Final

Final

Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Malatya Haber -

”Buna Yapacağım Birşey Yok..”

”Buna Yapacağım Birşey Yok..”
  • 26.12.2015

İnönü Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Fatih Hilmioğlu, üniversitenin kadro kanun tasarısı ile ilgili engelleme çabalarını yorumlarken, hayli sert konuştu.. “Türkiye’nin hangi ilinde olursa olsun, bir ile bu denli kötülük yapan insanı, halk sokakta gezdirmez..” diyen rektör, “kadro kanunu konusunu engellemeye tek bir milletvekilinin gücünün yetmeyeceğini, asıl iradenin Başbakan olduğunu ve Başbakan istediği takdirde, kadro sorununun çözüleceğini” söyledi.

“KADRO SORUNU NASIL YOKMUŞ?..”
Rektör, İnönü Üniversitesi’nde bugün başlayan “Ulusal Bağımsızlık İçin Türkiye İktisat Politikaları Kurultayı”nın açılış konuşmalarından sonra verilen ara sırasında, basın mensuplarının AKP Malatya Milletvekili Münir Erkal’ın, “aleyhinde tavır” sergilediği üniversitenin kadro kanun tasarısı ile ilgili soruları yanıtladı.

Rektör Hilmioğlu, Erkal’ın karşı çıkışını nasıl değerlendirdiği şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:

“İnönü Üniversitesi’nin kadro sorunu nasıl olmuyormuş, anlayamadım. Bugün Turgut Özal Tıp Merkezi’nde 1.000’in üzerinde geçici işçi çalışıyor, döner sermayeden. Nasıl kadro sorunu yok? Kadro olsa geçici işçi çalışır mı bu kadar?

Turgut Özal Tıp Merkezi, 1990’da inşaatına başlandı, şu anda akademik, idari ve geçici personelle birlikte aşağı yukarı 2.000 civarında insan çalışıyor. Bu kadar insan nasıl çalışıyor orada? Şimdiye kadar bu birime kadro kanunu verilmemişti. Orada çalışan insanların, 1.000’in üzerinde geçici işçi, diğer kadrolarda çalışanlar da daha önceden kurulmuş olan fakültelerin ve birimlerin kadroları kullanılarak, orada insanlar çalışıyor. Yani profesörü de, doçenti de, yardımcı doçenti de, okutmanı da, araştırma görevlisi de, kadrolu çalışan hemşiresi de..

Kadro kanunu vardır, kadro sorunu yoktur denilebilir mi? Kadro kanunu sorunu olduğunu zaten daha önce sayın milletvekili de söyledi. Şimdi neden öyle söylüyor, onu da anlamıyorum. Bunların zihniyeti bu. Bunun söylediği şey.. Arapgir’de yapılan bir toplantıda yine kadro kanununu gündeme getirdiğimde, AKP’nin il başkanı çıktı, ondan sonra ‘kadroları verelim de, çiftlik gibi kullan değil mi rektör bey’ dedi. Zihniyet budur. Bu zihniyetle de bir yere varılmaz.

İnönü Üniversitesi’nin 20 bin öğrencisi var. Bunun yarıya yakını Malatyalı, büyük bir eğitim hizmeti veriyor. Bu bir.

İkincisi 220 bin hasta, geçen yıl bakılmış burada. Ayakta ve yatarak teşhis ve tedavisi yapılmış. Yani Malatya merkez nüfusunun neredeyse yarısı. Büyük bir sağlık hizmeti veriyor. Büyük bir eğitim hizmeti, büyük bir sağlık hizmeti.. Yıllık 100 milyon doların üzerinde bir ekonomik katkısı var, Malatya’nın ekonomisine. Şimdi, böylesine çok büyük bir katkısı olan, böyle bir katkıyı yapan Malatya’da başka bir kurum yok.

Bugün Malatya’yı ayakta tutan en önemli kurum, İnönü Üniversitesi’dir. Dolayısıyla herkesin, sadece siyasilerin değil, diğer kamu kurumlarındaki, veya herhangi bir şekilde özel sektördeki, sokaktaki vatandaşın bile İnönü Üniversitesi’nin kalkınması için çok ciddi çaba sarfetmesi lazım.

Bu zihniyet de kalkınmayı bırakın, bu İnönü Üniversitesi’nin önünü kesmek için elinden gelen herşeyi yapıyorlar. Ben bu zihniyete daha önce yani, bir ilin ekonomisiyle, sağlığıyla ve eğitimiyle bu denli oynamak, bu kurumla oynayarak, bu denli bunlarla oynamak ve Malatya’nın geleceğine yönelik, bu denli Malatya’nın önünü kesmek.. Ben buna Malatya hainliği dedim daha önce, yine öyle söylüyorum.

Ama birşey daha söyledim daha önce.. Türkiye’nin hangi ilinde olursa olsun, bir ile bu denli kötülük yapan insanı, halk sokakta tükürükle boğar, halk sokakta gezdirmez bu insanları. Ama bu insanlara da bir şekilde halkın gerekli tepkiyi göstermesi lazım. Yani vurma kırma anlamında demiyorum, demokratik tepkiyi göstermeli. Ee bunu göstermediği müddetçe de yapacak birşey yok efendim yani.

Malatyalı hemşireler veya Malatyalıların çocukları veya başka insanlar, burada asgari ücretle çalışmaya devam edecekler, kendi çocukları. Yapacağım birşey yok benim yani.”

BİR MİLLETVEKİLİNİN GÜCÜ YETMEZ..
Rektör, engelleme çabalarının kişisel sorunlardan mı kaynaklandığı yolundaki bir soruyu da şöyle yanıtladı:

“Başka birşey daha söyleyeyim. Bu milletvekili çok böyle sanki kadro kanununu engelleyen insan gibi de bir şekilde kamuoyunda algılanıyor. Böyle birşey de yok. Bunun da kullanıldığını düşünüyorum. Böyle bir kadro kanunu çıkartmaya veya çıkartmamaya bir tek milletvekilinin gücü falan yetmez. Bu tek bir irade vardır. O da başbakanın iradesidir. Başbakan olur derse çıkar, olmaz dese çıkmaz.

Dolayısıyla bugün kadro kanunu çıkmıyorsa, demek ki, Başbakanın emriyle çıkmıyordur. Eğer başbakan çıksın dese, zaten bunun önünde duracak hiçbir milletvekili olmaz.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."