<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Malatya Haber</title>
    <link>https://malatyahaber.com</link>
    <description>Malatya Haberleri, Malatya gündemi</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://malatyahaber.com/rss/sinema" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 22 Sep 2026 20:42:17 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/rss/sinema"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilçam'ın Romantik Jönünden Toplumsal Sinemanın Güçlü Oyuncusuna: Tarık Akan]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/yesilcamn-romantik-jonunden-toplumsal-sinemann-guclu-oyuncusuna-tark-akan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/yesilcamn-romantik-jonunden-toplumsal-sinemann-guclu-oyuncusuna-tark-akan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:rgb(73,73,73);">Türk sinemasında romantik filmlerin yakışıklı jönü olarak başladığı kariyerini toplumsal gerçekçi sinemanın önemli yapımlarındaki rolleriyle sürdüren oyuncu, yapımcı ve yazar Tarık Akan, vefatının 10. yılında anılıyor.</span></p><p>Yeşilçam'da romantik filmlerin aranan oyuncularından biri olan Akan, kariyerinin ilerleyen yıllarında toplumsal ve politik içerikli yapımlarda rol alarak oyunculuk çizgisini değiştirdi. 1971'de başlayan ve 2016'daki vefatına kadar devam eden 45 yıllık sanat yaşamına "Hababam Sınıfı"ndan "Maden", "Sürü" ve "Yol"a uzanan çok sayıda film sığdırdı.</p><p>Asıl adı Tahsin Tarık Üregül olan Tarık Akan, bazı kaynaklarda 13 Ekim, bazı kaynaklarda ise 13 Aralık 1949 olarak belirtilen doğum tarihiyle İstanbul'da dünyaya geldi.</p><p>Subay olan babası Yaşar Üregül'ün görevi nedeniyle çocukluk ve eğitim yıllarının bir bölümünü Erzurum ve Kayseri'de geçiren Akan, daha sonra ailesiyle İstanbul'un Bakırköy ilçesine yerleşti.</p><p>Yıldız Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünde öğrenim gören Akan, daha sonra bu bölümden ayrılarak İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Yüksekokuluna girdi.</p><p>Öğrencilik yıllarında farklı işlerde çalışan Akan, Ataköy Plajı'nda cankurtaranlık ve gazoz satıcılığı yaptı, sandal kiraladı ve işportacılıkla uğraştı.</p><p><strong>"Ses" dergisinin yarışmasıyla sinemaya adım attı</strong></p><p>Akan'ın sinemaya geçişi, 1970'te "Ses" dergisinin düzenlediği "Sinema Artist Yarışması" ile oldu. Yakın arkadaşı Zeki İrfanoğlu'nun yönlendirmesiyle yarışmaya katılan Akan, yarışmanın birincisi seçilerek tanınırlık kazandı.</p><p>Bir televizyon programında o günleri anlatan Akan, ilk kez tanınmaya başladığı dönemde Yeşilçam'daki yapımcıların kapısını çaldığını, birçok yapımcının kendisine burun kıvırdığını ve bir yapımcının "Sizin boyunuz çok uzun. Onun için sizden artist olmaz." dediğini aktarmıştı.</p><p>Ancak aldığı olumsuz yanıtlar Akan'ı sinemadan uzaklaştırmadı. Oyunculuk kariyeri için görüşmelerine devam eden sanatçı, kısa süre içinde romantik filmlerin aranan jönlerinden biri haline geldi ve 1970'li yıllarda çok sayıda yapımda rol aldı.</p><p>Yönetmen Mehmet Dinler'in 1971 yapımı "Solan Bir Yaprak Gibi" filmiyle ilk defa sinemaya adım atan sanatçı, bu yapımla birlikte "Tarık Akan" adını kullanmaya başladı. Aynı yıl "Emine" filminde Filiz Akın ile başrolü paylaştı. Uzun boyu, yeşil gözleri ve sempatik görüntüsüyle kısa sürede ünlendi.</p><p>Özellikle 1970'li yıllarda romantik komedi ve dram türündeki filmlerde rol alan Akan, hızlı bir şekilde geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. "Canım Kardeşim", "Sev Kardeşim", "Mavi Boncuk", "Ah Nerede" ve "Gece Kuşu Zehra" gibi yapımlarda rol alan sanatçı, Ertem Eğilmez'in yönettiği "Hababam Sınıfı" filmindeki "Damat Ferit" karakteriyle de hafızalarda yer edindi.</p><p>Akan, 1970-1975 yılları arasında yoğun bir çalışma temposuyla yılda yaklaşık 12 filmde rol aldı. Bu dönemde "kartpostal çocuk" olarak anılan sanatçı, Yeşilçam'ın en popüler erkek oyuncularından biri haline geldi.</p><p><strong>Romantik jön kimliğinden toplumsal filmlere</strong></p><p>Tarık Akan'ın kariyerindeki en önemli değişim, 1970'lerin ikinci yarısında yaşandı. Oyunculuğunda farklı bir çizgiye yönelen sanatçı, yalnızca ticari filmlerde değil, toplumsal meseleleri ele alan yapımlarda da rol almaya başladı.</p><p>Bu dönemde "Nehir", "Maden", "Sürü", "Kanal" ve "Yol" gibi filmlerde oynayan Akan, toplumsal gerçekçi sinemanın öne çıkan oyuncuları arasında yer aldı. Özellikle Şerif Gören ile Yılmaz Güney'in yönettiği, senaryosunu da Güney'in yazdığı 1982 yapımı "Yol", oyuncunun kariyerinin önemli yapımlarından biri oldu. Film, 1982'de Cannes Film Festivali'nde Altın Palmiye kazanan yapımlar arasında yer aldı.</p><p>Akan'ın oyunculuk kariyerindeki değişim, onun sinemaya bakışının da farklılaştığı bir döneme işaret etti. Daha önce romantik karakterlerle tanınan sanatçı, sonraki yıllarda işçi sınıfı, toplumsal sorunlar ve siyasi atmosferi konu alan filmlerde farklı karakterleri canlandırdı.</p><p><strong>Oyunculuk kariyerini ödüllerle taçlandırdı</strong></p><p>Tarık Akan, oyunculuk kariyeri boyunca çok sayıda ödüle layık görüldü. "Suçlu" filmindeki performansıyla Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazanan sanatçı, 1978'de "Maden", 1980'de "Adak" ve "Sürü", 1984'te "Pehlivan", 1989'da "Üçüncü Göz", 1990'da "Karartma Geceleri" ve 2003'te "Gülüm" filmlerindeki rolleriyle de ödül alarak 7 kez Altın Portakal kazanan tek erkek oyuncu oldu.</p><p>Sanatçı, 1985'te Berlin Uluslararası Film Festivali'nde mansiyon, 1992'de Adana Altın Koza Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu", 1996'da Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü", 2006'da Sinema Yazarları Derneği "Onur Ödülü", 2007'de ise Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği'nde "Sinema Emek Ödülü"nün sahibi oldu.</p><p><strong>Hapishane günlerini "Anne Kafamda Bit Var" kitabında yazdı</strong></p><p>Usta sanatçı, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından 1981'in başlarında, Almanya'da yaptığı bir konuşma yüzünden Türkiye'ye dönüşünde tutuklandı. 12 yıl hapis istemiyle yargılanan Akan, 2,5 ay hücre hapsinde kaldıktan sonra beraat etti.</p><p>Oyunculuğun yanı sıra yazarlık ve yapımcılıkla da ilgilenen Akan, hapishane günlerini ve darbe sürecini 2002'de yayımlanan "Anne Kafamda Bit Var" kitabında kaleme aldı.</p><p>Akan, 1997'de yönetmen Yusuf Kurçenli ile hayata geçirdiği "Antika Talanı" adlı belgeselin seslendirmesini de yaptı. Televizyon kanalları için "Taşların Sırrı" adlı belgesele de imza atan sanatçı, Türkiye'deki antik tarihe dikkati çekmeye çalıştı.</p><p>Sanatçı ayrıca Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı adına "Atatürk'ün Alev Çiçekleri" ve Nazım Hikmet konulu "Işık Yontucusu" adlı belgesellerle "Anadolu'da Romalıların Ayak İzleri", "Afrodisias" ve "Perge'nin Lahitleri" adlı yapımların yönetmenliğini yaptı.</p><p>Tarık Akan, sanat yaşamının yanı sıra eğitim alanındaki çalışmalarıyla da öne çıktı. 1991'de Bakırköy'deki Taş Mektep adlı ilkokulun ortaklarından biri oldu. Eğitim faaliyetlerini hayatının önemli alanlarından biri olarak sürdüren Akan, ilerleyen yıllarda Nesin Vakfının başkanlığını da üstlendi.</p><p><strong>45 yıllık kariyerine unutulmaz filmler sığdırdı</strong></p><p>Akan, sinemadaki üretimini yaşamının son dönemlerine kadar sürdürdü. "Vizontele Tuuba", "Gülüm", "Abdülhamid Düşerken" ve "Deli Deli Olma" sanatçının sonraki dönem yapımları arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tarık Akan'ın sanatla iç içe geçen 45 yıllık kariyerinde rol aldığı film ve diziler arasında ayrıca şunlar yer alıyor:</p><p>"Beyoğlu Güzeli", "Leyla ile Mecnun", "Aşkların En Güzeli", "Tatlı Dillim", "Yalancı Yarim", "Bebek Yüzlü", "Esir Hayat", "Memleketim", "Delisin", "Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı", "Evcilik Oyunu", "Çapkın Hırsız", "Ateş Böceği", "Kader Bağlayınca", "Aşk Dediğin Laf Değildir", "Babanın Evlatları", "Şeref Sözü", "Herhangi Bir Kadın", "Arkadaşım", "Kayıp Kızlar", "Damga", "Bir Avuç Cennet", "Kan", "Paramparça", "Adem ile Havva", "Halkalı Köle", "Beyoğlu'nun Arka Yakası", "Çark", "Skandal", "Kimlik", "İkili Oyunlar", "Bir Küçük Bulut", "Devlerin Ölümü", "Bir Kadın Düşmanı", "Yolcu", "Çözülmeler", "Aşk Üzerine Söylenmemiş Her Şey", "Koçum Benim" ve "Ahh İstanbul".</p><p>Barış Zeki, Yaşar Özgür ve Özlem isimli üç çocuğu bulunan usta oyuncu, 16 Eylül 2016'da akciğer kanseri tedavisi gördüğü hastanede 66 yaşında yaşama veda etti.</p><p>Oyunculuk kariyerine romantik filmlerin sevilen jönü olarak başlayan, daha sonra toplumsal gerçekçi sinemanın önemli yapımlarında rol alan Tarık Akan, farklı dönemlerde canlandırdığı karakterlerle Türk sinemasının hafızasında yer edindi.</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/yesilcamn-romantik-jonunden-toplumsal-sinemann-guclu-oyuncusuna-tark-akan</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 01:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/09/yesilcamn-romantik-jonunden-toplumsal-sinemann-guclu-oyuncusuna-tark-akan-43124.jpg" type="image/jpeg" length="66379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinema ve Tiyatroya Adanan Bir Ömür: Müşfik Kenter]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/sinema-ve-tiyatroya-adanan-bir-omur-musfik-kenter</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/sinema-ve-tiyatroya-adanan-bir-omur-musfik-kenter" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:rgb(73,73,73);">Türk tiyatro ve sinemasının önemli isimlerinden, seslendirme sanatçısı ve oyuncu Müşfik Kenter'in vefatının üzerinden 14 yıl geçti.</span></p><p>İstanbul'da 1932'de diplomat Ahmet Naci Kenter ile Olga Cynthia çiftinin beşinci çocuğu olarak dünyaya gelen Kenter, ilk öğrenimini Ankara'daki Çankaya İltekin İlkokulu'nda tamamladı.</p><p>Cebeci Kurtuluş Ortaokulunun ardından Atatürk Lisesine giden ve birinci sınıfta okuldan ayrılan sanatçı, 1947'de Ankara Devlet Tiyatrosu çocuk bölümünde oyunculuğa başladı.</p><p>Başarılı oyuncu, 1950'de girdiği Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünü 1955'te yüksek dereceyle bitirdi ve mezuniyetin ardından başladığı Ankara Devlet Tiyatrosunda 1959'a kadar görev yaptı.</p><p>Tiyatro sahnesine "Oğuz Ata" ile başlayan Kenter, 1959'da Devlet Tiyatrosundan İstanbul'a giderek, kardeşi Yıldız Kenter ve Muhsin Ertuğrul ile Küçük Sahne'de oyunlar sahneledi.</p><p><strong>Kenter kardeşler, Kent Oyuncuları topluluğunu kurdu</strong></p><p>Şükran Güngör ve Kamuran Yüce ile bu dönemde bir araya gelen Kenter kardeşler, dörtlü olarak uzun yıllar tiyatro yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kent Oyuncuları topluluğunu oluşturan Kenter kardeşler, 1959-1960 sezonunda "Site Tiyatrosu" adıyla Muhsin Ertuğrul'un desteğiyle oyunlar hazırladı.</p><p>Amerikalı yazar William Gibson'ın "Salıncakta İki Kişi" adlı oyunuyla başlayan topluluğun çekirdek kadrosunda, Yıldız ve Müşfik Kenter ile Genco Erkal, Şükran Güngör ve Sadri Alışık yer aldı.</p><p>Büyük bir turne düzenleyerek Anadolu'yu gezen Kenter Tiyatrosu, turnede satılan biletlerden elde edilen gelirle 1968'de tiyatro binası yaptırdı.</p><p><strong>Burs alarak yurt dışında tiyatro araştırmaları yaptı</strong></p><p>İngiliz Kültür Heyeti ve Rockefeller'den burs alarak Amerika ve İngiltere'de tiyatro araştırmaları yapan ve incelemelerde bulunan oyuncu, İngiltere, Amerika, Fransa ve Almanya'nın da aralarında bulunduğu birçok ülkede sahneye çıktı.</p><p>Müşfik Kenter, William Shakespeare, Anton Pavloviç Çehov, Maksim Gorki, Bertolt Brecht, Eugene Ionesco, Harold Pinter, Edward Albee ve Arthur Miller'ın eserlerini sahneye koydu.</p><p>Kendisi de bu oyunlarda rol alan usta sanatçı, "Hamlet", "Cyrano de Bergerac" ve "Sustalı Mack" adlı tiyatro edebiyatının önemli rollerini sahnede başarıyla yorumladı.</p><p>Murathan Mungan'ın Orhan Veli şiirleri ile düzenlediği "Bir Garip Orhan Veli" oyununu 30 yıldan uzun süre sahneleyen Kenter, yerli ve yabancı filmlerin yanı sıra belgesel ve reklam filmlerinde de seslendirme yaptı.</p><p><strong>Sahnede, beyazperdede ve televizyonda oyunculuk yaptı</strong></p><p>Müşfik Kenter, hayatı boyunca sahnede, beyazperdede ve televizyonda pek çok unutulmaz rolü oynadı.</p><p>Tiyatronun yanı sıra sinemaya da önem veren Kenter, "Rumuz Goncagül", "Piano Piano Bacaksız", "Hayallerim, Aşkım ve Sen", "Ay Vakti", "Dişi Kurt", "Sessiz Harp", "Dişi Örümcek", "Murtaza", "Şeytanın Kurbanları", "Sevmek Zamanı", "Bozuk Düzen", "O Kadın", "Üç Arkadaş", "Seni Kalbime Gömdüm", "Kurtuluş" ve "Yorgun Savaşçı" adlı filmlerde oynadı.</p><p>Sanatçı, "Avrupa Yakası", "Mevlana Aşkı Dansı", "Sessiz Gemiler", "Elveda Yabancı", "Çöl Faresi", "Emekli Başkan", "Geçmiş Bahar Mimozaları", "Ateşten Günler", "Gecenin Öteki Yüzü", "Kurtuluş", "Hayat Bazen Tatlıdır", "Şapkadan Babam Çıktı" ve "Zümrüt" adlı televizyon dizilerinde de rol aldı.</p><p>İlk olarak 1966'da "Bozuk Düzen" filmiyle 3. Antalya Film Şenliği'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü alan Kenter, "Olağanüstü Yorum Ödülü", "Afife Ödülleri Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü", "Afife Ödülleri En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu", "8. Uluslararası Kukla Festivali Onur Ödülü", "Antalya Film Festivali Yıldırım Önal Özel Ödülü" ve "Adana Sakıp Sabancı Vakfı Yaşam Boyu Başarı Ödülü"nün de aralarında bulunduğu çok sayıda ödüle layık görüldü.</p><p>Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarından emekli olan Kenter, Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü Başkanlığı ve Bakırköy Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği yaptı.</p><p>Müşfik Kenter, 15 Ağustos 2012'de, İstanbul'da akciğer kanseri nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.</p><p>Kenter'in rol aldığı başlıca tiyatro oyunları şöyle:</p><p>"Nasreddin Hoca Birgün", "Çözüm", "Kuvayi Milliye", "Huysuz İhtiyar", "Anlat Şehrazat", "Martı", "Helen Helen", "Lütfen Kızımla Evlenir misin?", "İvanov", "Nükte", "Ramiz ile Jülide", "Ver Elini Brodvey", "Konken Partisi", "Görünmez Dostlar", "Van Gogh", "Kim Kimi Kiminle", "Kökler", "Kahramanlar ve Soytarılar", "Arzu Tramvayı", "Vanya Dayı", "Çöl Faresi", "Buzlar Çözülmeden", "Ders", "İnsan Denen Garip Hayvan", "Ayak Takımı Arasında", "Sandalyeler", "İçerdekiler", "Salıncakta İki Kişi", "Kim Korkar Hain Kurttan", "Bedel", "Üç Kız Kardeş", "Bir Garip Orhan Veli", "Üç Kuruşluk Opera", "Kapıcı", "Yarın Cumartesi", "Öfke", "Nalınlar", "Mary-Mary", "Antigone."</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Kültür ve Sanat, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/sinema-ve-tiyatroya-adanan-bir-omur-musfik-kenter</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 18:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/08/sinema-ve-tiyatroya-adanan-bir-omur-musfik-kenter-47168.jpg" type="image/jpeg" length="93169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Darende'de 'Karaoke ve Nostalji Sinema Gecesi' ]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/darendede-karaoke-ve-nostalji-sinema-gecesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/darendede-karaoke-ve-nostalji-sinema-gecesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya Darende Belediyesi tarafından yaz etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Karaoke ve Nostalji Sinema Gecesi" vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildi.</p><p>Tarihi Cumhuriyet İlkokulu'nda gerçekleştirilen etkinlikte vatandaşlar bir araya gelerek karaoke programına katıldı, nostalji sineması gösterimini izledi. Darende Belediye Başkanı Alican Bozkurt, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, yaz etkinlikleri kapsamında hemşerilerle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sosyalleşen, birlikte vakit geçiren ve ortak hatıralar biriktiren bir şehrin geleceğe daha güçlü yürüyeceğini ifade eden Bozkurt, Darende'de birlik ve beraberliği pekiştiren kültür ve sanat etkinliklerini sürdüreceklerini, vatandaşlarla buluşmaya devam edeceklerini kaydetti.</p><p><i><strong>iha</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Malatya İlçeler, Sinema, Son Dakika</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/darendede-karaoke-ve-nostalji-sinema-gecesi</guid>
      <pubDate>Fri, 07 Aug 2026 17:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/08/darendede-karaoke-ve-nostalji-sinema-gecesi-30196.jpg" type="image/jpeg" length="18172"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malatya Yeşilyurtspor, Orduspor'dan 4 Futbolcu Transfer Etti]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/malatya-yesilyurtspor-orduspordan-4-futbolcu-transfer-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/malatya-yesilyurtspor-orduspordan-4-futbolcu-transfer-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TFF 3. Lig ekiplerinden Malatya Yeşilyurt Spor Kulübü, 2026-2027 sezonu öncesi transfer çalışmalarını sürdürürken, geçtiğimiz sezon 52 Orduspor FK forması giyen 4 futbolcuyu kadrosuna kattı.</p><p>Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, 22 yaşındaki defans oyuncusu Yiğit Ulaş, 26 yaşındaki sol kanat oyuncusu Yılmaz Basravi, 22 yaşındaki orta saha oyuncusu Mustafa Alşimşek ve 31 yaşındaki forvet oyuncusu Enes Nalbantoğlu ile anlaşmaya varıldığı bildirildi.</p><p>Açıklamada, geçtiğimiz sezon birlikte başarılı bir performans sergileyen dört futbolcunun mücadeleci karakterleri, takım oyununa olan katkıları ve tecrübeleriyle Malatya Yeşilyurtspor'un yeni sezondaki hedeflerine önemli katkı sağlamalarının beklendiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><i><strong>iha</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Spor, Sinema, Son Dakika</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/malatya-yesilyurtspor-orduspordan-4-futbolcu-transfer-etti</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 14:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/07/malatya-yesilyurtspor-orduspordan-4-futbolcu-transfer-etti-34904.jpg" type="image/jpeg" length="56533"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Sinemasında Bir Usta İsim: Fikret Hakan]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/turk-sinemasnda-bir-usta-isim-fikret-hakan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/turk-sinemasnda-bir-usta-isim-fikret-hakan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:rgb(73,73,73);">Türk sinemasında iz bırakan aktör ve yazar Fikret Hakan'ın hayatını kaybetmesinin üzerinden 9 yıl geçti.</span></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sinemaseverlerin hafızalarına kazınan "Cemo", "Keşanlı Ali Destanı" ve "Hamal" gibi kült yapımların başrolünde rol alan sanatçı, beyaz perdedeki başarısını edebiyat dünyasına kazandırdığı "Tellak Ali" ve "Hamal'ın Uşakları" adlı eserleriyle taçlandırdı.</p><p>Asıl adı Bumin Gaffar Çıtanak olan sanatçı, 23 Nisan 1934'te Balıkesir'de doğdu. Hemşire Fatma Belkıs Hanım ile edebiyat öğretmeni ve çevirmen Abdullah Gaffar Güney'in oğlu olan Hakan, babasının mesleğinden dolayı çocukluğunu Anadolu'nun çeşitli kentlerinde geçirdi.</p><p>Evlerindeki zengin kütüphane ve babasının Rusçadan yaptığı tercümeler, Hakan'a küçük yaşta okuma-yazma sevgisi aşıladı.</p><p>Fikret Hakan'ın sinemaya ilgisi, Anadolu'da izlediği filmlerle filizlendi ve henüz o yıllarda oyuncu olmayı kafasına koydu.</p><p>Ortaokuldayken ailesiyle taşındığı İstanbul'da tiyatroyla tanışan usta oyuncu, Taksim Atatürk Lisesi'nde eğitim gördüğü sırada İstanbul Ekspres gazetesinde muhabirliğe adım attı.</p><p>Hakan, profesyonel oyunculuk kariyerine 1950'de Ses Tiyatrosu'nda sahnelenen "Üç Güvercin Opereti" ile başladı.</p><p>Henüz 16 yaşındayken sahnelere adım atan sanatçı, o günleri şu sözlerle anlatmıştı:</p><p>"1950 yılında o zamanki Ses Tiyatrosu’nda rahmetli Münir Hayri Egeli, Batılı bir format içerisinde yeni müzikaller sahneye koymaya başladı. Ben de sınava girdim, kazandım ve 1 lira yevmiyeyle 'Üç Güvercin Opereti' ile tiyatroya başladım. O yıl, 16 yaşlarında, çocuklukla delikanlılık arasında tıfıl bir çağda 'Üç Güvercin', 'Leblebici Horhor' ve 'Afrodit' gibi piyeslerde irili ufaklı rollerde oynadım. Böylece Yeşilçam'a giden yolu tiyatro ile dürtüklemeye başladım. 1952 yılında Yeşilçam Sokağı'nda dört günlük bir figüranlık dönemim var. Yeşilçam Sokağı'nda beni bir nevi keşfettiler.</p><p>1952 yılında Köprüaltı Çocukları ile sinemaya başladım. 250 lira para biçtiler. O zamanki rakamlara göre hiç de fena bir para değildi. Benim gibi tıfıl, Taksim Lisesinde okumaya çalışan bir çocuk için 15 günde bir gidip on, yirmi kağıt almak keyifli bir iş oluyordu. Sinemada her yaptığımı bilinçli olarak yaptım. Hiçbir zaman kaşının gözünün güzelliğine güvenen salaklardan olmadım. Yakışıklı adamdım ama aklımı, yeteneğimi, tiyatro ve edebiyat birikimimi arka plana itmedim. Çünkü benim formasyonum yazarlık aslında. 1955 yılında Lütfi Akad'ın yönettiği, Yaşar Kemal'in senaryosunu yazdığı, Duru Film'in yapımcılığını yaptığı 'Beyaz Mendil' yaşamımın en büyük şansı oldu. Rahmetli Naci Duru'ya, Süreyya Duru'ya, sevgili hocam, ağabeyim, ustam Lütfi Akad'a, bana o şansı verdikleri için sonsuz teşekkür ediyorum."</p><p><strong>Yüzlerce filmde rol aldı</strong></p><p>Sanatçı, kariyeri boyunca Cep Tiyatrosu, Küçük Sahne ve Oraloğlu Tiyatrosu gibi toplulukların yanı sıra Sahne 8 ve Fikret Hakan Tiyatrosu'nda da sahne aldı. Birçok film ve dizide rol alan sanatçı, "Üç Arkadaş" ve "Keşanlı Ali Destanı" ile ünlendi.</p><p>Kariyerindeki önemli kilometre taşlarından biri de yabancı sinema deneyimi oldu. Usta oyuncu, 1970'te Peter Collinson'ın yönettiği, başrollerini dünyaca ünlü aktörler Tony Curtis ve Charles Bronson'ın paylaştığı Hollywood yapımı "Paralı Askerler" (You Can't Win 'Em All) filminde "Albay Elçi" karakterini canlandırdı. Çekimlerinin büyük bölümü Türkiye'de yapılan filmdeki performansıyla Fikret Hakan, uluslararası alanda da adından söz ettirdi.</p><p>Sanatçı, 1970'li yıllarda yönetmenlik, senaristlik ve yapımcılığın yanı sıra 1973'te "Cemo/Dedikleri Gerçek İmiş" ve 1974'te "Dostun Gülü/Löberde" adlı plakları doldurarak müzik alanında da çalışmalara imza attı.</p><p>Yeşilçam'ın sıkıntılı dönemlerinde Marmaris'e giderek 1980'li yıllara kadar burada yaşamını sürdüren usta aktör, 1983'te Tarık Buğra'nın eserinden uyarlanan "Küçük Ağa" dizisinde "Çolak Salih" karakteriyle unutulmaz bir performansa imza attı.</p><p>Hakan, Metin Erksan'dan Atıf Yılmaz'a, Memduh Ün'den Lütfi Akad'a kadar sinemanın önemli isimleriyle çalıştı, yüz hatlarını kullanma becerisiyle salon adamı, köy delikanlısı, işçi, patron, polis, dolandırıcı, iyi, kötü ayrımı yapmadan pek çok rol oynadı.</p><p>Dönemin Yeşilçam sisteminin jönlere dayattığı "her zaman şık, zengin ve kusursuz salon adamı" kalıplarını yıkmayı başaran usta oyuncu, karakter oyunculuğunu temel alan ilk isimlerden oldu.</p><p>Unutulmaz sanatçı, 1998'de devlet sanatçısı unvanına layık görüldü.</p><p>Edebiyat ile bağını hiç koparmayan Hakan, öykü kitaplarının yanı sıra "İnce Müzikli Otobüsler" ve "İmbikçi Duvar" adlı şiir kitaplarını kaleme aldı.</p><p>Sanatçı ayrıca 1914-1996 yıllarında Türk sinemasında rol alan aktörleri, yönetmenleri ve dönüm noktalarını belgelerle incelediği kapsamlı eseri "Türk Sinema Tarihi" ile arkasında dev bir arşiv bıraktı.</p><p>Genç sinemacılara her zaman "meraklı olmayı" öğütleyen başarılı oyuncu, yaptığı bir açıklamada, "Dedikodu tavrı içerisine girmeksizin her oyuncu ya da yönetmen namzedi mutlak surette meraklı olmak zorundadır. Merakını kaybeden bir insandan hiçbir şey bekleyemezsin. Hele biz alaylılar için merak etmeden bir yere varamazsın." diyerek mesleki felsefesini özetlemişti.</p><p>Fikret Hakan, 11 Temmuz 2017'de 83 yaşındayken hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.</p><p><strong>Aldığı ödüller ve rol aldığı yapımlar</strong></p><p>Fikret Hakan, 1965'te "Keşanlı Ali Destanı"yla Antalya Film Festivali'nde ve İzmir Enternasyonal Fuarı 1. Film Şenliği'nde "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü", 1968'de "Ölüm Tarlası"yla Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü", 1971'de "Hasret"le Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü", 1993'te "Yalancı"yla 30. Antalya Film Şenliği'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü", 1997'de 34. Antalya Film Şenliği'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü" ve 2012'de Engelsiz Yaşam Vakfı tarafından verilen "Yaşam Boyu Meslek ve Onur Ödülü"nü kazandı.</p><p>Kamera arkasında da aktif olan sanatçı "Sürgünden Geliyorum" (1971), "Cennetin Kapısı" (1973), "En Büyük Patron" (1975), "Sürgün" (1976) filmlerinin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlendi, "Hamal" (1976) filminin yönetmenliğini yaptı.</p><p>Sanatçının rol aldığı yapımlardan bazıları şöyle:</p><p>"Birleşen Gönüller", "Bir Zamanlar Osmanlı Kıyam", "Ölü Yaprak Vuruşu", "Unutulmaz", "Kartallar Yüksek Uçar", "Dün Gece Bir Rüya Gördüm", "Kurşun Yarası", "Baba", "Ekmek", "Hanımın Çiftliği", "Gülbeyaz", "Gün Doğmadan", "Küçük Ağa", "Beni Böyle Sev", "Pembe İncili Kaftan", "En Büyük Patron", "Pir Sultan Abdal", "Cennetin Kapısı", "Sürgünden Geliyorum", "Yemen'de Bir Avuç Türk", "Paralı Askerler", "Target: Harry", "Nuh'un Gemisi", "Korkusuzlar", "Keşanlı Ali Destanı", "Zoraki Milyoner", "Kardeş Gibiydiler", "Yılanların Öcü", "Hatırla Sevgilim", "Karacaoğlan", "Cingöz Recai: Beyaz Cehennem", "Köprüaltı Çocukları".</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/turk-sinemasnda-bir-usta-isim-fikret-hakan</guid>
      <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 15:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/07/turk-sinemasnda-bir-usta-isim-fikret-hakan-40354.jpg" type="image/jpeg" length="86744"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kadir İnanır Son Yolculuğuna Uğurlandı.. 'Çok Önemli Bir Sanatçımızdı']]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/kadir-inanr-son-yolculuguna-ugurland-cok-onemli-bir-sanatcmzd</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/kadir-inanr-son-yolculuguna-ugurland-cok-onemli-bir-sanatcmzd" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:rgb(73,73,73);">Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, "Kadir İnanır, çok eşsiz bir değerdi. Çok önemli bir ustaydı." dedi.</span></p><p>Türk sinemasının usta ismi Kadir İnanır'ın cenazesi, Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde kılınan namazın ardından Ulus Mezarlığı'nda toprağa verildi.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, cenaze namazı öncesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, "Bir devrin, Yeşilçam'ın hayatımıza uzanan, evlerimize, ailelerimize dahil olan eşsiz değerlerini maalesef birer birer kaybediyoruz. Onlara birer birer veda ediyoruz, ahirete uğurluyoruz." dedi.</p><p>Kadir İnanır'ın eşsiz bir değer, önemli bir usta olduğunu vurgulayan Ersoy, şunları kaydetti:</p><p>“Başta Türk sinemasına kazandırmış olduğu ders niteliğindeki eserleri, aynı şekilde sinemamızın Türk klasiklerinde hayat vermiş olduğu eserleriyle çok önemli bir sanatçımızdı. Başta ailesi olmak üzere yakınlarına, tüm sanatseverlerimize, sanat camiamıza başsağlığı diliyorum, sabırlar diliyorum. Kendisine Allah'tan rahmet diliyorum. Mekanı cennet, ruhu şad olsun.”</p><p>Cenaze törenine katılan eski A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Şenol Güneş, Kadir İnanır'ın sinemanın duayenlerinden olduğunu söyledi.</p><p>Oyuncu Hülya Avşar ise İnanır'ın vefatından duyduğu derin üzüntüyü dile getirerek, "Ben yine iyileşip yine reklamlarda oynayacak, yine bizlerle olacak diye bakarken şoka girdim." dedi.</p><p>Yeşilçam'ın değerlerinin yavaş yavaş kaybolmalarının kendisini çok üzdüğünü ifade eden Avşar, "O yüzden elimizde kalanlara böyle dört elle sarılmak geliyor içimden. Onların nasıl değerini biliriz onu düşünüyorum. Çünkü her böyle kaybımızda bunları düşünüyoruz ama sonra unutuyoruz." diye konuştu.</p><p>Cenaze törenine CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ile Levent İnanır, Jülide Kural, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Halil Ergün, Ahmet Yenilmez, Oktay Kaynarca, İlyas Salman'ın da aralarında bulunduğu siyaset ve sanat dünyasından çok sayıda kişi katıldı.</p><p>Yoğun katılımın olduğu törende zaman zaman kalabalıktan dolayı arbede yaşandı. Kadir İnanır'ın cenazesi Barbaros Hayreddin Paşa Camisi'nde kılınan namazın ardından Ulus Mezarlığı'nda toprağa verildi.</p><figure class="image"><img src="https://web-cdnprod.aa.com.tr/uploads/Contents/2026/06/28/ec2c39e620825c3066d7ee3eb11ca377.jpg"></figure><p><strong>Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde düzenlenen cenaze töreni</strong></p><p>Törene Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, Sinema Genel Müdürü Birol Güven, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve İBB Başkan Vekili Nuri Aslan'ın yanı sıra sinema, siyaset ve sanat dünyasından pek çok kişi katıldı.</p><p>Tören öncesinde AA muhabirine açıklama yapan İnanır'ın yeğeni Soner Arıca, duygularının darmadağın olduğunu ve gerçeğe inanamadığını belirterek, "Olamaz böyle bir şey diye düşünüyorum. Çünkü ölüm kelimesini zaten sevmiyorum ama başka bir tarifi yok ya şimdi. Hiç kimseye de yakışmıyor evet ama Kadir dayıma hiç yakışmıyordu. Sadece benim dayım değildi. Tüm ülkenin dayısı, ağabeyi, kardeşiydi. Tabii benim için de sadece dayım değil, aynı zamanda çok hayranlık duyduğum bir sanatçıydı, büyük bir aktördü." dedi.</p><p>Annesini de kısa süre önce kaybettiğini hatırlatan Arıca, "Üzgün ve şaşkınım. Üç gün önce annem, üç gün arayla böyle tuhaf bir süreçten geçiyoruz. Gerçekten çok üzgünüm, şaşkınım. Bence burada onu seven kitlenin özeti var, buraya sığan kadarı var. Bence tüm ülke burada şu anda. Ben öyle hissediyorum. İki gündür bana gelen mesajlardan, yorumlardan anlıyorum ki gerçekten tüm ülke bence şu anda burada. Herkes çok üzgün doğal olarak. Çünkü idoldu, ikondu, çok büyük bir sanatçıdan bahsediyoruz. Bizim aile ilişkilerimiz bir yana, dayım olması bir yana çok çok önemli bir sanatçıdan bahsediyoruz. Her açıdan baktığımda çok zor, her açıdan baktığımda çok karışık." değerlendirmesini yaptı.</p><p>Sinema yazarı Atilla Dorsay ise Türk sinemasının Yeşilçam ile birlikte yaygınlaştığına dikkati çekerek, "Yeşilçam bir efsaneydi. Nasıl Amerika'da Hollywood varsa burada da Yeşilçam vardı ve Yeşilçam'ın yaptığı filmler insanları koştura koştura sinema salonlarına götürüyorlardı. Bu arada işte Kadir İnanır'ı tanıdık. Çok farklı bir yerdeydi. Bir sürü sanatçı vardı. Ama o çevirdiği 180 kadar filmle, bütün o filmlerle kendisini halkımıza sevdirdi. Bundan sonra artık onun yerine öyle bir adam gelebilir mi bilmiyorum." şeklinde konuştu.</p><p><strong>"Onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz"</strong></p><p>"Kuzeyden Gelen Adam" adlı belgeselden bir bölümün gösterimiyle başlayan törendeki ilk konuşmayı yapan Jülide Kural, İnanır'ın insanlığına ve vicdanına vurgu yaptı.</p><p>Kural, "Aslında Kadir İnanır'ı hepiniz tanıyorsunuz. Onun haksızlık karşısında o taşan öfkesini, sevgisini ifade ederken sözcüklere hiç ihtiyaç duymamasını, o yoksulluk, adaletsizlik, eşitsizlik karşısında şahlanan vicdanını, bazen de kalbinin kırılganlığında o gözyaşlarının, nasıl da o güzelin gözlerinin dostu olduğunu, kısacası aslında onun insanlığını hepiniz biliyorsunuz. Belki de hayatı boyunca en büyük heyecanı olan sinemada kendi aktörlüğünü inşa ederken tanık olduğum bir şeydir hep. Dönüp dolaşıp başvurduğu yerdir aslında kalbi, sezgileri ve en önemlisi merakı ve hayata gülümseyerek bakabilme cesareti. Ben onu hep izledim bu süreçlerde ve bu benim için çok büyük bir ayrıcalıktı. Bir aktörün sevdiği mesleğini nasıl inşa ettiğini izlemek benim için çok özel bir deneyimdi. Bir yandan da biliyorsunuz ki Kadir İnanır şöyle bir bakışıyla o seyircisinin yıllarca sürecek olan unutulmazıdır." görüşünü paylaştı.</p><p>Oyuncu Menderes Samancılar da usta sanatçının Hekimoğlu Türküsü'nü derlediğini belirterek, "Bundan da övgüyle bahsederdi. Sarılırdık dostça, kocaman bir incir ağacıydı benim için. Sürekli bal gibi incirler veren, bal gibi hayata bakan, barış, kardeşlik, sevgi dolu bir yürek. Kadir İnanır gibi bir değeri asla unutmayacağız." ifadelerini kullandı.</p><p>İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ise dayısının yıllar önce verdiği bir röportajda, "Ben bir gün ölürsem, Türkiye'deki bütün evlerden cenaze kalkacak" dediğini aktararak, şunları kaydetti:</p><p>"Yine onun kendi söylemi, 'Benim bedenim gider ama yaptığım filmler yıllar sonra keyifle izlenecek' derdi. Keyifle izlenmenin altı şöyle çizilebilir, bütün filmler nitelikli, sosyal yaralara parmak basan, kahramanları içimizden seçen, nitelikli ve kendi oynadığı kadar senaryolarına da dokunduğu işlerdi. O yüzden hepinizde izler bırakacak. Biz de o izlerle yaşamımıza devam edeceğiz. O yüzden ben onunla vedalaşmıyorum. O içimizde yaşayacak, yaşıyor."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Törende ayrıca Adil Kaya, Ali Gündoğdu, Köksal Holoğlu, Kerim Yıldız, manevi kızı Aslı Kızıltuğ, Baran Seyhan, Nevsal Elevli, Canan Kaftancıoğlu, Ada Cemal, Cemal Kayacı, Sali Turan ve yeğeni Gül Bakar gibi isimler de sahneye çıkarak duygu ve düşüncelerini ifade etti.</p><p>Anma programı, törene katılanların usta sanatçının tabutunun önünden gerçekleştirdiği veda ve saygı geçişiyle sona erdi.</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/kadir-inanr-son-yolculuguna-ugurland-cok-onemli-bir-sanatcmzd</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/06/kadir-inanr-son-yolculuguna-ugurland-cok-onemli-bir-sanatcmzd-74114.jpg" type="image/jpeg" length="80309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Sinemasında Bir Dev: Cüneyt Arkın]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/turk-sinemasnda-bir-dev-cuneyt-arkn</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/turk-sinemasnda-bir-dev-cuneyt-arkn" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:rgb(73,73,73);">Türk sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran usta oyuncu Cüneyt Arkın'ın vefatının üzerinden 4 yıl geçti.</span></p><p>"Gurbet Kuşları", "Şoför Nebahat ve Kızı", "Malkoçoğlu", "Köroğlu" ve "Osmanlı Kartalı"nın da aralarında bulunduğu 300'ü aşkın filmde rol alan sanatçı, özellikle 1960 ile 1980 arası dönemdeki tarihi film furyasında en çok başrol oyunculuğu yaparak bu konuda hemen her yerde tek isim olarak anıldı.</p><p>Gerçek adı Fahrettin Cüreklibatır olan sanatçı, Nogay Türklerinden Hacı Yakup ile Halise Cüreklibatır çiftinin çocuğu olarak 8 Eylül 1937'de Eskişehir'in Karaçay köyünde dünyaya geldi.</p><p>Necatibey İlkokulu, Eskişehir Ortaokulu ve Eskişehir Atatürk Lisesini bitiren sanatçı, 1962'de İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldu. Arkın'ın kaleme aldığı şiir ve hikaye denemeleri, üniversitede okuduğu yıllarda çeşitli dergilerde yayımlandı.</p><p>Askerliğini Eskişehir'de yedek subay olarak tamamlayan Arkın, vatani görevinin ardından bir dönem Adana ve civarında doktorluk yaptı.</p><p><strong>Artist dergisinin yarışmasında birinci oldu</strong></p><p>Cüneyt Arkın, Göksel Arsoy'un başrol oynadığı 1963 yapımı "Şafak Bekçileri" filminin çekimleri sırasında yönetmen Halit Refiğ'in dikkatini çekti.</p><p>Aynı yıl Artist dergisinin yarışmasında birinci olan sanatçı, Halit Refiğ'in teklifi üzerine 1964'te "Gurbet Kuşları" sinema filmiyle oyunculuğa başladı.</p><p>Cüneyt Arkın, 2007'de 26. İstanbul Film Festivali'nin "Sinema Onur Ödülü"ne layık görüldü. İstanbul Kültür Sanat Vakfının internet sitesinde yer alan yazıya göre Halit Refiğ, Cüneyt Arkın hakkındaki düşüncelerini şu sözlerle aktarmıştı:</p><p>"Gurbet Kuşları'ndan sonra Cüneyt Arkın'a genellikle kadın seyirciye hitap eden, romantik genç aşık rolleri verildi. İtiraf etmeliyim ki günün birinde onu önce Türkiye, sonra dünya çapında ünlendirecek 'Malkoçoğlu' ya da 'Dünyayı Kurtaran Adam' gibi kişilikler aklımın ucundan geçmemişti. O, Cüneyt Arkın'ı bizzat kendisi yaratmıştır ve dünya sinema tarihinde bir başka benzeri yoktur."</p><p>Refiğ'e göre Arkın, zaman zaman Alain Delon'a benzetilen yüz güzelliğiyle aşk filmlerinin ünlü yıldızı seviyesine ulaşmışken İstanbul'a gelen Medrano Sirki'nde bir mevsim ücretsiz çalışıp atletik yeteneklerini geliştirmeye girişti. Atlı, kılıçlı, atlamalı ve zıplamalı macera filmlerindeki akrobatik gösterileri, onu dünya sinemasındaki bütün rakiplerinin ötesine taşıdı.</p><p>Arkın'ın filmleri, farklı isimlerle dünyanın dört bir yanında gösterilir hale geldi. İtalyanlar, onun filmlerini "George Arkin" adıyla Güney Amerika'da pazarlarken İran'da da "Fahrettin" adıyla gönüllerde taht kurdu.</p><p>Kendisini sadece hareket gösterisine dayanan filmlerle sınırlamayan sanatçı, ciddi toplumsal konuları işleyen filmlerde de rol aldı ve filmler yönetti.</p><p>Cemal Süreya, Arkın'ın kaleme aldığı "Adını Unutan Adam" kitabında sanatçının gençlik yıllarında edebiyat ve tiyatroya ilgi duyduğunu, Medrano Sirki'nde edindiği deneyimlerin ise onun aksiyon sinemasında kendine özgü tarzını oluşturmasında önemli rol oynadığını belirtmişti.</p><p><strong>​​​​​​​Kendi tarzını oluşturdu</strong></p><p>Ülkü Erakalın'ın yönettiği 1964 yapımı "Gözleri Ömre Bedel" filminin finalindeki kavga sahnesi, sanatçının kariyerinde dönüm noktası oldu.</p><p>Arkın, sinemadaki ilk 2 yılında 30 kadar filmde rol aldı. Bir süre duygusal-romantik jön karakterlerini canlandıran sanatçı, Refiğ'in önerisiyle aksiyon filmlerine yöneldi.</p><p>Sirkten öğrendiklerini "Malkoçoğlu" ve "Battalgazi" serilerinde beyaz perdeye aktardı ve Türk sinemasında daha önce örneği görülmeyen bir tarz geliştirdi.</p><p>Usta sanatçı, 1964'te ilk evliliğini kendisi gibi doktor, sınıf arkadaşı Güler Mocan ile yaptı. Çiftin kızları Filiz, 1966'da doğdu. Çift, 1968'de ayrıldı.</p><p>Aynı yıl, Fahrettin Cüreklibatır olan isminin yerine Cüneyt Arkın sahne adını kullanmaya başladı.</p><p>Arkın, 1969'da Betül Işıl ile nişanlandı. İkili 1970'te evlendi ancak 1971'de boşandı. Kısa süre sonra yeniden evlenen çiftin, Kaan ve Murat adını verdiği iki çocukları oldu.</p><p><strong>Altın Portakal ve Altın Koza'nın sahibi oldu</strong></p><p>Sanatçı, 1969 yapımı "İnsanlar Yaşadıkça" filmiyle 6. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" seçildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>4. Altın Koza Film Festivali jürisi, 1972'de "Baba" filmindeki rolüyle Yılmaz Güney'i "En iyi erkek oyuncu" seçti ancak jüri, siyasi baskılar sonucu "Yaralı Kurt" filmindeki performansıyla ikinci olan Arkın'ı "En iyi erkek oyuncu" olarak belirledi. Jürinin kararına tepki gösteren Arkın, ödülü reddetti.</p><p>Unutulmaz oyuncu Arkın, 1976'da "Mağlup Edilemeyenler" filmiyle 13. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülü, 36. Antalya Altın Portakal Festivali ve 18. Sadri Alışık Tiyatro ve Sinema Oyuncu Ödülleri'nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü" aldı, 2013'te de Kültür ve Turizm Bakanlığı "Kültür ve Sanat Büyük Ödülü"ne layık görüldü.</p><p>Kısa sürede Yeşilçam'ın aranan başrol oyuncuları arasına giren sanatçı, romantik filmlerle başladığı sinema yaşantısını hareketli filmlerle sürdürdü. Kariyeri boyunca Western'den komediye, maceradan toplumsal filmlere birçok farklı türdeki filmde oynadı. Özellikle 1978 yapımı "Maden" ve 1979 yapımı "Vatandaş Rıza" filmleri, sanatçının kariyerinde büyük öneme sahip oldu.</p><p>Usta sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra televizyon programları hazırlayıp sundu, kısa süre dergi ve gazetelerde sağlıkla ilgili yazılar kaleme aldı.</p><p>Türk milliyetçisi kimliğiyle bilinen sanatçı, bir dönem siyasetle ilgilendi. 20 Ekim 1991'deki genel seçimlerinde Anavatan Partisinden Eskişehir'de 4. sıradan milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi. Bir dönem İşçi Partisi adına düzenlenen etkinliklere katıldı.</p><p>Cüneyt Arkın, 28 Haziran 2022'de kalbinin durması nedeniyle İstanbul'da kaldırıldığı hastanede 85 yaşında yaşamını yitirdi.</p><p><strong>Oyunculuğun yanı sıra yönetmenlik ve senaristlik yaptı</strong></p><p>Kariyeri boyunca 300'ü aşkın filmde rol alan Arkın, yönetmenlik ve senaristlik de yaptı.</p><p>Son olarak 2014'te çekilen "Gulyabani" filminde rol alan sanatçının oynadığı filmlerden bazıları şöyle:</p><p>"Aşk ve Kin", "Gözleri Ömre Bedel", "Hepimiz Kardeşiz", "Sokakların Kanunu", "Şoför Nebahat ve Kızı", "Gurbet Kuşları", "Kırık Hayatlar", "Dudaktan Kalbe", "Serseri Aşık", "İnatçı Gelin", "Horasan'ın Üç Atlısı", "Fakir Bir Kız Sevdim", "İntikam Uğruna", "Malkoçoğlu", "Göklerdeki Sevgili", "Cibali Karakolu", "Yüzbaşı Kemal", "Hacı Murat", "Namus Borcu", "Artık Sevmeyeceğim", "Köroğlu", "Yüzbaşının Kızı", "Vatan ve Namık Kemal", "Osmanlı Kartalı", "Melikşah", "Aşk Mabudesi", "Arım Balım Peteğim", "Selahattin Eyyubi", "Ferhat ile Şirin", "Yarım Kalan Saadet", "Yusuf ile Züleyha-Hazreti Yusuf", "Yumurcak Köprüaltı Çocuğu", "Vahşi Çiçek", "Her Şey Oğlum İçin", "Battal Gazi", "Malkoçoğlu Ölüm Fedaileri", "Severek Ayrılalım", "Nazlı ile Murat", "Çöl Kartalı", "Yaralı Kurt", "Kara Murat: Fatih'in Fedaisi", "Yumurcak Küçük Kovboy", "Çaresizler", "Acı Hayat", "Kara Murat Fatih'in Fermanı", "Oğul", "Dayı", "Kin", "Babalık", "Cemil", "Deli Yusuf", "Babacan", "Tek Başına", "Che Carambole Ragazzi" ve "Maden".</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/turk-sinemasnda-bir-dev-cuneyt-arkn</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 01:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/06/turk-sinemasnda-bir-dev-cuneyt-arkn-58322.jpg" type="image/jpeg" length="84070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Sinemasının Efsanelerinden Kadir İnanır Hayatını Kaybetti]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/turk-sinemasnn-efsane-ismi-kadir-inanr-hayatn-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/turk-sinemasnn-efsane-ismi-kadir-inanr-hayatn-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:rgb(73,73,73);">Usta oyuncu Kadir İnanır, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.</span></p><p>Zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle Acıbadem Fulya Hastanesi'ne kaldırılan 77 yaşındaki Kadir İnanır'ın durumu kötüleşti.</p><p>Yeşilçam'ın usta ismi Kadir İnanır, 14 Mayıs akşamı rahatsızlanarak hastaneye kaldırılmış, zatürre teşhisiyle yoğun bakıma alınmıştı. 77 yaşındaki ünlü oyuncu, birkaç günlük yoğun bakım süreci sonrası 21 Mayıs tarihinde entübe edilmişti.</p><p>İnanır'ın sağlık durumuyla ilgili açıklama hayat arkadaşı Jülide Kural'dan gelmişti. Kural, “Akciğerde zatürrenin altında bir tümör görüldü. Daha rahat müdahale etmek, acı çekmemesi için ve kontrollü tedavi için entübe edildi” demişti.</p><p>İnanır, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.</p><p>SANATÇILARIN AÇIKLAMALARI..</p><p>Sanatçı Hülya Koçyiğit, CNN Türk'e yaptığı açıklamada, her zaman göründüğü gibi bir insan olduğunu belirterek, "Yeri geldiğinde fikrini açıkça söyleyen, yeri geldiğinde çevresindeki arkadaşlarını esprileriyle güldürebilen, hakiki, samimi ve inançlı bir insandı. Mesleğini çok inanarak, severek yaptı. Öyle olmasaydı bu kadar başarılı olmazdı" dedi.</p><p>Sanatçının vefatının Türk sineması için çok büyük bir kayıp olduğunu söyleyen Koçyiğit, "Kadir İnanır, bir ülkenin kültür sanat hayatına damgasını vurmuş bir aktördür. Mesleğinde son derece disiplinli, ahlaklı ve dürüsttü. Tertemiz kalbi olan bir dosttu. Ne yazık ki iki senedir çok ağır tedavi görmekteydi. Her ölüm erkendir. Benim için de onun vefatı çok erken bir ölüm." diye konuştu.</p><p>Koçyiğit, İnanır'ın aynı zamanda ülkesine karşı sorumluluk hisseden bir vatandaş olduğunun altını çizerek, şunları kaydetti:</p><p>"Bu ülkede terör olmasın, kardeşlik, barış olsun duygusuyla akil insan olmayı kabul etti. Buna çok inanarak çaba gösterdi ve ben de onunla beraberdim, yanındaydım. Ne yazık ki bazı siyasi çevreler tarafından çok fazla eleştirildik. Bu eleştirilerin Kadir'in kalbinde bir kırıklık oluşturduğunu düşünüyorum. Keşke o bugünleri de yaşayabilseydi, bu ülkede artık terörün olmadığını, barışın tekrar hakim olduğunu, kardeşliğin, dostluğun, bir arada yürümenin, birlikte türküler, şarkılar söylemenin yaşandığı günleri de görseydi."</p><p><strong>"Çocuklarıma Kemal'den sonra sıcacık bir ağabeylik yaptı"</strong></p><p>Türk sinemasının usta oyuncusu Kemal Sunal'ın eşi Gül Sunal ise İnanır'ın ailece çok sevdiklerini dile getirerek, "İnanır, Kemal'in (Sunal) çok sevdiği, çok güvendiği bir dosttu. Çocuklarıma Kemal'den sonra sıcacık bir ağabeylik yaptı. Ali askerdeyken aradı, hatırını sordu. 'Bir şeye ihtiyacın var mı?' dedi. Hatta bunu diyen Kemal'in tek arkadaşı Kadir İnanır'dı diyebilirim. Özü sözü bir, güvenilir. Yani muhteşem bir insandı." ifadelerini kullandı.</p><p>Sunal, İnanır'ın aynı zamanda çok iyi bir oyuncu olduğunu anlatarak, "Çok yakışıklı bir adamdı. Bunların çok farkında olduğunu zannetmiyorum. Hayatı çok mütevazıydı. Sıradan bir insan gibi yaşadı ve duygularını da öyle yönetti. Ömrüm boyunca minnetle anacağım." dedi.</p><p><strong>"Gönüllerde yaşayacak"</strong></p><p>Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, sosyal medya hesabından "Nurlar içinde uyu Kadir Abi... Başımız sağ olsun." paylaşımında bulundu.</p><p>Cem Yılmaz da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Kıymetli büyüğümüz, sinemamızın devi Kadir İnanır abimizin mekanı cennet olsun, başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerinin başı sağ olsun. Gönüllerde yaşayacak, unutulmayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Demet Akbağ, "Türk sineması bir kıymetlisini daha yitirdi. Tüm sevenlerine, yakınlarına sabır diliyorum. Başımız sağ olsun." ifadelerini kullandı.</p><p>Behzat Uygur, "Efsaneler ölmez… Kadir İnanır, filmleriyle, duruşuyla ve unutulmaz karakterleriyle daima yaşamaya devam edecek. Mekanın cennet olsun. Başımız sağ olsun." açıklamasını yaptı.</p><p>Ajda Pekkan, büyük bir değeri daha kaybetmenin derin üzüntüsü içinde olduğunu dile getirerek, "Sinemamıza kattığınız unutulmaz eserler, zarafetiniz ve bıraktığınız iz daima yaşayacak. Anılarımızda ve kalbimizde her zaman çok özel bir yeriniz olacak. Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine başsağlığı dilerim." dedi.</p><p><strong>"Bazı vedalar sadece bir insanı değil, bir dönemi de alıp götürür"</strong></p><p>Nebahat Çehre ise "Bazı vedalar sadece bir insanı değil, bir dönemi de alıp götürür. Birlikte paylaştığımız yıllar aynı karelere sığan anılar ve geride bıraktığın izler hiç silinmeyecek. Seni daima sevgiyle ve özlemle hatırlayacağız. Işıklar içinde uyu." ifadelerini kullandı.</p><p>Kadir İnanır, 28 Haziran Pazar günü son yolculuğuna uğurlanacak.</p><p>İnanır için daha önce Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenleneceği açıklanan tören, saat 13.00'te Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde gerçekleştirilecek.</p><p>Törenin ardından ikindi ezanını müteakip Barbaros Hayrettin Paşa Camisi'nde cenaze namazı kılınacak olan usta oyuncu, Ulus Mezarlığı'nda toprağa verilecek.</p><p><i><strong>AA- cumhuriyet.com.tr</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sinema, Son Dakika</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/turk-sinemasnn-efsane-ismi-kadir-inanr-hayatn-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 18:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/06/turk-sinemasnn-efsane-ismi-kadir-inanr-hayatn-kaybetti-72215.jpg" type="image/jpeg" length="55435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KOM Şubesinden Silah ve Mühimmat Operasyonu]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/kom-subesinden-silah-ve-muhimmat-operasyonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/kom-subesinden-silah-ve-muhimmat-operasyonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Malatya İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi ekiplerince Pütürge ilçesinde düzenlenen operasyonda 4 &nbsp;ruhsatsız tabanca ve mühimmat ele geçirildi. Olayla ilgili gözaltına alınan bir şüpheli, çıkarıldığı adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.</p><p>Malatya İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şubesi ekipleri, kamu düzeninin sağlanması ve suç aletlerinin ele geçirilmesine yönelik yürüttüğü çalışmalar kapsamında Pütürge ilçesinde operasyon gerçekleştirdi. Ruhsatsız silah satışı yapan veya bulunduran şahıslara yönelik düzenlenen teknik ve fiziki takip neticesinde belirlenene adrese baskın yapıldı.</p><p>Operasyon kapsamında yapılan aramalarda; 4 adet ruhsatsız tabanca ile bu silahlara ait 479 adet fişek ele geçirildi. Ele geçirilen silah ve mühimmatlar muhafaza altına alınırken, olayla bağlantılı olduğu tespit edilen bir şüpheli polis ekiplerince yakalandı.</p><p>Gözaltına alınan şüpheli, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan alınan talimatlar doğrultusunda emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. "Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlamasıyla hakim karşısına çıkarılan şahıs, adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><i><strong>malatyahaber.com</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Asayiş, Son Dakika, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/kom-subesinden-silah-ve-muhimmat-operasyonu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 02:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/05/kom-subesinden-silah-ve-muhimmat-operasyonu-98467.jpg" type="image/jpeg" length="71710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Hafta 7 Film Vizyona Girecek]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/bu-hafta-7-film-vizyona-girecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/bu-hafta-7-film-vizyona-girecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:var(--color-descriptionColor);">Animasyon türündeki "571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed", İslamiyet'in doğuşunu ve Hazreti Muhammed'in hayatını odağına alıyor</span></p><p>Sinema salonlarında bu hafta komediden aksiyona, dramdan korku ve animasyona 7 yeni film vizyona girecek.</p><p>Animasyon türündeki "571 Rahmet Peygamberi Hz. Muhammed", İslamiyet'in doğuşunu ve Hazreti Muhammed'in hayatını odağına alıyor.</p><p>Pedagogların onayıyla hazırlanan yapım, Hazreti Peygamber'in çocukluk yıllarını ve toplumdaki adaletsizliklere karşı duruşunu eğitici bir dille beyaz perdeye taşıyor. Film hem çocuklara hem de ailelere hitap etmeyi amaçlıyor.</p><p><strong>"Largo Winch: Dünyanın Durduğu An"</strong></p><p>Tomer Sisley'in bir kez daha efsanevi karakteri oynadığı "Largo Winch: Dünyanın Durduğu An", aksiyon ve macera tutkunlarını sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.</p><p>Çizgi roman dünyasından sinemaya uyarlanan filmde, büyük bir finans imparatorluğunu yöneten Largo Winch'in, küresel bir komployla karşı karşıya kalması ve oğlunun kaçırılmasıyla başlayan olaylar zinciri konu ediliyor.</p><p>Sisley'in yanı sıra James Franco, Clotilde Hesme, Elise Tilloloy, Denis O'Hare ve Narayan David Hecter'ın rol aldığı yapımı, Olivier Masset-Depasse yönetti.</p><p><strong>"Başıbozuklar"</strong></p><p>Haftanın yerli komedi filmlerinden "Başıbozuklar", Alaçatı'da konser vereceklerini düşünerek yola çıkan bir müzik grubunun, yanlışlıkla Suriye'deki bir Amerikan füze üssüne varmasıyla gelişen olayları konu alıyor.</p><p>Yönetmenliğini Hakan Algül'ün üstlendiği, senaryosunu Gani Müjde'nin kaleme aldığı filmde, Gonca Vuslateri, Gözde Kansu, Buse Sinem İren ve Mustafa Üstündağ rol aldı.</p><p><strong>"Lee Cronin'den Mumya"</strong></p><p>Korku sinemasının yükselen yönetmenlerinden Lee Cronin imzalı "Lee Cronin'den Mumya", klasik mumya mitine karanlık ve kan donduran bir bakış açısı getiriyor.</p><p>8 yıl önce çölde kaybolan kızlarının aniden dönmesiyle hayatları değişen bir ailenin yaşadığı korku dolu olayları konu alan film, ses tasarımı ve atmosferiyle gerilim dozunu en üst seviyede tutuyor.</p><p>Filmde, Jack Reynor, Laia Costa, May Calamawy, Natalie Grace başrolleri paylaştı.</p><p><strong>"Hayvanlar Alemi"</strong></p><p>Orijinal adı "Animal Adventures: Save the Forest" olan animasyon film "Hayvanlar Alemi", ormanlarını korumaya çalışan bir grup cesur hayvanın hikayesini konu alıyor.</p><p>Daniel Hernandez Torrado'nun yönettiği film, insanların doğal yaşam alanlarını tehdit etmesi üzerine bir araya gelen kahramanların dayanışma ve macera dolu serüveniyle çocuklara çevre bilinci aşılayıp, eğlenceli dakikalar vadediyor.</p><p><strong>"Mother Mary"</strong></p><p>Başrollerini Anne Hathaway ve Michaela Coel'in paylaştığı "Mother Mary"nin yönetmenliğini David Lowery üstlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dram, gerilim ve müzik türlerini harmanlayan yapım, şöhretin getirdiği baskılarla başa çıkmaya çalışan bir sanatçının iç dünyasını ve çevresindekilerle yaşadığı çatışmaları anlatıyor.</p><p><strong>"Cinnet-i Sırra"</strong></p><p>Sırlarla dolu geçmişiyle yüzleşen bir ailenin dramını korku ögeleriyle harmanlayan yerli film "Cinnet-i Sırra", gizemli ve metafizik olayların yaşandığı karanlık bir hikayeyi izleyiciyle buluşturuyor.</p><p>Cengiz Kaplan'ın yönettiği, Mona Özlem Yeşil'in senaryosunu yazdığı yapımda, Cengiz Kaplan, Ada Mural ve Dilay Dilara Konuk rol aldı.</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/bu-hafta-7-film-vizyona-girecek</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 22:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/04/bu-hafta-7-film-vizyona-girecek-70120.jpg" type="image/jpeg" length="89575"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilçam'ın Unutulmaz Oyuncusu Ekrem Bora]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/yesilcamn-unutulmaz-oyuncusu-ekrem-bora</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/yesilcamn-unutulmaz-oyuncusu-ekrem-bora" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kariyeri boyunca 200'den fazla yapımda rol alan usta sanatçı Ekrem Bora'nın vefatının üzerinden 14 yıl geçti.</p><p>Asıl adı Ekrem Şerif Uçak olan usta oyuncu, Türkiye'nin ilk uçak asker pilotlarından onbaşı Mazhar Uçak ile Ayşe Nuriye Uçak'ın oğlu olarak, 7 Mart 1932'de Ankara'da dünyaya geldi.</p><p>Eğitimine Suadiye 38. İlkokulu'nda başlayan sanatçı, ortaokul yıllarında sinemaya ilgi duymaya başladı ve eğitimini yarıda bıraktı.</p><p>Ekrem Bora, verdiği bir röportajda çocukluğuna dair şunları anlatmıştı:</p><p>"Ben, 40 günlükken babam ölmüş. Aslında 6 kardeştik, ikisi öldü. Annem, babamdan kalan şehit maaşıyla bize bakmaya çalıştı. Babam Mazhar Uçak, Türkiye'nin ilk pilotlarındandır. Ankara'da ilkokula başlamıştım. 7 yaşında annem bizi İstanbul'a getirip yerleştirdi. Büyükbabam Pomak göçmenlerindendi. Suadiye'de ölmüştü. Anneannem yalnız kalmasın diye annem İstanbul'u seçmiş... Büyükbabam Suadiye Camisi'nin ilk imamıymış."</p><p>Yıldız dergisinin 1953'te açtığı artist yarışmasına katıldı</p><p>Ekrem Bora, ilk eğitiminin ardından 3 yıl Sultanahmet Devlet Basımevi Kursu'na gitti ve kursu bitirerek mürettip (dizgici) ve mücellit (ciltçi) diploması aldı.</p><p>Bir röportajında, "Bu meslek bana bir hatıra olarak kaldı. Fakat sinema oyuncusu olmak o zamanlardan kafama yerleşmişti. Her zaman film seyreder, hiçbir filmi kaçırmazdım." diyen sanatçı, Yıldız dergisinin 1953'te açtığı artist yarışmasına ailesinden gizli katıldı. Yarışmada elde ettiği birinciliğin ardından "Bora" soyadını aldı.</p><p>Erzincan ve Diyarbakır'da 2 yıl süren vatani görevini tamamlayan Ekrem Bora, askerden döndükten sonra 1955'te ilk filmi "Alın Yazısı"nı çekti. Sanatçının bu dönemde gerçekleştirdiği ilk evliliğinden, Sevil adını verdiği kızı dünyaya geldi.</p><p>Usta oyuncu, "Alın Yazısı" filminin hikayesine dair yaptığı bir açıklamada şunları söylemişti:</p><p>"Ağabeylerim Haydarpaşa ve Hayriye liselerine girmişti. Ben, Kadıköy Birinci Ortaokul ikinci sınıfında tekledim yani sınıfta çaktım. Parasızlıktan okuyamıyordum. Dersleri bilmediğim için sınıfta utanıyordum. Bu yüzden okuldan kaçıp, Kadıköy'deki sinemalarda vakit geçiriyordum. O zamanlar gösterilen Tyron Power'ın 'Önce Vatan' filmini çok beğenmiştim. Mahalle komşumuz Sakıbe Soyukut adında bir hanım, Yıldız ve Hafta dergilerinde sinema konusunda çeviri yazılar yayınlıyordu, 'Seni artist yapalım.' dedi. 17-18 yaşındaydım ve artık okula değil, işe çalışmaya gidiyordum. Sakıbe Hanım'ın tavsiyesiyle Sezai Bey'e (Solelli) bir mektup ve resim yolladım. O kadar aday arasından beni seçmesi hayatımı değiştirdi."</p><p>Sezai Solelli'nin vasıtasıyla daha sonra Erman ve Lale Film gibi firmaların patronlarıyla tanışan Bora, "1955-1965 arasındaki 10 yıl yani 23-33 yaşlarında, en hızlı yıllarımı yaşadım. Neriman Köksal, Ajda Pekkan, Semiramis Pekkan, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve daha birçok ünlü kadın artistle film çevirdim. 'Artık Düşman Değiliz' (1965) adlı filmde, iki kardeş, Ajda ile Semiramis, benimle oynadı." ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Yeşilçam'da sert karakterlerin aranan yüzü oldu</p><p>Ekrem Bora, 1958'de "Bana Gönül Bağlama", "Tilki Leman" ve "Bir Kadın Tuzağı" filmlerinde, 1959'da "Kanundan Kaçılmaz" ve "Üç Kızın Hikayesi", 1960'ta "Yeşil Köşkün Lambası" ve "Divane", 1961'de "Seni Benden Alamazlar", "Camp Der Verdammten", "Kahraman Üçler" ve "İnleyen Dağlar" filmlerinde oynadı.</p><p>"Çifte Kumrular" ve "Beş Kardeştiler" adlı yapımlar ile Ayhan Işık ve Türkan Şoray'la başrolü paylaştığı "Acı Hayat" filmindeki performansıyla dikkatleri üzerine çeken sanatçı, bu filmlerin ardından Yeşilçam'da sert karakterlerin aranan yüzü oldu.</p><p>Bora, 1963'te "Cehennemde Buluşalım", "Acı Aşk", "Aşka Susayanlar", "Rüzgar Zehra" (Sünger Avcıları), "Akdeniz Şarkısı", "Aşk Tomurcukları" ve "Ölüm Bizi Ayıramaz" filmlerinde rol aldı.</p><p>Aynı yıl Halit Refiğ'in yönetmenliğini üstlendiği "Şafak Bekçileri"nde bir jet pilotunu canlandıran Bora, bu filmle ilgili "Filmde Göksel Arsoy'la birlikte iki pilot arkadaşı oynadık. Filmin büyük bir bölümü Eskişehir'de çekildi. İlginçtir, rol gereği benim uçağım da babamınki gibi Eskişehir yakınlarında düşüyordu. O sahneler çekilirken aklımda ve yüreğimde hep babam vardı." sözleriyle duygularını ifade etmişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>5 yıl gazinoda sahne aldı</p><p>Başarılı oyuncu, Gül Pamukçu ile 7 Mayıs 1966'da evlendi. İkilinin Yasemin ve Lale adını verdiği iki kızı dünyaya geldi.</p><p>Sinemada en yoğun yıllarını 1960'lı yıllarda yaşayan Bora, 1965'te 15, 1966'da 11, 1967'de 17, 1968'de 11, 1969'da ise 8 filmde rol aldı. Ekrem Bora 1966'da "Antalya Altın Portakal Film Festivali"nde "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü"ne değer görüldü.</p><p>Türk sinemasının 1970'li yıllarda yaşadığı çalkantılı dönemde daha az filmde rol alan Ekrem Bora, besteci Fecri Ebcioğlu'ndan ders alarak gazinoda sahne aldığı yılları şu sözlerle aktarmıştı:</p><p>"Bizim sinemada kazandığımız bir para olmadı. Filmlerden aldığımız paralar ancak hayatımızı devam ettirmemizi sağladı, o kadar. Ancak sinema oyuncularına sahne yolu açılınca ben de çıktım, şarkı söyledim. Çok da iyi oldu. Beş yıllık bir dönemde hem keyif aldım hem de iyi paralar kazandım."</p><p>Yer aldığı projelerin neredeyse hiçbirinde kendi sesiyle yer almayan sanatçının seslendirmelerini, ünlü dublaj sanatçıları Saadettin Erbil ve Levent Dönmez seslendirdi.</p><p>"Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu" filmiyle ödül aldı</p><p>Ekrem Bora, 1990'da rol aldığı "Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu" filmiyle "28. Antalya Film Şenliği"nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü aldı.</p><p>İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 2008'de "Yaşam Boyu Onur Ödülü"ne değer görülen sanatçı, 2009'da son filmi "Makber"de oynadı.</p><p>Usta sanatçı, 1990'lardan yaşamının son yıllarına kadar "Gümüş", "Marziye", "Yeşilçam Denizi", "Kumsaldaki İzler, "Yadigar" ve "Kardelen"in de aralarında olduğu birçok dizide de rol aldı.</p><p>Sinemaya adım attığı günden itibaren 54 yıllık kariyerinde 200'den fazla yapımda oynayan sanatçı, verdiği bir röportajda, "Her zaman halk adına film yaptığımız için halka yakın olduk. Yakın olduğumuz için de halk bizi çok tuttu. Ben bu gizemdeydim bugüne kadar. Nereye gitsem, kötü olduğum zaman da iyi olduğum zaman da sevildim. Yani benim seyircim, beni küstürecek bir şey yapmadı. Hep güzelliklerle karşılaşmışımdır. Çünkü ben halkın içinden geldim, halkla beraber oldum." değerlendirmesinde bulunmuştu.</p><p>Türk sinemasının en güçlü karakterleri arasında yer alan Ekrem Bora, 1 Nisan 2012'de 78 yaşındayken hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/yesilcamn-unutulmaz-oyuncusu-ekrem-bora</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/04/yesilcamn-unutulmaz-oyuncusu-ekrem-bora-71777.jpg" type="image/jpeg" length="23220"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilçam'ın Gülen Güldüren Yüzü: Halit Akçatepe]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/yesilcamn-gulen-gulduren-yuzu-halit-akcatepe</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/yesilcamn-gulen-gulduren-yuzu-halit-akcatepe" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinema filmleri ve televizyon dizilerinde canlandırdığı karakterlerle hafızalara kazınan usta oyuncu Halit Akçatepe, vefatının 9. yılında anılıyor.</p><p>Aslen Ordu'nun Ünye ilçesinden olan sanatçı, 1 Ocak 1938'de İstanbul'da oyuncu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası "Hababam Sınıfı" filmlerinde "Paşa Nuri" karakteri ile tanınan Sıtkı Akçatepe, annesi ise Yeşilçam filmlerinin aranan "anne" karakterlerinden biri olan Leman Akçatepe'ydi.</p><p>Oyunculuğa henüz 5 yaşındayken başlayan Akçatepe, çekimine 1940'ta başlayan ancak 1943'te tamamlanan "Nasreddin Hoca Düğünde" filminde rol aldı.</p><p>Başarılı sanatçı, İstanbul Şehir Tiyatroları Çocuk Bölümünde eğitim gördü ve 15 yaşına kadar 40'a yakın yapımda çocuk oyuncu olarak rol aldı.</p><p>Eğitimini Yeşilköy Pansiyonlu İlkokulu, Refik Halit Karay Mektebi ve Saint Benoit Fransız Lisesinde sürdüren Akçatepe, yüksek öğrenim sürecinde Sultanahmet İktisat ve Ticaret Akademisinde eğitim aldı. Askerlik sebebiyle eğitimine ara veren sanatçı, döndükten sonra 2 sene hukuk fakültesinde eğitim aldıysa da tiyatro faaliyetlerine devam etmeyi tercih etti.</p><p>Akçatepe, üniversitenin talebe birliğinde gençlik tiyatrosuna yazıldı ve birçok oyunda amatör oyuncu olarak rol aldı. Bu dönemde Muammer Karaca Tiyatrosu'nun oyuncu kadrosuna giren oyuncu, aynı yıllarda edebiyat fakültesinin sosyal antropoloji bölümüne başladı.</p><p>Arzu Film kadrosunun vazgeçilmez isimlerinden biri oldu</p><p>Oda Tiyatrosu'ndaki "Sel" piyesiyle 1960'ta profesyonelliğe adım atan Akçatepe, Devekuşu Kabare'de Zeki Alasya, Metin Akpınar ve Kemal Sunal ile çalışma fırsatı buldu. Usta sanatçı, yönetmenliğini Memduh Ün'ün yaptığı 1971 yapımı "Üç Arkadaş" filminde Kadir İnanır ve Hülya Koçyiğit ile oynadı. Aynı dönem Ertem Eğilmez ile yolu kesişen Akçatepe, Arzu Film kadrosunun vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.</p><p>Ertem Eğilmez filmlerinin sevilen karakterlerinden Akçatepe, verdiği bir röportajda, Arzu Film'in kadrolu oyuncusu olduğunu belirterek şu açıklamada bulunmuştu:</p><p>"Çekeceğimiz senaryo üzerinde çalışmak için toplanırdık şirkette. Senaryo üzerinde çalışırdık. Ben arada Ertem abi için kahve yapardım. Ertem abi, biri oyuncu önerisinde bulunduğunda, 'Çok iyi bir oyuncu, mutlaka oynat' filan gibi önerilere kulak asmazdı. İsterse dünyanın en iyi oyuncusu olsun, hiç önemli değildi. İllaki bir filmde küçük sahnede oynayacak, sonra geçip karşısına onu seyredecek. Resimde istediğin kadar yakışıklı ol, güzel ol, hiç önemli değildi onun için. Oyununu görür, ona göre bir sonraki filmde oynatacaksa karar verirdi."</p><p>Usta oyuncu, 1962-1981'de evli kaldığı Tülin Akçatepe'den olan kızları Itır ve Ebru ile oynadığı "Tatlı Dillim" filmiyle tanınırlığını artırdı.</p><p>Hababam Sınıfı'nın "Güdük Necmi"si</p><p>Rıfat Ilgaz'ın romanından uyarlanan 1975 yapımı "Hababam Sınıfı" filmindeki "Güdük Necmi" karakteri ile Türk sinema tarihine adını yazdıran Akçatepe, Yeşilçam'ın hem gülen hem de güldüren yüzü olarak tanındı.</p><p>Başarılı oyuncu "Süt Kardeşler" filminde canlandırdığı Ramazan karakterinin yanı sıra "Beyoğlu Güzeli", "Üç Sevgili", "Sev Kardeşim", "Tatlı Dillim", "Köyden İndim Şehre", "Mavi Boncuk" ve "Ah Nerede" filmlerinde oynadığı rollerle gönüllerde yer edindi.</p><p>Bir süre sonra Arzu Film'den ayrılan sanatçı, Genco Erkal'ın Dostlar Tiyatrosu'na başladı.</p><p>Sanat camiasındaki ilişkilere dair verdiği bir röportajda samimi açıklamalarda bulunan Akçatepe, "Herkesle dost herkesle arkadaş oldunuz mu bu hayatta?" sorusuna, "Severim arkadaşlığı ama dost olmam, dostlarım vardır ama az vardır. Sanat camiasında rahmetli Kemal Sunal, Metin Akpınar, Zeki Alasya dostlarım." demişti.</p><p>Altın Portakal Yaşam Boyu Onur Ödülü aldı</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Halit Akçatepe, 1990'lı yıllardan itibaren "Şaban Askerde", "Kaygısızlar", "Yazlıkçılar" ve "Bizimkiler" adlı televizyon dizilerinde rol aldı, 2011'de Mehmet Dinler, Tuncel Kurtiz, Perran Kutman ve Engin Çağlar ile Altın Portakal Yaşam Boyu Onur Ödülü'ne değer görüldü.</p><p>Sanatçı, 2013'te Cem Davran, Melis Tüzüngüç, Defne Samyeli ve Mesut Yar ile "Babam Sınıfta Kaldı" dizisi için kamera karşısına geçti.</p><p>Pek çok dizi ve filmde rol alan Akçatepe, aynı zamanda "Şaban Pabucu Yarım", "Gurbetçi Şaban" ve "Şoför Memet" filmlerinin senaryolarını kaleme aldı. Son olarak 2014'te "Karaman'ın Koyunu" adlı sinema filminde oynadı.</p><p>Canlandırdığı unutulmaz karakterlerle Yeşilçam'ın sevilen oyuncuları arasında yer edinen Akçatepe, kalp yetmezliği sonucu İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede 31 Mart 2017'de 79 yaşında vefat etti. Sanatçı, Üsküdar Şakirin Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.</p><p>Halit Akçatepe'nin oynadığı yapımlardan bazıları şöyle:</p><p>"Leyla ile Mecnun, Geniş Aile, Aile Reisi, Vurgun, Yalan Dünya, Hakkını Helal Et, Sevda Çiçeği, Hababam Sınıfı Üç Buçuk, Cumbadan Rumbaya, Mühim Olan Aşkımız, Hababam Sınıfı Askerde, Avrupa Yakası, Yeşilçam Denizi, Hababam Sınıfı Merhaba, En Son Babalar Duyar, Tersine Dünya, Şaban ile Şirin, Şaban Askerde, Bizimkiler, Şaban Pabucu Yarım, Renkli Dünyalar, Dokunmayın Şabanıma, Hababam Sınıfı Tatilde, Bülbül Ailesi, Hababam Sınıfı Uyanıyor, Süt Kardeşler, Lüküs Hayat, Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Hababam Sınıfı, Ah Nerede, Köyden İndim Şehire, Mavi Boncuk, Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz, Sev Kardeşim, Bir Varmış Bir Yokmuş, Nasreddin Hoca Düğünde."</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/yesilcamn-gulen-gulduren-yuzu-halit-akcatepe</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 23:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/03/yesilcamn-gulen-gulduren-yuzu-halit-akcatepe-71128.jpg" type="image/jpeg" length="63505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gül Sunal, 'Kemal Sunal Anı Odası'nda.. 'Çok Hoşuma Gitti']]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/gul-sunal-kemal-sunal-an-odasnda-cok-hosuma-gitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/gul-sunal-kemal-sunal-an-odasnda-cok-hosuma-gitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gül Sunal, Malatya Büyükşehir Belediyesi Kültürevi'nde eşi Kemal Sunal için hazırlanan anı odasını ziyaret etti.</p><p>Sanat Sokağı'nda bulunan Kültürevi içerisindeki Kemal Sunal Anı Odası'nı ziyaret eden Sunal, usta oyuncu, yapımcı ve senarist eşinin bal mumu heykelini gördü.</p><p>Burada konuşan Sunal, anı odasından çok etkilendiğini belirterek, "Çok hoşuma gitti, çok gurur duydum. Çok güzel çalışılmış, çok emek verilmiş, şahane bir oda olmuş. Bu odayı ilk defa görüyorum." ifadesini kullandı.</p><p>Tiyatro oyuncusu ve eğitmeni İbrahim Şahin Uyumaz da Altın Kayısı Sanat Topluluğu olarak her yıl 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında farklı etkinlikler düzenlediklerini söyledi.</p><p>Gül Sunal ile geçmiş yıllarda da görüştüklerini anlatan Uyumaz, "Burası 10 yılı aşkın süredir hizmet veriyor. Daha önce burayı görmemişti Gül Hanım. İçeri girdiğinde duygulandı, gözleri doldu. Bal mumu heykeline baktı, bir süre düşündü." diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Uyumaz, Kemal Sunal'ın ölüm yıl dönümü olan 3 Temmuz'da Altın Kayısı Sanat Ödülleri kapsamında anma gecesi düzenlediklerini hatırlatarak, "Gül Sunal'ın desteğiyle bu etkinliği ilerleyen süreçte festivale dönüştürmeyi planlıyoruz." dedi.</p><p><i><strong>AA</strong></i></p><figure class="image"><img src="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/haber/haber-20260326151552-577161.jpg"></figure></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sinema, Son Dakika</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/gul-sunal-kemal-sunal-an-odasnda-cok-hosuma-gitti</guid>
      <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/03/gul-sunal-kemal-sunal-an-odasnda-cok-hosuma-gitti-26075.jpg" type="image/jpeg" length="38185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sinema ve Televizyonlardaki 'Şakayla Karışık, Sadri Alışık']]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/sinema-ve-televizyonlardaki-sakayla-karsk-sadri-alsk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/sinema-ve-televizyonlardaki-sakayla-karsk-sadri-alsk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Rol aldığı yapımlarda canlandırdığı karakterlerle sinema ve televizyon izleyicisinin gönlünde yer edinen usta oyuncu, komedyen, yönetmen, şair ve ressam Sadri Alışık vefatının 31. yılında yad ediliyor.</p><p>"Turist Ömer", "Küçük Hanımefendi", "Ayşecik", "Kartallar Yüksekten Uçar" ve "Çalıkuşu"nun da aralarında bulunduğu 200'ün üzerinde film ve dizide rol alan, sanatçı, "Ama kabahat bende değil, şarkıdaki o kızda.", "Yalvarmaktansa kaybetmeyi tercih ederim. Prensip meselesi..." ve "Şu hayatın falanları filanları malum..." gibi replikleriyle unutulmazlar arasına girdi.</p><p>Usta oyuncu, Saffet Hanım ile kaptan Rafet Bey'in ilk çocuğu olarak 5 Mart 1925'te İstanbul'da dünyaya geldi.</p><p>Asıl adı Mehmet Sadrettin Alışık olan ve ailesinin "Sadri" diye hitap ettiği sanatçı, çocukluğundan itibaren duymaya alıştığı isimle sanat dünyasına adım attı.</p><p>Paşabahçe 39. İlkokulunda öğrenciyken bir sünnet töreninde izlediği Naşit Özcan Tiyatrosunun gösterisinde tiyatro sanatıyla tanışan Alışık, verdiği bir söyleşide, "İşte bana ne olduysa o perde kapandıktan sonra oldu. Benim içimde müthiş bir heyecan ve merak başladı. Perde açıldığında, yalancıktan yaptıklarını biliyordum. Şimdi perde kapandı ve gerçek hayatları başladı. 'Acaba bu perdenin arkasında ne var?' İşte bu laf, ileriki yıllarda beni oyuncu yaptı." ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Sadri Alışık, kendi piyeslerini hazırlayarak mahalle arkadaşlarına gösteriler sunmaya başladı. Ailesinin tiyatrocu olmasına karşı çıkmasına rağmen oyunculuktan vazgeçmeyen sanatçı, üçüncü sınıftayken "İstiklal" adlı piyesteki başrol "Adalı Halil"i canlandırdı.</p><p><strong>Rolleri büyüdükçe dikkati üzerine çekti</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sonraki yıllarda Ziya Ünsel İlköğretim Okulu adını alan Beykoz Ortaokulunda okuyan usta oyuncu, İstanbul Erkek Lisesinde eğitimine devam etti.</p><p>Sanatçı, lise yıllarında Cağaloğlu Halk Evinde tiyatro eğitimine başladı, oyunculuk çalışmalarını bugünkü ismiyle Sadri Alışık Tiyatrosu olan Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne'de sürdürdü.</p><p>Rolleri büyüdükçe dikkatleri üzerine çeken Alışık, 17 yaşında rol aldığı "Zehirli Kucak" oyunundaki "rahip" rolünü başarıyla canlandırdığı için ilk kez basında yer aldı.</p><p>Usta sanatçı, bir süre Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümünde öğrenim gördü. Çeşitli dergilerde grafikerlik de yapan sanatçı, hayatı boyunca pek çok yağlı boya ve kara kalem çalışmasına imza attı.</p><p>Eminönü Halkevi'nde 1940'ta amatör tiyatro çalışmalarına katılan Alışık, profesyonel olarak ilk kez 1943'te Raşit Rıza Topluluğu ile sahneye çıktı, ardından Karaca, Site, Oraloğlu, Çevre, Oda ve Kent tiyatrolarında çalışmalarını sürdürdü.</p><p><strong>Sinemaya 1944'te adım attı</strong></p><p>Başarılı oyuncu kısa bir süre gazinolarda da sevenleriyle buluştu. Halkevindeki bir oyunda Alışık'ı izleyen ve beğenen yönetmen Faruk Kenç, 1944'te "Günahsızlar" filminde başrol teklif edince sinema kariyeri başladı. Alışık, filmde kimsesiz zavallı bir kıza yardım eden ve ona aşık olan balıkçıyı canlandırdı.</p><p>Vatani görevini 1946-1949'da tamamlayan sanatçı, 1951'de ilk evliliğini yaptığı tiyatro sanatçısı Neriman Esen'den 1957'de ayrıldı.</p><p>Alışık 1951'de bir film setinde tanıştığı ve çok sayıda filmde rol aldığı Ayhan Işık ile 1979'da sanatçının vefatına kadar yakın dost oldu.</p><p>Sanatçı, hikayesi Attila İlhan'a ait 1959 yapımı "Yalnızlar Rıhtımı" filminde canlandırdığı "Rıdvan Kaptan" rolüyle dikkati çekti. Filmde başrolü paylaştığı sinema ve tiyatro oyuncusu Çolpan İlhan'la tanışan ve 20 Ağustos 1959'da evlenen sanatçının oğlu Kerem Alışık, 1960'ta dünyaya geldi.</p><p>Dram rolleriyle oyunculuk kariyerine başlayan usta oyuncu, canlandırdığı komedi karakterleriyle zirveye ulaştı.</p><p><strong>"Turist Ömer" ile unutulmaz isimler arasına girdi</strong></p><p>Yaşamı boyunca 200'ü aşkın yapımda oynayan sanatçının Ayhan Işık ve Belgin Doruk ile 1961-1962'de rol aldığı "Küçük Hanımefendi" serisi, Türk sinemasının ilk güldürü karakteri olarak gösterilen "Turist Ömer" filmleri ve "Ayşecik" serisi izleyicinin gönlünde yer edindi.</p><p>Sadri Alışık, "Turist Ömer", "Ofsayt Osman" ve "Ali Baba" gibi karakterlerle unutulmazlar arasında yer aldı. Usta oyuncu, 1964-1973'te çekilen komedi serisinin ana karakteri Turist Ömer'e ilişkin Halit Kıvanç'a yaptığı bir açıklamada, şunları söylemişti:</p><p>"Karıma doğum günü hediyesi alacaktım. Ekonomik durumum biraz kısıtlıydı. Yazıhanelerden hakkım olan parayı almaya gidiyordum ama endişeliydim. Bir dolmuşa bindim. Tanınmaktan da rahatsız oluyordum. Şoförün arkasında oturdum. Dolmasını bekliyordum. Şoför sakallı bereli bir adamdı. En son binen, kendi tabiriyle '40 ayak bir adam', genç, delikanlı bir çocuk. Girer girmez göz göze geldik, 'Sadri abi merhaba, n'aber?' dedi. Tanınmamak istediğim için 'Benzettin kardeşim, yanlış.' dedim. 'Olur mu ya, dün akşam bahçe sinemasında filmini seyrettik icabında. Bize yapma.' falan dedi. 'Değilim kardeşim.' dedim. Yol boyu bu sürdü...</p><p>O bana ilham verdi. Sonra Hulki Saner ile rahmetli Ayhan Işık'ın oynadığı bir filmde böyle bir tip gerekiyordu. Ben bunu anlatmıştım ona. 'Daha detaylandır.' dedi ve Turist Ömer öyle doğdu." ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Rol aldığı yapımlarda, güzelliğe tutkun, umutlu, yaşama sevinciyle dolu, dürüstlüğü ve doğruluğu özleyen karakterler sergileyen usta oyuncu, 1964'te "Avare-Dalgamıza Bakalım" ile "Tophane Rıhtımında-Turist Ömer" ve 1970'te "Turist Ömer Arabistan'da" adlı 45'lik plaklar da doldurdu.</p><p><strong>Çok sayıda ödüle değer görüldü</strong></p><p>"Şaka ile Karışık", "Fıstık Gibi Maşallah", "Helal Olsun Ali Abi" ve "Ah Güzel İstanbul" adlı önemli filmlerde de rol alan oyuncu, "Yalvarmaktansa kaybetmeyi tercih ederim. Prensip meselesi...", "Hayat demek, ölümü beklemek demektir. Az çok hepimiz denizi, yıldızları, ağaçları, işte falanları, filanları göreceğiz. Birçok şeyin tadına bakacağız. Sonra da ister istemez, 'Gidiyorum Elveda' şarkısını söyleyeceğiz. Öyle ise gidenin de kalanın da gönlü hoş olsun.", "Şu hayatın falanları filanları malum..." ve "Ama kabahat bende değil, şarkıdaki o kızda." gibi unutulmaz birçok repliğe de imza attı.</p><p>Alışık 44 yıllık sanat hayatında birçok ödüle de değer görüldü. "Afacan Küçük Serseri" filmindeki "Hüsnü" karakteriyle 1971 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü"nü, 1994'te oynadığı son film "Yengeç Sepeti" ile de yine "Antalya Altın Portakal Film Festivali"nde, Mehmet Aslantuğ ile "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü"nü aldı.</p><p>Yaşamı boyunca aile yaşantısından ve karakterinden taviz vermeyen Alışık, yakın dostu Ayhan Işık'ı 16 Haziran 1979'da kaybettikten sonra büyük bir sarsıntı geçirdi. O yıllarda "Seyahatname" adlı dizide rol alan sanatçı 1983'te "Kartallar Yüksekten Uçar", 1986'da "Çalıkuşu" ve 1987'de "Saat Sabahın Dokuzu" adlı dizide oynadı.</p><p>Sanatçı, Yeşilçam'da belirli bir karakter ya da film türüyle sınırlı kalmayan karakter oyuncularından biri oldu. Farklı nitelikteki rolleri canlandıran Alışık, her yıldızın rol sınırlarının belli ve personalarının dışına çıkmasının imkansız olduğu Yeşilçam sinemasında yıldız kurallarını esneten isim olarak öne çıktı.</p><p><strong>İstanbul'a sevdalıydı</strong></p><p>Kendine özgü üslubu ve selamıyla halen Türk izleyicisinin seyretmekten keyif aldığı isimlerden olan sanatçı, "Bir Ömürlük İstanbul" adlı şiir kitabıyla da İstanbul'a sevdasını kaleme aldı.</p><p>Karaciğer yetmezliği nedeniyle dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın desteğiyle 1990'da ABD'ye giden sanatçıya, Prof. Dr. Münci Kalayoğlu ve ekibi tarafından organ nakledildi.</p><p>Sadri Alışık 18 Mart 1995'te İstanbul'da yaşama veda etti.</p><p>Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verilen sanatçının anısına, eşi Çolpan İlhan tarafından kurulan Sadri Alışık Kültür Merkezince her yıl "Sadri Alışık Sinema ve Tiyatro Ödülleri" veriliyor.</p><p><strong>Usta oyuncunun rol aldığı filmlerden bazıları şöyle:</strong></p><p>"Fato - Ya İstiklal Ya Ölüm", "İstanbul Geceleri", "Çakırcalı Mehmet Efe", "İstanbul Çiçekleri", "Hürriyet Şarkısı", "Allah'a Ismarladık", "Kendini Kurtaran Şehir-Şanlı Maraş", "Tanrı Şahidimdir" "Vatan ve Namık Kemal", "Yavuz Sultan Selim Ağlıyor", "İki Süngü Arasında", "Suçlu Benim", "Soygun", "Halıcı Kız", "Daima Kalbimdesin", "Çalınan Aşk", "Korkusuz Kabadayı", "İlk Göz Ağrısı", "Şaka ile Karışık", "Ali Baba ve Kırk Haramiler", "Boyacı"</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/sinema-ve-televizyonlardaki-sakayla-karsk-sadri-alsk</guid>
      <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/03/sinema-ve-televizyonlardaki-sakayla-karsk-sadri-alsk-79082.jpg" type="image/jpeg" length="60232"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[98. Oscar Ödülleri Sahiplerini Buldu]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/98-oscar-odulleri-sahiplerini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/98-oscar-odulleri-sahiplerini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>98. Akademi Ödüllerinde 13 dalda aday gösterilen "One Battle After Another" "En İyi Film" ödülünü, filmin yönetmeni Paul Thomas Anderson da "En İyi Yönetmen" ödülünü kazandı.</p><p>"Oscar Ödülleri" olarak da bilinen, sinema dünyasının en prestijli ödüllerinden 98. Akademi Ödüllerinin kazananları belli oldu.</p><p>Bu yıl 98'incisi düzenlenen Oscar Ödül Töreni, ABD'nin Los Angeles kentinde bulunan Dolby Theatre'da gerçekleştirildi.</p><p>Törenin sunuculuğunu komedyen Conan O'Brien üstlendi.</p><p>98. Akademi Ödülleri Töreni'nde "En İyi Film" ödülünü 13 dalda aday gösterilen "One Battle After Another" kazandı. "En İyi Yönetmen" ödülünü de filmin yönetmeni Paul Thomas Anderson aldı.</p><p>"One Battle After Another" filminin oyuncusu Sean Penn de "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödülüne layık görüldü.</p><p>16 dalda aday gösterilen "Sinners" filminin senaristi ve yönetmeni Ryan Coogler, "En İyi Özgün Senaryo", başrol oyuncusu Michael B. Jordan da "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü kazandı.</p><p>İspanyol oyuncu Javier Bardem, "Yabancı Dilde En İyi Film" ödülünü takdim ederken sahnede yaptığı konuşmada "Savaşa hayır ve özgür Filistin" sloganı attı. Bardem'in sözleri, salondaki davetliler tarafından uzun süre alkışlandı.</p><p>Törenin öne çıkan ödül kategorileri ve sahipleri şöyle sıralandı:</p><p>En İyi Film: "One Battle After Another"</p><p>En İyi Yönetmen: Paul Thomas Anderson - "One Battle After Another"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>En İyi Kadın Oyuncu: Jessie Buckley - "Hamnet"</p><p>En İyi Erkek Oyuncu: Michael B. Jordan -"Sinners"</p><p>En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu: Amy Madigan - "Weapons"</p><p>En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu: Sean Penn - "One Battle After Another"</p><p>En İyi Özgün Senaryo: Ryan Coogler - "Sinners"</p><p>En İyi Özgün Şarkı: "Golden" - "KPop Demon Hunters"</p><p>En İyi Sinematografi: "Sinners"</p><p>En İyi Görsel Efekt: "Avatar: Fire and Ash"</p><p>En İyi Animasyon: "KPop Demon Hunters"</p><p>Yabancı Dilde En İyi Film: "Sentimental Value"</p><p><i><strong>AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/98-oscar-odulleri-sahiplerini-buldu</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/03/98-oscar-odulleri-sahiplerini-buldu-11552.jpg" type="image/jpeg" length="95814"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilçam'ın Unutulmazları Arasındaki Bir Sanatçı: Kenan Pars]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/yesilcamn-unutulmazlar-arasndaki-bir-sanatc-kenan-pars</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/yesilcamn-unutulmazlar-arasndaki-bir-sanatc-kenan-pars" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeşilçam filmlerinde oynadığı kötü adam karakterleriyle hatırlanan usta oyuncu, yönetmen ve senarist Kenan Pars'ın vefatının üzerinden 18 yıl geçti.</p><p>Asıl adı Kirkor Cezveciyan olan sanatçı, 10 Mart 1920'de İstanbul'da dünyaya geldi.</p><p>Pars, 1927'de ilkokula başladıktan sonra kısa bir süreliğine Zonguldak'ta yaşadı. Daha sonra İstanbul Bakırköy'e taşınan sanatçı, Bakırköylü Sanatçılar Derneği olarak da bilinen Fransız Okulunda ortaokul eğitimini tamamladı.</p><p>Bezazyan Ermeni Lisesi'nden 1937'de mezun olan Pars, daha sonra Bakırköy Halkevi'ne dönüştürülen okulda çeşitli etkinliklerde yer aldı.</p><p>Birçok işte çalıştı</p><p>Usta oyuncu, Bakırköy'de çilingirlik, tuhafiyecilik, emlakçılık ve ayakkabıcılık gibi çeşitli işler yaptı.</p><p>İkinci Dünya Savaşı dolayısıyla 1942'de askere giden sanatçı, 34 ay vatani görevini yaptı. Askerlikten sonra iş hayatına geri dönen Pars, 1952'de Dikran Uhi ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu.</p><p>Kenan Pars, beyazperdeyle çocukluk arkadaşı oyuncu Sırrı Gültekin'in aracılığıyla tanıştı. Yönetmenliğini Lütfi Ömer Akad'ın üstlendiği, 1953 yapımı "Öldüren Şehir" filminde rol alan sanatçı, sinemadaki ilk başrolünü ise 1955'te "Günahkar Baba" filminde oynadı.</p><p>"Ecel Köprüsü", "Evlat Acısı", "Ölüm Korkusu", "Büyük Sır", "Pusu", "Gurbet", "Samanyolu", "Vatan Uğruna", "İlk Aşk", "Ekmek Kavgası", "Namus Belası" ve "Acılar" adlı filmler, sanatçının rol aldığı yüzlerce yapım arasında yer aldı.</p><p>Yönetmen ve senarist olarak da sinemaya emek verdi</p><p>Pars, Bakırköy Halkevi'nde 1961'de arkadaşlarıyla bir tiyatro grubu kurdu, "Duvarların Ötesi" adlı oyunun yönetmenliğini yaptı. Daha sonra yapımcılığa başlayan sanatçı, 1962'de Mask film şirketini kurdu.</p><p>"Derdimden Anlayan Yok", "Ölüm Allah'ın Emri", "Aklın Durur" ve "Bir Ateşim Yanarım" filmlerinin yönetmenliğini üstlenen başarılı sinemacı, "Oğlum" ile "Cinayet Gecesi" filmlerinin ise senaryosunu kaleme aldı.</p><p>"İkimiz de Sevdik" filminin ardından Türk sinemasının yaşadığı krizler sebebiyle oyunculuğa ara veren Pars, bu süreçte esnaflık yaptı. Usta oyuncu, verdiği bir röportajda o yılları şöyle anlatmıştı:</p><p>"Benim ellerim beceriklidir. Her şeyi yaparım ve en iyisini yapmaya çalışırım. Elim becerikli olduğu için ayakkabı dükkanı açtım. Ama 10 sene ağladım. Mesleğimi yapamıyordum çünkü. Sinemanın içine girdiği krizde esnaflığı tercih ettim. Ama bir mikrop mu desem, başka bir şey mi bilemiyorum. Kumarbaz vardır, hiç kazanamaz ama hep oynar. Benimki de o hesap. Hep büyük değişiklikler olmuştur diye, her seferinde döndüm sinemaya. Ama her şey bıraktığım gibi durdu. Şimdi de küstüm sinemaya. Ne yerli ne yabancı, hiçbir filme gitmiyorum. Küsüm."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>"Hayat Bağları" dizisinden sonra oyunculuğu bıraktı</p><p>Usta sanatçı, 2000 yılında "Hayat Bağları" dizisinde rol aldıktan sonra oyunculuğa veda etti, 2006'da ise Çevre Kısa Film Festivali'nde "Sinema Onur Ödülü"ne değer görüldü.</p><p>İstanbul'da 10 Mart 2008'de hayatını kaybeden Pars'ın naaşı, Bakırköylü Sanatçılar Derneği (BASAD) ile Bakırköy Ermeni Kilisesi'nde düzenlenen törenin ardından Bakırköy Ermeni Mezarlığı'na defnedildi.</p><p>Yaklaşık 500 yapımda rol alan ve daha çok sert mizaçlı ve kötü karakterlerle hatırlanan oyuncunun rol aldığı yapımlardan bazıları şöyle:</p><p>"Yeşilçam Denizi", "Hayat Bağları", "Küçük Besleme", "Zirvedekiler", "Yorgun Ölüm", "Çöplükler Kraliçesi", "Kederli Yıllar", "Kopuk Dünyalar", "Yaşamak", "Sis", "Sana Can Dayanmaz", "Hüküm", "Güler misin Ağlar mısın", "Emanet", "Acılar", "Sosyete Şaban", "Kara Murat Fatih'in Fermanı" "Acı Su", "İkisi de Cesurdu", "Zirve", "Yeniden Doğmak" ve "Yarın Artık Bugündür"</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/yesilcamn-unutulmazlar-arasndaki-bir-sanatc-kenan-pars</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/03/yesilcamn-unutulmazlar-arasndaki-bir-sanatc-kenan-pars-61729.jpg" type="image/jpeg" length="33665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Sinema ve Tiyatrosunun Unutulmaz İsmi: Rasim Öztekin]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/turk-sinema-ve-tiyatrosunun-unutulmaz-ismi-rasim-oztekin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/turk-sinema-ve-tiyatrosunun-unutulmaz-ismi-rasim-oztekin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Rasim Öztekin'in vefatının üzerinden 5 yıl geçti.</p><p>Televizyon ve tiyatroda oynadığı unutulmaz karakterlerle izleyicilerin beğenisini kazanan sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra dizi ve filmlerde yaptığı seslendirmeler ve imza attığı köşe yazılarıyla gönüllerde yer edindi.</p><p>Şükran ve Atilla Fazlı Öztekin çiftinin çocuğu olarak 14 Ocak 1959'da İstanbul'da dünyaya gelen sanatçının tam ismi Rasim Mükerrem Öztekin'dir.</p><p>Galatasaray Lisesinde eğitim gören başarılı oyuncu, İstanbul Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulundan mezun oldu.</p><p>Öztekin, İstanbul Akademik Sanatçılar Topluluğu, Kadıköy Halk Eğitim ve Nöbetçi Tiyatro'da amatör çalışmalar yaparak sahneye adım attı.</p><p><strong>Ortaoyuncular Topluluğu ile tiyatroya başladı</strong></p><p>Ferhan Şensoy'un Ortaoyuncular Topluluğu ile 1980'de profesyonel tiyatro oyuncusu olan sanatçı, 1980-1992'de Ortaoyuncular Tiyatrosunun "Şahları da Vururlar", "Kahraman Bakkal Süpermarkete Karşı", "İçinden Tramvay Geçen Şarkı" ve "İstanbul'u Satıyorum" adlı eserleriyle tüm oyunlarında rol aldı.</p><p>Rasim Öztekin, Türk tiyatrosunun önemli isimlerinden Münir Özkul, Erol Günaydın, Tuncel Kurtiz, Ferhan Şensoy ve Zeliha Berksoy ile aynı sahneyi paylaştı.</p><p>Sanatçı, 1992-1995'te Nükhet Duru ve Demet Akbağ ile "Müzikomedi", Hülya Avşar, İbrahim Tatlıses ve Demet Akbağ ile "Mega Show", Demet Akbağ ve Ayşen Gruda ile "Yeşil Kabare Şovları"nda izleyicilerin karşısına geçti.</p><p>Gani Müjde ve Yılmaz Erdoğan'ın yazdığı "2071'de Türkiye" adlı müzikali 1994'te sahneye koyan Öztekin, eserde oyuncu olarak da yer aldı.</p><p><strong>Birçok sinema filminde rol aldı</strong></p><p>Öztekin, "Görevimiz Komedi", "Komedi Türk", "Bak Hele Bak", "Eğrisiyle Doğrusuyla", "Biraz Düş, Biraz Gülüş", "Eşref Saati" ve "Bizden Size" adlı programlarda sunuculuk yaptı.</p><p>"Bir Günlük Aşk" filmiyle 1986'da sinemaya adım atan sanatçı, kariyerinde "Kurt Kanunu", "Şans Kapıyı Kırınca", "GORA", "Düğün Dernek", "Mandıra Filozofu" ve "Çalgı Çengi İkimiz"in de aralarında bulunduğu birçok filmde rol aldı.</p><p>Usta sanatçı, "Köşe Dönücü" adlı televizyon dizisinin ardından "Klavye Delikanlıları", "Geniş Aile" ve "Seksenler" adlı dizilerde canlandırdığı karakterlerle izleyicilerin beğenisini kazandı.</p><p>Bir yandan çizgi film ve reklam seslendirmeleri de yapan sanatçı, Gani Müjde'nin yazdığı, Mehmet Ergen'in sahnelediği "Yıldızların Altında" adlı müzikalde Beyazıt Öztürk ve Candan Erçetin ile başrolü paylaştı.</p><p>TRT'de program metin yazarlığı, Akşam ve Star gazetelerinde köşe yazarlığı yapan Öztekin, kendi internet sayfasında da çeşitli konularda yazılar kaleme aldı.</p><p>Ayrıca, sanatçının köşe yazılarından derlenen "Atış Serbest" adlı kitabı yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Rasim Öztekin, 2009'da rol aldığı "Boş Gezen ve Kalfası" adlı oyun sırasında kalp krizi geçirdi, tedavi sırasında sanatçıya kalp pili takıldı.</p><p><strong>Çok sayıda ödüle layık görüldü</strong></p><p>Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli simgelerinden Hasan Efendi'nin kavuğunu, tiyatro sanatçısı Ferhan Şensoy'dan 2016'da teslim alan sanatçı, sağlık sorunları nedeniyle kavuğu 2020'de Şevket Çoruh'a teslim etti.</p><p>Öztekin'in Zeynep Aslıhan İsbay ile evliliğinden, 1987'de kendisi gibi oyuncu olan kızı Pelin Öztekin dünyaya geldi. Sanatçı, ikinci evliliğini 2005'te gazeteci Esra Kazancıbaşı ile yaptı.</p><p>Tiyatro alanında 1988'de Altan Erbulak Ödülleri'nde "En İyi Oyuncu", 1995'te İsmail Dümbüllü Ödülleri'nde "Yılın En Başarılı Oyuncusu", 2003'te "Afife Tiyatro Ödülleri"nde komedi ve müzikal dalında "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" seçilen sanatçı, sivil toplum kuruluşları, medya ve üniversiteler tarafından da pek çok kez "Yılın Sanatçısı" ödülüne değer görüldü.</p><p>Rasim Öztekin, kalp rahatsızlığı nedeniyle kaldırıldığı hastanede 8 Mart 2021'de 62 yaşındayken hayatını kaybetti.</p><p><strong>Usta sanatçının yer aldığı yapımlar</strong></p><p>Tiyatro: "İstanbul'u Satıyorum", "Don Juan ile Madonna", "Soyut Padişah", "Yorgun Matador", "Aşkımızın Gemisi Fındık Kabuğu", "Güle Güle Godot", "Aptallara Güzel Gelen Televizyon Dizileri", "Haldun Taner Kabare", "Çok Tuhaf Soruşturma", "Parasız Yaşamak Pahalı", "Fişne Pahçesu", "Kökü Bitti Zıkkım Zulada", "Sahibinden Satılık Birinci El Ortaoyunu", "Uzun Donlu Kişot", "Kiralık Oyun".</p><p>Sinema: "Çalgı Çengi İkimiz", "Düğün Dernek", "Düğün Dernek 2", "Mandıra Filozofu", "Vay Arkadaş", "Gelecekten Bir Gün", "Kanal-İ-Zasyon", "Kabadayı", "Kapılara Dikkat", "Şans Kapıyı Kırınca", "Pardon" ve "G.O.R.A".</p><p>Dizi: "Klavye Delikanlıları", "Kardeş Payı", "Seksenler", "Geniş Aile", "Komedi Türk", "Eyvah Halam", "Suç Dosyası", "Güzel Günler", "Pertev Bey'in Üç Kızı", "Hırsız Polis", "Dolunay", "Ev Hali", "Yeni Hayat", "Paşa Baba Konağı", "Başka İstanbul Yok", "Boş Gezen ve Kalfası", "Fal Bilim Merkezi", "Köşe Dönücü".</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/turk-sinema-ve-tiyatrosunun-unutulmaz-ismi-rasim-oztekin</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 04:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/03/turk-sinema-ve-tiyatrosunun-unutulmaz-ismi-rasim-oztekin-74668.jpg" type="image/jpeg" length="36992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hüsnü Kuruntu'dan Tahsin Bey'e Uzanan Bir Ömür: Gazanfer Özcan]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/husnu-kuruntudan-tahsin-beye-uzanan-bir-omur-gazanfer-ozcan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/husnu-kuruntudan-tahsin-beye-uzanan-bir-omur-gazanfer-ozcan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Kuruntu Ailesi"nde Hüsnü Kuruntu, "Avrupa Yakası"nda Tahsin Sütçüoğlu karakterleriyle özdeşleşen usta oyuncu Gazanfer Özcan'ın vefatının üzerinden 17 yıl geçti.</p><p>Semiha Hanım ile Celalettin Bey'in üçüncü çocuğu olarak 27 Ocak 1931'de İstanbul Cihangir'de dünyaya gelen Özcan, Cihangir Firuzağa İlkokulunun ardından Beyoğlu Ortaokulunda okudu.</p><p>Vefa Lisesindeyken "Hisse-i Şayia" adlı oyunda "Bican Efendi" rolünü üstlenen Özcan, daha sonra Şehir Tiyatrolarının çocuk bölümüne girdi.</p><p><strong>1950 ve 1960'lı yıllarda çok sayıda sinema filminde oynadı</strong></p><p>Bir televizyon programında oyunculuk serüveninin çocukken başladığını aktaran sanatçı, "Birçok sanatçı arkadaşımda olduğu gibi, 4-5 yaşındayken mahallelinin, eşin, dostun taklidini yaparak başladım bu işe. Çocukça bir başarı elde etmişim ki, komşular özel günlerde benim bir şeyler yapmamı isterlerdi. Ben de becerebildiğim kadar yapardım. Bir komşumuz ileride 'İnşallah benim talebem olursun.' dedi. Allah da onun duasını kabul etti. Lisede o hanım benim İngilizce hocam oldu. O hocamın tiyatroya atılmamda çok büyük rolü oldu." ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Özcan, yine bir röportajında 1947'de tiyatro oyuncusu olarak ilk kez Taksim Erkek Lisesi'nde yıl sonu müsameresine çıktığını belirterek, şunları anlatmıştı:</p><p>"İlk virüsü böylece almış oldum. İlk defa sahneye çıktığımda başarılı olduğumu söylediler. Çok kısa bir süre sonrada İstanbul Şehir Tiyatrolarına girdim. Allah da bana çok yardım etti. Büyük tiyatrolarda küçük rollerde oynamaya başladım. Sonra bir gün rahmetli Reşit Gürzap'ın 'Mahallenin Romanı'ndaki rolünü bana uygun gördüler. Çok ani oldu ve ben bir saat içinde hazırlanıp sahneye çıktım. Yine Allah'ın yardımı ile çok başarılı bir performans sergiledim. O zaman İstanbul Belediye Başkanı Fahrettin Kerim Gökalp'ti ve ondan bana bir takdirname geldi."</p><p>Komedi Tiyatrosunda 1955 tarihli "Mahallenin Romanı" oyununda, rahatsızlanan Reşit Gürzap'ın yerine sahneye çıkan sanatçı, başarılı olunca kadroya alındı.</p><p>Özcan, 1950 ve 1960'lı yıllarda çok sayıda sinema filminde oynadı, 1962'ye kadar çocuk ve yetişkin oyunlarında tiyatro izleyicisiyle buluştu.</p><p><strong>Eşiyle Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nu kurdu</strong></p><p>Usta oyuncu, Gönül Ülkü Özcan ile 1962'de dünya evine girdi ve eşiyle Gönül Ülkü-Gazanfer Özcan Tiyatrosu'nu kurdu. Türkiye'de türünün öncülerinden biri sayılan "Kuruntu Ailesi"nde, unutulmayan "Hüsnü Kuruntu" karakterini canlandırdı.</p><p>TRT'de izleyiciyle buluşan "Hüsnü Kuruntu" adlı tiyatro oyunu beğenilince, 10 Ekim 1985'te yönetmenliğini Uğur Erkır'ın yaptığı dizi, aynı adla yayın hayatına başladı. Beş yılda 121 bölüm yayınlanan dizinin ardından, 155 bölüm devam eden "Hüsnü Bey Amca" ve 47 bölüm süren "Bizim Kuruntu Ailesi" dizisi de izleyicilerin beğenisini kazandı.</p><p>Çizgi dizi "Taş Devri"nde "Fred Çakmaktaş" karakterinin yanı sıra pek çok sinema filmi, televizyon dizisi ve reklam filminde seslendirme yapan Özcan, 1978'de "Avni Dilligil Tiyatro Ödülü" ile 1981'de "İsmail Dümbüllü Ödülü"ne layık görüldü.</p><p>Usta sanatçı, televizyondaki kariyerine ilişkin yaptığı bir açıklamada ise şunları kaydetmişti:</p><p>"Televizyon benim için korkunç bir olaydı. Hiç arzulamadım. Sinemaya benzettim. Sinemayı da sevmedim. Bilmiyorum, benim değer verdiğim kuralları orada bulamadım. Zaman mefhumu yok, çalışma sistemi gevşek. Biz uzun yıllar tiyatroda aldığımız, gördüğümüz şeyleri orada bulamayınca çok hafif geldi bana. O katı kurallar benim için daha evlaydı. O yüzden hoşlanmadım. Televizyon da sinemanın bir benzeri olduğu için hep ürktüm, kaçtım. Çok ısrar oldu falan... Bir defaya mahsus Hüsnü Kuruntu yayınlandı. Çok yadırgamadım. Etrafımda tiyatrodan arkadaşlar olduğu için kendimi tiyatroda zannettim. O yüzden çok severek yaptım. 6 bölüm diye görüştük, sonra bir 6 bölüm daha getirdi. 6 derken, 13 oldu falan filan. 400'ü geçkin bölüm yayınlandı. Yıllarca 'Hüsnü Bey Amca' olarak bana yapıştı. Avrupa Yakası yayınlandıktan sonra 'Tahsin Bey Amca' olarak anılmaya başladım."</p><p><strong>Eşi Gönül Ülkü ile 2002'de 50. yıl jübilesini yaptı</strong></p><p>"Yeter Artık", "Sülüman Bacanak", "Aşk Mektubu", "Nereden Nereye", "Öp Babanın Elini", "Yağmurdan Kaçarken", "Oh Olsun"un da aralarında bulunduğu çok sayıda tiyatro oyununda sahne alan Özcan'ın 1987'de yayımlanan "Fıkralar" adlı bir kitabı da bulunuyor.</p><p>Gazanfer Özcan'a 1998'de "Devlet Sanatçısı" unvanı verildi. Uzun süre ara verdiği sinemaya 2000'de "Komser Şekspir" filmiyle dönen tecrübeli oyuncu, eşi Gönül Ülkü ile 2002'de 50. yıl jübilesini yaptı.</p><p>Senaryosunu Gülse Birsel'in kaleme aldığı, 2004'te başlayan "Avrupa Yakası" dizisinde "Tahsin Sütçüoğlu" karakterini oynayan usta oyuncu, son olarak 2007'de vizyona giren "Beyaz Melek" filminin oyuncuları arasında yer aldı.</p><p>"Avrupa Yakası"ndaki tutucu aile reisi karakteri ile de beğeni kazanan Özcan, dizideki rolüne ilişkin, "Aslında bu seyrettiğiniz benim hayatım, rol yapmıyor, kendimi oynuyorum." demişti.</p><p>Usta oyuncu Özcan, kronik akciğer rahatsızlığı ve damar tıkanıklığı nedeniyle 1 buçuk ay tedavi gördüğü hastanede 17 Şubat 2009'da vefat etti. Haldun Taner Sahnesi'nde düzenlenen törenin ardından, Özcan'ın cenazesi Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.</p><p><strong>Tiyatro sahnesine ismi verildi</strong></p><p>Kadıköy Belediyesi, Kozyatağı Kültür Merkezi'nde Gazanfer Özcan Sahnesi'ni 2010'da hizmete açtı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>"Bu Nasıl İş?", "Başımıza Gelenler" ve "Baba" adlı dizilerde de rol alan Özcan'ın oynadığı filmler arasında "İngiliz Kemal Lawrence’e Karşı", "Çeto Salak Milyoner", "Fındıkçı Gelin", "Aramızda Yaşayamazsın", "Şimal Yıldızı", "Allı Yemeni", "Garipler Sokağı", "Biz İnsan Değil miyiz", "İki Damla Gözyaşı", "Külkedisi", "Damat Beyefendi", "Şaka Yapma", "Avare Şoför", "Çılgın Yenge", "Televizyon Çocuğu", "Tokmak Nuri", "Ah Nerede Vah Nerede", "Dam Üstüne Çul Serelim", "Burnumu Keser misiniz?", "Komser Şekspir", Keloğlan Kara Prens'e Karşı" ve "Beyaz Melek" yer alıyor.</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/husnu-kuruntudan-tahsin-beye-uzanan-bir-omur-gazanfer-ozcan</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 02:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/02/husnu-kuruntudan-tahsin-beye-uzanan-bir-omur-gazanfer-ozcan-88523.jpg" type="image/jpeg" length="58709"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilçam'ın Menekşe Gözlüsü: Fatma Girik]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/yesilcamn-menekse-gozlusu-fatma-girik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/yesilcamn-menekse-gozlusu-fatma-girik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Duvaksız Gelin", "Keşanlı Ali Destanı", "Kartalların Öcü" ve "Şoför Nebahat" adlı yapımların da aralarında bulunduğu birçok Yeşilçam filminde rol alan, Türk sinemasının unutulmaz oyuncularından Fatma Girik'in vefatının üzerinden 4 yıl geçti.</p><p>Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Filiz Akın ile Türk sinemasının "dört yapraklı yonca"sını oluşturan sanatçı, Hayri Girik ve Münevver Ukav'ın çocuğu olarak 12 Aralık 1943'te İstanbul Sultanahmet'te dünyaya geldi.</p><p>Usta oyuncu, Cağaloğlu Kız Lisesine devam ederken 14 yaşında figüran olarak sinemaya adım attı. Girik, 15 yaşına geldiği 1957'de Seyfi Havaeri'nin senaryosunu yazıp yönettiği "Leke" filminde ilk başrolünü oynadı.</p><p>Figüran olarak oynadığı filmlerden birinin setinde Memduh Ün ile tanışan usta oyuncu, Ün'ün yönetmenliğini üstlendiği 1960 yapımı "Ölüm Peşimizde" filmindeki rolüyle dikkat çekti.</p><p>Sanatçı, verdiği bir röportajda, sinemaya başlangıcına ilişkin bilgi vererek, "Gençliğimde 'Yedi Kardeşe Yedi Gelin' filmi vardı. Dans edip şarkı söylüyor, bu arada da rol yapıyorlardı. İşte ben bu tür şeylerde oynamak isterdim. 12 yaşlarındaydım. Tahta bir evde oturuyorduk. Evin dört odası vardı. Her odasında bir aile otururdu. Biz de en üstte, arka tarafta, bahçeye bakan bir odada otururduk. Tam karşımızdaki odada da Yeni Sabah gazetesinde işçi olarak çalışan bir adamcağız vardı. Bize her gün Yeni Sabah gazetesi getirirdi. O çalışmadığı günler figüranlık yapıyormuş. Biz fakiriz, annem genç bir kadın. Ben 12-13 yaşındayım ama beni pencereden bakarken görenler, büyük bir kızmışım gibi istemeye geldiler." demişti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Memduh Ün'ün "Zeynep'in İntikamı" filminde figüranlık yaptı</p><p>Girik, daha sonra Memduh Ün'ün "Zeynep'in İntikamı" filminde figüran olmak üzere annesiyle görüşmeye gittiğini aktararak, şunları kaydetmişti:</p><p>"O dönem İstanbul Lisesinin orta bölümüne yeni yazılmıştım. Annem, hep öğretmen olmamı istemişti. Anneme geçen gün 'İyi ki öğretmen olmamışım, sürünecektik.' dedim. Memduh'un filmine bir iki kez figüran gittikten sonra, annem beni göndermemeye başladı. Babam, 'Ne istiyorsa onu yapsın.' dedi. Ondan önce de bir gün masa başında oturuyorduk. Babam gazete okuyordu. 'Baba ben artist olmak istiyorum.' dedim. Gazete bir müddet öyle durdu, sonra aşağıya indirdi ve dedi ki 'Bana bak her ne halt olmak istiyorsan ol ama adam gibi bir şey ol.' Ardından Memduh'un ve Atıf Yılmaz'ın filmlerinde figüranlık yaptım. Sonra Kemal Film'e gittim. O zamanlar Kemal Film'e figüran gitmek bile ayrıcalıktı. Feridun Karakaya orada makyözdü. Bütün pudraları yüzüme vuruyor, boyaları yüzüme sürüyor, 'Belki burada istikbali vardır.' diye beni Osman Seden'e beğendirmeye çalışıyordu. Osman Seden de 'Yok, olmaz böyle'. dedi. O panonun arkasında öylece kaldım. Ama kapıdan kovsalar pencereden gireceğim. Sonra Memduh Ün, başrolünde Ayhan Işık'ın oynadığı 'Ölüm Peşimizde' (1959) için beni çağırdı."</p><p>Kariyeri boyunca 180'in üzerinde filmde ve birçok dizide rol alan sanatçı, 1957'de "Memiş İş Peşinde", "Leke", 1958'de "İstiklal Uğrunda", "Çakır Eminem", 1960'ta "Üsküdar İskelesi", "Vatan ve Namus", 1961'de "İki Damla Gözyaşı", "Duvaksız Gelin", 1962'de "Küçük Beyefendi", "Cengiz Han'ın Hazineleri", 1963'te "Bulunmaz Uşak", "Yaralı Aslan", 1964'te "Köye Giden Gelin", "Keşanlı Ali Destanı", 1965'te "Kartalların Öcü", "Hırsız", 1966'da "Karakolda Ayna Var", "Avare Kız", 1967'de "Yaprak Dökümü", "Sürtüğün Kızı", 1968'de "Köroğlu", 1969'da "Menekşe Gözler", "Boş Beşik", "Şoför Nebahat", 1971'de "Kerem ile Aslı" ve "Mahşere Kadar" adlı unutulmaz filmlerin de aralarında olduğu çok sayıda yapımda başrol oynadı.</p><p>Girik, 1972'de "Leyla ile Mecnun", "Ekmekçi Kadın", 1973'te "Rabia", "Ezo Gelin", "Hz. Ömer'in Adaleti", 1974'te "Talihsiz Yavrum", "Önce Vatan", 1975'te "Ağrı Dağı Efsanesi" ve "Ana Kurban Can Kurban", 1976'da "Kadın Hamlet", 1977'de "Ana Ocağı", "Hatasız Kul Olmaz", 1978'de "Gelincik" ve "Yaşam Kavgası", 1980'de "Bağrıyanık", 1981'de "Kanlı Nigar", 1982'de "Gülsüm Ana", 1984'te "Postacı", 1985'te "Yılanların Öcü" filmlerinde başrolü üstlendi.</p><p>Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu Ödülü"nü aldı</p><p>Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde 1965 ve 1967'de "En İyi Kadın Oyuncu Ödülü"nü alan sanatçı, 1998'de "Yaşam Boyu Onur Ödülü", 1. ve 3. Adana Altın Koza Film Festivali'nde de yine "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünün sahibi oldu. Fatma Girik, 18. Ankara Uluslararası Film Festivali'nde ise "Aziz Nesin Emek Ödülü"ne layık görüldü.</p><p>Sanatçı, Yeşilçam'ın birçok ünlü oyuncusu gibi bir dönem plak yaptı. Öztürk Serengil'le 1965'te "Aguş/Aşka Şepke" adlı albümü yapan Girik, 1975'te ise "Aşk Düğümü/Su Sızmazdı Aramızdan" adlı 45'liğe imza attı.</p><p>Siyasete de adım atan Girik, Sosyaldemokrat Halkçı Parti'de (SHP) 1989-1994 yıllarında Şişli Belediye Başkanlığı görevini üstlendi. Sanatçı, bir dönem, televizyonda "Söz Fato'da" adlı programın sunuculuğunu üstlendi.</p><p>"Babalar ve Evlatlar" filmi ile sinemadaki son filmi oldu</p><p>Sinemada 1990'lı yıllardan itibaren daha az görünmeye başlayan usta isim, en son 2012 yapımı "Babalar ve Evlatlar" adlı filmde rol aldı.</p><p>Girik, vefatından önce İzdiham dergisinde yer alan söyleşisinde, harika bir hayat geçirdiğini belirterek, "Halk beni çok sevmiş, şükürler olsun hala seviyor da. Ne mutlu bana, yıllarımı verdiğim sinema sanatı, büyük güzellikler getirdi yaşamıma. Bu sebeple çok iyi hissediyorum. Bir 78 yılım daha olsa yine sinemaya verirdim. Nasıl ki bir anne için çocuk hiçbir zaman pişmanlık, yorgunluk, harcanan yıllar değildir, benim de çocuğum sinema oldu. En güzel duyguları, heyecanları, sevinçleri, endişeleri sinema ile yaşadım. İyi ki de öyle yapmışım." ifadelerini kullanmıştı.</p><p>Fatma Girik, tedavi gördüğü hastanede çoklu organ yetmezliği nedeniyle 24 Ocak 2022'de hayatını kaybetti. Unutulmaz oyuncu, Muğla'nın Bodrum ilçesine defnedildi.</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/yesilcamn-menekse-gozlusu-fatma-girik</guid>
      <pubDate>Sat, 24 Jan 2026 23:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/01/yesilcamn-menekse-gozlusu-fatma-girik-47658.jpg" type="image/jpeg" length="18135"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeşilçam'ın Güldüren Yüzü: Ayşen Gruda]]></title>
      <link>https://malatyahaber.com/yesilcamn-gulduren-yuzu-aysen-gruda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://malatyahaber.com/yesilcamn-gulduren-yuzu-aysen-gruda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Çöpçüler Kralı", "Tosun Paşa" ve "Çiçek Abbas" filmleriyle izleyicinin gönlünde yer edinen, tiyatro, sinema ve televizyon dünyasının sevilen isimlerinden Ayşen Gruda'nın vefatının üzerinden 7 yıl geçti.</p><p>Erman ailesinin ortanca kızı olarak 1944'te İstanbul'da dünyaya gelen sanatçı, çocukluk yıllarını tiyatrocu olan annesinin sahne arkasında geçirdi.</p><p>Gruda'nın kardeşleriyle gölge oyunlarını izleyerek büyüyen yeteneği, mahallede yaptığı taklitlerle erken yaşta fark edildi.</p><p>Makinist olan babasının vefatının ardından eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan sanatçı, çalışma hayatına atıldı.</p><p>Sanatçı, oyunculuğa ilk adımını 1962'de "Kongre Eğleniyor" adlı vodvilde, hizmetçi rolüyle Tevfik Bilge'nin turne tiyatrosunda attı.</p><p>"Domates Güzeli" olarak tanındı</p><p>Ankara Meydan Sahnesi'nde tanıştığı tiyatro oyuncusu Yılmaz Gruda ile 1965'te evlenen sanatçı, kızı Elvan'ın doğumunun ardından bir süre tiyatroya ara verdi.</p><p>Ayşen Gruda, 1977'de bir televizyon skecinde canlandırdığı "Domates Güzeli Nahide Şerbet" karakteriyle geniş kitlelerce tanındı. Bu rolün ardından "Domates Güzeli" olarak anılmaya başlayan sanatçı, Yeşilçam'ın az sayıdaki kadın komedyeni arasında yer aldı.</p><p>Usta oyuncu, Ertem Eğilmez filmlerinin vazgeçilmez isimlerinden biri oldu.</p><p>Kemal Sunal, Münir Özkul, Tarık Akan ve Adile Naşit'in de aralarında bulunduğu birçok usta oyuncuyla başrolü paylaşan Gruda, bir röportajında şunları kaydetmişti:</p><p>"Arzu Film ekolünden geliyorum. Orada hepimizin senaryoya hakkıyla hizmet etmesi beklenirdi. Biz çok özgür oyunculardık ama başı boş değildik. Arzu Film'de çok sıkı bir disiplin vardı. Bunların dışında da ben bir komedyenim. Komedyen her rolü oynar. Yan rol, orta rol, kenar rol yoktur. Bir film seyredersiniz, küçücük bir rol hafızanıza kazınır. Olay budur."</p><p>Tiyatro eğitimi almadan, henüz 14 yaşındayken başladığı oyunculuk hayatında onlarca filmde rol alan başarılı sanatçı, 1974'te "Hababam Sınıfı", 1975'te "Bizim Aile", "Delisin", "Bitirimler Sınıfı", "Bir Araya Gelemeyiz" ve "Hanzo", 1976'da "Öyle Olsun", "Aile Şerefi", "Güngörmüşler", "Süt Kardeşler" ve "Tosun Paşa", 1977'de "Çöpçüler Kralı", "Gülen Gözler", "Hababam Sınıfı Tatilde", "İbo ile Güllüşah", "Şabanoğlu Şaban" ve "Sarmaşdolaş", 1978'de "Avanak Apti" ile "Neşeli Günler", 1979'da "Doktor", "Şark Bülbülü", 1980'de "Renkli Dünya", 1981'de "Gırgıriyede Şenlik Var", "Davaro", "Gırgıriye" ve "Hababam Sınıfı Güle Güle" adlı yapımlarda rol aldı.</p><p>Gruda, 1982'de "Çiçek Abbas", "Doktor Civanım", "Dolap Beygiri", "Görgüsüzler", 1983'te "Şekerpare", 1984'te "Gırgıriyede Büyük Seçim", 1985'te "Aşık Oldum", "Uyanıklar Dünyası", "Namuslu", "Fakir Milyoner", "Şendul Şaban", 1986'da "Ağa Bacı", 1987'de "Aile Pansiyonu", "Seyyar Kamil", 1988'de "Süper Baba", 1993'te "Rumuz Sev Beni", 1994'te "Şenlik Var", 2003'te "Hababam Sınıfı Merhaba", 2006'da "Dünyayı Kurtaran Adamın Oğlu", "İlk Aşk", "Hacivat Karagöz Neden Öldürüldü?" ve "Keloğlan Karaprens'e Karşı" filmlerinde oynadı.</p><p>Tiyatrodan televizyona uzanan kariyer</p><p>Sanatçı, sinema çalışmalarının yanı sıra tiyatro oyunları ve müzikallerde de sahne aldı, 1980 ve 1990'lı yıllarda üretkenliğini sürdürdü.</p><p>Televizyon dizilerinden "Kaygısızlar", "İbret-i Alem", "Peri Masalı", "Cennet Mahallesi" ve "İki Aile" adlı yapımların kadrosunda yer alan oyuncu, 2008-2018'de "Gece Gündüz", "Kağıt", "Pazarları Hiç Sevmem", "Seni Seviyorum Adamım", "Kötü Kedi Şerafettin", "Dedemin Fişi", "Babamın Ceketi" ve Cem Yılmaz'ın "Pek Yakında" filmlerinde izleyiciyle buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>"Kırkından Sonra" adlı tiyatro oyununda 2017'de oynayan başarılı sanatçı, 2018'de ise "Sevgili Komşum" filminde rol aldı.</p><p>Ayşen Gruda, 2006'da Sadri Alışık Ödülleri'nde ve 2010'da Uluslararası Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu", 2012'de İstanbul Film Festivali'nde "Onur Ödülü", 2015'te ise "52. Uluslararası Antalya Film Festivali"nde "Yaşam Boyu Onur Ödülü" aldı.</p><p>Gruda, 23 Ocak 2019'da 74 yaşındayken hayata veda etti, cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.</p><p>"Titizdi, çok disiplinliydi"</p><p>Sanatçının kızı Elvan Gruda, AA muhabirine yaptığı bir açıklamada, sanatçı çocuğu olmanın zor bir şey olduğunu belirterek "Olgunlaştıkça, büyüdükçe çok gurur duyarsınız ama küçükken ona duyulan sevgi ve ilgiyi paylaşmak, anlamak zaman alır. Bir ünlü çocuğu olmak, karakterini, kişiliğini oluşturma çabasındaki bir çocuk için zorlayıcı bir durumdur." ifadesini kullanmıştı.</p><p>Elvan Gruda, annesinin rol aldığı Yeşilçam filmlerindeki başarısının en önemli nedeninin samimiyet olduğunu vurgulayarak "Türkiye'de her kesimden ailenin bir ferdi gibiydi onlar. Annem sinemaya geçtiğinde çok tecrübeli bir tiyatro oyuncusuydu. Özellikle komedinin inceliklerini iyi biliyordu." demişti.</p><p>Annesinin çok iyi bir gözlemci olduğunun altını çizen kızı, "Titizdi, çok disiplinliydi, çok okurdu, gündemi iyi takip ederdi. Bunu sinemada da devam ettirdi. Sürekli kendini geliştirmeye odaklıydı." değerlendirmesinde bulunmuştu.</p><p>Sanatçının cenazesinde sanatçı Erol Evgin, "Ayşenciğim hakikaten büyük bir sanatçıydı. Yeri doldurulamaz. Mekanı cennet olsun. Nurlar içinde olsun, yıldızlar yağsın üzerine. Kendisiyle çok anım var. Çok dik duruşlu, sözünü hiç esirgemeyen, zeki, esprileriyle oyuna çok güç katan büyük bir sanatçıydı." ifadelerini kullanmıştı.</p><p><i><strong>İstanbul, AA</strong></i></p></p>]]></content:encoded>
      <category>Genel, Editörün Seçtikleri, Sinema</category>
      <guid>https://malatyahaber.com/yesilcamn-gulduren-yuzu-aysen-gruda</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Jan 2026 04:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://malatyahabercom.teimg.com/malatyahaber-com/fotolar/2026/01/yesilcamn-gulduren-yuzu-aysen-gruda-53795.jpg" type="image/jpeg" length="21579"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
