You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

Gitti Cami, Geldi Havuz!..

Gitti Cami, Geldi Havuz!..
  • 28.12.2015

Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Mehmet Asiltürk, ‘işyerlerinin manzarasını ve müşteri hareketlerini engelliyor’ gerekçesiyle, Malatya TSO Meclis Başkanı Sami Payza’nın himayesinde hazırlandığı belirtilen ve Malatya Büyükşehir Belediyesi yönetimi ile AKP Malatya Milletvekili Mücahit Fındıklı’nın da destek verdiği projenin uygulanması sonucunda yıktırılan Şire Pazarı Camii’nin yerine, vaad edilmesine rağmen bugüne kadar cami yapılmamasına sert tepki gösterdi. 

Şire Pazarı Camii’nin kendilerine ‘İslami hassasiyetle hareket ediyor ve politika yapıyor’ diyenler tarafından daha fazla para kazanmak uğruna yıkıldığını öne süren SP Malatya İl Başkanı Asiltürk, Bakara Suresi’nin 114. Ayetini hatırlatarak, “Allah’ın mescidlerini yıkanlar, harap edenler bu ayette lanetlenmiştir” dedi. 

Şire Pazarı’nda ‘daha fazla müşteri çekmek’ amacıyla yıktırılan caminin yerine yenisinin yapılacağı konusunda kamuoyuna verilen vaatler olduğunu da savunan SP İl Başkanı Mehmet Asiltürk, “O cami yıkıldı ve yerine havuz yapıldı. Caminin olduğu meydan, caminin yıkılmasından sonra tamamen taş bordürlerle kaplandı, ortasına da havuz yapıldı. Yerine yapılacağı söylenen cami ise yıkımın üzerinde yaklaşık 2 yıl geçtiği halde yapılmadı” diye konuştu. 

Yeni Malatya Gazetesi Muhabirinin konuya ilişkin sorularını yanıtlayan SP İl Başkanı Asiltürk, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop’un geçtiğimiz günlerde Malatya’da yaptığı ‘AK Parti büyük bir zihniyet devrimi yaptı’ şeklindeki açıklamasını da yorumladı. Asiltürk “Doğrudur, dünün mücahitleri öyle bir zihniyet devrimi yaşadı ki, önce müteahhit oldular, sonra da daha fazla para kazanmak için cami yıkacak bir kişiliğe dönüştüler” dedi. 

Sami Payza, kesin bir dille yalanlamıştı

Dükkanların önünü kapattığı gerekçesiyle bazı esnaflar ve aralarında iş adamlarının da bulunduğu kişilerin önderliğinde hazırlatılan ‘Restorasyon ve onarım projesi’ kapsamında 2013 yılında yıkılan Şire Pazarı Camii’nin yerine havuz yapıldı. 

İlk olarak caminin yıkımından birkaç ay önce SP Malatya İl Başkanı Mehmet Asiltürk’ün gündeme getirdiği bir restorasyon projesi kapsamında Şire Pazarı Camii’nin yıkılacağı iddiası o dönemde projeyi himaye ettiği ileri sürülen Malatya TSO Meclis Başkanı Sami Payza tarafından kesin bir dille yalanlanmıştı. 

Kısa süre sonra ise, restorasyon projesinde caminin olmadığı, dolayısıyla caminin yıkılacağı iddialarının doğru olduğunu ortaya çıkaran proje görselleri ortaya çıkmış, bunun üzerine Malatya TSO Meclis Başkanı Sami Payza bu defa, yıkılacak caminin yerine yeni bir cami yapılacağı açıklamasını yapmıştı. Hazırlatılan ilk projede yeni düzenleme kapsamında Şire Pazarı’na yeni bir cami yapılacağına ilişkin bir kayıt olmazken, tepkiler üzerine birkaç gün sonra ortaya 2 alternatifle çıkılmış, biri meydanda “mescit” diğeri çatıda ahşap cami olan bu alternatiflerden biri hakkında karar verilememiş olması bile, ilk projede cami ya da mescidin yer almadığına kanıt olarak gösterilmişti.  

Ancak, caminin yıktırılmasının üzerinden yaklaşık 2 yıl geçmesine karşın bugüne kadar Şire Pazarı Camii’nin yerine yeni bir cami yapılmadı. 

Konunun güncel durumunu, cami yıkımını ilk olarak Malatya ve Türkiye gündemine taşıyan ve halen takip eden Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Mehmet Asiltürk ile konuştuk. 

Saadet Partisi Malatya İl Başkanı Mehmet Asiltürk’ün Yeni Malatya Gazetesi’nin sorularına verdiği yanıtlarda öne çıkan başlıklar şöyle: 

“Beş vakit namaz kılanlar, dünyalıklarını arttırmak için cami yıktı”

“Her şeyden önce, Malatya’da ticari amaç uğruna iki tane caminin yıkılması, bunların da beş vakit namazlarını kılan insanların eliyle ve dünyalıklarını arttırma uğruna yapılması bizleri derinden üzmüştü.  Ben ilk açıklamayı 28 Aralık 2011 tarihinde Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’nda yapılan bir toplantı sonrası dağıtılan bir projenin elime geçmesi sonrasında yapmıştım. Siyaset de olsa başka konuda da olsa iftira ve gıybet etmekten Allah’a sığınırım.  Bu günler gelip geçici. Zerre kadar da olsa hayrın da şerrin de hesabı vardır. Ben o açıklamayı yaptıktan üç gün sonra bu projenin takipçisi olan esnafın kurduğu komisyonun sözcüsü Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Sami Payza bir açıklama yaptı ve bu açıklamada böyle bir projenin olmadığını, oraya havuz yapılmayacağını, ya zemin katta, yıkılan caminin bizzat kendi yerine İzmir Konak’taki gibi güzel bir cami veya üst kata bir başka cami yapılacağını açıklama yapmıştı. Gelinen noktada ise, asla istemezdim ama, zaman bizi haklı çıkardı. 

“Camiyi yıktılar, yerine havuz yaptılar”

O cami (Şire Pazarı Camii) yıkıldı ve yerine havuz yapıldı. Caminin olduğu meydan, caminin yıkılmasından sonra tamamen taş bordürlerle kaplandı ortasına da havuz yapıldı. Kenarlarına da banklar konulacak ve oturma alanları oluşturulacak. Peki caminin yıkılma gerekçesi neydi? İddiaya göre, yıkılan cami, Şire Pazarı’nda dükkânların önünü kapatıyordu ve bir taraftaki insanlar, müşteriler karşı cephedeki dükkanları göremiyordu. Bakın bu iddia doğru olsa bile caminin yıkılmasını asla haklı çıkarmaz ama, bugün yapılan havuz ve etrafına yapılan peyzaj düzenlemesi de yine aynı bir taraftaki müşterilerin karşı cephedeki dükkanları görmesini engelleyecek ve bu bir sorun ise o sorun yine gündeme gelecek.

“Yıkılan cami yerine yapılacağı açıklanan cami yapılmadı, milleti yanılttılar”

Cami 24 Ağustos 2013 günü yıkıldı. Aradan geçen süreçte yerine yapılacağı belirtilen cami konusunda hiç bir gelişme olmadı. Daha önce orada bir şahsa ait boş mekânı sosyal hizmetler amacı altında satın alınmıştı ama varislerinin açtığı dava nedeniyle o da havada kaldı.

2015 yılı Şubat ayı itibariyle, günde binlerce kişinin girip çıktığı, onlarca işyerinin olduğu Malatya Şire Pazarı’nda insanların ibadetlerini yapabileceği ne bir mescid ne de bir bir cami var, maalesef. 

Asıl ayıp olan şudur: Hem o günkü belediye yetkilileri hem de orada komisyonun seçtiği TSO Meclis Başkanı milleti yanıltarak, yeni bir cami yapacağız diyerek oradaki camiyi yıktılar. 

“Malatya Büyükşehir Belediyesi yöneticileri de yeni cami için söz vermişlerdi ama…”

Bu konuyu gündeme getirdiğimde o dönem Malatya Belediye Başkan Yardımcısı olan, bugün Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı olan kişi telefonla bağlanarak cami yıkma gibi bir düşüncelerinin olmayacağını, yıkılan cami yerine mutlaka yeni cami yapacaklarını, bütün Malatya’nın gözü önünde söylemişti.  Ama yine söylüyorum, bugün Malatya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı olan şahıs da bu söylemlerinin nereye gittiğini görüyordur. O gün bize ‘yalan söylüyorlar, böyle bir şey yok’ diyenlerin bugün gelinen noktada bu projenin uygulanıp uygulanmadığı konusunda kendilerinin gidip bir bakmaları ya da ‘Havuz yok’ dedikleri için gidip orada havuz yapılıp yapılmadığını, söz verdikleri gibi, Konak’taki gibi bir cami yapıldı mı yapılmadı mı bakmaları gerekir.

“Bakara Suresi’nde Allah’ın mescidlerini yıkanlar lanetleniyor”

Cenab-ı Allah Bakara Suresi 114. Ayet’te “Allah’ın mescidlerini, içlerinde Allah’ın isminin anılmasından yasaklayan ve onların harap olmalarına çalışan kimselerden daha zalim kim olabilir? İşte bunlar, oralara korka korka girmekten başka bir şey yapamazlar. Bunlara dünyada rezillik, ahirette de büyük azap vardır” demektedir. 

Bakınız, Cenab-ı Hak, bu ayet-i kerimede bırakın cami ya da mescidin yıkılmasını, harap edilmesinin bile, kendi nezdindeki karşılığını ifade ederken bunu yapanların dünyadaki nasibinin rezillik, ahirette ise büyük azap olduğunu vurgulayarak lanetliyor. Caminin yıkılması ya da harap edilmesi, Allah’ın isminin o mescid ya da camide anılmasının mekânını, zeminini yok etmektir, dolayısıyla yasaklamaktır. 

Geçtiğimiz günlerde iktidar partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop Malatya’da aynen şöyle bir cümle kullanmış: “Biz geldikten bu yana Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz en önemli şeylerden birisi zihniyet devrimidir”. 

Bu ‘Zihniyet devrimi’ meselesi burada büyük önem arz ediyor. Fakat nasıl? Doğrudur, dün cihat etmek isteyenler, dün mücahitlik yapanlar, dün ‘haksızlık karşısında dilsiz şeytandır’ diyenler, dün Allah’ın evini yapanlar, öyle bir zihniyet değişikliği yaşadılar ki, dünya makamı, dünya parası, daha lüks arabalar için daha güzel evler için, daha konforlu yaşamak için, eski hallerinden, yani mücahitlikten müteahhitliğe transfer oldular. Daha sonra ise, bu düşüncede olan insanlar da rızkı verenin Allah’ın olduğunu unutarak, dükkânlarından daha fazla gelir elde edebileceklerini düşünerek Allah’ın evini yıkacak duruma gelmişlerdir. 

Burada yapılan gerçekten İslam açısından tarifi mümkün olmayan bir duygudur. Her fırsatta Allah korkusundan söz edenler, kalplerinde olduğunu söyledikleri o korkuyu camiyi yıkma kararı aldıkları sırada neyin karşılığında ortadan kaldırdılar? Allah korkusu, Allah sevgisi ne uğruna ortadan kalkıyor? Dünya ticareti için. Bunu çok iyi analiz etmek lazım. Allah’ın evini ‘Daha çok kazanacağım’ diye yıkarsan gelinen nokta çok yadırganacak bir noktadır. Piyasada para olmamasına yorumlanabilir, kayısının para etmemesine yorumlanabilir ama o da Allah’ın takdiridir. Dününü de bugününü de bildiğimiz kişilerin sırf dünyalıkları için birilerinin hayrat olarak bıraktığı, 1985 yılında esnafın paralarıyla yapılan, vakit namazlarda 250-300 kişinin namaz kılabildiği,  yaz aylarında dışarıya serilen halılar üzerinde, özellikle Cuma namazlarında 1000 veya daha fazla insanın ibadet ettiği bir camiyi, ‘daha fazla müşteri gelsin’ diye yıkıp yerine havuz yapmak, hangi akla, vicdana, mantığa sığar artık bunu kendi vicdanlarına ve Malatya kamuoyunun takdirine bırakıyorum. 

“Allah katında cami olan yer bugün ayaklar altında”

Şire Pazarı esnafı ‘Biz buraya yeni cami yapacağız’ dedikleri için caminin yıkılmasına müsaade etti. O dönemin valisi de zaten Şire Pazarı’nın kolonlarının bir cami yükünü taşıyamayacağı ifade etmiş ve üst katlarda dükkânların birleştirilerek cami yapılmasının doğru olmayacağını söylemişti.  Çünkü binanın fiziksel yapısı o ağırlığı taşımaya uygun değil. 

Şu anda yıkılıp da üzerine havuz yapılan yer Allah katında bir cami yeridir ve bunun üzerini ayaklayanlar, o havuzun üzerinde oturup sere serpe uzanacak insanlar orada bir caminin olduğunu akıllarına getirecekler mi bunu düşünmeleri gerekiyor. Burayı yapanlara, burayı güzelleştireceğiz diyenlere bu yaptıkları yakışmadı. “

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."