Final

Fuat


Lab


Malatya Haber -

“Malatya Fayının Şehre Uzaklığı 80 Kilometre”

“Malatya Fayının Şehre Uzaklığı 80 Kilometre”
  • 22.11.2020

Kuzey Anadolu fay zonunun Erzincan ile Bingöl’ün Yedisu ilçeleri arası ile Pülümür’den geçtiğine değinen Jeoloji Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Taylan Sançar, “Bizim 2017 yılında yaptığımız çalışmalarda hem 1784 depreminin hem de 1583 depreminin gerçekten olduğunu paleosismolojik çalışmalarıyla bulduk. Fakat bulduğumuz daha önemli bir şey de vardı. 1583’ten bir önceki depremin ondan yaklaşık 130-140 yıl önce olmuş olduğunu anladık. Dolayısıyla üzerinden 236 yıl geçmiş 70 kilometre uzunluğundaki bu fayın çok yakın bir zaman içerisinde yeniden büyük bir deprem üretmesi muhtemel” dedi.

Munzur Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Taylan Sançar, Tunceli’nin depremselliği hakkında bilgi verdi. Tunceli’nin Kuzey Anadolu fay zonu, Doğu Anadolu fay zonu gibi Türkiye’nin en önemli iki deprem kuşağı arasında yer alan bir yerde konumlandığını belirten Dr. Sançar, bunun dışında şehrin tam içinden geçen Nazımiye fay zonu ve şehre 20-30 kilometre mesafedeki Ovacık fay zonu ile şehrin güneyinde yer alanMalatya fayının da etkisi altında olduğunu da ifade etti.

Fayların deprem tehlikeleri hakkında konuşabilmek için iki temel parametreye ihtiyaç duyulduğunu kaydeden Dr. Sançar, bunlardan birinin o fay üzerinde olan en son deprem ile mümkünse daha önceki depremlerin zamanları, diğer parametrenin ise fayların senelik hareket miktarı olduğunu aktardı.

“Yeni büyük bir deprem üretmesi muhtemel”
2017, 2019 ve 2020 yıllarında Tunceli’yi tehdit eden Kuzey Anadolu fay zonunun Yedisu segmenti ile Ovacık ve Malatya fayı üzerinde çalışmalar yaptıklarını dile getiren Sançar, “Bu çalışmalarımız neticesinde bu fayların sahip olduğu deprem potansiyelini artık çok daha iyi biliyoruz. Bunlardan ilki Kuzey Anadolu fay zonunun Yedisu segmenti. Yedisu Erzincan ile Bingöl’ün Yedisu ilçeleri arasında uzanıyor. Pülümür’ü bir miktar ucundan kesiyor. İlçe merkezine 6 kilometre Tunceli’ye yaklaşık 60 kilometre olan bir fay bu. Bu fay üzerinde en son biz 1784 yılında deprem olduğunu biliyorduk tarihsel verilerden. Bir önceki depremin de 1583 yılında olduğunu biliyorduk. Arada 200 senelik bir fark vardı. 1784 yılından bu yana yaklaşık 236 yıl geçti. Deprem olması gerektiği düşünüldüğü için ve üzerinde deprem olmadığı için büyük deprem potansiyelinden bahsediyorum. Bu fay sismik boşluk olarak tanımlanmıştı. Bizim 2017 yılında yaptığımız çalışmalarda hem 1784 depreminin hem de 1583 depreminin gerçekten olduğunu paleosismoloji çalışmalarıyla bulduk. Fakat bulduğumuz daha önemli bir şey de var. 1583’ten bir önceki depremin ondan yaklaşık 130-140 yıl önce olmuş olduğunu anladık. Bu da şunu gösteriyor. Bu fay üzerindeki depremlerin tekrarlanma aralığı net bir dağılım göstermiyor olabilir. Dolayısıyla üzerinden 236 yıl geçmiş 70 kilometre uzunluğundaki bu fayın çok yakın bir aman bir zaman içerisinde yeniden büyük bir deprem üretmesi muhtemel. Bu fay aynı zamanda kuzey Anadolu fay zonunun İstanbul’daki beklenen Marmara depremiyle birlikte deprem beklenen ikinci yeri. Çok eskiden beri pek çok çalışmayla tespit edilmiş fakat bu tarihsel deprem kayıtları 2017 yılında yapmış olduğumuz çalışmayla ortaya çıkarılmıştı” ifadelerini kullandı.

“Ovacık fayı üzerinde deprem tehlikesi olup olunmadığı bilinmiyor”
Şehri tehdit eden başka bir fayın Ovacık fayı olduğuna dikkat çeken Sançar, “Ovacık fayı Erzincan’dan başlıyor Ovacık ilçesinin batısına kadar Refahiye’nin doğusuna kadar neredeyse dümdüz gidiyor. Daha sonra deformasyon alanı genişliyor. Üç dört tane kola ayrılıyor. Bu kollardan biri üzerinde bizim yaptığımız ve bu sene yayınlanan bir çalışmada bu fayın sadece bir kolunun 2 bin 400 senede bir deprem ürettiğini ortalama olarak bulduk. Burada şöyle bir sıkıntı var. Birincisi bizim araştırma yaptığımız yer fayın hızının, göreceli yavaş olduğu bir yer. Daha batısında yer alan Ovacık fayının Ovacık havzası içinden geçen hakkında bir verimiz yok. Bu fay yaklaşık 110 kilometre. Biz tek bir noktada çalışma yaptık. Bu çalışmaya göre en son deprem milattan önce 50 yılından sonra olmuş. Fakat ne zaman sonra olduğunu bilmiyoruz. Milattan sonra 50 yılından sonra 700-800 yıl önce deprem olmuş olsa bu fayın artık uzun bir süre deprem tehlikesi olmadığını söyleyebilirdik. Uzun bir süre. Ama böyle verimiz olmadığı için bu fay üzerinde deprem tehlikesi vardır ya da yoktur demek çok zor” diye konuştu.

Diğer bir fayın Malatya olduğuna değinen Sançar, “Malatya fayı göreceli şehre uzaklığı 80 kilometre. Bu fay üzerinde bizim yaptığımız çalışmalar yine son 10 yıl içeresinde meydana gelen 4 tane depremin varlığına işaret ediyor. Bu depremlerin tekrarlanma aralığı ortalama 2 bin 300 yıl ve en son deprem günümüzden 2 bin 400 sene önce olmuş görünüyor. Dolayısıyla bu fayın da deprem tehlikesi hakkında konuşmak mümkün. Ama şunu özellikle söyleyelim. Malatya fayı 165 kilometre uzunluğunda bir fay. Ovacık 110 kilometre ve biz bu fayların sadece bir tek noktasında çalışma yaptık. Deprem bir zamanda oluyor ama aynı zamanda bir fay üzerinde bir hareket oluşturuyor. Mekansal olarak da bir dağılım var. Bu mekanın da kontrol edilmesi için yaptığımız çalışmaların benzer çalışmaların Malatya fayının Ovacık fayının her tarafında yapılmış olması lazım ki biz bu fayların gerçek tehlikesini ortaya koyalım. Şimdiki verilere göre konuştuğumuz zaman ortaya çıkan sonuç bu” şeklinde konuştu.

Asıl tehlikeli olanlardan bir tanesinin Tunceli’nin içinden geçen Nazımiye fayı olduğuna vurgu yapan Sançar, bu fayın iki koldan oluştuğunu, bir tanesinin Pülümür ve Munzur Nehri’nin birleştiği yerden geçtiğini, diğerinin de bunun yaklaşık 5-6 kilometre kuzeyinden geçtiğini kaydetti.

“Deprem kayıtları göreceli zengin değil”
Tunceli ve Doğu Anadolu’daki tarihsel deprem kayıtlarının göreceli zengin olmadığının da altını çizen Sançar, “İstanbul ya da daha batı şehirlerinde olduğu gibi zengin bir tarihsel kataloğumuz yok. Maalesef ne Ovacık fayında ne Malatya fayında, ne Nazımiye fayında öyle net bir depremi işaret eden tarihsel bir katalog, bir veri mevcut değil. Dolayısıyla burada güvenmek zorunda olduğumuz paleosismolojik çalışmaları. Pülümür’de olan deprem Yedisu fayının yaklaşık 6-7 kilometre güneyinde oldu. Bu faydan bağımsız ama bölge olarak baktığımız zaman deforme olan bir yer. Kuzey Anadolu fayına çok yakın. Eğer bu deprem 7 kilometre güneyinde değil de tam üzerinde olsaydı bu öncü depremdir diye değerlendirmek de yanlıştı. Çünkü biz ana deprem olmadan ondan önce olan depremlerin öncü olduğunu anlayamıyoruz. Böyle bir teknik şu anda yok. Sadece deprem olduktan sonra bak bunlar öncüymüş diyebiliyoruz. Ama bölgedeki deformasyonu fark etmek anlamında önemli. Onun dışında Yedisu segmenti deprem anlamında zaten çok büyük bir tehlikesi olan bir fay. Orada olan 2’lik, 3’lük, 4’lük depremi deprem geliyor ya da gelmiyor diye yorumlamak yanlış” diyerek sözlerini tamamladı.

Tunceli, iha

Etiketler: / /

Yorumlar
  1. Ali Kaya dedi ki:

    Özelde habere konu olan Malatya fayının şehre uzaklığı 80 km.Az değil. O zanan yatalım , rahatlayalın diye bir durum yok. Bu fay özelinde bilimsel bir kaç tahmin veya yaklaşım var. A ma Malatya tek bir fayın olası etkisinde değil ki. En az 3 şiddetli ve 2 ayrı da büyük fayın üzerinde. Yer yüzü şekli itibari ile dağlara sıkışan faylara, yüzyılladır namzet olan Malatya en şiddetli depremlerin tam merkezindedir…

    1. hoca dedi ki:

      Sallama kardeş.Geçmişte kaç defa büyük deprem olmuş Malatya da.Bilmeden at bakalım nereye kadar…

      1. Ali Kaya dedi ki:

        Kitap õnereyim oradan bilgi edinin…
        ”Türkiye Depremm Tarihi
        Gazi Üniversitesinden Prof. Dr. Süleyman Panpal ve Doç. Dr.Bülent Özmen araştırdı. D&R da bulabilirsin.
        Okuduğunda bayağı bir sallamış olacağım hemşerimi…
        Ama okumazsın

  2. Ali Kaya dedi ki:

    Haritada gòrüldüğü gibi Malatya,
    Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu fay zonuna çok yakın ve Makatya, Ovacık ve Nazımiye zonunun tam merkezinde. Nüfus olarak. Bu arada daha tehlikeli bir fay Adana’ya jadar uzanan Pazarcık fay hattı diye bilinen daha aktif bir kırık ve hareket kaabiliyeti yüksek bir hat var. Bu fay gattının Anadolu coğraftasında büyük hareketlilik yapma olasılığı yüksek. Yani, dõrt bir cepheden doğal afetlere hazır olmamz lazım..

  3. Ali Yılmaz dedi ki:

    Senin Adıyaman sağlamsa git oraya yerleş burda insaları tedirgin etme

    1. Mustafa Aydemir dedi ki:

      Adam gayet düzgün bir şekilde yorum yapmış. tedirgin olmakla ne alakası var!

    2. Adıyamanlı muhammed dedi ki:

      Boş konuşma çelikhan erkenek fay segmenti gölbaşı türkoğlu fay segmenti tehlikeli diyorum. Çelikhan gölbaşı nereye bağlı

    3. Malatyalı dedi ki:

      Ne boş konuşmuşsun,belki adam zaten Adıyaman’da oturuyor.Sadece uyarmış senin söylediğin lafa bak.

  4. Ali Kaya dedi ki:

    Afrika kıtası ve Arap yarım adası Anadoluyu itip kırarken, kırılan 2 fay zonunun tam merkezine şehri yerleştiriyor ve Malatya’yı bu fay zonlarından biri itiyor diğeri çekiyor ya da sabitller gibi dururken enerji biriktiriyor. Hangi bilimsel önermeden yola çıkarsan çık Mallatya en faal 2 faya yakın nüfus yoğumluğu olan ve tehlikenin tam merkezinde olan bir yerleşim alanı. İstanbuldan farkı ikinci lüks bir faya sahip olması. Yani 2 kat tehlike var. Umarız bilim adamlarımızın bu uyarıları, siyasi ve õzellikle toplum bilinci açısından önemsenir… Çook sorgulama ve önlemler çerçevesinde ve çaresinde uyanık olmamız lazım

  5. Adıyamanlı muhammed dedi ki:

    Hocam hakli malatyayı tehdit eden olması çok yakın muhtemel depremler var, Bunlar çelikhan erkenek fay segmenti gölbaşı türkoğlu fay segmenti birde Malatya ovacık fay hattı yanı şuanda malatya çok büyük tehdit altında acilen yerel yönetim önlem almalı

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."