşıdığını dile getiren Kargın, ilerlemiş kalp hastalığı olanlarda veya belirtileri ani başlayanlarda hastalığa bağlı yaşamsal risk durumu oluşabildiğini, oruçlu günlerde uzun süre gıda ve sıvı alınmamasının hassas olan vücut fonksiyonlarında değişikliklere yol açabildiğini vurguladı.

Kargın, “Kalp damar hastalıkları, ritim bozuklukları, yüksek tansiyon ve ileri evre kalp yetersizliğine kadar değişebilen birçok hastalığın tek bir tipini veya birçoğunu birlikte barındırabilir. Bu hastalıklarda uygulanan tedavi ile klinik durum hemodinamik olarak normal şartlarda tutulmaya çalışılıp, hasta şikayetlerinin giderilmesi amaçlanır. Ancak, bazen klinik durumun karmaşık olması veya hastalığın ani başlaması nedeniyle hastane şartlarında da tedavi uygulamaları yapılır. Dolayısıyla hastalığın tipi ve şiddetine göre oruç tutma kararı, takibini yapan hekimle birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir.” diye konuştu.

“Hastalar oruçlu oldukları dönemde de ilaçlarına devam etmeli”
Hastaneden taburcu olan hastalarda kalp krizi geçirenlerin, stent takılanların, kalp yetersizliği olanların birkaç hafta, kalp ameliyatı ya da kalp nakli olanların ise aylar sonra günlük aktivitelerini rahat bir şekilde yapabilecek duruma geldiklerini belirten Kargın, bu hastaların ancak günlük aktivitelerini rahat şekilde yaptıkları dönemden itibaren oruç tutmaya başlayabileceklerini aktardı.

Kargın, şöyle devam etti:

“Devam eden göğüs ağrısı, nefes darlığı ve rahatsızlık veren çarpıntı, kontrol altına alınamayan kan basıncı, ileri evre kalp yetersizliği ya da yüksek doz ilaç alan kalp hastalarında klinik durum değişkenliğinin fazla olması ve daha yoğun ilaç alması gerektiği için bu hastalarımız oruç tutmayabilirler. İlaç tedavisi ile kardiyak şikayeti düzelen, kan basıncı normal seyreden, yakın zamanda hayatını tehdit eden bir kalp rahatsızlığı ya da ameliyatı geçirmemiş hastalarımız, sahur veya iftarda ilaçlarını almak koşuluyla oruçlarını tutabilirler. İlaç tedavisinin ayarlanması oruç tutmadan önce yapılmalıdır. Hastalar oruçlu oldukları dönemde de ilaçlarına devam etmelidir. Günde tek doz ilaç kullananlar sabahki ilaçlarını sahurda, akşamki ilaçlarını iftarda alarak tedavilerine devam edebilirler. Önemli olan ilacın her gün aynı saatte alınmasıdır.”

Prof. Dr. Ramazan Kargın, ramazan ayında da sağlıklı beslenme alışkanlıklarına devam edilmesi gerektiğini, iftar ile sahur arasında yeterli ve dengeli bir beslenme ile sıvı alımının önemli olduğunu anlatarak, “Ramazan ayında da kalp sağlığımıza dikkat etmeliyiz. Oruç tutma kararını tedavimizi yapan hekimimizle birlikte değerlendirmeliyiz. İlaçların kullanım düzeni önceden belirlendikten sonra, iftar ve sahurda doğru ve ölçülü beslenerek, yeterli sıvı alarak oruç ibadetimizi yapabiliriz.” ifadelerini kullandı.

İstanbul, AA

UYARI: Sitemizde çoğunlukla muhabir arkadaşlarımızın imzalarıyla ya da mensubu oldukları basın kuruluşları kaynak belirtilerek yayınlanan üstteki haber benzeri araştırmalar, haberler, röportajlar, maalesef “emek hırsızı” –özellikle de biri sürekli olmak üzere- sözde bazı internet yayıncıları tarafından, ya aynen ya da küçük bazı değişiklikler yapılarak, kendi özel araştırmaları ya da haberleriymiş gibi kendi yayın organlarında yayınlanabilmektedir. Haber kaynağıyla ya da araştırmasıyla, istihbaratıyla uzaktan yakından ilgisi olmayan, sadece gerçek gazetecilerin ‘kamuoyunun bilgisine sunulmuş’ emeğinin üzerine ‘çöküp’, gazetecilik- habercilik yaptıklarını zanneden ve böylece kamuoyunu da aldatanların bulunduğuna bir kez daha dikkat çekerken, söz konusu unsurları da ‘gerçek gazetecilerin emeğini çalmamaları’ konusunda uyarıyoruz.

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır.
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
  • Spor Toto Süper Lig
  • Tff 1 Lig
Takımlar O G B M A Y Av P
Beşiktaş 40 26 6 8 89 44 45 84
Galatasaray 40 26 6 8 80 36 44 84
Fenerbahçe 40 25 7 8 72 41 31 82
Trabzonspor 40 19 14 7 50 37 13 71
Sivasspor 40 16 17 7 54 43 11 65
Hatayspor 40 17 10 13 62 53 9 61
Alanyaspor 40 17 9 14 58 45 13 60
Fatih Karagümrük 40 16 12 12 64 52 12 60
Gaziantep FK 40 15 13 12 59 51 8 58
Göztepe 40 13 12 15 59 59 0 51
Konyaspor 40 12 14 14 49 48 1 50
Başakşehir FK 40 12 12 16 43 55 -12 48
Çaykur Rizespor 40 12 12 16 53 69 -16 48
Kasımpaşa 40 12 10 18 47 57 -10 46
Yeni Malatyaspor 40 10 15 15 49 53 -4 45
Antalyaspor 40 9 17 14 41 55 -14 44
Kayserispor 40 9 14 17 35 52 -17 41
BB Erzurumspor 40 10 10 20 44 68 -24 40
MKE Ankaragücü 40 10 8 22 46 65 -19 38
Gençlerbirliği 40 10 8 22 44 76 -32 38
Denizlispor 40 6 10 24 38 77 -39 28

Malatyahaber.com © Copyright Tüm Hakları Saklıdır

MalatyaHaber.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz. Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı MalatyaHaber sorumlu tutulamaz...