Final

Fuat


Lab


Malatya Haber -

FETÖ’nün Malatyalı Darbeci Askerlerine Ağır Cezalar

FETÖ’nün Malatyalı Darbeci Askerlerine Ağır Cezalar
  • 03.12.2020

BİRİ ESKİ GENERAL, BİRİ ESKİ YARBAY.. Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin davanın sanıklarının güvenlik güçleri ve sivilleri hedef alan eylemleri cezası kalmadı. Dava kapsamında, aslen Malatyalı olan dönemin İncirlik 10. Tanker Üs Komutanı eski tuğgeneral Bekir Ercan Van ile darbenin ‘1’ numarası olduğu ifade edilen eski Orgeneral Akın Öztürk’ün yine aslen Malatyalı olan damadı eski pilot yarbay Hakan Karakuş, 79’ar kez müebbet ve 3 bin 901’er yıl hapis cezasına çarptırıldılar.

İNCİRLİK TANKER ÜSSÜ KOMUTANIYDI..

Olay tarihinde Adana İncirlik 10. Tanker Üs Komutanı olan eski tuğgeneral Bekir Ercan Van, darbecilerin sözde atama listesinde “Adana Sıkıyönetim Komutanı” olarak yer aldı.

Aslen Malatyalı olan ve NATO birliklerinin görev yaptığı bölgede konuşlu üs komutanlığının tüm imkanlarını darbeciler için seferber eden Van, örgüt mensubu olmayan askeri personeli dış görevlere gönderdi, darbe girişimine katılacak pilot ve uçuş ekibine ise hazır olmaları emrini verdi.

Darbe girişiminden önce savaş uçaklarına havada yakıt ikmali sağlayan 7 tanker uçağı hazırlatan Van, girişimin ilk saatlerinde Ankara ve İstanbul’da alçak uçuş yapmaya başlayan, ardından başkenti bombalayan F16’lara havada yakıt ikmali yapmaları için tanker uçaklarının havalanması emrini verdi. Bu sayede F16’lar uzun süre havada kalıp faaliyetlerini sürdürdü.

Bekir Ercan Van, dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar tarafından ülke hava sahasının savaş uçaklarına kapatılması talimatına rağmen, tanker uçaklarının mürettebatını diğer hava üs birliklerinden gelecek telsiz çağrılarına cevap vermemeleri, kendisi dışında kimseyle irtibat sağlamamaları konusunda uyardı.

Almanya’ya kaçmak istedi

Darbe girişiminin başarısız olduğunu anladıktan sonra İncirlik Üssü’ndeki NATO birliğinde görevli ABD’lilere sığınan ve Almanya’ya kaçma planı yaptığı belirlenen Van, sabah saatlerinde Albay John Walker’ın odasından teslim alındı.

Savcılık sorgusunda “Hava Kuvvetleri Harekat Merkezinden, üste bulunan tanker uçaklarının havalandırılması konusunda askeri telefondan emir aldım” diyen Van, kimin talimat verdiği sorusuna ise “O sırada uyukladığım için kiminle konuştuğumu tam olarak hatırlamıyorum.” karşılığını verdi.

İddianamede, darbe girişimi gecesi eski tuğgeneral Van‘ın talimatıyla kaldırılan tanker uçakların, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, TBMM ve Özel Harekat Daire Başkanlığını bombalayan darbeci pilotların kullandığı uçaklara 10 kez yakıt ikmali yaptığı tespitine yer verildi.

Bekir Ercan Van, mahkemedeki savunmasında jetlere yakıt ikmali sağlayan tanker uçakların kaldırılması emrini verdiği yönündeki suçlamayı reddedip, “15 Temmuz gecesi hava üs komutanı olarak benim personelime verdiğim emirler yasal emirlerdir.” dedi.

F16 savaş uçaklarına yakıt ikmali yapan tanker uçaklarının pilotlarından eski üsteğmen Hızır Özyuva, ifadesinde, yakıt ikmali emrini, İncirlik 10. Tanker Üs Komutanı Van‘ın verdiğini anlattı.

Eski pilot üsteğmen Fatih Akbulut da, “10. Tanker Üs Komutanı Bekir Ercan Van, uçuş ekibine ‘Kuzey yönüne, Ankara tarafına gideceksiniz, sizden yakıt talep eden uçaklara yakıt ikmali sağlayacaksınız, telsizden kimseyle temas kurmayacaksınız’ dedi.” şeklinde ifade verdi.

Bekir Ercan Van, yargılama sonucunda, “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Cumhurbaşkanına suikast girişimi” ve 77 kişinin şehit edilmesi suçlarından sorumlu tutularak 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Van, ayrıca, 198 kişiyi “kasten öldürmeye teşebbüs”, 22 kişiye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve bir kişiye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs” suçlarından 3 bin 901 yıl 6 ay hapis cezasına mahkum edildi.

Engeline rağmen orduya sızdırıldı, FETÖ’cü pilotları yetiştirdi

Kendisine boyun eğmeyen öğrencilere, baskıyla okulu bıraktıran örgüt, orduya sızdırdığı kendi askeri öğrencilerini, öğrenci liderliği (KADET) teşkilatına yerleştirdi. O dönemde binbaşı rütbesiyle filo komutanı olan, darbeci tuğgeneral Bekir Ercan Van ve Pilot Kurmay Yüzbaşı Seyfettin Bilgin tarafından eğitilen 16 yüzbaşı, 2006’da mezun edilerek, uçuş eğitimlerini tamamlamaları için Akın Öztürk’ün komutanı olduğu İzmir Çiğli 2. Ana Jet Üssü’ne gönderildi

15 Temmuz darbe girişimi sonrasında tutuklanan Bekir Ercan Van, “R” leri söyleyememesine rağmen, “askeri öğrenci olur” raporu alınarak 1985’te orduya sızdırıldı. FETÖ üyelerinin orduya sızdırılmasında etkin rol oynayan Van, İncirlik Üs Komutanı iken, 15 Temmuz gecesi örgüt üyesi pilotlarla gönderdiği tanker uçaklarla, Ankara’ya bomba yağdıran F-16’lara yakıt ikmali yaptırdı.

‘Malatya’dan ailem geldi’

Bekir Ercan Van, davanın Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinde Ağustos 2020’de yapılan duruşmasında  Malatya’dan duruşmayı izlemek için geldiğini söylediği ailesinin mahkeme salonuna alınmasını ve bu yönde bir karar alınmasını istemişti.

Mahkeme Başkanı Selfet Giray ise yeni tip koronavirüs tedbirleri kapsamında izleyici ve müştekilerin Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlantı kurulan ikinci salonda duruşmayı takip ettiklerini, duruşma salonuna görevi olmayan kimsenin alınmadığını hatırlatarak, bu talebi reddetmişti.

DARBENİN ‘1’ NUMARASININ DAMADI YARBAY..

Akıncı Üssü davasında, darbenin ‘1’ numarası olduğu, darbecileri yönettiği gerekçesiyle mahkum edilen  eski Orgeneral Akın Öztürk’ün damadı olan Malatyalı eski Pilot Yarbay Hakan Karakuş da, ağır cezaya çarptırıldı.

Darbe girişimi sonrası evinde yapılan aramada çok sayıda 1 banknotluk ABD doları bulunan Karakuş, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs”, “Cumhurbaşkanına suikast” ve 77 kişinin şehit edilmesine ilişkin toplam 79 kez ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum edildi.

Karakuş, 198 kişiye yönelik “kasten öldürmeye teşebbüs”, 22 kişiye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve bir kişiye yönelik “kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs” suçlarından da toplam 3 bin 901 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Darbeci pilotları yönlendirdi

Mahkum edilen isimlerden biri de darbeci eski orgeneral Akın Öztürk’ün damadı olan Hakan Karakuş’tu.

AA muhabirinin dava dosyasından derlediği bilgilere göre, darbe girişimine kadar yarbay rütbesiyle Akıncı Üssü 141. Filo Komutanı olan Karakuş, 12 ve 13 Temmuz’da dönemin üs komutanı eski tuğgeneral Hakan Evrim, dönemin üs harekat komutanı eski albay Ahmet Özçetin, 143. Filo Komutanı eski binbaşı Mustafa Azimetli, eski pilot yarbay Hasan Hüsnü Balıkçı ve eski pilot binbaşı Mehmet Fatih Çavur ile darbe hazırlıkları kapsamında toplantılar yaptı.

Darbe girişiminden hemen önce Akıncı davasında mahkum edilen Mustafa Azimetli ile birlikte Balıkesir’e uçarak F-16 savaş uçağına hedefleri tam isabetle vurmalarını sağlayan “sniper pod” cihazı taktıran Karakuş, darbe girişimi başlamadan önce uçaklara mühimmat yüklenmesini sağladı.

Karakuş, 14 Temmuz 2016’da, darbe girişimi sırasında alıkonulacak generallerin tutulacakları yerleri hazırlattı.

Darbe girişimi günü örgüte sadık pilotlarla bir araya gelerek görev dağılımı yapan Karakuş, olay gecesi Akıncı Üssü’ndeki uçuş kulesinde bulunanlara ve havalanan darbeci pilotlara emirler verdi. Karakuş, ayrıca Adana’dan kalkan tanker uçaklarının Ankara’ya gelmesini sağladı.

“Sarayı da bombalayın…”

Darbe girişimi gecesi uçuş kulesinde görev yapan nöbetçi subay R.G, girişimin başarısız olduğu bilinmesine rağmen Karakuş’un uçakları havada tutmak istediğini, sabah saatlerinde havadaki son uçağa “Sarayı da bombalayın, elinize sağlık.” dediğini bildirdi.

16 Temmuz 2016 sabahı darbeci F-16 pilotu Müslim Macit, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çevresini bombalayarak 15 vatandaşı şehit etti, 7 kişiyi de yaraladı. Macit’e bombalama emrini veren Karakuş, bombaları atmasının ardından “Eline sağlık” dedi.

Karakuş, darbe girişiminin başarısızlığa uğratılmasının ardından yakalandı.

Akıncı Üssü davasında yaptığı esas hakkındaki savunmada filodan kalkan uçuşları kontrol ettiğine ilişkin suçlamaları reddeden Karakuş, kule ile uçaklar arasındaki konuşmaların montaj olduğunu öne sürdü. Karakuş, darbe girişimi gecesine ait telsiz konuşmalarının hukuka uygun şekilde elde edilmediğini savundu. Ama Adli Tıp Kurumunca verilen uzman raporu, Karakuş’un konuşmaların montajlandığına yönelik iddiasını boşa çıkardı.

DARBECİ YARBAYA KÖYLÜLERİ TEPKİ GÖSTERMİŞTİ

Aslen Yazıhan- Kömüşhan Mahalleli (köylü) olan eski yarbay Hakan Karakuş’un köylüleri ile darbeden 2 hafta sonra görüşen Gazeteci Burhan Karaduman ve Ferdi Durdu’ya, Fethullahçı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) mensubu askerlerin darbe girişimi sonrasında tutuklanan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Akın Öztürk’ün damadı Pilot Yarbay Hakan Karakuş’un baba ocağında darbeye tepki gösteren mahalle muhtarı Mehmet Uludağ, “Darbeye karışan oğlum olsa, alnından vururdum.” demişti.

Darbe girişimine katılan askerler arasında yer aldığı gerekçesiyle tutuklanan ve Malatya’nın Yazıhan ilçesi Kömüşhan Mahallesinden olan Pilot Yarbay Hakan Karakuş’un babasının çevrede “Komiser Rıza” olarak bilinen, Malatya Polis Meslek Yüksekokulu’ndan emekli olan Sait Rıza Karakuş olduğu ve babasının yaklaşık 2 yıl önce (2014’te) vefat ettiği belirtilmişti.

Kömüşhan Mahalle Muhtarı Mehmet Uludağ, “Biz sadece bunun babasını çok iyi tanıyoruz. Bizim buranın doğumlu, burada büyüme gitme. Fakat bu adam dışarıdan evlendi, aldığı kadını biz ne gördük, ne de tanıdık. Rıza beyin 2 oğlunun olduğunu duyduk. Sait Rıza Karakuş vefat edince çocukları Malatya’ya geldiler. Pilotu da, kayınbabasını da cenazede gördük. Bir de o zamanın hükmünde Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun koruması olan bunun bir kardeşi vardı, onu da gördük, polis. Bu adamlar ne bizim köyde yaşamışlar, ne bizim köyde büyümüşler, ne de biz bu adamları tanırız, ne de pilotun ve kardeşinin burayla ilgisi alakası yoktur. Köye geldikleri yoktur. Pilot ve kardeşinin köye gelip gittiğini hiç görmedik. Biz sadece babasının taziyesinde gördük.” ifadelerini kaydetmişti.

Muhtar Uludağ, darbeye kesinlikle karşı olduklarını belirterek, “Vallahi hepimiz canımızı, çağımızı, çocuğumuzu, evimizi barkımızı bu uğurda veririz. Böyle bir şeyi kabul etmiyoruz. Bunların hakkı idam. Bu darbeye kim karışmışsa bizim görüşümüz, isteğimiz, içimizdeki hissimiz idam. Neyi düzeltmek istiyorlar, biz bunları anlayamadık. Bizim silahımızla, bizim elbisemizle, bizim paramızla maaşını alanlar, çağa çoluğunu geçindirenler, bizim sırtımızda geçimini sağlayanlar dönüp devlete oyun oynuyorlar, devlete suikast düzenliyorlar. Böyle bir şey var mı ya? Benim oğlum bile olsa, şahsen elime silah verseler alnının çatına dayarım. Olmaz yav böyle. Biz kime güveneceğiz, ordunda güvenme, hakimine güvenme, emniyetine güvenme, ardından namaz kıldığın hocana güvenme, kime güveneceğiz? Allah’tan korkun yahu? Yapmayın yahu, neyi istiyorsunuz, ne dediniz de olmadı?” şeklinde konuşmuştu.

malatyahaber.com- Burhan KARADUMAN, SG- Ankara, AA

FOTOĞRAFLAR: Eski tuğgeneral Bekir Ercan Van darbe girişimi sonrasında gözaltına alındığında ve daha sonraki süreçte mahkemeye getirilirken

FOTOĞRAFLAR: Darbeci eski pilot yarbay Hakan Karakuş, darbenin ardından gözaltına alındığında ve sonraki dönemde mahkemeye getirilirken

Etiketler: / / / / /

Yorumlar
  1. Ali Kaya dedi ki:

    Özet geçeyim ver gelinen noktada ezberimiz iki fenomenin siyasi düellosuna kadar geldi. Hocaefendi ile Beyefendi mitlerimiz papaz oldular. İşte sorgulamaya tam da bu noktadan başlamak koşulu ve samimiyeti ile sorarken şunu belirtmek isterim aidiyet hussitatım oldu zaman zaman ama asla Fetullahçı veya bir başka siyasal islam vs õğretinin adamı olmadım ve benim gibi bir çok arkadaşım adına soruyorum? Bu cezalar hakkani ise, sen veya ben veya bir başkası dışarıdayken, hep beraber yarattığımız bu iklimin kurbanları için bu ceza reva ise o zaman siz ve ben hepimiz 79 kez ebedi mahpusluğa suskunluğa ve bertaraflığa var mıyız? Ülkeyi restleşme iklimine getirirken kazara sıyrılan ve saf-ı gariban olanların üzerine yıkmak hakkani midir? 15 Temmuz bir sonuçtu, sebebi bizdik, sokakta birlik için tanklara direnen ve hayatını ortata koyanlar adına da soruyorum. Bu süreç her açıdan defoluydu. Öç kültürü şiddetli bir şekilde işledi o kadar. Vicdan soğudu mu hayır. Çünkü yara içeride. Vicdanınızı bu kanlı ve mahpuslu sonuçlarla sorgulamazsak realiteyi bulamayız.. Hic kimse masum değil. Sol, sosyal demokrat vs cenahı ayırıyorum. Sen sorgulamanı yaptın mı? Hayır

  2. Ali Kaya dedi ki:

    Konjonktürel süreçte susmak pasif bir eylemdir. Konuşmaksa daha cüret gerektiren hakkani bir tavırdır. Bekir’i Nevzat Van’ın çocuklarından biri olarak bilirim . Babasının Nevzat Van
    yenicamii çaprazında galiba Pamuk Han olacak, ikinci katında hac organizayonları yapan bir şirketi vardı. Ben gencim İyi hatırlıyorum Bekiri daha çocuk. O dönem Malatya Milli Görüş camiasının en muteber kimliklerinden biriydi Nevzat Van, babası. Anlattığım dönemde Mehmet Alpay bey il başkanıydı Refah Partisinin. İsmail Karakuzu Milli Gazetenin bölge temsilcisi… Güreşci Ahmet
    Soyudoğlu (sadık bir mücadeleci) Gömlekçi Ramazan Özbildirici (üstad her yönüyle üstad) Berber Cumali Çöloğlu (iman ve ihlas insanı).Turan Kelleci, Kireçci Mehmet Sarsılmaz ve Hasan Sırma gibi bir çok değerli isimle ve gençlerden Bilal ve şimdilerde Ak Partide Ekrem Dağ, vs. gibi isimlerle bir milli mücadele ezberi içindeydik. Okuldaki tùm öğretmenlermiz de hem rol model gördüğümüz kişilerdi hem iyi insanlardı. ÒğretmenlerimizYaşar Canbay(zerafet õğreten) Fikret Karapekmez(Kur’anı bize öğreten) Mehmet Şahin(muhteşem hattat) , Mehmet Doğan(hatiplik hocamız) Emin Yücetaş (anlatılmaz bir samimiyet) Mahmut Çalışkan , Kimyacı Remzi Orhan, Fenci merhum kuzum öğretmenim Aydın Tabu, inci Fenci, Mazala felsefeci Boru hocamız ve Dayı lakaplı İhsan Gür hocalarımız, Saddam lalaplı müdürümüz gibi ve Tarzan lakaplı beden hocamız ve Gavur lakaplı ingilizce hocamız ‘ Ali Kaya (ki muhteşem öğreticidir mahlasım oradan gelir). Nazmi Hakyol gibi bir çınar Abdurrahnan Eser gibi matematiği tebeşir fırlataeak kulak memize anahtarla formül sıkıştıran hocalarımız gibi ve yine o dönemde il soyasetinde
    Naci Şavata gibi ablerimiz, Talat Marasalı gibi merhum Nazım Aydoğan ve Avukat Sinan Şavata gibi Recai Kutan gibi, Oğuzhan Asilrürk gibi bir çok isimle merkezde onlar ve sahada biz bir iddia ortaya koyduk. Kendimizce ve ezberimizce
    abilerimiz merkezde, bizler ise çeşitli sahalarda bir iddia içindeydik.
    Vee

  3. eşgileme dedi ki:

    fazla kayısı yemek iyi değil

  4. Mert44 dedi ki:

    Van teröristi Malatya li değil Elaziglidir.

    1. BABA dedi ki:

      Ali Kaya babasını yazmış, amcasını da ben yazayım Vahap Van, ipekçi sokakta otururlardı. Sallama Elazığlı diye. Gelelim milli görüş meselesine, evet tamamınız suçlusunuz, bu görüşle değil aya,Karagöze bile gidemezsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."