Miram

Final


Malatyalife Residence
Malatya Haber -

‘Sayın Menderes.. Malatya Seçimini Bozun!”

‘Sayın Menderes.. Malatya Seçimini Bozun!”
  • 15.06.2019

‘Bitmeyen İstanbul Seçimi’ gibi bir seçim süreci de 1955’te Malatya’da yaşanmıştı..

İsmet YALVAÇ

İstanbul’da 31 Mart’taki Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin, türlü- çeşitli gerekçeler öne sürülerek 23 Haziran’da yenilenmek üzere iptal edilmesiyle devam eden süreçte, bu tarihte de yüksek yetkili- ilgili makamların sonucu ‘uygun’ bulup bulmayacaklarının şimdiden bilinemez olduğuna dair çekincemizi belirttikten sonra, bu dönemi “bitmeyen seçim” diye adlandırmak uygun olacak. Bu işin günceline ilişkin notumuz.

Böyle bir bitmeyen seçim süreci de, 64 yıl önce Malatya Belediye Seçimlerinde yaşanmış, karmaşa seçimden 50 günü aşkın bir süre sonra Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) verdiği kararla sona erdirilmişti. Bu yazımızda, arşiv bilgi ve belgelerine dayanarak, Malatya’nın o uzun, o bitmeyen seçiminin öyküsünü anlatacağız..

1955’in 13 Kasım’ındaki mahalli seçimlere, Malatya Milletvekili olan İsmet İnönü’nün genel başkanlığındaki Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) katılmama kararı alması, ancak “CHP’nin Kalesi” Malatya’daki CHP’lilerin, partinin bu kararına uymayarak “müstakil- bağımsız” adaylarla seçime girmesi, rakipleri Demokrat Parti’ye (DP) göre çok daha fazla oy almalarına rağmen, yerel seçim kurullarının, o zamanki seçim mevzuatına göre daha sonra kendi aralarında belediye başkanını belirleyecek olan 31 kişilik belediye meclis üyeliklerini DP’nin kazanmış saymasına, 50 günü aşkın süreyle DP’lilerin belediyeyi yönetmesine, dönemin DP’li Başbakanı Adnan Menderes’e de tepkilerin iletilmesi ve YSK’ya yapılan itirazların ardından, CHP’li “müstakillerin” YSK kararıyla seçimi kazanmış olmalarının öyküsü bu.

***

Seçim sistemi siyasal temsilin nasıl gerçekleşeceğine dair kurallar bütünüdür. Önceden belirlenen kurallar çerçevesinde halkın tercihleri sonucunda oluşan parlamentonun ya da yerel yönetimin yapısını belirler. Seçim yasasının tek bir misyonu olmalıdır. Bu da seçmen iradesini en adaletli bir şekilde yansıtması, bir başka deyişle temsilde adaleti sağlamasıdır.

Yazımıza konu 1955 yılı Malatya Belediye Başkanlığı, “bitmeyen” tartışmalarıyla ülke gündeminde de haftalarca önemli yer tutmuştur. O dönemin seçim yasasına göre, seçmenin doğrudan Belediye Başkanını seçmediğini, sadece belediye meclis üyelerini seçtiğini, Belediye Başkanlarının da seçimden sonra yapılan ilk meclis toplantısında belediye meclis üyeleri tarafından, büyük ölçüde de meclis üyeleri arasından seçildiğini belirtirsek konu daha da iyi anlaşılacaktır.

Dönemin Belediye Başkanlığı seçimini düzenleyen Belediyeler Kanunu 89. Madde şu şekildedir: “Belediye reisleri meclisten veya bu kanuna göre intihap olunmak hakkına haiz olmak üzere hemşeriler içinden veya hariçten dört sene için gizli rey ile aza adedi mürettebinin ekseriyeti ile meclis tarafından intihap olunur. Reis intihabı vilayet merkezi olmayan yerlerde valinin tasdiki ve vilayet merkezi belediyelerinde Dahiliye Vekilinin inhası ve Reisicumhurun tasdiki ile kati’leşir.”

1955- Kasım yerel seçimleri öncesinde iktidar ile muhalefet arasında yaşanan gerginlikler zirve yapmış, muhalefetteki Cumhuriyet Halk Partisi ve Cumhuriyetçi Millet Partisi birer bildiri yayınlayarak, iktidarın uygulamalarını eleştirmiş ve Yerel seçimlere katılmayacaklarını açıklamışlardı.

Katılımın % 38 gibi düşük oranlı olduğu seçimlerde Türkiye genelinde iktidar partisi Demokrat Parti, büyük başarı sağlamış, Belediye Meclis üyeliklerinin yaklaşık % 75’ini kazanmıştı. Türkiye Köylü Partisi 2, bağımsızlar ise 8 şehirde kazanmış, kalan şehirlerin tamamında Demokrat Parti galip gelmişti.

Sonuçları itibari ile Malatya tarihinde ilginç bir yeri olan 1955 yerel seçimlerini, tüm Türkiye’de olduğu gibi Cumhuriyet Halk Partisi Malatya’da da boykot etmiştir. Ancak partinin siyasi olarak en güçlü olduğu, İsmet Paşa’nın kalesi kentte seçimin boykot edilme kararına yerel siyasetçiler ve partililer katılmamış, genel merkezin aksi yöndeki talimatlarına rağmen seçimlere müstakil (bağımsız) olarak katılmaya karar vermişlerdir.

Yine dönemin seçim mevzuatına göre, seçime bağımsız katılan adaylar oy zarfları için basılı ya da teksirle çoğaltılmış liste kullanamıyorlardı. Bağımsız Meclis Üyesi adaylarına oy verecek olan seçmen sandığa atacağı oy zarfında yer alacak listeyi oy verme mahallinde yazmak zorundaydı. Okuma yazma bilmeyenlerin bu işlem için yardım alabilmeleri de kanunen mümkündü. Tabi oy verme günü o kadar ismi ismi akılda tutup oy pusulasına yazmak hem zor, hem de uzun zaman alacağı için, seçim öncesi hazırlıklara başlanmış, yazısı güzel ve okunaklı birkaç kişilik bir ekip kurularak zarfa konulacak listeler önceden hazırlanmıştı. Partilerin bu işi baskı pusulalarla çözmelerine izin verildiği için Demokrat Partililerin böyle bir sıkıntısı yoktu.

Malatya Merkez İlçe Seçim Kurulu, 1955 mahalli seçimleri öncesinde 32 bin 138 seçmeni bulunan Malatya il merkezinde, seçime katılma hakkını elde eden DP adayları ile müstakil adayların isimlerini “asıl” ve “yedek” olarak 11 Kasım 1955 tarihli yerel gazetelerde ilan etmişti.

İlan edilen listeye göre DP’nin 31 asıl adayı şu isimlerdi:

Arpacı Sıddık, Alibeyoğlu Mehmet, Bengi Hacı Mehmet, Bilgili Celal, Diyarbakırlı Emin, Doğan Doğan, Fırat Ertuğrul Oğuz, Gülsever Hayrettin, Güzel Kamil, Hamamcı Ethem, Hoşhanlı Sıddık, Hanlı Vahap, Kaya Mehmet, Karataş Hüseyin, Kargül Hamdi, Kıtlık Kadir, Leblebici Tahir, Nişancı Mehmet, Oğuz Hasan, Özmumcu Cemal, Öğütcü Ramiz, Özmansır Recep, Pekel Hakkı, Saltoğlu Mustafa, Selçuk Mustafa, Sevimli Halis, Şahin Şahin, Ulaşanbaş Mustafa, Vanlıoğlu Mehmet, Velioğlu Mehmet, Yağmurlu Ali,

İlçe Seçim Kurulu’nun ilan ettiği “müstakiller” asıl listesinde ise, 31 üyelik meclise karşın 35 isim yeralırken, bu isimler şunlardı:

Aksoğan Zekeriya, Aksoğan Mehmet, Akyurt Nurettin, Ayabakan Bayram, Akbez Hasan, Akkaya Ahmet, Çitilci Mustafa, Çekirdek Abdulhadi, Doğan Ay Mümtaz, Erdoğan Mehmet, Gül Hikmet, Gebeş Hüseyin Avni, Hamamcı Teyfik, Hacıevliyagil Faik, İstanbulluoğlu Şakir, İpekçi Asım, Kayahan Nuri, Kelleci Halil, Kutlubay Faik, Karagözlü Hacı Mehmet, Kaplan Bekir, Kurdal Asım, Kırçuval Hüsnü, Manav Fahri, Mazıcı Ali Rıza, Nebioğlu Nuri, Özkan Halit Ziya, Sütcü Ahmet, Şalva İbrahim, Tatargil Abdulkadir, Topalezber Bedri, Tecer Mehmet, Temel Ferzant, Yazıcıoğlu Rıza, Zabcı Hamdi.

13 Kasım 1955 tarihinde yapılan ve 18 bine yakın geçerli oyun kullanıldığı seçimler sonucu,  Müstakiller 12 bin civarında, Demokrat Parti 5 bin 600 civarında oy almış, ancak müstakillerin oyları elle yazılan pusulalardaki yazılar birbirine benzediği için teksir kabul edilip büyük çoğunluğu İlçe Seçim Kurulu tarafından iptal edilmiştir.

Ancak müstakil adaylar boş durmamış mücadelelerini her platformumda sürdürmeye başlamışlardı. Seçimin ertesi gününden itibaren müstakilleri destekleyen CHP’li vatandaşlarca, DP’li Başbakan Adnan Menderes’e, DP’lilerin kazandığına karar verilen ‘seçimin bozulması’ için şikayet telgrafları çekilirken, müstakil adaylar da önce İlçe Seçim Kurulu’na başvurdular.

14 Kasım 1955 günü Hakim Muhsin Akıncı başkanlığında ve Turgut Akbay, Faik Taşangil, Cevdet Güray, Mustafa Kaftan, Vahap Diyarbakırlıoğlu ile Rüstem Yücel’in üyeliğinde toplanan İlçe Seçim Kurulu; “Asıl adaylar yanında ayrıca yedek gösteremeyecekleri, yedekleri ancak partiler tarafından gösterileceği, asıldan biri giderse yedekten birinin geçemeyeceği, yedeğin kanuni kıymetinin olmadığı,

Önceden tertip edilmiş dağıtılmış listelerle hukuken şeklini almamış görülmez tüzel kişiler olarak seçime iştirak bir nevi müvazaa kabul etmenin doğru olacağı, serbest listeyi teşkil eden adayların CHP’ye mensup kimselerden müteşekkil olduğu oy pusulalarından bir kısmının önceden bilgi kabilinden kurulumuza tevdi edilmiş olması ile DP ve vatandaşların itirazı ile anlaşılmış, müstakil yedek ve asil adaylarının isteklerinin reddine,

Malatya merkezinde bulunan 71 yetmişbir sandıkta serbest yedek ve asil adayların oy pusulalarının teksir ve tertip edildiği muhtelif sandıklardan çıkan aynı el yazılarının muhteviyatından anlaşılmış, keza İsmetpaşa, Gündüzbey, Orduzu ve Eskimalatya sandıklarından çıkan serbestlere ait oy pusulalarının muteber addedilmemesine, 4 azanın ittifakıyla, üç azanın muhalefetiyle EKSERİYETLE..” diyerek, seçimi rakiplerinden bir misli daha fazla oy almış olan “müstakiller” yerine DP’lilerin kazandığına karar vermişti.

Çoğunluk sistemi uygulandığından, 5 bin 600 civarında oy alan DP, 12 bin civarında oy alan müstakillere karşı, 31 meclis üyeliğinin tamamını almış, dolayısıyla da belediye başkanlığı seçimini de DP’nin kazandığı bu kararla ilan edilmiştir.

Müstakillerin, yani CHP’lilerin seçim sonucuna itirazlarına, Malatya’daki DP yanlısı gazetelerden eleştiriler gelmekteydi. Demokrat Malatya Gazetesi 15 Kasım günkü sayısında, “Müstakil adı altında faaliyet gösteren ve vatandaşı aldatmaya çalışan CHP’lilerin bütün gayret ve didinmelerine rağmen Belediye Seçimlerini kahir bir ekseriyetle DP kazandı” diye yazarken, CHP yanlısı Yeni Malatya Postası’nda 16 Kasım günü “Malatyalılar DP’lileri bir defa daha tuşa getirdiler.” diyerek seçimi müstakillerin kazandığı iddiası yeralmaktaydı.

Bu arada, İlçe Seçim Kurulu’nun müstakillerin itirazını reddettiği kararın ardından, seçimi kazanmış sayılan DP’li 31 üye 16 Kasım’da ilk meclis toplantısını yapmışlar, Belediye Başkanlığı’na Avukat Bayram Özcan’ı seçmişlerdi.

17 Kasım tarihli Demokrat Malatya Gazetesi manşetten, “Bugünden itibaren DP Belediyesi halkın hizmetinde- Şehrin imarı, ihyası ve mahrum bırakıldığı hususler ele alınacak. Dün toplanan şehir meclisi Avukat Bayram Özcan’ın ittifakla belediye reisliğine karar vermişlerdir” haberini vermekteydi.

CHP’lilerin itirazlarını sürdürdüğü ve seçimi kimin kazandığına dair her gün yeni söylentilerin çıktığı günlerdeki basında bunun yankıları görülüyordu. 26 Kasım tarihli Demokrat Malatya, “Günah ve Ayıptır- ikide bir insafsız ve vicdansızca uçurulan balonlar hakikate te’sir etmemekle beraber, vatandaş kafasında bir şüphe yaratmak içindir. Şurası iyice bilinmeli ki, belediye bir daha CHP’ye çiftlik olarak devredilmeyecektir” diye yazmıştı.

İtirazlar İl Seçim Kurulu’na yapılmıştı. Ancak, bu kurulun da, DP’li üyelerin gelmemeleri nedeniyle toplanamaması, karar verilmesini engelliyordu. Bu durum, 17 Aralık 1955 tarihli Yeni Malatya Postası Gazetesi’nde, “Seçim Kurulları bir an evvel kararlarını vermelidir. Belediyenin muallakta bırakılışı doğru değildir. Seçim kurulları herşeyden evvel hakikati görüp bir an evvel karar vermelidir. Bu durum doğrudan doğruya beldenin ilerlememesine ve seçmen vatandaşlarla alay edilmesine vesile teşkil etmektedir. İl Seçim Kurulu başkan ve üyelerinden şehrimiz namı hesabına , müsbet veya menfi itirazları bir an önce halletmesini bekliyoruz. Hak ve adalet teslim edilmelidir.”haberiyle eleştiriliyordu.

Demokrat Malatya Gazetesi’nin ise, 20 Aralık 1955 tarihli sayısında, itirazlara karşı direnişin sertlik ayarının bir anda düşürüldüğü, “Kanunun kestiği parmak acımaz. Belediyeyi idare etmek için DP’liler vazifelendirildi ise buna zorbalık ve eşkıyalık yolu ile gelmediler. Ayni kanun bu hakkı onlardan alırsa, onlarda katiyen bir tepki bir anlayışsızlık görülmeyecektir. Zira DP’liler şuna inanmışlardır. Kanunun kestiği parmak acımaz” şeklindeki haberiyle anlaşılmaktaydı.

Bu arada, İl Seçim Kurulu 22 Aralık’ta kararını verdi. ‘Müstakillerin el yazması pusulaları, 5’e karşı 6 aleyhte reyle teksir addedildi’ denilerek, müstakillerin başvurusunun reddedildiği taraftara tebliğ edildi.

Müstakiller bunun üzerine, YSK’ya başvurarak itirazlarını sürdürdüler.

Bu gelişmeler üzerine, Malatya’dan çok sayıda telgraf çekilen Başbakan Adnan Menderes “Malatya seçim neticeleri ile bizzat meşgul olacağım. Hak tecelli edecektir” açıklamasını yaparak konunun takipçisi olduğunu bildirmiştir. Yapılan itirazlar ve hükümetin konuyu ele alması ile olay ulusal boyut kazanmış, ancak süreç çok yavaş ilerlediğinden sonuç ancak 1955 yılının son günlerinde alınmıştır.

YSK’nın 1955’in son günlerinde aldığı “müstakillerin seçimin galibi olduğuna ilişkin” karar, 28 Aralık sabahı telefon haberiyle Malatya’ya ulaşırken, CHP yanlısı Yeni Malatya Postası Gazetesi, bunu 29 Aralık 1955 tarihli sayısında şöyle duyurmuştur:

“Hak ve Adalet Tecelli Etti- Yüksek Seçim Kurulu DP’lilerin mazbatalarını iptal etti- Belediye Müstakil adaylara teslim edilecek- Şehrimizde bir bayram havası esiyor… YSK el yazması pusulaların teksir mahiyetinde olmadığına kanunen muteber addedildiğine, dolayısıyla çok az rey almalarına rağmen kendilerine mazbata verilerek belediyeye oturtulan DP adaylarının mazbatalarının iptaline.. Hakkın tecelli edişi efkarı umumiyeyi son derece sevindirmiş ve memnuniyetini mucip olmuştur. Malatyalı seçmenler sevinç işinde coşarlarken, DP’liler hiç beklemedikleri asla ihtimal vermedikleri ve bu adil karardan mütevellit ani bir sukutu hayale uğrayıp büyük bir keder içinde düşüncelere dalmışlardır. Yüksek seçim kurulunun kararı, Türkiye’de hiçbir zaman haklının hakkını kimsenin zorla alamayacağını ifade ve isbat etmiştir”

Yüksek Seçim Kurulu’nun “Bir elle yazılmış oy pusulaları teksir addedilmediğinden, yani yazılmış ve teksir edilmiş oy pusulalarının, kanunun tarif ettiği aletlerle tahdit ve bu fıkrayı hükmüyenin genişletilmesi mümkün bulunmadığından mezkur kararın bozulması ve bu suretle müstakillere mazbata verilmesi icap eylediği anlaşılmıştır” gerekçesi ile açıkladığı kararı sonrası Demokrat Partili Meclis Üyelerinin mazbataları iptal edilerek müstakillere verilmiştir. YSK’nın kararıyla, Malatya merkezin yanı sıra 7 beldesinde de müstakil adayların seçimin galibi olduğu tescil edilmiştir.

Müstakillerin mazbatalarını almalarının ardından 5 Ocak 1956 Perşembe günü toplanan Belediye Meclisi, Nurettin Akyurt’u Malatya Belediye Başkanı olarak seçmiştir.

6 Ocak 1956 tarihli Yeni Malatya Postası’nda, CHP’li müstakillerin belediyeyi devraldıkları, “Malatyalılar Hakiki Belediye Reisine Kavuştular- Müstakiller Dün Belediyeyi aldılar- Nurettin Akyurt İttifakla Reisliğe seçildi- Meclis toplantısına 31 üyeden 30’u katılmış, Akyurt 30 oy almış ve başkan seçilmiştir. Esnaf teşekküllerini temsilen 50’den fazla kurban kesilmiş, vatandaş tezahüratı her tarafta devam etmekte. 13 Kasım günü sakalını uzatmaya başlayan berber Cumali Sönmez de merasimle sakalını kestirmiştir… Ayrıca üzerinde ‘Hakkın tecellisine giden yolun kapılarını açan anahtar yazılı’ 27 anahtar yaptırılarak hak ve adaletin sembolü olarak saklanmıştır… DP’lilerin yüzleri gülmemekte, teessürden ne yapacaklarını bilemeyip şaşkınlık ve keder içinde bocalayıp durmaktadırlar..” haberiyle duyurulmuştur.

Daha sonra başkan ve meclis üyeleri CHP’ye geçmişlerdir.

50 günden fazla süren bu seçim sürecinde dikkat çeken bir önemli nokta ise, bilinenin aksine, Malatya’da çok kısa süre de olsa bir Demokrat Partili Belediye Başkanının görev yapmış olmasıdır. Yani, kamuoyunda yaygın olarak bilindiğinin aksine, Malatya’nın CHP dışındaki görüşten görev alan ilk belediye başkanı, 1977’de AP, MSP ve MHP’nin desteğiyle Malatya Belediye Başkanlığı’na seçilen, ancak Nisan 1978’de menfur bir suikast sonucu 3 yakınıyla birlikte katledilen Hamit Fendoğlu (Hamido) değildir.

Demokrat Partili Avukat Bayram Özcan 50 gün gibi bir süre Belediye Başkanı olarak görevde kalmış ve Malatya Belediyesini yönetmiştir.

___

TEŞEKKÜR: Arşiv desteği nedeniyle değerli Araştırmacı- Yazar Nezir KIZILKAYA’ya teşekkürlerimle. (İY)

Etiketler: /

Yorumlar
  1. iso dedi ki:

    pekiiii buna çok değerli malatya gazeteciler cemiyetmi dernekmi bakmanı ne diyor hcıııı

  2. Mehmet can dedi ki:

    Eskiden Malatya da Malatyalılar vardı şimdi Malatya da MALATYALILAR DERNEĞİ VAR BU UTANÇ DA BIZE YETER

  3. Şahin Doğan dedi ki:

    Üstat eline ve kalemine sağlık.
    Siyasî Aktüalite bakımından çok ilginç bir değerlendirme olmuş.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."