You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


Örnek Resim


Opel Reklam
Malatya Haber -

”Çevre Sorunları ve Türkiye” Paneli

”Çevre Sorunları ve Türkiye” Paneli
  • 26.12.2015

Malatya Belediyesi’nin Dünya Çevre Günü dolayısıyla düzenlediği “ Çevre Sorunları ve Türkiye” konulu panel Belediye Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi.

Panele, konuşmacı olarak İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Prof. Dr. Ahmet Samsunlu, Yrd Doç. Dr. Melike Gürel ve Doç. Dr. İsmail Toröz katıldı.

Paneli, Vali Osman Derya Kadıoğlu, Belediye Başkanı H.Cemal Akın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Kılıç, İl Müftüsü Bekir Gerek, İl Çevre ve Orman Müdürü Cumali Sayın, İl Kültür ve Turizm Müdürü Derviş Özbay, bazı ilçe ve belde belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, Başkan Yardımcıları, Daire Müdürleri ve vatandaşlar izledi.

ÖNCE AKIN KONUŞTU..
Belediye Başkanı Akın, yerel yönetimlerin en temel görevlerinden birisinin yaşanabilir hayat alanları oluşturmak olduğunu belirterek, bu alanları oluşturmanın en önemli kriterlerinin ise hayata geçirilen projelerin çevresel değerlerle örtüşmesi olduğunu söyledi.

Yerel Yönetimlerin çevresel değerleri koruması ve geliştirmesinin sadece sağlıklı bir çevrenin değil sürdürülebilir bir şehircilik politikası üretmenin de ön şartı olduğunu belirten Başkan Akın, şöyle dedi :

“1972 yılında İsveç’de yapılan Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında alınan bir kararla ilan edilen Dünya Çevre Günü münasebetiyle düzenlemiş olduğumuz bu panel, Malatya Belediyesi’nin çevre sorunlarına gösterdiği duyarlılığı ve bu sorunların çözümüne katkıda bulunma iradesini göstermesi açısından da değer taşımaktadır”

Malatya’nın gelişmekte ve sanayileşmekte olan bir şehir olarak çevresel değerlerin korunmasına ve geliştirilmesine önem veren bir şehir olmak zorunda olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Akın, bu anlayışın ürünü olarak Malatya Atıksu Arıtma Tesisi’nin son bir yılda yürütülen yoğun çalışmalarla tam kapasite hizmet vermeye başladığını, çöplerin depolanmasında vahşi depolanmadan düzenli depolanmaya geçildiğini vurguladı.

Akın, Malatya’nın yeşil alan miktarının çağdaş şehir standartlarına çıkarmak için Sümerpark, Meyvecilik Araştırma Enstitisü Arazisi ve Şeker Fabrikası arazisi üzerinde modern projeler inşa etmeyi plandıklarını belirterek, “ Hava, gürültü, su ve toprak kirliliği olmayan, doğası ve doğal kaynakları korunan, beden ve ruh sağlığının korunmasına yardımcı çevre şartlarının oluşturulduğu, kaliteli bir mimari ve fiziksel çevrenin hayat bulduğu, yaş, yetenek ve gelir durumu ne olursa olsun, her birey için, spor ve boş vakitlerini değerlendirebileceği yeşil alanlar ve sosyal mekanların çoğaldığı bir Malatya için çalışıyoruz” dedi.

Başkan Akın’ın konuşmasından sonra panelistler sunuşlarını yapmaya başladı.

PANELİST ESKİ BAKAN..
Panelde ilk olarak, eski İmar ve İskan bakanlarından, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve İmar ve İskan Eski Bakanı Prof. Dr. Ahmet Samsunlu konuştu.

Prof. Dr. Samsunlu, ilk zamanlarda dünyada çevre ile ilgili bir sorunun bulunmadığını, dünya nüfusunun artmasıyla birlikte çevre sorunlarının da ortaya çıktığını söyledi.

Özellikle 2. Dünya Savaşından sonra artan sanayileşme ile kalkınmış ülkelerde çevre sorunlarının başladığını kaydeden Samsunlu, “Avrupa’da Roma Kulübü diye bir kulüp 1965 yılında başlattığı bir çalışmanın 1968 yılında yayınladığı sonuç raporunda dünyadaki nüfus hareketinin aynı hızda devam etmesi halinde, dünyayı bir felaketin beklediğini belirtmiştir. Bu felaketin önüne geçilmesinin ise nüfus artışının kontrol altına alınması, hammaddelerin hızlı tüketiminin azaltılması, hammaddelerin geri dönüşümünün kazandırılması ile mümkün olacağı belirtilmiştir” dedi.

Prof. Dr. Ahmet Samsunlu, şehirlerin yaşanılır mekanlar haline getirmek zorunluluğu olduğuna vurgu yaparak, “ Türkiye’yi cennet yapıp yapmak veya yaşanılır bir yer haline getirip-getirmemek bizim elimizdedir. Yine Avrupa’da 215 büyük ve önemli kent inceleme altına alınmış, bu incelemede İstanbul 105. sırada yer almıştır. Irak savaşından sonra ise Bağdat 215. sırada yer almıştır. İşte bu şehirlere bakmanın öneminin en büyük örneğidir. Bir şehre bakarsanız bağ, bakmazsanız dağ olur. Bu yüzden kentlerimizi korumalıyız” şeklinde konuştu.

Doğanın doğal haline dokunulmaması halinde hiçbir çevresel sorunun çıkmayacağına işaret eden Prof. Dr. Samsunlu, doğayı yıprattıktan sonra, yıpranmış doğayı toparlamanın çok zor olduğuna dikkat çekti ve şöyle konuştu :

“ Dünyamız da bir tane olduğuna göre, onu da temiz tutmalıyız. Eğer dünyamızı temiz tutarsak herşeyimiz Tanrı’nın bize verdiği gibi korunmuş olur. Çevre ve Canlıların ortak bir yaşam alanı vardır. Eğer doğanın doğal haline dokunulmazsa hiçbir sorun çıkmaz. 20. yüzyılda artan göç, teknolojinin gelişmesi, sanayinin gelişmesi dünya üzerinde ekolojik dengeyi bozmuştur. Bizim rahat bir şekilde yaşayabilmemiz için Dünyamızın sürdürülebilir yaşam çerçevesinde korunması gerekmektedir”

Sinevizyon eşliğinde konuşmasını yapan Prof, Samsunlu ayrıca Dünya ile ilgili bazı önemli olaylar ile Türkiye ile ilgili bazı önemli çevresel tarihleri de göstergelerle izah etti.

“İÇMESUYU AÇISINDAN MALATYA’NIN SORUNU YOK..”
Panelde daha sonra İTÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Toröz konuştu. İçmesuyu, hava kirliliği ve katı atıklar konularında sinevizyon eşliğinde bilgiler veren Toröz, çevre yönetiminin her şehirde yapılması gerektiğini, bunu belediye başkanlarının ve vilayetin yapması gerektiğini vurgulayarak, “amaç, insanların sağlıklı bir ortamda yaşaması için hizmetlerin yapılmasıdır” dedi.

Sağlıklı içmesuyuna sahip olunmasının büyük önem taşıdığına vurgu yapan Doç. Dr. Toröz, sağlıklı içmesuyu için birçok kritere sahip olunması gerektiğini söyledi. Doç. Dr. Toröz bu kriterleri, içme suyu kaynağının seçilmesi, kalitenin izlenmesi, analizler için gerekli altyapı, yasal limitlerin sağlanması ve kalitenin belirli ve sağlıklı bir seviyede tutulması olarak açıklayan Toröz, Malatya’da su açısından hiçbir problemin olmadığını söyledi.

Atıksu ve katı atıklar konusunda da detaylı bilgiler veren İsmail Toröz, toplum olarak bu konularda herkese görev düştüğünü, bu hizmetleri sadece belediyelerde veya devlette beklemenin doğru olmayacağını, sağlıklı bir çevre için tüm insanlara sorumluluk düştüğünü söyledi.

“ÇEVRE BİLİNCİNİN OLUŞTURULMASI ÇOK ÖNEMLİ..”
Panelin son konuşmacısı İTÜ Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Melike Gürel’di. Yrd. Doç. Dr. Melike Gürel, Su, Su Kaynaklarının Yönetimi ve Korunması konularında slayt eşliğinde bilgiler verdi.

Sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması, doğal kaynaklara karşı toplumun duyarlılığının sağlanması, koruma ve kullanma dengesinin sağlanması, çevreye duyarlılık bilincinin aşılanması, AB Çevre Mevzuatı’na uyum sürecinde yerleşim bazında bilinçlendirme öncelikleri konularında açıklamalarda bulunan Gürel, tarım topraklarının doğru zamanlarda sulanması ve ilaçlanması gerektiğini söyledi. Tarımsal kirlilik ve yanlış sulamanın önüne geçilmesinin hem ekonomik verimlilik hem de çevre kirliliği bakımından önem taşıdığını söyleyen Gürel, bu alanlarda yapılan hataların canlı varlıkları tehdit eden hataların başında geldiğini söyledi.

Çevrenin korunması konusunda halkın bilinçlenmesinin çok önemli olduğunu da vurgulayan Gürel, Türkiye’nin sahip olduğu su kaynaklarını çok iyi kullanması gerektiğini kaydetti.

Panelistler daha sonra, izleyicilerden gelen soruları yanıtladılar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."