You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Opel Reklam



Malatya Haber -

“Bizim Derdimiz Türkiye”

“Bizim Derdimiz Türkiye”
  • 15.11.2016

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, “AKP, dış politikada bir sıfır yarattı. Bizi, elde olan 3-5 tane dost ülkeyle düşman etti. Sıfır dostu olan bir ülkeyle karşı karşıya kaldık” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl ve Veli Ağbaba, CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi’nin katılımıyla CHP Malatya İl Teşkilatı’nda basın toplantısı yaptı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Tekin Bingöl, Malatya’da alan çalışması başlattıklarını ifade ederek, çalışmanın Malatya’ya özgü bir çalışma olmadığını belirtti.

“BİZİM DERDİMİZ TÜRKİYE”

Bingöl, 30 ilde CHP il teşkilatlarının planladığı bir alan çalışmasını hayata geçirdiklerini ve bunu Türkiye satına yayacaklarını kaydederek, “Yaptığımız çalışmalarla birlikte sürekli hale getirilecek bir çalışma olacak. Bu çalışmada temel hedefimiz bir seçim sürecine girmeden, bir seçim çalışması yoğunluğu içerisinde olmadan vatandaşlarımızla buluşmak. Türkiye’nin içinde bulunduğu bu olumsuz koşulları salt siyasiyeler olarak biz kendi aramızda, kendi yetkili kurullarımızda konuşup, değerlendirmenin ötesinde asıl sorunu bire bir yaşayan, asıl Türkiye’nin gidişiyle ilgili vatandaşlarımızın nasıl bir halet ruhiye içerisinde olduğunu ve bu olaylar karşısında neleri düşündüklerini öğrenmek bizim için çok önemliydi. Onun için bu çalışmayı başlattık. Bu çalışmayı daha da kalıcı hale getirip, daha da yaygınlaştırmak üzere adeta yollara düştük. Bu çalışmayı yaparken Cumhuriyet Halk Partisi’nin olarak Türkiye’nin en ufak derdini, bütün sorunlarını kendine dert eden tek parti olduğumuz için bu çalışmaları başlattık. Bizim derdimiz Türkiye. Bizim derdimiz bu ülkenin ayrım yapmadan hangi siyasi görüşe mensup olursa olsun, hangi inanca mensup olursa olsun, nasıl bir yaşam tarzı sürdürüyor olursa olsun bütün vatandaşlarımızı kucaklayan, hepsini bir gören bir siyaset anlayışına sahip olmamız nedeniyle bu tür çalışmaları çoğaltıp, sürdürmeye kararlıyız” diye konuştu.

“TÜRKİYE’DE İŞLER HİÇTE İYİ GİTMİYOR”

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 93 yıllık bir deneyime sahip olduğuna dikkat çeken Bingöl, 93 yıllık bir deneyimin, birikimin ve bir yetkin kadronun sahibi olan bir partinin mensupları olduklarını ifade etti.

Bingöl, Türkiye’de işlerin iyi gitmediğini savunarak, şunları söyledi:

“14 yıllık tek başına iktidar olan bir siyasi parti ülkeyi çok zor bir sürecin içerisine adeta itti. İşler iyi gitmiyor. Geçmiş hükümetler döneminde elbette sorunlar vardı, elbette bir takım olumsuzluklar yaşanıyordu. O sorunlar ve olumsuzluklar belli kesimler yönelik ya da belli bir takım olaylara sınırlıydı. Ama gelin görün ki AKP iktidarı döneminde inanın nereye dokunursak oradan bir sorun fışkırıyor. Toplumun her kesiminin çok ciddi sorunu var. İnsanlarımız kaygılı, insanlarımız artık birbirine ‘Türkiye nereye gidiyor?’ sorusunu soruyor. Bu soru, çok vahim bir soru. ‘Türkiye nereye gidiyor?’ kaygısını taşıyan binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca insanın kendi kendine sorduğu bir soru haline gelmişse, işte orada vahim bir yönetim anlayışının olduğunu ortaya koyuyor.”

“EN TEMEL SORUNLARIMIZDAN BİRİSİ DIŞ POLİTİKA”

Türkiye’de toplumun her kesiminin derinleşmiş sorunlarının olduğunu ileri süren Bingöl, “İtibarlı bir Türkiye vardı. Güçlü bir Türkiye vardı. Herkesin gıpta ettiği bir silahlı kuvvetleri vardı. Disiplinli bir ordusu olan bir Türkiye vardı. Ama yalnızlaşan bir Türkiye var. Diğer ülkelerden kopan bir Türkiye var. Diğer ülkelerin bakış açılarının her geçen gün Türkiye’ye karşı negatif olduğu bir Türkiye var. Türkiye’de ekonomik darboğaz içinde olmayan toplum kesimi yok. Emeklimiz, asgari ücretlimiz, taşeron işçilerimiz, tarımla uğraşan köylü kardeşlerimiz, engelli kardeşlerimiz bunu çoğaltmak mümkün ve maalesef hepsinin çözülmemiş aksine AKP iktidarıyla derinleşmiş birçok sorunu var. En temel sorunlarımızdan birisi dış politika. Kendinde menkul dönemin Dışişleri Bakanı ‘sıfır sorumlu bir dış politika izleyeceğiz’ demişti. Vallahi bir sıfır yarattı. AKP, dış politikada bir sıfır yarattı. Bizi, elde olan 3-5 tane dost ülkeyle düşman etti. Sıfır dostu olan bir ülkeyle karşı karşıya kaldık. Sonra döndü ‘sıfır sorunsuz bir Türkiye’ yaratamadıklarını görünce, başka bir şey gerçekleştirdiler, ‘değerli yalnızlık.’ Ne zamandan beri yalnızlık değerli oldu ki? Yalnızlık Allah’a mahsus, onun dışında hiç kimse yalnız, hiç kimse sahipsiz, hiç kimse tek başına değer ifade etmez” diye konuştu.

“BIRAKIN MISIRI, PİRİNCİ, BUĞDAYI DIŞARIDAN SAMAN İTHAL EDİYORUZ”

Bingöl, Türkiye’de tarım ve hayvancılığın azaldığını ifade ederek, “Malatya’da dahil Türkiye’de tarımla uğraşan insanlarımız var. Ama öyle bir tarım politikasıyla karşı karşıyayız ki, 2002 yılında AKP iktidar olduğunda birden bire önlerine konan dış mihraklı tarım dosyalarıyla bizim tarım politikamız biranda değişti. Ne acıdır ki yıllar önce bırakın Türkiye’deki vatandaşlarımızın tamamını doyuran bir tarım dışında biz onlarca ülkeye tarım ürünleri ihraç ediyorduk. Şimdi bırakın mısırı, pirinci, buğdayı saman ithal ediyoruz. Biz bir zamanlar hayvancılıkla övünen, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaygın hayvancılığın oradaki vatandaşlarımızı ikamet ettiren bir hayvancılık politikasıyla ayakta duruyorduk, şimdi anguslar geliyor, başka hiç bilmediğimiz hayvansal ürünler geliyor. Biz burada giderek sığlaşan, azalan o hayvancılığı beslemek üzere dışarıdan saman satın alıyoruz” şeklinde konuştu.

“BÜTÜN EKONOMİK PARAMETRELER BOZULMUŞ”

Türkiye’nin ekonomik olarak iyiye gitmediğini iddia eden Bingöl, şunları söyledi: “Son dönemlerde artık öyle bir noktaya geldi ki ne yaparlarsa yapsınlar, hiçbir ekonomik düzelmeye imza atamıyorlar. Bütün ekonomik parametreler bozulmuş. Vatandaşlarımızın özellikle ticaret erbabı vatandaşlarımızın sabah kalkıp baktıkları ilk iş, kurlar, borsa, Türk lirasının diğer para birimleri karşısında ne kadar değer yitirdiği ve borçlanarak ayakta tutmaya çalıştıkları işyerlerinin kredinin üzerine ne kadar faiz bindiğinin, ne kadar yükün arttığının hesabını yapıyorlar.”

“TÜRKİYE’DE AZGINLAŞAN BİR TERÖR VAR”

Bingöl, Türkiye’de azgınlaşan bir terör olduğunu kaydederek, “Terör, kim ya da kimler tarafından gerçekleştiriliyorsa gerçekleştirilsin, hangi terör örgütü terör faaliyeti içerisinde olursa olsun Cumhuriyet Halk Partisi, bütün terör örgütlerinin, terör faaliyetlerinin tamamının karşısındadır. Hiç kimse bizi terörle zerre kadar ilişkilendiremez. Böyle bir şey yapanlarda o davranışlarının altında kalır, ezilirler. Terör 2002’den 2016 yılının sonuna gelindiğinde bu kadar zaman içerisinde nasıl böyle bir yükseliş gösterdi, dönüp buna bakmak gerek. Kim be terör örgütlerini cesaretlendirdi? Nasıl bu tek başına iktidar olan hükümet döneminde terörist faaliyetler Türkiye’nin her tarafına yaygın bir şekilde dağıldı? İnsanlar sokağa çıkarken bile ya da çoluk çocukları okula giderken kaygı içerisinde onların sağ salim geriye dönmelerini beklerken Türkiye nasıl böyle sürecin içerisine itildi? Bunun tek bir sorumlusu var. Bu sorumluluktan asla kaçamayacaklar. Bugün farklı algı yaratmaya çalışsalar dahi terörü bu kadar hortlatan, terörün bu kadar büyük bir cesaretle eylem yapmasına yol açan iktidardır, hükümettir” ifadelerini kullandı.

“PARLAMENTER SİSTEMİ SAVUNUYORUZ”

Parlamenter sistemi savunduklarını dile getiren Bingöl, “Parlamenter demokratik sistemi savunmamızın çok temel gerekçeleri var. Bir defa Parlamenter demokratik sistemin işlediği en iyi yönetim şekli cumhuriyettir. Cumhuriyet tek başına bir kelimeyle ifade edilebilecek kadar dar bir anlayışla izah edilemez. Cumhuriyet demek; özgürlük demek, insan hakları demek, kuvvetler ayrılığı, hukukun üstünlüğü demek. Bütün insanların eşit gözle bakıldığı bir yönetim anlayışı demek. Cumhuriyet demek; laik, sosyal, hukuk devleti demek. Bunlardan kim bugüne kadar zarar gördü? Bu bahsettiğim temel kavramların hangisi yanlış ki biz Parlamenter demokratik sistemi bırakalım, bir başka anlayışla bu ülkeyi yönetmeye kalkışalım? Bakın burası Türkiye. Türkiye çok farklı bir coğrafyada yer alıyor. Haritayı göz önüne alalım Türkiye oldukça önemli bir geçiş noktası. Burada tekli bir anlayışla ülke yönetilemez. Türkiye, bir ailenin, bir kişinin ya da bir zümrenin yönetimine terk edilirse işte o zaman bu ülke çok daha büyük tehlikelerle karşı karşıya kalır” dedi.

“DARBECİLERİN YAPAMADIKLARINI, KENDİ MAHKEMELERİYLE YAPMAYA ÇALIŞIYORLAR”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyon ile ilgili soruyu yanıtlarken, “OHAL’den sonra,  15 Temmuz sonrası, AKP kendisine muhalif olan basına adeta darbe yaptı. 15 Temmuz’da darbeciler, darbeyi gerçekleştirmiş olsalardı ilk yapacakları işler den biri Cumhuriyet’i kapatmak olacaktır” diyerek şunları belirtti: “Darbecilerin silahla yapamadığını, bunlar kendi mahkemeleriyle yapmaya çalışıyor. Cumhuriyet Gazetesi yıllardan beri AKP’nin kol kola girdiği Fetullah’la mücadele eden bir gazetedir.  Cumhuriyet Gazetesi, onlar  ‘Ne istediniz de vermedik’ derken Cumhuriyet Gazetesi onların, Fetullah’ın Türkiye’de yaptığı, bugün yapmaya çalıştıklarını şeyleri yazmıştır. Cumhuriyet Gazetesinin yaptığı şey Cumhuriyetin kuruluş değerlerini savunmaktır.  AKP, Cumhuriyet Gazetesine saldırmakla sadece gazeteye saldırmıyor esasen saldırmış olduğu şey Cumhuriyetin temel değerleridir, demokrasidir,  laikliktir, Cumhuriyettir.  Saldırdıkları ve yapmak istedikleri tam da odur. 12 Eylül darbecilerine teslim olmayan Cumhuriyet, o anlayış bugünkü darbecilere de teslim olmayacaktır.”

Selahattin GÖKATALAY, Ferdi DURDU-  Yeni Malatya Gazetesi, malatyahaber.com

Etiketler: / /

Yorumlar
  1. adem diyor ki:

    Türk’ün Türk’ten başka dostu yok diyen sizler şimdi neden dışardan dost arıyorsnuz ki? Ak Parti riyakarların maskesini düşürdü şimdi ak ve kara belli. sizin zamanınızda herkes dost görünüp bizi bölmek için çabalıyordu başaramadılar sömürmek için dolaplar çevirdiler ama yeter artık siz hele bi kenarda durun azcık.

  2. ahmet 44 diyor ki:

    mustafacım ötelieştiren biri varsa chp dir hdp teröre destek vermiyor mu nasıl açıkca bu milletin gözünün içine baka baka bunlara destek veriyor veli ağbaba da bu olaylara ortak oluyor

    1. MUSTAFA diyor ki:

      Ahmet bey,
      Ben chp nin savunucusu değilim, ancak el insaf diyorum. Benim anladığım chp bu ülkede yargılamalar adil olsun, demokrasi korunsun, insanlar mağdur olmasın, gerçek suçlular ceza alsın diyor. Bunun neresi yanlış.
      Oysa bu iktidar zamanında yolsuzluk yapan bakanları koruduğu gibi, ordumuzu dağıtan savcılara da en büyük desteği vermiştir. 100 Yıllık cumhuriyeti sonlandırma aşamasına getirmiş en büyük terör örgütüne destek verdiğini itiraf etmiş ancak hiç bir siyasi ceza almamıştır.
      Pkk keza öyle. Lütfen objektif değerlendirelim. Bu ülke hepimizin. Ülkemizi bölmeyelim.

  3. ahmet gökhan diyor ki:

    Senin chp genel başkanın kemal kılıçdaroğlu sgk il müdürlüğü yaparken cezaevine pkk destek verim yatan kişileri sgk il müdürlüklerine atamadı mı siz nasıl bir partisiniz ki teröre destek verip amerika başkanı adayı hillary clinton önünde el pençe durmadımı eskiden kim bu ülkeye zarar vermek isterse chp iktidar arzusu ile bu milleti hiçe saymıştır.

    1. Ülkü Koçak diyor ki:

      Ahmet bey bu iddiayı satırların taşıyan gazeteci ” yalan haber yapmaktan hapis cezası aldı ” bilin istedim.

  4. MUSTAFA diyor ki:

    İşte bu CE HA PE zihniyeti olarak başlayan yorumlarınız haksız, insafsız ve yanlı yorumlardır.
    Kişiler suçlanabilir ancak bir parti suçlanmaz.
    O parti içinde dindar, milliyetçi, demokrat vb. her tür insan mevcuttur.
    Bu özellikler hiç bir partinin tekelinde değildir.
    Türkiye de hiç bir patide de, parti içi demokrasi yoktur.
    Bu nedenle NECDET, MURAT ve ARİVA kodu ile yorum yazanlar bana göre haksızsınız.
    Lütfen daha adil olalım. Takım tutar gibi parti tutmayalım. Kimseyi ötekileştirmeyelim. İnancımız da, insanlık ta bunu gerektirir.

  5. ariva diyor ki:

    sanki türkiyenin dostu vardı bu chp zihniyetini anlayamadım.

  6. MURAT diyor ki:

    Evet doğru, sizin derdiniz Türkiye, ülkemizin çıkarlarını çok iyi koruyorsunuz, hem dışarıda hem de içeride çok başarılısınız. O kadar iyi işler yaptınız ki (1923 den 1927 ye kadar tek başına iktidar olan bir parti olan CHP) Türk Halkı sizi 60 yıldır iktidar yapmıyor. Ayrımcılığı bırakın, insanları sevin, kucaklayın, vatanını, dinini, milletini sevenlerle beraber olun, birlik olun, ayrışmayın, teröre destek verenlere kucak açmayın, onlara yüz vermeyin, onlardan korkmayın, sadece Allah’tan korkun, o zaman gün gelecek halk sizi başkan da yapacak, başbakan da yapacaktır. Sonunda yine iktidar olur yine uzun süre başta kalırsınız…VeSSelam…

    1. Ahmet Sefa diyor ki:

      Yahu, özelleştirip özelleştirip sattınız ülkeyi, dış borcu yüz katına çıkardınız, çözüm süreci diye bağırdınız, bop eş başkanlığına ne güzel dediniz, terörist başına “sayın” dediniz, şimdide çıkmış karşınızda cahil varmış gibi, sıvı yağ misali su üstüne çıkıyorsunuz. Irakta Türk Askerinin başına çuval geçirildiği zaman, intikamını “Kurtlar Vadisi Irak” la alan bir zihniyetin neferisiniz… Bu olaydan sonra Sarayburnunda Amerikalı askerlerin başına çuval geçirenler kadar olamadınız. Sorsanız, onlar “Kominist” dersiniz. Masal anlatıyorsunuz masal…

  7. necdet diyor ki:

    Gamze İlgezdi rezidansların hesabını versin .Siz düne kadar İslam ülkeleri ile beraber olmayı irtica diye değerlendiriyordunuz .Şimdi dostlukalrın kaybı olarak görüyorsunuz. Siz TÜRKİYE ‘nin büyümesini istemeyen ülkeleri kaybettik diyorsunuz .Siz teröre destek veren ülkeleri kaybettik deseniz daha iyi anlaşılırsınız .Türkiye düşmanlarıyla beraber olursanız muhalefette kalmaya devam edersiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."