Miram

Final


MAVİ sU

Fuat
Malatya Haber -

“Arı Varsa Kayısı Bahçen Var”

“Arı Varsa Kayısı Bahçen Var”
  • 03.10.2019

Turgut Özal Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Semiramis Karlıdağ, arıcılığın Malatya’nın ve Doğu Anadolu Bölgesi illerinin tarımsal ve ekonomik kalkınmasının vazgeçilmez unsuru olduğunu belirterek, “Balarısının asıl değeri, bal ve balmumu gibi arı ürünlerini üretmelerinden çok, bitkilerin tozlaşmasındaki fonksiyonlarından kaynaklanmaktadır. Malatya için söylemek gerekirse, arın varsa kayısı bahçen vardır” dedi.

Bu yıl, Malatya Turgut Özal Üniversitesi ve Fırat Kalkınma Ajansı’nın ortaklaşa düzenlediği 5. Uluslararası Bölgesel Kalkınma Konferansı’nda, “Bölgesel Kalkınmada Arıcılığın Rolü, Sorunları ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir bildiri sunan Dr. Öğr. Üyesi Semiramis Karlıdağ, düşük yatırım ile, fazla işgücü gerektirmeden, doğada var olan hazır kaynakların kullanılmasıyla yapılabilen, buna karşın yetiştiricisine önemli mali kazanç sağlayan bir faaliyet olduğunu kaydetti.

“Neden arıcılık?” sorusunu soran Dr. Öğr. Üyesi Karlıdağ, bu sorunun cevabını “Düşük maliyeti ve tarıma elverişli alanın yetersiz olduğu kırsal alanlarda gelir kaynaklarının artırılmasına imkân sağlamaktadır. Topraksız veya az topraklı çiftçi için uygun meslektir” şeklinde verdi.

“Arıcılık tarımın ayrılmaz parçasıdır”

Yeryüzünde insan hayatının devamlılığını sağlayan temel faktörlerin başında bitki varlığının geldiğini kaydeden Karlıdağ, bitkilerin varlığının da arılarla doğrudan ilişkili olduğunu ifade ederek, “Tarım içerisinde arıcılığın önemli bir yeri vardır. Arıcılık her zaman tarımın ayrılmaz bir parçası olarak düşünülmelidir” diye konuştu.

“Bal arasının asıl önemi, bal üretiminden çok bitki tozlaşmasındaki işlevidir”

Arıların tozlaşmadaki rolü (polinasyon) ve bu rolün bitkisel üretimde meydana getirdiği katma değerin boyutlarının arıcılığı bitkisel ürün tarımı için vazgeçilmez kıldığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Karlıdağ, “Arılar bitkilerde polinasyonu gerçekleştirerek bitkilerde tohum ve meyve veriminin artmasına büyük katkı sağlamaktadır. Balarısının asıl değeri, bal ve balmumu gibi arı ürünlerini üretmelerinden çok, bitkilerin tozlaşmasındaki fonksiyonlarından kaynaklanmaktadır” dedi.

“Arı kolonisi sayısında birinci, koloni başına verimde ise 11.’inciyiz”

Türkiye’nin çevre faktörleri bakımından arıcılığa son derece uygun olduğunu, bu avantajlardan dolayı koloni varlığı ve bal üretimi bakımından dünyanın önde gelen ülkelerinden birisi olduğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Semiramis Karlıdağ, Türkiye’nin koloni sayısı bakımından dünyada ilk sırada yer almasına rağmen, koloni başına verim bakımından ise 11. Sırada olmasının, verimlilik açısından çözülmesi gereken sorunlar olduğunu gösterdiğini kaydetti.

Anadolu’nun kendine özgü topografik yapısı, çiçeklenmenin farklı bölgelerde yılın hemen her mevsiminde gerçekleşmesi, arıcılık faaliyetlerinin Türkiye’nin bütün bölgelerinde yapılmasına ve sektörün gelişmesine olanak sağladığına vurgu yapan Karlıdağ, Türkiye’nin gezginci ve sabit arıcılığa uygun, birbirinden farklı iklim ve coğrafi bölgelere sahip olduğunu, bu durumun bölgesel kalkınma bağlamında arıcılığı çok daha önemli ve işlevsel hale getirdiğini söyledi.

Sunumunda, arıcılık ile tarım ilişkisine özel ve geniş bir yer ayıran Dr. Öğr. Üyesi Semiramis Karlıdağ, daha sonra şu hususlara değindi: “Arıcılık bir tarım işletmesinde tarla tarımı, bağ – bahçe tarımı ve hayvancılık gibi çeşitli üretim kollarından herhangi biri veya hepsi ile uyum halinde sürdürülebileceği gibi, işletmeden ayrı olarak toprağa bağlı kalınmaksızın çayır mer’a ve yaylalarda da kolaylıkla yapılabilmektedir. Hayvancılık için uygun olan yüksek yaylalar, orman kenarı ve orman içi otlaklar arıcılık bakımından da uygun yerlerdir. Türkiye’de zengin florası, uygun ekolojisi, koloni varlığı ve arı popülasyonlarındaki genetik varyasyon bakımından büyük bir arıcılık potansiyeli bulunmaktadır. Arıcılık işletmesi içerisinde bayanlar, yaşlı ve çocuklar kolaylıkla arıcılık ile uğraşabilirler. Çünkü arıcılık kolay ve zevkli bir uğraşıdır. Küçük aile işletmeleri, emekliler, topraksız çiftçiler, öğretmenler ve köy imamları için arıcılık alternatif bir geçim kaynağı durumundadır. Arıcılık yoğun bir iş gücü gerektirmez ve yılın belirli dönemlerinde atıl durumda kalan işletme bünyesindeki işgücü kolaylıkla arıcılıkta değerlendirilebilir”.

Dr. Öğr. Üyesi Karlıdağ, arıcılık bakımından Malatya’nın son derece elverişli bir bitki örtüsü, iklim ve coğrafyaya sahip olduğunu da belirterek, Malatya kayısıcılığının geleceği açısından arıcılığın geliştirilmesinin sıkı bir ilişki içinde olduğunu kaydetti. Karlıdağ, “Arılarımızı tarımsal ilaçlamalar ile öldürmeyelim. Arın varsa kayısın var. Bahçelerimiz arısız kalmasın” dedi.

Türkiye’de arıcılığın sorunları

Dr. Öğr. Üyesi Semiramis Karlıdağ, sunumunda Türkiye’de arıcılığın sorunlarını dile getirdi.

Karlıdağ, sunumunda “Türkiye’de arıcılığın sorunlarını şu başlıklar halinde sıraladı:

— Arıcıların yeterli bilince sahip olmaması ve modern arıcılık tekniklerinin yeterince uygulanmaması

— Profesyonel manada arıcılık yapan kişilerin yetersizliği

— Eğitimcilerin eğitim eksiklikleri, arıcılık eğitimlerinin yetersiz olması ve sahaya aktarılamaması

— Kaliteli ana arı üretiminin yetersiz olması, arıcıların çoğunluğunun kontrollü ana arı üretim tekniklerini bilmemeleri

— Kolonilerde verimsiz ve yaşlı ana arıların kullanılması

— Arıların koloni halinde yaşamasından dolayı salgın hastalıkların hızlı yayılabilmesi

— Arıcılarımızın arı hastalıkları teşhisi ve tedavisi konusunda yeterince bilgiye sahip olmaması.

— Arıcıların özellikle bal dışındaki diğer arı ürünlerinin üretimini yeterince bilmemeleri

— Arı ürünleri ihtiva eden yeni ürünlerin geliştirilmemesi ve bu ürünlerin tıp, eczacılık, gıda vb. sektörlerde yeterince değerlendirilmemesi

— Arıcılık işletmeleri açısından ürün pazarlamada yaşanan zorluklar ve örgütlenmedeki bazı yetersizliklerin olması

— Gezginci arıcılıkta yaşanan sorunlar şeklinde sıralamak mümkündür.

— Arı hastalık ve zararlılarına karşı mücadelede bilinçsiz kullanılan ilaçlar, balda kalıntı sorununa yol açmaktadır. Arıcılar kalıntı sorununa karşı bilinçlendirilmelidir.

Çözüm önerileri

Malatya Turgut Özal Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Semiramis Karlıdağ, sunumunun son bölümünde, Türkiye’de arıcılığın sorunlarına yönelik çözüm önerilerini de anlattı.

Karlıdağ, arıcılık alanında tespit edilen sorunların çözüm bulunabilmesi için şu önerileri sıraladı:

— Arıcıların gerekli teknik bilgi ve desteğe ulaşabilmesi hususunda bölgesel ve ulusal çözümler üretilmelidir.

— Arıcılara ana arı yetiştiriciliği, arı ürünleri üretimi gibi konularda teorik ve uygulamalı eğitim ve seminerler verilmelidir.

— Arıcılar, bal ve balmumunun yanı sıra; polen, arı sütü, arı zehiri ve propolis gibi diğer arı ürünlerinin üretimlerini de yapmaları teşvik edilmelidir.

— Arıcıların arı kolonilerinde en çok görülen paraziter hastalıklarla ilgili belirti ve özellikleri bilmelerinin yanı sıra bunlarla mücadele yöntemleri hakkında da bilgi sahibi olmaları sağlanmalıdır.

— Arı hastalık ve zararlılarına karşı mücadelede bilinçsiz kullanılan ilaçlar, balda kalıntı sorununa yol açmaktadır. Arıcılar kalıntı sorununa karşı bilinçlendirilmelidir.

— Kolonilerde genç ana arı kullanılmalı ve kontrollü şartlarda yöreye uygun ana arılar yetiştirilmelidir.

— Kooperatiflerin markalaşma yoluna giderek işletmelerin ürünlerine alternatif pazarlar oluşturmalıdır.

— Türkiye arıcılık sektörü destekleme politikalarının, toplam bal üretimi ile birlikte kovan başına verimliliği artırıcı nitelikte olması önem kazanmaktadır.

— Gezginci arıcılık teşvik edilerek değişik zamanlarda değişik bitkilerden yararlanarak daha çok ürün alınması sağlanmalıdır.

— Bitki yetiştiricilerine polinasyonun önemi hakkında eğitim seminerleri verilmelidir.

— Arıcıların kolonilerini konaklatmada yaşadıkları sıkıntılar giderilmelidir.

— Bölgesel nitelikli kovan ve malzemeler yerine standart çerçeveli kovan ve standart malzeme kullanımına özen gösterilmelidir.

Güler HAZAR, Yeni Malatya Gazetesi- malatyahaber.com

Etiketler: / / /

Yorumlar
  1. Cahit dedi ki:

    Yeni nesil artık arıcılık yapmıyor üniversite kürsülerinden masalarından laf anlatmak kolay ben de biliyorum bal arısının bahçecilik de hatta tarlacılıkta ne kadar faydalı olduğunu herkes biliyor ama eğitim öğretim dışında herşeyin yapıldığı üniversite ve tarım liseleri yüksek öğrenim enstitülerin yeni nesil e arıcılık için ne tür katkı verdiğini açıklayabilir mi bu değerli hocamız?

  2. HIDIR dedi ki:

    1-BİRİSİ KAYISININ KENDİ KENDİNİ DÖLLEYEN BİR MEYVE OLDUĞUNU SÖYLEMEDİ Mİ?
    2-ÜSTTEKİ RESİMLER BANA KALIRSA HORMONLU MEYVE SEBZE RESMİ…

  3. Pukay dedi ki:

    Siz üniversite akademisyenleri bunları bırakın da kayısılarımızı kurutan ithal tarım ilaçlarına bir çözüm bulun. Koca şehirde gizlenen bu gerçeği nereye kadar gizliyeceksiniz. Bir gerçek var ki oda kaysılar kuruyor üretimdeki düşüş trendi de bunu gösteriyor. Böyle giderse kayısı sadece geçmişin bir hikayesi olacak. Yazık ki yazık

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."