You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


You are missing some Flash content that should appear here! Perhaps your browser cannot display it, or maybe it did not initialize correctly.


İbrahim Yücel Reklam
Örnek Resim
İbrahim Yücel Reklam

Arion

Dugun
Malatya Haber -

‘Hitler’in Malatya’sı mı?!

‘Hitler’in Malatya’sı mı?!
  • 04.05.2010

İsmet YALVAÇ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı bir açıklamasından dolayı eleştirirken, talihsiz ve hoş olmayan bir benzetme yapmış. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucularından, büyük asker ve devlet adamı, TBMM’de 10 dönem Malatya Milletvekili olarak görev yapmış, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık görevlerinde bulunmuş hemşehrimiz merhum İsmet İnönü’yü “Hitler”e benzetmiş. Hani tarihin en büyük kıyımlarından biri olan 2. Dünya Savaşı’nı çıkartan, milyonlarca insanı katleden ya da katline sebep olan insanlık tarihinin en büyük suçlularından Adolf Hitler’e..

Benzetmeyi yapan, sıradan biri değil. Bu ülkeyi, tarihini bildiğini varsaydığımız bir siyasi, bir başbakan..

O İsmet İnönü ki, adı Malatya’yla özdeşleşmiş isimlerdendir. Tıpkı 8’inci cumhurbaşkanı Turgut Özal gibi..

“Gerçek” Malatyalı’nın gönlünde, her ikisine de yer vardır, her ikisine de sevgi vardır. Yaşadıkları dönemde ya da sonrasında “siyaseten” bu isimlere uzak olan Malatyalılar bile, yeri geldiğinde, ortamında bu iki hemşehriyle övünür. Övünürüz.

Malatya için İnönü önemli, İnönü için Malatya önemlidir. Tıpkı Özal için olduğu gibi..

1947’de yapılan İnönü Anıtı’nın kaidesinde, o zaman yarışma sonucu belirlenen, Malatya Lisesi Edebiyat öğretmenlerinden merhum Melahat Sezener’e ait olan, “ADIN TEMİZ, HATIRAN AZİZ KALACAK” sözü yer alır.

Bu aynı zamanda Malatyalı’nın İsmet Paşa’ya verdiği söz değil midir?

Adına bir üniversite, meydanında anıtı bulunan İsmet Paşa’ya “gereksiz- lüzumsuz” yere yapılan “Hitler” benzetmesine karşı, Malatya’nın “siyaset üstü” yapısının tepki göstermesini bekledik.

Bir dönem, adını İnönü’yle birlikte “vefa” dolu siyaset sayfalarına yazdıran Malatya’da “siyaset üstü” tek tepki, Muhasebeciler Odası’ndan geldi. Başkanı Mustafa Bahadır Altaş, Malatya ile ilgili konulara siyaset üstü bakmasını bilen duyarlı biri. Onu ve başında bulunduğu kuruluşu özel yapan da bu zaten.

İkinci gün, bir diğer siyaset üstü tepki, İstanbul’dan geldi. Malatya Eğitim Vakfı Başkanı Prof.Dr. Mesut Parlak imzasıyla, Malatya Sivil Toplum Örgütleri olarak..

CHP elbette tepki gösterdi. Milletvekiliyle, il yönetimiyle… Onların tepkisi doğaldı, beklenendi.

Peki diğer “Malatya” kuruluşları nerede?

İnönü Üniversitesi nerede? Bu büyük devlet adamının adına kurulmuş üniversitede görev alabilmek, bir yerlere gelebilmek için her şeyi yapan anlı şanlı bilim insanları nerede? Nerede bilim adamı cesareti?

Nerede Malatya Belediyesi, Malatya Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), Malatya Esnaf ve Sanatkarlar Odası (ESOB) vs.. Siyasetin üstünde olması gereken bu kurumlar, kuruluşlar nerede?

İsmet Paşa’ya sahip çıkmak, salona fotoğrafını asmakla olmuyor.

Malatya ile İsmet İnönü ilişkisi özeldir… Anlamlıdır…

Söz gelimi, İsmet Paşa her 25 Aralık’ta ölüm yıldönümü nedeniyle, hemen yanıbaşımızdaki Elazığ’da, Adıyaman’da vs. anılmıyor… Memleketi olduğu, o Malatya’ya, Malatya ona sahip çıktığı için Malatya’da, kentin ortasındaki anıtı önünde anılıyor…

Üstteki fotoğraflar, geçtiğimiz yıl 25 Aralık’ta çekildi. İsmet Paşa’nın ölüm yıldönümü töreninde.. Vali, Belediye Başkanı, 2. Ordu, Rektör ve diğer zevat oradalar.

Peki orada anılan “Hitler” gibi biri mi?

Öyleyse, siz niye oradasınız?

Öyle değilse, bugün bu “Hitler” benzetmesinin “yakışıksız” olduğunu, Malatyalı’yı incittiğini neden söyleyemiyorsunuz?!

Hadi Valiyi anladık. O buralı da değil, devletin, hükümetin bir memuru… Bu tartışmaların içerisine giremez.

Malatya Belediyesi’nin başkanı ve meclisinin çoğunluğu… Ülkeye demokrasiyi getiren İsmet Paşa’yı “az demokrat” bulan, “Milli Şefi” beğenmeyen bir kişinin partisinin mensuplarısınız! Öyleyse kendisi daha demokrat birisi. Ona, “Hitler” benzetmesi ile Malatya’yı incittiğini hatırlatmaktan niye çekiniyorsunuz, niye bu toprakların insanına sahip çıkamıyorsunuz? “Demokrat” lider kızar diye mi?

Ve Malatya’nın AKP’li milletvekilleri… “Demokrasi sevdalısı” bir siyasi partinin içinde bulunuyorsunuz! Niye, bu konudaki hassasiyeti hatırlatmıyorsunuz, yakışıksız benzetmeyi yapana… Sizin son dönem temsilcisi olduğunuz ili 10 dönem temsil eden birine yapılan Hitler benzetmesini nasıl sindirebiliyorsunuz içinize?…

Siyaset üstü olması gerektiğini hep savunduğumuz, Malatya ile ilgili konulara da hiçbir şekilde duyarsız kalmamaları gerektiğine inandığımız TSO, ESOB ve diğer bazı sivil toplum örgütleri… Neredesiniz?

Bugünlük iyiler de, yarın siyaseten rakip görülürse, Turgut Özal için yapılabilecek böylesine uygunsuz benzetmeler karşısında sessiz kalır mıydınız?

Son dönemde, “sivil toplum” adı verilen, ABD ve AB muhibi- sevdalısı- bağlısı, sosyal ve siyasal yaşama müdahale etme amaçlı kimi “taraf” dernekler var. Ülkenin siyasi durumundan ve genelde de dış mihrakların estirdiği rüzgardan kendilerine vazife çıkarıp, tüm yurtta olduğu gibi Malatya’da da siyaset yapmaya kalkışıyorlar.

TSO ve ESOB; bunların yönlendirmeye çalıştığı günlük ve dönemlik siyasal rüzgarlardan uzak durmayı başardı, bir süredir. Daha önce birkaç kez kandırılmışlıkları vardı! Bunların “sivil toplum” diye, “demokrasi” diye ortaya çıkartıp, sivil toplum örgütleri diye köy, mahalle dernekleri, vakıfları yığın haline getirtip, ortak beyanat verdirme, bildiriler yayınlama tertiplerinden, girişiminden uzak duruyor, TSO ve ESOB. “Biz sizin gibi, uzaktan kumandalı, yandaş, taraf, tek tip dernek değiliz. Bizim bünyemizde her görüşten, her inançtan insan var” diyerek uzak duruyorlar ve alet olmuyorlar. Bu bu iyi bir gelişme tabi..

TSO ve ESOB… Bunu bir adım daha öteye götürüp, Malatya’ya, Malatyalı’ya yapılacak her türlü haksızlık karşısında da ses verseniz, tepki gösterseniz, o zaman “memleketin sahibi” olmaz mısınız?

Ve İnönü Üniversitesi..

İsmet İnönü Vakfı’nın internet sitesinde, adını taşıyan Malatya’daki üniversitenin “görevleri” diye sıralanan maddeler arasında, “..Atatürk’ün en yakın silah ve çalışma arkadaşı 2. Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü’nün adının simgesi olmak..” maddesi de var. Anlaşılan bu eski rektörün döneminden kalan görev tanımlamalarından biri. Çünkü, “Hitler” benzetmesine karşı çıkmıyor, çıkamıyor mevcut yönetim. “Hitler benzeri”nin adını taşıyıp, müzesini bünyelerinde bulundurmak içlerine sinmiş demek ki!.

Öyle değilse, niye sesiniz çıkmıyor?

İsmet Paşa, 27 Haziran 1956’de Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasa tasarısı TBMM’de görüşülürken, merhum Adnan Menderes başkanlığındaki hükümeti “..Aramızdaki farkı bilelim. Biz mutlakiyetten bugüne geldik. Siz bugünden mutlakiyete gidiyorsunuz..” sözleriyle eleştirmiş.

Aradan neredeyse 44 yıl geçmiş…

Aynı yerde miyiz ne?!.

Melih Aşık, Milliyet’te “..Başbakan’ın demeçlerini hazırlayan ekibin başkanı Yalçın Akdoğan Hürriyet’te kendisiyle konuşan Faruk Bildirici’ye diyor ki: ‘Bazen Başbakan çıkıyor bir eleştiri getiriyor veya bir polemik başlatıyor. Kamuoyu sadece bir kişiye eleştiri gibi algılayabiliyor. Aslında o gündemi değiştirmek için yapılmış olabiliyor…’ diye yazmıştı.

İnönü’yü Hitler’e benzetmenin amacı, gündemi değiştirmek için polemik başlatmak mı?

Öyleyse bu doğru mu?

(Bu yazı 4 Mayıs 2010 günü malatyahaber.com’da yayınlanmıştır)

Etiketler: /

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici, saygısız ifadeler, cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, suçluyu ya da suçu övücü, uygunsuz gönderici adı, 'naylon- uyduruk' mail adresli, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmayacaktır. Ayrıca, mesajların tüm yasal ve cezai sorumluluğu, mesajlarıyla birlikte IP numaraları da düşen göndericilere aittir."