Miram

Final

Fuat


Serdar doktor

Lab


Malatya Haber -

‘Merdiven Önü’ Cumhuriyet Bayramı!

‘Merdiven Önü’ Cumhuriyet Bayramı!
  • 29.10.2020
  • ‘Merdiven Önü’ Cumhuriyet Bayramı! için yorumlar kapalı

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 97’nci yıl dönümü, Malatya ‘da da düzenlenen ‘kısıtlı’ etkinliklerle kutlanırken, yapılan konuşmalarda 15 Temmuz darbe girişimi ve Türkiye üzerine oynanan oyunlar dile getirildi. Pandemi nedeniyle tebrik kabulleri açık havada yapıldı.

Koronavirüs salgını gerekçesiyle geçit töreninin yapılmadığı Malatya’da Valilik binası önünde düzenlenen törende, Vali Aydın Baruş tarafından tebriklerin kabulü yapıldı.

Daha sonra günün anlam ve önemini belirten konuşma yapan Vali Baruş,15 Temmuz darbe girişimine de vurgu yaptı.

Vali Baruş, şunları söyledi:

“Bugün büyük bir gün, Cumhuriyetimizin kuruluşunun 97’inci yıldönümü, bugün tarihi bir yıldönümünü kutlamanın büyük coşkusu ve gururu içerisindeyiz.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Malatya’mıza ve büyük Türk Milletine kutlu olsun.

Anadolu’yu bin yıldır canları ve kanları karşılığında vatan edinmiş aziz Milletimiz, 1918 yılının sonundan itibaren Birinci Dünya Savaşı’nın galip güçleri tarafından esaret altına alınmak üzere dört bir taraftan saldırıya uğramış ve Türk’ün adı bu topraklardan ebediyen silinmek istenmiştir.

Binlerce yıllık tarihi boyunca, başka güçlerin kendi iradesi üzerindeki tasallutunu asla kabul etmeyen ve varlığını daima bağımsız bir devlet uğruna adamış olan aziz milletimiz, “Ya İstiklal Ya Ölüm” parolasıyla 19 Mayıs 1919 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde başlattığı İstiklal Savaşı’yla dünyanın en güçlü devletlerine meydan okumuştur.

Yıllarca süren Balkan Harbi ve Birinci Cihan Savaşı’nın getirdiği yorgunluk, yokluk ve imkânsızlıklar içerisinde bu mücadeleyi başlatan aziz milletimiz, zillet altında yaşamaktansa ölümün yeğ olduğu şuuruyla eşsiz bir kıyam başlattı.

Milletimiz şunu çok iyi biliyordu ki; üzerinde şeref, haysiyet ve namusuyla yaşamanın mümkün olmadığı, ay yıldızlı al bayrağının gökyüzünde özgürce dalgalanmadığı, ezan sedalarının beş vakit minarelerinden okunmadığı bir toprak vatan değildir.

30 Ağustos 1922’de, Gazi Mustafa Kemal’in başkomutanlığında şanlı ordumuzun büyük bir zaferiyle neticelenen Kurtuluş Mücadelemiz, bu mücadelenin milletimize kazandırdığı birlik ve beraberlik ruhuyla kurulan ve milli iradeyi esas alan yeni bir devletin müjdecisi olmuştur.

29 Ekim 1923 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin Cumhuriyeti ilanıyla, Anadolu ve Rumeli topraklarında yepyeni ve bağımsız bir devlet doğmuştur. Bu devletin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir.

29 Ekim 1923, geri kalmış gördüğü toplumları egemenliği altında yönetme ayrıcalığına sahip olduğunu düşünen sömürgeci güçlere karşı, karakteri bağımsızlık ve özgürlük olan büyük bir milletin verdiği tarihi bir cevaptır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, umutsuzluk içerisinde kurtuluş ümidi bekleyen dünyanın mazlum milletlerinin sömürgeci ve mandacı güçlere karşı verdiği istiklal mücadelelerine de yol gösterici olmuştur.

Cumhuriyetin ilan edilişiyle, siyasi alanda kazandığı zaferin, ekonomik ve sosyal alanlarda da kazanılması gerektiğinin bilincinde olan milletimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlattığı kalkınma hamlesini bugünlere taşıyarak, 97 yıl sonra Türkiye’yi dünyanın önemli güçlerinden biri haline getirmiştir.

Cumhuriyetimizin 97 yıllık tarihine baktığımızda; yıllarca süren savaşlarla harap olmuş, genç ve eğitimli nüfusunun büyük çoğunluğunu yitirmiş bir milletin hep birlikte nasıl ayağa kalktığını görüyoruz.

Cumhuriyetimizin 97 yıllık tarihine baktığımızda; 1920’li yıllardaki 13 milyon olan nüfusu bugün 83 milyonu aşan,  Avrupa’nın ve dünyanın birçok ülkesinin toplam nüfusundan fazla genç nüfusa sahip büyük bir ülke görüyoruz.

Bugün dünyanın tüm ülkelerine ihracat yapabilen, dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan, bölgesindeki ve dünyadaki mazlum insanlar için emin bir sığınak kapısı olan bir ülke görüyoruz.

Bugün, tüm dünyadaki çaresiz insanlara, milli gelirine oranla dünyanın en fazla yardım yapan ülkesini görüyoruz.

Cumhuriyetimizin 97 yılda elde ettiği bu başarılar, destansı bir mücadeleyle, canlarını feda etme uğruna bizlere bağımsız bir devlet ve ülke armağan eden atalarımızın, o günden bugüne karşılaştığı hiçbir zorluğa boyun eğmeden mücadele eden büyük bir milletin başarısıdır.

Atalarımızın bizlere miras bıraktığı Türkiye Cumhuriyeti’ni layık olduğu bir şekilde korumak ve yüceltmek için Cumhuriyetin manasını çok iyi bilmemiz gerekiyor.

Cumhuriyet, yönetimde egemenliğin halk iradesine dayalı olmasıdır.

Cumhuriyet idaresinde meşruiyetin kaynağı vatandaşların iradesidir.

Cumhuriyet yönetiminde, millet özgür iradesiyle seçtiği temsilcileri vasıtasıyla egemenliğini kullanır ve yönetimde söz sahibi haline gelir.

Cumhuriyet yönetiminde, kendisini milletin üzerinde gören seçkinlere ve imtiyazlılara, kendisine ilahi güçler vehmeden kişilere yer yoktur.

Cumhuriyet yönetiminde devletin varlık sebebi vatandaşa hizmettir.

Cumhuriyet, devleti yönetenlerin ayrı bir zümre oluşturmasını kabul etmez.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözünü unutmayalım: “Millete efendilik yoktur. Hizmet etme vardır. Bu millete hizmet eden, onun efendisi olur.”

Cumhuriyet, her bir vatandaşın kendisini devletin bir parçası olarak görebilmesidir.

Cumhuriyet, yönetim işlerinin vatandaşların talep ve ihtiyaçlarına uygun olarak yerine getirilmesidir.

Cumhuriyet; bu ülkenin her bir vatandaşına, bu milletin onurlu bir ferdi olduğunu ve devletin her kurum ve görevlisinin kendisinin mutluluğu için daima yanında olduğunu hissettirebilmektir.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti toprakları üzerinde onurlu ve özgürce yaşama şansına sahip fertler olarak, bu toprakları kanlarıyla sulayarak bizlere vatan kılan şehit ve gazilerimize, gelecekte bu ülkede yaşayacak olan nesillere karşı çok önemli sorumluluklarımız var.

İstiklal Savaşı yıllarında atalarımız, sadece ülkemizi bölmek ve milletimizi tarih sahnesinden silmek isteyen güçlere karşı mücadele etmediler. Onlar aynı zamanda, egemen güçlere boyun eğerek varlığını devam ettirebileceğini düşünen işbirlikçilere karşı da mücadele ettiler.

Tarih boyunca olduğu gibi bugün de; Türk Milletinin bu topraklar üzerindeki hâkimiyetini ve birlik ve beraberlik içerisinde yaşamasını hazmedemeyen, Türkiye’nin her geçen gün güçlü bir ülke olmasını ve dünyanın mazlum milletleri için umut kaynağı haline gelmesini istemeyen dış güçler, bu vatan toprakları üzerinde onurlu bir şekilde yaşamanın değerini bilmeyen, özgürlük ve bağımsız bir ülkede hayat sürmenin bedelini ödemek istemediği için egemen güçlerin vesayeti altında yaşamaya razı olan köle ruhlu işbirlikçileri varlıklarını devam ettiriyorlar.

Bunun en bariz örneğini 15 Temmuz 2016’da yaşadık. Milletimizi ve iradesini esaret altına almak için, milletimizin silahlarıyla yine milletimize hayasızca saldıran hainlerin düzenlediği darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kaldık.

Bu millet ne kadar asil bir millet olduğunu bir kez daha tüm dünyaya ispatladı. Atalarının manevi mirasının kalplerine nakşettiği bağımsızlık ruhuyla ayağa kalktı ve İstiklal Mücadelesinde olduğu gibi bugün de, bu milleti esir almak cüretine kalkışanlara bedelini ödetti.

Ne mutlu bizlere ki, İstiklal Savaşımızı zafere ulaştıran milli mücadele ruhu bugün de dimdik ayaktadır.

30 yılı aşkın süredir, ülkemizi ve milletimizi bölmek isteyen PKK/KCK/PYD adı altındaki bölücü terör örgütlerine karşı askerimizin, polisimizin, jandarmamızın yurdumuzun dört bir köşesinde, Irak’ta, Suriye’de verdiği cansiperane mücadeledeki kararlılık ve fedakârlık anlayışı hep bu ruhun yansımalarıdır.

Temel hasletimiz olan bu ruhla;  genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle Türkiye Cumhuriyetinin bağımsızlığını korumak ve yüceltmek şehitlerimize ve gazilerimize vefa borcumuzdur.

Türkiye Cumhuriyeti’ni dünyanın en medeni ve müreffeh ülkelerinden biri haline getirmek için gece gündüz çalışmak hem atalarımıza hem de gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzdur.

97 yıllık Cumhuriyetimizin ve demokrasimizin en büyük teminatı; Türkiye’nin ve milletimizin büyüklüğünü anlama şuuruna sahip gençliğimizdir.

Cumhuriyetimizin Banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlerimize verdiği öneme dair şu sözlerini hafızamızda daima taşıyoruz.

“Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.”

Atatürk’ün emanetinin sahibi olan gençlerimizin Türkiye Cumhuriyetini her şart altında korumak ve yüceltmek, medeniyetler yarışında Türkiye’yi daha ileri seviyelere taşımak için yılmadan çalışacağınıza yürekten inanıyoruz.

Cumhuriyetimizi yüzüncü yılında sahip olacağımız başarılarda yeni nesillerimizin büyük payı olacaktır.

Sözlerime burada nihayet verirken; Bu mutlu bayram günü vesilesiyle; Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İstiklal Savaşımızın kahramanları başta olmak üzere, vatan, millet ve bayrak uğrunda canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal eden gazilerimizi rahmet minnetle yâd ediyorum.

Malatya’nın ve tüm vatandaşlarımızın Cumhuriyet Bayramını en içten dileklerimle kutluyorum. Siz değerli katılımcılara muhabbet ve hürmetlerimi sunuyorum” dedi.

Yapılan konuşmanın ardında tören, bando ve mehteran konseri ile sona erdi.

Hekimhan’daki tören

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tüm Türkiye genelinde olduğu gibi Hekimhan’da de törenle kutlandı.

Cumhuriyet Bayramı töreni, Sakarya Ortaöğretim Okulu bahçesinde yapıldı. Programa İlçe Kaymakamı Muhammet Öztaş, Belediye Başkanı Turan Karadağ ile birlikte mülki erkân ve vatandaşlarda katıldı.

Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı ilçe Kaymakamı Muhammet Öztaş yaptı, Öztaş yaptığı konuşmada; “Bugün, ebediyete kadar yaşayacak olan devletimizin, yönetim sisteminin adının konduğu gün olan, 29 Ekim 1923 tarihinin 97. Yılını kutluyoruz. Bu gün, Yüce Türk Milletinin, büyük devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kenetlenerek, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun, tüm Dünya ya ilan ettiği günün yıldönümünü, Cumhuriyet Bayramını kutluyoruz. Hepimize kutlu olsun” dedi.

Program Okulların hazırladıkları şiirlerin okunmasıyla sona erdi.

Darende’deki tören

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 97’nci kuruluş yıl dönümü kutlamaları Malatya’nın Darende ilçesinde de yapıldı.

Hükümet konağı önündeki törene, Kaymakamı Malik Çalışır, Belediye Başkan Vekili Cuma Bayram, Cumhuriyet Savcısı Emre Kiremitçi, Milli Eğitim Müdürü Fevzi İnce, daire amirleri, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Günün anlam ve önemini anlatan konuşmayı Darende Kaymakamı Malik Çalışır yaptı.

Çalışır, 15 Temmuz darbe girişimine de temas etti. Çalışır, “Birlik ve beraberlik içerisinde hareket edip ortak hedefler doğrultusunda kenetlenmenin başarıldığı sürece Türk milletinin ulaşamayacağı hiçbir hedefin bulunmadığının en somut örneğidir. Cumhuriyetimiz yükselişini sürdürürken yakın zamanda yaşadığımız 15 Temmuz hain darbe girişimi, son günlerde güneyimizde oynanan senaryolar, doğu Akdeniz de milletimize dayatılmaya çalışılan zorbalık gibi sorunların üstesinden gelindi. Bu süreçte her zamankinden daha çok milli birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyduğumuz günlerin içerisinde olduğumuzu unutmadan Cumhuriyetimize sahip çıkmak ülkemizin ve milletimizin geleceği için çalışmak fedakarlıkta bulunmak gerektiğinde mücadele etmek hepimizin müşterek vazifesidir” dedi.

Arguvan’daki tören

Arguvan ilçesinde de Cumhuriyet Bayramı kutlamaları pandemi nedeniyle Kaymakamlık önünde tebrikler kabul edildi. Nazım Hikmet meydanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı okundu ve göndere bayrak çekildi.

Burada konuşan ilçe Kaymakamı Gökhan Dolaş, “Gönül isterdi ki çocuklarımızın gösterileri ile yürüyüşlerle türlü etkinliklerle bayramımızı daha coşkulu bir şekilde kutlayalım. Ancak malumlarınız olduğu üzere pandemi sebebiyle kısıtlı etkinliklerle bu güzel günleri kutlamak zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

Dolaş, “İnşallah en kısa zamanda vatandaşlarımızın da dirayeti ve bizlere olan sağlıkçılarımıza olan katkılarıyla bu günleri de geride bırakacağımıza inanıyorum. Bugün küllerinden doğan ve ilelebet payidar olacak olan devletimizin Cumhuriyet ile taçlandığı gündür. Bugün gidilip dönülmeyen Yemen’den, Balkanlar’dan, Kafkaslardan, nice güneşlerin battığı Çanakkale’den, Dumlupınar’dan, Kahraman Maraş’tan, Şanlıurfa’ dan, Sarıkamış’tan ve dahi bütün yurtta yükselen vatan sağ olsun nidalarının karşılık bulduğu gündür”dedi

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı programına, Arguvan Kaymakamı Gökhan Dolaş, Arguvan Belediye Başkanı Mehmet Kızıldaş, İlçe emniyet ve ilçe jandarma yetkilileri, parti başkanları, daire müdürleri, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda vatandaşlar katıldı.

Bülten- malatyahaber.com- Yeni Malatya Gazetesi- iha

Etiketler: /

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."